Etiket: anneler günü
Deneyimler soru-n-larımızın üstesinden gelebilmek için
5 gezegenin aynı anda gerilemeye girişi, eskiden çözemeyip rafa kaldırdığımız sorunları yeniden önümüze getirdi. Fakat güzel haber şu ki bizler eski biz değiliz, her gün yeniden doğduk, hayatı algılayışımızı revize ettik, bol bol özetleme yaptık, fiziksel bedenimizi uygun diyetler ve yepyeni beslenme tarzları ile temizledik, hayatımızı sadeleştirdik, duygusal blokajlarımızı, özetlemeler ve rüya analizleri ile hafiflettik. Yani biz eski biz değiliz, kim korkar hain kurttan! şaka tabi o hain filan değil, O, retronun ısıtıp önümüze koyduğu eski halledilmemiş bitmemiş konuların şu an üstesinden gelebilecek kadar güçlendik. Hadi hayırlı olsun kurtuluşumuz demek geliyor içimden.
Bugün anneler günü ve bir arkadaşım sabahın erken saatinde şöyle kutlama yazmış bana:
Ne mutlu sana 🙂
Ne yaptığını bilen kadınlara selam olsun
Çocuklar, anneleri çoğu kez hazırlıksız yakalardı eski dünyada. Bunca kalabalıklığı kazalara borçluyuz desek yeridir.
Yeni dünyada yeni anneler var; bilinçli, sadece sevgi ve sorumluluk hissi değil saygı duyabilen anneler.
Ne yaptığını bilen kadınlar onlar. Sizlere selam olsun.
Annemiz ve Plasenta
Bugün anneler günü, telefonlar çalıyor (Allah yokluğunu vermesin derler), şimdi büyük bi ağacın altında oturuyorum ve yağmur yağıyor, sıcak yaz yağmuru, ağaç şimdilik beni koruyor 🙂
Az sonra köy pazarına gideceğim, haftalık sebze meyve almaya.
Kendimi çok tuhaf hissediyorum. Günlerimi salıncakta geçirdiğimden olabilir mi bilemiyorum, rüya aleminde gibiyim. Okuduğum şeylerin de etkisi olabilir ama, ağaç arkadaşlarımın daha bi etkisi var sanki 🙂
Doğanın sesleri, kokuları çok güzel, dinlendirici, sanki başka bi aleme çekip götürüyor insanı. Uykulu bir mest olma hali 🙂 Sanki baldan bi bataklık gibi çektikçe çekiyor içine. Zaten bu bahçede her zaman bir sihir bulmuşumdur (Sırıtkan Kırmızı Ay’ın kaybolan bahçesi!), bi çeşit plasenta gibi 🙂 Doğa annem ile benim aramda yeterli büyükte bir kese.
Şimdi baktım da internetten:
Plasenta anne ve cenine ait iki dolaşım sistemini kusursuzca ayırır. Gazlar, besin maddeleri ve atıklar anne ve ceninin kanları arasında değiş tokuş edilir. Fakat amniyon sıvısı ve ayrı dolaşım sisteminden oluşan bu fiziksel bariyerler bebeğin hayatta kalması için yeterli değildir. Bunlar ancak kısmen başarılı olabilir.
Plasentanın yapısına daha yakından bakıldığında, bu duvarı oluşturan trofoblast hücrelerinin kan için özel olarak tasarlanmış bir bariyer oluşturdukları görülür. Embriyo, annenin dokularıyla çok yakın bir bağlantı içindedir. Bir yandan anneden gelen kanın içindeki maddelerle beslenirken, bir yandan da annenin savunma hücrelerinin tehtidi altındadır. Çünkü embriyo annenin vücudunda düşman kabul edilebilecek yabancı bir madde gibidir. Dolayısıyla besinlerle birlikte anne kanındaki savunma hücrelerinin embriyoya ulaşmaması son derece önemlidir. Ancak plasenta, annenin kanında bulunan savunma hücrelerinin embriyonun tarafına geçmesini engelleyen özel bir tasarıma sahiptir. Annenin kanından alınan oksijen, besin maddeleri ve mineraller bu ince aralıklardan geçerek embriyoya ulaşır. Ama savunma hücreleri daha büyük oldukları için bu aralıklardan geçmeyi başaramazlar.
