Etik Ahlak

Bir tren son hızda ilerlemektedir eğer ray değiştirmezse herkes ölecektir , diğer rayda 5 aylık bir bebek vardır. Siz rayları değiştiren makasdasınız eğer rayları değiştirirseniz bebeğe yetişme imkanınız yok trendekileri de uyaramıyorsunuz ne yapardınız ? Bu bana okulda felsefe dersinde soruldu ben Tanrıyı oynamam deyip çekip giderim dedim ya siz…..

20 yorum “Etik Ahlak”

  1. sırf adında “etik” geçiyor diye arkama bakmadan kaçarım 😀

  2. Makası değiştirirdim…

  3. Başlığı görünce yine mi dedim ben de. 🙂

    Makası değiştirecek kişi bensem kim olduğuma göre karar verirdim. Makasçıysam görevim treni kurtarmak olduğundan makası değiştirirdim.
    Yoldan geçen biriysem müdahale etmezdim. Sonuçta trenin raydan çıkmasında benim sorumluluğum yok. Makastan tukastan da anlamadığımdan zaten trenin raydan çıkacağını da hesaplayamazdım muhtemelen. Gidip bebeği çekerdim oradan.

  4. Makası değiştirir, kendimi de en yakın uçurumdan aşağı atardım heralde.

  5. Müdahale etmezdim.

  6. Ederdin ederdiiiiin etmeden duramazdın sen, ucundan azıcık ellerdin en azından.:))

  7. hemen burnumu oynatır tatlı cadı gibi (sementa) bebeği değiştirdiğim raydan alır yoluma devam ederdim.

    ne ne bakıyosunuz? böyle bi soruya böyle cevap olmuyor mu? olmuyorsa neden olmuyor?

    boyle bir vaka ile karşılaşılmış mı? çok merak ettim. varsayımlar üzerinden gidilirse ben de hayal gücümü kullanırım hehee:)

  8. Karar verirdim gücün dengesine göre

  9. Dawkins’in kitaplarından birinde geçen bir konu. “Ahlakın kaynağı din midir?” sorgulamasını yaparken verilen örnek. Burada sağduyulu veya en azından şu anki halimize göre sağduyulu yaklaşım trenin rayını değiştirmek. Sonuçta trenin rayını değiştirerek ölüme yol açıyor ama hareketiniz doğrudan öldürmüyor. Benzer örneği medeniyet görmemiş yerlilere de onların anlayabileceği şekilde (timsahlar, kano vs) sormuşlar onlar da rayı değiştirme benzeri karar vermişler.

    Daha sonra bir başka soru soruluyor. Tam hatırlayamasam da şuna benzer: Tren ilerliyor ve sağ salim ilerleme yapması için bir düğmeye basmalısınız ama o düğmeye bastığınız anda bebeğin doğrudan ölümüne yol açıyorsunuz. Bunu yapar mıydınız? Bu durumda da hem modern insan hem de yerliler düğmeye basmamayı tercih ediyor.

  10. ”ray değiştirmezse herkes ölecektir” Şu basit soruyu bile yokuluğumda çözen çıkmamış. Yalnızca trendekiler değil, herkes ölecek, herkes, yani 5 aylık bebeğe bakacak kimse kalmayacak. O yüzden ray değiştirilmek zorunda.

    Yokluğumda sonsuzun EQ’su iyice düşmüş. Bu site batar artık.

  11. hehhee Kambur Abi,

    yazıdaki “herkes ölecek” ibaresini algılayan beyin tehlikeyi fark edip derhal tehlikeyi yok etme yönünde harekete geçiyor zaten. kısacık bu zaman zarfında “basit soruyu ben bildim gördünüz mü? ” cümlesini kuracak zaman yok.

    geri gel o zaman site batmasın:))

  12. Bu durumda müdahale etmemeyi kendime yediremezdim. Buradaki durum tanrıyı oynamak gibi gözükebilir ama benim için öyle değil. Bir nevi hayat duruşu.. Kesinlikle makası değiştirirdim ama sonrasında da vicdan azabı çekerdim.

  13. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ın dışında bulunan Trapholt Modern Sanat Müzesi’nde oldukça sansasyonel bir sergiye imza atan Evaristti ,çalışması ile hem kendi başına hemde Müzenin yöneticisi olan Peter Meyer’in başına iş açmıştır…Trapholt Müzesi’nde bir kaç yıl önce açtığı kişisel sergisinde ‘izleyicileri ölüm ve yaşam arasında bir tercih yapmak üzere kendi vicdanlarıyla baş başa bırakmak amacıyla’ Moulinex marka elektrikli 7 tane ‘blender’a su doldurup içlerine Japon balıkları bırakmış,ve blenderların fişlerini takıp ….butonları kapalı halde sergi salonuna dizmiştir.. Artık izleyici anlaşılacağı gibi tek bir hareketle balıkları püre haline getirebilir yahut yaşamalarına izin verebilir bir konumda yaşam ve ölüm arasındaki sınırı irdelemektedir.Sergi salonunu gezen 3 izleyicinin blenderları çalıştırıp balıkları püre haline getirmesinden sonra Hayvan Severlerin tepkileri ile karşılaşan Evaristti’nin sergi salonundaki blenderlar bir grup hayvan sever tarafından parçalanmış ve Evarestti blendarları kırık halleri ile sergilemeye devam etmiştir..Tüm bu olup bitenlerin yanı sıra Kopenhag Hayvan Dostları Derneği müze müdürü Meyer ile Evaristti’yi ‘hayvan haklarına kayıtsız kaldıkları’ gerekçesiyle dava etmiş ve balıkların ölümüne sebebiyet verdiği için 269 euro (yaklaşık 468 milyon lira) ceza ödemeye mahkûm edilen müze müdürü Peter Meyer, ‘sanatsal özgürlüğü’ öne sürerek para cezasını ödemeyi reddedince yeniden mahkemelik olur.Hayvan severlerin konuyu abarttığını söyleyen Meyer yapılanın aslında çok da yanlış olmadığını…insanlara balıkları öldürün demediklerini serginin amacının sadece ölüm ve yaşam arasında ki sınırı göstermek olduğunu söylemiştir….tabi bir bakıma çok da haksız sayılmaz ne Meyer ne de Evaristti…ama tabi hal böyle olup izleyiciler arasından ölümü tercih edenler çıkınca denizlerde lüx için avlanan binlerce balık unutulup Evaristti nin 3 balığı son derece dikkat çekici olmuştur….

  14. Trende yolcu olduğu soruda bize peşinen söyleniyor ama gerçek hayatta böyle bir durumla karşılaştığımızı düşünürsek,trende yolcu olduğunu da bilemeyiz, devrildiğinde herkesin öleceğinide bilemeyiz.

    Ama çocuğu kurtarmak her halükarda bir canı yaşatmak olacaktır.

  15. Baal olaya bakarsak bebeğin ölümcül bir hastalıkla can çekişmediğini de bilemeyiz. Belki makası değiştirmesek bile bebek bir iki saat sonra ölecek.

  16. vee olayı rakamlara vurup yapardım 5 aylık bebek bir ton insan yanii açık ara bebek daha önemli yani bırakır giderdim bebeği alırdım

  17. makas değiştirmeyenlerin seçimini bebeğin masum olduğu düşüncesine mi dayanıyor

  18. Bu dünyadaki en değerli şey masumiyet değil mi yada en nadir çoğumuz onu daha ilk adımlarını atarken terk ediyor şu an dışarı çık ve insanların gözlerinin içine bak her gözde bir girdap var her biri ışığını kaybetmiş bunu fark ettiğimden beri nasıl yaşarım değil nasıl zarar görmeden yaşarım diye dolaşıyorum etrafta hepimiz karanlığa bakıyoruz gözlerimiz ruhumuzla o yüzden yalnızca bebekler masumdur………………………………kendimi biraz kaptırdım ama kast ettiğimin açık olduğunu zannediyorum

  19. makasçı sınavına giren Temel’e sormuşlar;

    • tren saatte 120 ile gelmekte, karşıdan bir başka tren de saatte 140’la gelmekte, çarpışacaklar.. sen de makasçısın, ne yaparsın?”

    Temel, şöyle bir başını kaşıdıktan sonra,

    • Hemen koşar fadime’yi çağırırım

    Sınav başkanı şaşkın

    • o niye?

    • eee.. gelsin, çayda çırayı o da seyretsin.

  20. çok açık, makası değiştirirdim, Yani açık olarak böyle bi seçim yapmak zorunda kalsam ve bu durumun farkında olsam/sonucu açık olarak görüyor, biliyor ve kesitiriyor olsam, seçecek zamanım olsa gibi koşullarda bu ve benzer seçimi yapardım,
    Herhangi pişmanlık, suçluluk hatta üzüntü bile duyacağımıda sanmıyorum;

    Ben burada şunu sorgulardım sonuç olarak bi bebeğin tren rayları üzerinde olması;

    –

    Ben başka bi örnek vereyim; Evinize giren sinek/benzeri ölüyor ya da özgürlüğü kısıtlanıyor ve yaşam alaını değişiyor ve pencereyi/kapıyı açık bırakmamak ya da sineklik taktırmak sizin elinizde;

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.