…..
Kafasına tuğla düştü.Yukarı doğru bir bakış fırlattı.Binalardan gökyüzü dahi görünmüyordu.
Sersemliğinden olacak sendeledi düştü ve yerde ki o parlak ve ince işlemeli yüzüğü gördü; hemen aldı.Oysa yıllardır haramdır diyerek afişlerdeki mankenlere bile bakmayan insan , yüzüğün cazibesine kapılmıştı.
Evine gitti ve hemen yüzüğü masanın üstüne bıraktı ; bir daha da bulamadı.
Kafasına düşen tuğla ise hayatının en önemli gününün faciaya dönüşmesine engel olmuştu.
Tuğlanın düştüğü inşatı dava ederek kredi kartlarını ödeme fırsatı yakalmıştı ve bu umut onu hayata bağladı.Eğer tuğla onun kafasına düşmeseydi,o oğluna gidip mağazadaki son çin malı oyuncağı satın alacaktı.Ve belki de kalitesiz oyuncak çocuğa vermeden kırılacak ve kalitesiz mal almanın hüznüyle birleşip çocuğunu ve kendisini mahzunlaştıracaktı bu güzel günde.
O kalitesiz malların gümrükten geçişine izin veren bir şirketin müdürüydü.Fakat hem zenci hem de kadın oluşu onun duyarsız olmasına da neden olmuştu.O Çin malı oyuncağı alması içten bile değildi.
BEĞENİLİRSE BEN BU HİKAYEYİ BİTİRDİM DEVAMINI PAYLAŞABİLİRİM