Dış Politika

On gün kalacaktı. Bu on gündüz, on da gece demekti. Rengarenk gündüzler, dopdolu geceler.

Geceliği bir kaç dolara gerçek taş duvarları olan şato ile malikhane arası bir yerde kalacaktı. Hazırlıklarını tamamlamış yanına ciklet, külotlu çorap, takı, iç çamaşırı çeşitlerinden beşer onar tane de paketletmiş üzerine de numuneler yazdırmış, eşinin valize koyduğundan da emin olmuştu.

İçecek konusu da düşünülmüş ve planlanmıştı.İki şişe viski Türkiye gümrüğü çıkışında, iki şişe de oranın havalimanın uluslararası bölümünden temin edilecekti.

Ondan sonra gelsin kızlar, gitsin karılar. Her biri onyedi onsekiz yaşlarında hem. Memlekette tık yüz dolar, geceliği ikiyüz dolar. Orada sadece on dolar. Bin dolar ile bir ay krallar gibi yaşanıyormuş. Cebindeki ikibin dolar aklına geldikçe yapabilecekleri gelemiyordu.

Uyur mu insan böyle bir cennette?

Hepsi tam olarak böyle olmasa da tamamına yakını bu düşüncelerle binlercemiz Romanya’ya seyahatler düzenlediler.

Bir kaç dolara kadın için!

Uzunca bir dönem Arapların Tarabya’yı kendilerine mesken etmelerinden farkı ne? İşin daha da garibi “komşu” dediğin ülkeye gitme nedenine bak…onların kadınları.

Şimdi de Cumhurbaşkanınız gitmiş…

…demiş ki;

“Romanya bize düzme mesafesinde.”

“Anlamadık beyefendi?”

“Romanya bize diyorum”…yüzme mesafesinde”

…bunu duyan Devlet Bakanınız Kürşat Tüzmen de;

“Cumhurbaşkanım böyle dedi ise bu emirdir hemen yüzerim”

Kıyıdan yüzerse 280 km yüzecek….kuş uçuşu ise 230 km.

Neden?

E artık ciklete, dona, çoraba ve bir kaç dolara karılanı düzmeye gitmekten başka hiç bir iş yapamadığınız Romanya Avrupa ülkesi oldu.

Kapısında yüzersiniz de, dilenirsiniz de…

…yakında kredi için domalmayın da.

3 yorum “Dış Politika”

  1. Ne demişler..

    Derviş dervişe, sırayla binermiş…

    xenix

  2. Kuveyt Emiri koltuk takımlarını bile getirdi

    30 Mart 2008 Hürriyet Haber

    Kuveyt Emiri Şeyh Sabah El Ahmet El Cabir El Sabah, bugün [b]Boing 747 tipi özel uçağıyla Türkiye’ye geldi. Emiri havaalanında Cumhurbaşkanı Gül karşıladı. Karşılama merasimi sonrasında bir ayrıntı Hurriyet.com.tr gözünden kaçmadı. Emiri getiren uçağa töreninden sonra 2 kamyon yanaştı ve uçaktan tam 2 kamyon dolusu malzeme indirildi. Emir Türkiye ziyaretinde kendini evinde hissetmesi için aşçısı ve yemek malzemeleriyle birlikte sevdiği ve kullandığı eşyalarını hatta koltuk takımını bile beraberinde getirdi.

    Bunun adı ihtişamdır.

    Bakalım bu ihtişamın altında ne var;

    1-İlim bilim, yok.
    2-İcat veye teknolojiye katkı, yok.
    3-Halkına refah ve özgürlük yok, “kraliyet ordusu” ile korunma var.
    4-Hiç bir dünya kuruluşunda üyelik, yok.
    5-Dibinde savaşan ve öldürülen hiç bir Arap ülkesine destek, yok.
    6-Kendi ülkesinde üretülen hiç bir mal, malzeme, eşya, yok.
    7-Kadının adı, yok.
    9-Batı medeniyetinde egitildiği halde ülkesine yararı, yok.
    10-Petrol adına geliştirdikleri en ufak bir parça dahi, yok.

    İşte tüm bu ihtişam bunların ezikliğini gizlemek için.

    Cumhurbaşkanınız da bunu karşılamaya gitmiş.

    Canım benim.

    Böyle Cumhurbaşkanını sevmeyen ölsün.

    Gelenin adı şu;

    “Kuveyt Emiri Şeyh Sabah El Ahmet El Cabir El Sabah”

    Yani;

    Kuveyt Emiri
    Şeyh
    Sabah
    El Ahmet
    El Cabir
    El Sabah

    …şöyle denmekte;

    Bu bir emir,
    Kuveyt Emiri
    Titri Şeyh
    Sabah sülalesinden
    Ahmetin torunu
    Cabirin oğlu
    Sabah soyadlı.

    Erkekler de birbirinin sahibi.

    Bunu da bu ülkede özgürlük diye pazarlıyorlar;

    İslam adı altında.

    Başarılı olurlarsa seyredin tantanayı;

    Prens
    El Turkıyya
    El Gülen
    El Erdogan
    El Tayyip
    El Muhammed
    El Bekir
    El Fış Fış
    El Ayak çekilince dostlar gelince

    …ne biliym ulan.

    İşte öyle birşey.

  3. kuveyt emirine hangi mesafede kalıyoruz acaba?

    arada deniz yoktu ama, karadan direkt…

    neyse………….

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.