“Gitmedim ama kısa zamanda mutlaka gideceğim.”
Çocuklarıma da gitmesini öğütleyeceğim.
Gitmeden konuşmak doğru değil belki ama bir çok belgesel izledim konuyla ilgili. Oradaki her kalıntıya ellerimle dokunmak istiyorum…
kopya koyun dolly arkadaşın sözlerine katılmıyorum. Çanakkale’ye gitmek “Turizm olayı ve Türke Türklük propagandası” değildir. Bu yaklaşımı yakışıksız buluyorum…
yav ama ben turizm demedim. kara turizm dedim. kara turizm kavramına yaklaşımımın yakışıksız değil bence.
anzakların yaptığı da artık her ne çeşit gezi kapsamına girer bilmem. ara ara yaptıkları taşkınlıklarla bizim milliyetçi-muhafazakar kırması güneş, takvim, posta benzeri bol çıplak hatun içeren gazetelere haber olduklarını biliyorum. bu haberler ne kadar doğrudur? onu da bilmem.
şimdi ben çanakkale ile ilgili çok az objektif anlatım gördüm. sarıklılar taburu, ingiliz tugayını yutan bulut vs gibi modern zamanda bile kendine yer bulabilen abuk tevatürü zaten saymıyorum, ingilizlerin neden mağlup olduğunu anlatabilecek cesarette üretilmiş toplasan beş yayın ya da yapım dahi görmedim.
bunları bile bile taraflı ve tarihi bağlamından kopuk, ağır hamaset edebiyatıyla bulanıklaştırılmış, milliyetçi duyguları gazlayan olası bir geziye neden gideyim?
orayı görüp “savaş ne kötü lan” diyen mi çoktur? “1923 ruhu hacı, tekrar diriltecek milletimizi” diyen mi çoktur? iki tespitin arasındaki fark olaya bakışımda kabul edemediğiniz noktaları kısaca özetliyor. taraflardan birine haksızlık ettiysem düzeltin beni.
bırakın binlercesini, yüz binlercesini, bir kişinin dahi vücudunu siper edip bu günlere bağımsız bir ülke bahşetme yolunda can vermiş olmasına hürmetin bedeli bir kaç yüz kilometre yol gitmek filan değildir…
…
soranlara da hala türk üm diyorum.
ne yani imamım ya da müslümanım sürece katkı olsun diye kürdüm filan mı diyecektim?
TC vatandaşı, Türk olooor.
TC vatandaşı olan her bir kişi Türk demektir.
Açalım…
Açılım moda ya…
Açalım ki alem anlasın…
Açmadan mal gibi bakan çok.
TC vatandaşı olmanın ifade edildiği, konu olduğu yer Türkiye olabilir mi?
Bu ülke sınırları içinde sorulan sorunun cevabı bellidir…
Antalya lıyım
Erzin liyim…
Sinop luyum…
Erzincanlıyım…
Diyarbakır lıyım…
Trabzon luyum…
Kürt, Türk, Zaza, Yahudi, Ermeni, Hrsitiyan Müslüman, memur, iş adamı, bürokrat, Alevi, hırsız, terörist, beyaz kadın ticareti yapan, uğursuz, esrarkeş, tecavüzcü ya da milletvekili…
Ben oradaki kalıntıya ellerimle dokunmadım. Zihnimle kavradım. Savaş yerleşik toplumun gerekliliğiymiş gibi gösterilen ancak özde gereksiz bir eylem. Orada yatan milyonlarca insanın verdiği çabanın sadece küçük bir zaman dilimini rahatlattığını düşünüyorum. Kansız şavaş ile de ulaşılabiliyor kara toprak parçalarına. Tarih barış denilen zamanı çok az yazıyor. Oysa savaş her daim var.
Pekiyi, o dönemde savaş olmasaydı ne olurdu? Mutlak dünya haritası “sınır çizgileri” bakımından değişirdi. Ya düşünceler!
Tarih ders alınsın diye vardır…geçmişe bakarak gelecek dizayn edilir …amaç bizden sonra gelecek olan nesillere daha yaşanılası bir dünya bırakmaktır…Çanakkale şehitliği bir ibret abidesidir…savaşlara karşıyız….”hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. o satıh, bütün vatandır. vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz. onun için küçük, büyük her cüzütamı, bulunduğu mevziden atılabilir. fakat küçük, büyük her cüzütam ilk durabildiği noktada, tekrar düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. yanındaki cüzütamın çekilmeye mecbur olduğunu gören cüzütamlar, ona tabi olamaz. bulunduğu mevzide nihayete kadar sebat ve mukavemete mecburdur.”….bu paragrafı anlayıp uygulayan biz türk milleti caydırıcılığımızı göstermiş olduk….bunu neden yaptık…laik, demokrat, sosyal hukuk devleti, bir ülke için olmazsa olmazdır…bağımsızlık benim karakterimdir diyen bir ulus liderinin açtığı yoldan yürüyoruz……şimdilik en iyisi bu….ileride daha iyisini bulursak değiştiririz…bizler devrimciyiz….
gitmedim, gitmeyi de düşünmüyorum. kara turizmden hoşlanmam. türke türklük propagandasından da.
“Gitmedim ama kısa zamanda mutlaka gideceğim.”
Çocuklarıma da gitmesini öğütleyeceğim.
Gitmeden konuşmak doğru değil belki ama bir çok belgesel izledim konuyla ilgili. Oradaki her kalıntıya ellerimle dokunmak istiyorum…
kopya koyun dolly arkadaşın sözlerine katılmıyorum. Çanakkale’ye gitmek “Turizm olayı ve Türke Türklük propagandası” değildir. Bu yaklaşımı yakışıksız buluyorum…
propaganda ?
canakkaleyi anzaklar da ziyaret ediyor neyin/kimin propagandasini yapiyorlar acep ?
slm.
yav ama ben turizm demedim. kara turizm dedim. kara turizm kavramına yaklaşımımın yakışıksız değil bence.
anzakların yaptığı da artık her ne çeşit gezi kapsamına girer bilmem. ara ara yaptıkları taşkınlıklarla bizim milliyetçi-muhafazakar kırması güneş, takvim, posta benzeri bol çıplak hatun içeren gazetelere haber olduklarını biliyorum. bu haberler ne kadar doğrudur? onu da bilmem.
şimdi ben çanakkale ile ilgili çok az objektif anlatım gördüm. sarıklılar taburu, ingiliz tugayını yutan bulut vs gibi modern zamanda bile kendine yer bulabilen abuk tevatürü zaten saymıyorum, ingilizlerin neden mağlup olduğunu anlatabilecek cesarette üretilmiş toplasan beş yayın ya da yapım dahi görmedim.
bunları bile bile taraflı ve tarihi bağlamından kopuk, ağır hamaset edebiyatıyla bulanıklaştırılmış, milliyetçi duyguları gazlayan olası bir geziye neden gideyim?
orayı görüp “savaş ne kötü lan” diyen mi çoktur? “1923 ruhu hacı, tekrar diriltecek milletimizi” diyen mi çoktur? iki tespitin arasındaki fark olaya bakışımda kabul edemediğiniz noktaları kısaca özetliyor. taraflardan birine haksızlık ettiysem düzeltin beni.
gitmedim…planım da yok.
hatta gideceğimi de sanmıyorum.
bırakın binlercesini, yüz binlercesini, bir kişinin dahi vücudunu siper edip bu günlere bağımsız bir ülke bahşetme yolunda can vermiş olmasına hürmetin bedeli bir kaç yüz kilometre yol gitmek filan değildir…
…
soranlara da hala türk üm diyorum.
ne yani imamım ya da müslümanım sürece katkı olsun diye kürdüm filan mı diyecektim?
geçiniz…
Geçtik…
Türk olsan ne yazar,kürt olsan ne yazar…
Maksat muhabbet olsun şu internetin fani (sanal) Dünyasında…
Bazılarını ancak net vatandaşlık sarar ve okşar.
TC vatandaşı, Türk olooor.
TC vatandaşı olan her bir kişi Türk demektir.
Açalım…
Açılım moda ya…
Açalım ki alem anlasın…
Açmadan mal gibi bakan çok.
TC vatandaşı olmanın ifade edildiği, konu olduğu yer Türkiye olabilir mi?
Bu ülke sınırları içinde sorulan sorunun cevabı bellidir…
Antalya lıyım
Erzin liyim…
Sinop luyum…
Erzincanlıyım…
Diyarbakır lıyım…
Trabzon luyum…
Kürt, Türk, Zaza, Yahudi, Ermeni, Hrsitiyan Müslüman, memur, iş adamı, bürokrat, Alevi, hırsız, terörist, beyaz kadın ticareti yapan, uğursuz, esrarkeş, tecavüzcü ya da milletvekili…
…farkmaz…
…ancak…
…yurt dışına çıktığı zaman…
…biri bunlardan birine;
Nerelisiniz?
…diye sorunca ne diyecek?
Ha?
“Türk’üm ama tedavi oluyorum” filan mı diyecek?
Alayının cevabı bellidir!
Türk üm.
-Where R u From?
-I am Kurdish!
-Ex fucking cuse me?
-Yaaani, I am Turkish but Kurdish!
Bu mudur?
He budur!
Yiyen, yalayan, yutan çoktir!
Yürü,kim tutar sizi…
Bu kadar bilgi fazla “yurdum insanına” sayın hola en iyisi siz gidin münasip bir ülkede yaşayın ve layığınızı bulun…
Saygılar sunar başaılar dilerim.
gitmediğimi nereden biliyorsunuz?
gidince ne değişti?
geri gelsem ne fark eder?
bu cevaplar ne işe yarar?
Gittim.
Yeniden gitmeyi düşünmüyorum.
Ben oradaki kalıntıya ellerimle dokunmadım. Zihnimle kavradım. Savaş yerleşik toplumun gerekliliğiymiş gibi gösterilen ancak özde gereksiz bir eylem. Orada yatan milyonlarca insanın verdiği çabanın sadece küçük bir zaman dilimini rahatlattığını düşünüyorum. Kansız şavaş ile de ulaşılabiliyor kara toprak parçalarına. Tarih barış denilen zamanı çok az yazıyor. Oysa savaş her daim var.
Pekiyi, o dönemde savaş olmasaydı ne olurdu? Mutlak dünya haritası “sınır çizgileri” bakımından değişirdi. Ya düşünceler!
Tarih ders alınsın diye vardır…geçmişe bakarak gelecek dizayn edilir …amaç bizden sonra gelecek olan nesillere daha yaşanılası bir dünya bırakmaktır…Çanakkale şehitliği bir ibret abidesidir…savaşlara karşıyız….”hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. o satıh, bütün vatandır. vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz. onun için küçük, büyük her cüzütamı, bulunduğu mevziden atılabilir. fakat küçük, büyük her cüzütam ilk durabildiği noktada, tekrar düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. yanındaki cüzütamın çekilmeye mecbur olduğunu gören cüzütamlar, ona tabi olamaz. bulunduğu mevzide nihayete kadar sebat ve mukavemete mecburdur.”….bu paragrafı anlayıp uygulayan biz türk milleti caydırıcılığımızı göstermiş olduk….bunu neden yaptık…laik, demokrat, sosyal hukuk devleti, bir ülke için olmazsa olmazdır…bağımsızlık benim karakterimdir diyen bir ulus liderinin açtığı yoldan yürüyoruz……şimdilik en iyisi bu….ileride daha iyisini bulursak değiştiririz…bizler devrimciyiz….