- Evet
- Hayır
Paylaş
- X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
- Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
- Threads'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Threads
- LinkedIn'de paylaş (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
İçeriğe göre sorumlu olabilir, olmayabilir de.
Diyelim ki yabancı bir siyasetçinin yazısını çevirdiği için ona sorumluluk yüklenip (yazının içeriğinden dolayı) yargılanabilir mi? Hapse atılabilir mi? Neden sorumlu olsun başkalarının sözlerinden???
En azından calimera ile yazışıyorsunuz, gamaro da çeviriyor. Calimera size hakaret etse, gamaro da bunu çevirse… Gamaro yu sorumlu tutacak mısınız size edilen hakaretten dolayı?
I Come and Stand at Every Door
I come and stand at every door
But no one hears my silent tread
I knock and yet remain unseen
For I am dead, for I am dead.
I’m only seven although I died
In Hiroshima long ago
I’m seven now as I was then
When children die they do not grow.
My hair was scorched by swirling flame
My eyes grew dim, my eyes grew blind
Death came and turned my bones to dust
And that was scattered by the wind.
I need no fruit, I need no rice
I need no sweet, nor even bread
I ask for nothing for myself
For I am dead, for I am dead.
All that I ask is that for peace
You fight today, you fight today
So that the children of this world
May live and grow and laugh and play.
Kapı Kapı Dolaşırım
Kapı kapı dolaşırım
Ama kimse duymaz sessiz ayak sesimi
Kapıyı vurur, ama görünmeden dururum
Çünkü ben ölüyüm, çünkü ben ölüyüm.
Yalnızca yedi yaşındayım öldüğüm halde
Hiroşima’da uzun zaman önce
Şimdi yedi yaşındayım o zamanki gibi
Çocuklar ölünce büyümezler.
Saçlarım havada dönen alevden yandı
Gözlerimin feri soldu, gözlerim körleşti
Ölüm gelip kemiklerimi toz etti
Ve onlar rüzgârda dağıldı.
Meyva istemem, pirinç istemem
Tatlı istemem, hatta ekmek bile
Kendim için hiçbir şey istemem
Çünkü ben ölüyüm, çünkü ben ölüyüm.
Bütün istediğim barış içindir
Sen savaş bugün, sen savaş bugün
Böylece bu dünyanın çocukları
Yaşayıp büyüyüp gülüp oynayabilirler.
yukarıdaki şiirden Türkçe’ye çeviren Baki yiğit
kaynak: çevirmenin not mail grubu
KIZ ÇOCUĞU
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
Nâzım Hikmet
İçerik olarak doğrudan sorumludur. Şekil olarak tasarrufları olabilir…
Çevirilecek yazı hatasız çevrilmişse,(ki buna karar verecek bir kurul olmalı heralde) sorumlu olmaz.Yok hatalı çevirmişse yine yazının orjinal içeriğinden değil ama yaptığı hatadan sorumludur.
Şiir tercümeleri zaten çok özellikli ve apayrı bir durum teşkil ediyor. 1990’lı yıllarda evrensel kültür dergisi bu konuyu uzun uzadıya irdelemişti sanırım. Ayrıca tercümenin tercümesinden ne çıktığına dair Ataol Behramoğlu’nun da paylaştığı pek çok örnek vardı, – ki hatırlayabildiğim kadarıyla bunlardan bazıları insana “şiir tercümeleri yasaklansın” dedirtecek kadar kötüydü:)
Ancak şiiri bir kenara bırakır ve sevgili rinda’nın sorusuna odaklanırsam; odaklanamıyorum.. çünkü çevirmen orjinal yazarın yazdıklarından sorumlu mudur sorusu biraz muğlak geldi bana.
a) çevirmen asıl yazarın yazdıklarından elbette sorumludur. Bu onun işi gereği oluşan bir sorumluluktur, çevrime konu olan metni iyi kavramak, detaylardaki anlama sadık kalmak ve her türlü manüplasyondan uzak bir aktarım sağlamak gibi hususlar aynı zamanda çevirmenin orjinal metne ve yazara karşı olan sorumluluğudur.
b) mevcut yasalar önem arz edebilir. Bazen bir metni sadece tercüme etmeniz ve bu şekilde insanlara ulaşmasına aracılık etmeniz bile suç unsuru teşkil edebilir. (yasanın iyiliğini kötülüğünü tartışmıyorum, ama yazının niteliğine göre yazarla birlikte çevirmen de savcının karşısına çıkarabilir.)
c) yasal prosedürleri ve bu bağlamda oluşacak suç unsurlarını dışlar ve çevirmenin de işine layık bir özenle çalıştığını farzedersek, çevirmen yazarın yazdıklarından sorumlu tutulamaz denebilir. Ancak yine de birileri çıkar ve çevirmene öyle ya da böyle bir fatura kesebilir, Güç ve haklılık mı demiştik?:)
Buradaki sorumluluk ceza yasaları karşısındaki sorumluluk olarak sunulmuş, sorulmuş olamaz. metnin aslına sadık kalma anlamında olsa gerektir. Ceza yasaları konusu konuyu saptırır diye düşünüyorum…
O zaman anket sorusu yanlış. “Çevirmen, işini iyi yapmalı mıdır?” şeklinde bir soru sorulmalıydı.
Fakat anket sorusu gayet açık, orjinal yazarın yazdıklarından çevirmeni nasıl sorumlu tutabiliriz ki? (Bu durumda anket sorusu yine gereksiz görünüyor, ama evet i işaretleyenlerin nedenlerini merak ediyorum)
bencede yazının aktarılmasıyla ilgili bir sorumluluktan bahsediliyor.çevirmen kendini bu konuda iyi hissetmiyorsa bu işi bırakmalı.çünkü yazı yontulmuş oluyor.özellikle şu an aklıma gelen nietzsche nin yazıları .edebi yönü bir çok baskıda yontuluyor.
Sonsuz,
İki insan arasında tarafların isteği ile çevirmenlik yapmak başka bir şey, herhangi bir dilde bir eser seçip çevirmek başka bir şey. Çevirmenin sorumluluğu denince akla ilk gelen ve gelmesi gereken, çeviriyi doğru yapıp yapmama durumudur. Elçiye zeval olmaz, ama kimse senden elçilik istemez iken araya girersen de, her iki taraftan dayak yersin… “Seçimlerinden” sorumlu olmayan kim var?…
Calimera ile yazışmalardaki çeviride tarafların birbirine hakaretinden, gamaro hakaret nedeniyle sorumlu değildir. İçerikten, yani doğru çevirip çevirmemekten sorumludur.
Başka bir dilden bir eser seçerek çeviri yapan kişi, ceza yasaları karşısında da sorumludur. Yasa karşısında eylemlerin suç olup olmadığını birey bilmek zorundadır. Ya da yasa resmi gazetede yayınlandığı andan itibaren yürürlüğe girer ve o andan itibaren herkes o yasadan haberdar kabul edilir. Kimsenin suç olan bir eylemi “ben bilmiyordum suç olduğunu” diyerek kurtulma olanağı yoktur. “Hafifletici neden” bile değildir bilmemek… Bu durumda çevirmen yasanın suç saydığı bir “yazıyı” çeviriyorsa suç işlemiştir. Ülkede yazılması suç olan bir şeyin, “valla biz yazmadık bak elin oğlu yazmış, biz sadece çevirdik” demek sizi suçsuz kılmıyor. Yayın evi de suça ortaktır. Çevirmen yayın evine ücretli olarak bu işi yapmış olabilir, ya da yayın evi çevirmene ücretli yapmıştır vs. gerisi ayrıntıdır. Yayın yasağı düşünce özgürlüğüne terstir o da ayrı bir tartışma konusu… Ama burada tartışma konusu, çevirmenin yazarı doğru çevrip çevirmediği sorunudur. Sanırım sonsuz’dan başka konuyu böyle sonsuz anlayan çıkmamıştır:)
ben de anketi yanlış anlamışım… şiir örneğini es geçiniz…
bir evet oyunu da eksik, bir hayır oyunu da fazla görünüz.
Özet olarak, çevirmen, çevirdiği metinden, bir tek her iki tarafın da rızası ile çeviri yaptığında; örneğin mahkemede yabancı bir sanığın yargılanması sırasında, hem savunmanın, hem de mahkemenin isteği ile çevirmenlik yaparken çevirdiklerinden dolayı sorumlu olmaz. Ancak bu durumda da “doğru çeviri yapma sorumluluğundan” vicdani olarak kurtulamaz. yani her durumda sorumluluk var bir çeşit…
Vicdan muhasebesi çevirmenin kendi içindeki muasebedir, ki bu 2. şahısları bağlamaz. Burada bahsedilen çevirmenin 3. kişlerce sorumlu tutulmasından bahsediyoruz. çevirmenin vicdanı beni seni yada başkasını ilgilendirmez.
Sayın sonsuz’a katılıyorum.. Soru, çevirmen iyi bir çeviri yapmalı mıdır diye sorulursa kim hayır diyebilir? Doktor hastasına iyi bakmalı, öğretmen öğrencisine iyi öğretmelidir, ama bunları ayrıca sormaya gerek var mı? Sayın sonsuz bu anlamda düşündü sanırım.
Çevirmenin işi zaten iyi bir çeviri yapmaktır. Kötü bir çeviri yapma lüksüne sahip değildir.
Ich habe die Frage von rinda so verstanden, dass sie von Anfang an Übersetzungen meinte, die inhaltlich und sinngemäss richtig übersetzt worden sind.
Ich denke ein Übersetzer ist in erster Linie verantwortlich dafür den Inhalt und den Sinn eines Textes richtig weiter zu geben, aber er übernimmt nicht automatisch eine Haftung für die Bedeutung des Textes. Einige Übersetzer schreiben dies auch deutlich unter den übersetzten Text: Für den Inhalt des Textes wird keine Haftung übernommen. Damit distanzieren sie sich definitiv vom Ursprungstext des Autors.
Fähigkeit und Verantwortung des richtigen Übersetzens ist ein sehr wichtiger Punkt, wenn man darüber diskutieren will, könnte man die Frage auch rumdrehen, ist der Autor verantwortlich zu machen für eine unrichtige Übersetzung? Wie schnell kann dem Autor bei einer falsch wiedergegebenen Interpretation seines Textes (vielleicht vom Übersetzer sogar manchmal auch unbewusst falsch wiedergegeben) ein Strick gedreht werden. Dann könnte man sich die Frage stellen, welches Verhalten jetzt widriger sei, nicht richtig übersetzt zu haben oder dass Menschen aufgrund einer unrichtigen Übersetzung ihr Verhalten zu einem Autor ändern bzw. beeinflussen lassen (ohne womöglich eindeutige Klarheit über Wahrheit oder Unwahrheit zu haben?)
Aber wie gesagt, das wäre wohl ein anderer Diskussionspunkt, wenn man bei rindas Frage von einer richtig gemachten Übersetzung ausgeht.
Şimdi öncelikle muğlak bir yanı yok sorumun. Benim sorduğum soru; siz birisine çevirmenlik yapıyorsunuz, ve asıl kişinin muhatabınız olduğu halde siz çevirmeni de bu çeviriden – ki her anlamda doğru çeviriyor- sorumlu tutuyorsunuz. Ha bu arada da her iki tarafı da tanıyorsunuz ve çeviri yaparken her iki tarafa da hak geçmemesi için konu hakkında yorum yapmıyorsunuz. Kaldı ki çevirmen çevirdiği konu hakkında bir fikir sahibi olabilir ancak çeviri esnasında yorum yapma hakkı kesinlikle yoktur. (Ülkemizde genellikle göz önünde olan futbol sektöründe bu konuda çok yorumlu yapıldığını düşünüyorum).
Evet yasalar ve kanunlar karşısında çevirmen çevirdiği kitaplar eserler yada kime çevirmenlik yaptığı konusunda kesinlikle sorumludur, yasalar böyle diyor. Ancak burada başka bir konu daha devreye giriyor ki, bu da kişinin haber alma özgürlüğüyle ilgilidir. Eğer o dili bilmiyorsan ve ne yazdığını öğrenmek istiyorsan bu dili bilen birine çevirtirsin -ki aslında konu çevirmenin hiç ilgilendiği bir konu olmadığı halde yapabileceği birşey- burada çevirmenin özgür iradesi devreye giriyor. Bu durumda çevirmen mesleğini yapıyor, ve mesleğinden dolayı da çevirmen mantık çerçevesi içinde sorumlu tutulamaz. Bu şuna benziyor, bir avukatın suçlu birisini savunmasından dolayı avukatın da suçlu duruma düşmesine benziyor. Bir avukat savunduğu kişiden dolayı suçlanabilir mi?
Calimera’nın mesajı;
Ben rinda’nın sorusunu, içerik olarak ve anlam bakımından doğru yapılmış tercümeler üzerinden ( çevrinin bu anlamda düzgün yapıldığı ön kabulüyle) sorduğunu düşündüm.
Bence bir çevirmen ilk olarak/herşeyden önce bir metnin sahip olduğu içerik ve anlamı doğru iletmekle sorumludur, ancak bu anlam ve içerikten doğrudan mesul olamaz. (haftung sözcüğü genellikle yasal sorumluluklar için kullanılır) Bazı çevirmenler tercüme ettikleri yazının altına açıkca şöyle bir not düşerler; ” Metnin içeriğiyle ilgili mesuliyet kabul edilmez ” Böylece kendilerini asıl yazardan ve kaynak/orjinal metinden açıkça ayrı tutarlar.
Çevirmenlik yeteneği ve sorumluluğu çok önemli noktalardır ve konu bu hususlar üzerinden tartışılmak istendiğinde soru tersine de çevrilebilir, hatalı/uygun olmayan bir çeviriden metnin asıl yazarının sorumlu olduğu da söylenebilir, sorgulanabilir. Yazar kendi yazısının yanlış iletilmiş bir tercümesinden dolayı kolayca suçlanabilir, eleştirilebilir (halbuki bazen tercüman bile hiç farkında olmadan hata yapmış olabilir) (Calimera burda, aslında masum veya zararsız olduğu halde -bazı espriler ve deyimler gibi- başka bir dile çevrildiğinde masumiyetini ve esprisini kaybederek ciddileşebilecek ve bu şekilde yanlış anlaşılmalara yol açabilecek çeviri hatalarından bahsediyor)
O zaman insan kendine şu soruyu sorabilir; böyle bir durumda hangi davranış daha az doğrudur acaba, çevirmenin metni doğru olarak tercüme edememiş olması mı, yoksa insanların hatalı bir tercüme yüzünden metnin asıl sahibine karşı olan davranışlarını olumsuz yönde değiştirmeleri mi? ( üstelik gerçekte ne olduğunu, nasıl bir hata yapıldığını açık seçik bir şekilde bilme şansımız yokken)
Ama dediğim gibi, eğer rinda’nın sorusu doğru ve eksizsiz yapılmış bir tercüme üzerinden (böyle bir ön kabulle) yürütülürse, bu tümüyle ayrı bir tartışma konusu olur elbette.
Güzel bir anket. rinda’nın söylediği gibi, yazarın yazdıklarından sorumlu olamaz. yaptığı tercümeden sorumludur sadece. Ama yasaların neden sorumlu tuttuğunu anlamış değilim. Araştıracağım.