SONSUZ US ORTAMINDA KURUL ya da YÖNETİM NEDEN OLMAZ…

Çünkü bu site farklı kişilerce farklı bir şekilde değerlendirilmekte ve kullanılmaktadır.
Bunları alıp bir kaç ciğeri beş para etmez kural ile BİR yapamazsınız.

Kendimden örnek vereyim;

Benim bu siteden atılma korkum yoktur.
Cezalandırılma çekingem hiç yoktur.

Bu ATAMAZSINIZ manasına gelmiyor…
CEZALANDIRAMAZSINIZ manasına da gelmiyor…

…bunların hepsini yapabilirsiniz.

Yapabilirler…bir kaç mouse tıkı ile mümkündür.

Olay bu değil.

Olay şu;

Ben buraya bir şeyler yazacak isem kaynakçalı ve gerekçeli yazarım…
Bilmiyor isem gider araştırır, kontrol eder öyle yazarım…
Bazen onlarca bazen yüzlerce sayfa okur, getirir, konu ile ilgili tespit ya da düşüncelerimi yazarım.
Yazan her bir kişinin yazdığını adamdan sayar, var ise destekleyici ya da aksi bilgim, sunarım.
“Söz uçar yazı kalır” gerçeğinden yola çıkarak yazdıklarımda gerçeklik ve rasyonalite olmadığı zaman suratıma çarpılabileceği korkusuyla itina ile yazarım.
Elimden geldiğince ve bildiğim çerçevesi içinde dil bilgisi ve imla kurallarına uymaya çalışır, okuyucunun rahat okuması için çaba gösteririm.
Yazdıklarım içinde yalan, uydurma bulamazsınız.

Sonsuz us un bende uyandırdığı merak ve dürtüler itibarı ile bir çok konuyu öğrenme ve araştırma şansım oldu. Ben de bunun karşılığında bilgi ve düşüncelerimi buradan esirgemedim.
Buradan ve burası sayesinde aldıklarımı getirdim buraya yazdım.
Bir kaç arkadaşıma da tavsiye ettim filan.

Küfür yedim mi?
Çooook…
Tepem attığında sert yazdım mı?
Çooook…

Ama ne gidip birine ağladım…
Ne de şikayet ettim.

Oldukça insani bulduğum bu ruh hallerini ne kendime ne de başkasına dert ettim.

Etmem de…

Benim site ile olan hukukum bu yöndedir.

Bu hukuku oluşturan benim siteyi tıkladığımda sitenin bana verdikleri ile oluştu. Kim yazar, kim kimdir, hangisi erkektir, hangisi kadındır, aranızda homo var mı…

…ilgilenmem.

Yazım silindi mi?
Bilmem.
Yazdığım an sitenin malı olduğunu biliyorum…
Üye olurken zaten şartnamesinde var.

“KABUL EDİYORUM” diyerek üye oluyorsunuz…
Adam ister silerim ister satarım, ister atarım diyor mu?
Diyor…
“Kabul ediyorum” a basıp arkasından “yazım silindi” diye zırıldamak ancak ahmaklıkla açıklanabilir…

Ne üslubumdan ödün veririm…
Ne de birisinin üslubuna karışırım.

Şimdi diyorsunuzdur ki kes tıraşı ne diyeceksen de…

Şunu diyorum…
Bu sitenin kuralları da kurulu da etiği de benim zikimde değil, olamaz.
Çünkü yaşadığım hayatın bana kazandırdıkları buna izin vermez.
Bilirim ki itina gösterdiğim bir kişi, ortam, topluluk, kurum ya da kuruluş bana itina gösterecektir.

Göstermedi mi tepem atar…basar giderim.
Diyelim ki gittim…ya da atıldım

gamaro yu ne yapacaksınız?

Müthiş bir bilgi, inanılmaz bir sentezleme kabiliyeti ve okuyucunun onda dokuzunun keyifle okuduğu, gıpta ettiği mizah kabiliyeti…

…ve tüm bunları ehil bir üslup ile harmanlayarak sunumu.

Binlerce yazı…
Binlerce saat emek…
Yüzlerce okuyucu…

Tüm bunları alacak ve terazinin bir kefesine koyacaksınız diğer kefesine de A M C I K kelimesini koyacak ve adamı sallandırma cihetine gideceksiniz.

gamaro nun buraya bıraktıklarının arkasına biriktirdiği bilgi ve çabayı sen yap…

…20% sine geldiğin zaman bak bakalım züppe, göt, yarrak kürek kelimelerinin bir önemi kalıyor mu.

Elbette bu yazdıklarım sadece birer örnek…

Bu sayfalara bırakılanlar, içerikler, o içeriklerden olan kazanımlar, okuyucuların ve diğer yazarların tepkileri ile ortaya çıkan profillere baktığımız zaman ortaya keyifli bir zenginlik sunulmakta…

Keza Aktaş, wallace, baal…

…ve bir çok değerli yazar.

Örnek alınası bilgi, metodoloji, emek ve çaba ile buraya gelmekteler.

Neymiş?

“Vayyy karı dedi”

Ya bi siktirin gidin be…

Dans

Konulardan bir tanesinin altında:

“Seks sadece yatakta ve sadece sevişmekle olan bir şey değildir”

…demiştim yazılarımdan birinde.

Altını dolduruyorum…

…dans.

Dans doğada oldukça etken olan bir ikna yöntemidir!

Motifleri itibarı ile bir çok olguyu içerir.

🙂

Az Önce

Hepimizin hayatında az önce olup biten ve bir an önce yayınlayarak bildirmek istedikleri olabilir.

Az önce:

Benceleyin bir balkon konuşması yorumu…

…sizlerin de, sizlere ait olan ve de az önce olan bitenleri buradan yayınlayabilirsiniz.

Az önce işte.

🙂

BAHAR GELDİ

Bahar ile birlikte içimde tazelenen bir her bir duyguyu burada sana yazmama gerek yok.
Bu baharın adı ilkbahar.

Herkesin baharı yani.

Bu bahar yoruldum.

Çoklugun içerisinde yokluguna özlem ile…

Acaba yaşam beni emekliye mi ayırmaya niyetli de, ikramiye mi vermekte???…

Tum baharların bileşkesini yaşar gibiyim.
Bolluk içerisinde, kanaatkar olmaya özlem ile…

Bu o hepinizin farkettiği huysuzluguma bir sebep mi acaba..
Tüm baharlardan çok daha huysuzum bu bahar, şımarık ve huysuz.

Yaşanan yenilemelerin, duygu ve ten ile bir nakış gibi işlenmesi sonucunda, anıları çok süslü bir bahar yaşamanın, getirdikleri ile özleminin muhasebesini yapıyorum.