Arkadaşlar çok merak ediyorum, makineye bağlı yaşayanların dışında insana bağlı yaşayan veya yaşatılan, aynı anda hem kör, hem sağır, hem dilsiz bir insan varmı bildiğiniz? sadece dokunma duyusu olan yani. Bu insan sadece dokunma duyusu ile hayata bağlanıp yaşarmı, inançlar geliştirirmi, hayat onun için nasıl bir yerdir. paylaşabilirmisiniz bildiklerinizi yada düşüncelerinizi
Etiket: angelyasam
AŞK AİLE KİŞİSEL GELİŞİM SÜRECİNDE İNSANİ DERİNLİK
İlhami Fındıkçı’nın yeni kitabı çıktı
AŞK, AİLE VE KİŞİSEL GELİŞİM SÜRECİNDE
insani derinlik
“Geçmiş yaşantınıza baktığınızda arkasında durur musunuz hayatınızın? Yeniden verilse mesela ömrünüz, sıfırdan başlasa yıllarınız; ne yapardınız, neleri değiştirirdiniz hayatınızda?”
Arka kapaktan:
Aşk bir uyanıştır aslında. Maddi sevgileri aşıp önce kendine sonra diğerlerine uyanış. Sevenle sevileni aynı ateşte buluşturan, katıksız, karşılıksız, yoğun biraz da başı dönmüş bir sevgidir bu. Nihayet aşk, sözün bittiği yerdir. Hiçliği kabullendiğimiz bir insani derinlik yolculuğudur.
Aile için asıl soru şu: Çevrenizde kimler var? Zamanınızı kimlerle harcıyorsunuz? Kimlerin kokusunu, rengini, derinliğini taşıyorsunuz? Başınızı hangi omuzlara yaslayıp icabında ağlıyorsunuz?
Kişisel gelişim, salt kendimizi bir yerlere getirme kaygısının ötesindedir. Ailemize, toplumumuza, dünyamıza ve ötelerin ötesine borcumuzu ödeyecek bir kişisel derinliğe, olgunluğa, üretkenliğe ulaşarak, insani derinliği toplumsal gelişimin anahtarı haline getirmektir.
İnsani derinlik; sıradan olmayı aşmaktır. Gönlümüzde ötekilere de yer açmaktır. İç zenginliğimizi hayat alanına daha çok yansıtmaktır. İnsanlara bir katma değer üretmektir. Hızlı değişim ve dönüşümün ezdiği kişiliklerin yeniden inşası ve inadına “insan” kalmanın bilincine varmaktır.
“Ben”e kişisel çıkarlara yani fiziksel ve maddi yönümüzü geliştirmeye hapsolan kişisel gelişimi; ruh-gönül-kalp yönümüzü de kapsayacak “öteki”ni de hoş görecek bir zirveye ulaştırmanın yolculuğudur insani derinlik.
Kendinizi hafife almayın çünkü siz aslında yürüyen bir hazinesiniz. Bu hazine, etkisiz bir eleman gibi gelip geçmemeli hayat sahnesinden.
Herkes bir nutuk yazsın
“Nutuklar fikirleri saklamak için atılır.” başlıkta yer alan söz üzerine şöyle bir forum açmayı ve paylaşmayı diledim. Haydi herkes bir nutuk yazsın sonrada yeni fikirler oluşturup sonsuz usta saklayalım ne dersiniz?
ŞEYLER&………….
BENİ BEN YAPAN ŞEYLER…
Adı şey bunun, şeylerin kelebek etkileri de denebilir, öğrenilmiş çaresizlikte denebilir, faşizmin sonuçları da denebilir, psikomanyak olmuşta denebilir…. Denebilir her şey….
Hayatım boyunca hep bana baktım, kendimce beni süzdüm, kendimce beni geliştirdim ve kendimce beni geçtim…
Evet her büyük söz eden büyük doğmamıştır aslında, onu büyüten şeyler vardır. Beni büyüten her harekete, enerjiye şey diyorum ben. Şey… Şeyler
Ayetlerde kendimi bulduğumda bu şeyin adına ŞEYTAN diyen ayetle yıkandığımı ve aslında ben olmadığımı bana çarpan enerjiler olduğunu çok net gözlemleyebiliyorum.
Bir rüzgar gibi yaşadığım ortam. Bir hava bir nefes gibi “her şey”
Beni yetiştiren bu şeyleri düşünce enerjimde zaman hızından daha ötede geçirdiğimde beni yakan her şey leri görebiliyorum. Bu şeyler egolarım. Egoları ve egolar…
Tüm yaşam alanlarının içindeki bu egolarım, egoları, egolar geçiyor süratle…Geçmiş diyoruz yada özlediğimiz gelecek diyoruz yada şu an diyoruz. Her ne diyorsak ta bunların ötesine geçmek için bu şeyleri tanımak gerekiyor.
Tarihte, fizikte, matematikte, inanç sistemlerinde, imanda…
Kavgaların, savaşların, kaosların yaşamın bu şeylerden ibaret olduğunu gördüğün an İŞTE O AN… bütünü anlatıyor içine alıyor seni kara delik ak delik misalinde olduğu gibi.
Yeniden şeylere doğmak istemiyorsun, Şeyleri tanımaktan usanıyor ve şeysiz olmak istiyorsun. Cennetleri düşlüyor yaradanın sana verecekleri ve vaatlerde yer alanları düşünüyorsun ve görüyorsun yine ŞEYLER olduğunu.
Bütün ermiş ve alimler bu şeyleri farklı tanımlasalarda anlamlarını sıfat olarak başka başka isimlendirseler de Hepsi ŞEYTAN ile ALLAH arasında yol alan insanı tanımlıyor.
İnsan bunları tanımlayan ve tanıyan olarak şey oluyor ve vazgeçiyor şey olmaktan. Yada ebedi şey olarak kalabiliyor.
Bu yazıyı yazmamdaki amacım yüreğimin taa derinliklerinde inim inim inleyen ve bana susma konuş diyen ve bir o kadar da az kaldı şeyler bitecek ve sen şeysiz aleme göçeceksin der gibi kaleme al ve ifade et diyor.
İfadelerimi yazarken anlaşılması anlayan için şey olacağından kaygı ile yazıyorum bir yandan da…
Ama tek bir şekilde anlatabilirim diye düşünerek hayatımdan geçen bir şeyi sizlerle paylaşmak ve bunun da benim şeyim ve asla affetmediğim beni ben yapan olduğunu belirtmeden geçemiyorum bu sur atli yoldan.
SONSUZLUK TA YERİMİZ
SONSUZLUK TEZGAHINDAKİ YERİMİZİ KİRAYA VEREMİYORUZ – SATAMIYORUZ – DEVREDEMİYORUZ
KİRALIK, SATILIK VE DEVİR DEĞERLERİ DÜNYA İÇİN
SONSUZLUK TEZGAHINDA YOK BU ALIŞVERİŞ
SONSUZLUK TEZGAHINDAKİ RENGİMİZ TIPKI LOGO RENGİ GİBİDİR
SONSUZLUK TEZGAHINDAKİ ANLAMIMIZ HARFLERİN İÇİNDEKİ GİBİDİR
YOKTUR ORDA İSİM CİSİM TERİM
SONSUZ PAZARI ANLAYAMAYIŞIMIZDANDIR DÜNYADAKİ VARLIĞIMIZIN SEBEBİ
NE ZAMAN ANLARSAK O ZAMAN VARDIR ORDA YERİMİZ
NE ZAMAN ANLAYAMADIK ORDA YOK YERİMİZ
BU ÇOK İNCE BİR HESAP ÇOK İNCE BİR DENGE
BAZEN ÇILDIRTIR İNSANI
BAZEN COŞTURUP AŞIK EDER KENDİNE
BİNLERİ AŞKIN KİTAP YAZSAN, BİRLERİ ANLATAN SAHNELERDE ROL ALSAN
ANLATAMAZ ANLAYAMAZSIN SONSUZ TEZGAHTAKİ YERİNİ ROLÜNÜ
KAVRAYAMAZSIN BU ÇILGIN DENGEYİ
ZORLUĞU KOLAYLIĞININ İÇİNDE KOLAYLIĞI ZORLUĞUNUN İÇİNDEDİR
SENDEN İÇERİDE SEN VARKEN YOKLUĞUN ANLAMINA VARMAKTIR
BU TEZGAHTA OLAN YERİNİ KAVRAYIŞ
NE KABEDE, NE GÜNEŞTE, NE TOPRAKTA, NE VARLIKTA ANLAŞILIR
YOK OLUŞLA VARLIĞA DÖNÜŞÜMÜN ANLAMSIZLIĞINDA GİZLENMİŞ BİR LA……… ‘ DIR BU TEZGAH
SANMA Kİ BU TEZGAHIN RENGİNİ HERKES GÖRÜR
SANMA Kİ TEZGAHTARLAR SANA ÜRÜN SUNAR GİBİ SUNAR BU RENGİ
SEN YALNIZ SEN SEÇEBİLİRSİN O RENGİ AMA ASLA REKLAM EDEMEZSİN
ASLA SAHNEYE KOYAMAZSIN
YOKTUR ÇÜNÜ BÖYLE BİR ANLAM. SONSUZLUKTUR LA……..’DIR
ONUN İÇİNDİR KURANDA Kİ AYETLERİN HER DÖNEME UYMASI
ONUN İÇİNDİR KURANDAKİ AYETLERİN ALLAH SÖZÜ OLMASI
ONUN İÇİNDEDİR O….
SEN O’NA DÖNEN BİR PERVANE
DİVANE OLSAN BİN BİR GECE
BİNBİR SESLE OKUSAN ADINI
BİNBİR RÜYALARIN DÜŞLERİNDEN DÜŞÜNCELERDEN KURSAN DÜNYANI
ANLATAMAZSIN LA….. ile O’NU
KURANDIR KURANDADIR VE YEMEK TADINDAKİ GİBİ HALİNDEN AÇILAN BİR SAYFADIR.
SÜRAT CENNET CEHENNEM AZAP LAKAP YÖN, ŞEFAAT NE ARARSAN ARA BULDURMAK İSTERSE SANA
BİR HALDİR SADECE ANLATAMAZSIN O HALİ.
HAL SENİN İÇİNDE SEN ONUN İÇİNDESİN ÇÜNKÜ.
SEYREYLEYENLER HALİN RENGİNİN BİR PARÇASI.
SEN ONDA O SENDE
BU LEZZET Pİ SAYISI KADAR ÖZEL ATOM DENGESİ KADAR DERİN
SONSUZLUK TEZGAHI VİTRİN OLMAZ, ORADAN ALIŞ SATIŞ YAPILAMAZ
BURADAKİ VİTRİN ONUN SADECE BİR RENGİNİN NÜANSIDIR
VAR GERİSİNİ SEN DÜŞÜN
DÜŞÜN BE ŞAŞKIN , DÜŞÜNDE AŞKINLA YAN
YANARSAN YOK OLURSUN VE ANCAK O HALE BÜRÜNÜRSÜN
YOK BUNUN BAŞKA FORMÜLÜ…
NE MATEMATİKTİR, NE KİMYA, NE FİZİK, NE EDEBİYAT NE NE DİR ? NE DE DEĞİLDİR?
ÇIKABİLİRSEN ÇIK TEZGAHA
GÖRELİM BOYUNUN ÖLÇÜSÜNÜ….
MELEKLER ELBİSENİ BÖYLE BİÇER
MELEKLER BİÇİMİNİ BÖYLE BELİRLER
SONSUZLUK TEZGAHTAKİ YERİNİ BÖYLE SEÇER….
DÜNYALIK ALIŞVERİŞLER O’ NUN İÇİNDEN GEÇER
FATMA ÇAKIR