MİLU’DA VİZYON KONUĞU

MİLU, Alt dünya için kullanılan sözcük olup tıpkı bahçeniz (garden tiki) ve Laniakea gibi gidebileceğiniz bir yerdir. Vizyon konuğu çeşitli kültürlerde değişik şekillerde olsa da aynı amaçla yapılan bir ritüelin parçasıdır. Özellikle genç erkeklerin onlara böyle bir rol yüklendiği için mevcut statüye aykırı mesajlar almak ve hayata anlam katmak adına denedikleri bir mezarda, bir dağda aç-susuz ve yalnız bırakılarak ya da ayahuska türü maddeler kullanarak eriştikleri bir ekstazi durumunda yine kendi kültürlerince bilinen bir kişi tarafından ziyaret edilirler. Bu bir onurdur. Ve onun önerilerini bu yana-diğer insanlara getirebilmek , o şahsiyete yüklenebilmek, görevin başarıya ulaştığının göstergesidir. Bir çok kültürde bu uygulama mevcuttur. Kızılderililer bu ritueli, yaşamaya değer tek anlam olarak ifade ederlermiş. (Little three filmi buna örnek gösterilebilir.)

Devamını oku “MİLU’DA VİZYON KONUĞU” →

Legion ve diğerleri

Legion, bu yılın en ilginçlerinden biri fakat izlemek için sağlam olmak lazım, psikolojik anlamda sarsıcı ve yorucu. Pek çok bilgiyi bir araya getirmişler, gerçi yapım olarak bana biraz ucuz geldi ama kurgu az rastlanır ilginçlikte. Bu arada Laniakea’nın bir sahnesini hatta bikaç sahnesini ödünç almışlar gibi. İkinci bölümde CC’nin özetleme disiplinini işliyor.

Dördüncü ve özellikle beşinci bölümde bütünüyle, bizim urban shaman konseptinde işlediğimiz Garden Tiki kavramını görselleştiriyor.

*

Aramızda Casus Var –Burn After Reading

Bu filmi herhalde 2008 de izlemiş ve beğenmiştim fakat bikaç gün önce kuzenin ısrarı ile yeniden seyredince harika bir yapım olduğuna karar verdim hatta keşke bu senaryoyu ben yazabilseydim diye imrendim.

Film, Alkolik olduğu gerekçesiyle CIA’deki işinden kovulan analist ajan Ozzie Cox’un büyük hayal kırıklığı ile giriştiği anılarını yazmasıyla tam bir kara komediye dönüşmesini anlatıyor. Yönetmen bize, kişiler olarak, saygın olması gereken kurumlar olarak çok yüzlü yaşamlarımızı, kendini yüceltme eylemlerini ve tüm bunların çerçevesinde kapitalist rüyanın sistem eleştirisini hem çok sert hem de çok yumuşak diyebileceğim -isim koymakta zorlanıyorum- bir biçimde anlatıyor.

Oyuncu kadrosu da bir alem! Çok zengin çok: Brad Pitt ,  George Clooney ,  John Malkovich ,  Tilda Swinton ,  J.K. Simmons

Israrla öneririm.

*

Devamını oku “Legion ve diğerleri” →

Üç Cisim Problemi

Üç Cisim Problemi, insanın doğasından insanlığın geleceğine, bilimin konu edindiği en son teorilerden çeşitli felsefi tartışmalara pek çok konuyu masaya yatırırken, bazen politik kurgu, bazen polisiye ve bazen de katı bilimkurgu sularında yüzüyor. Bunların hepsini akıcılığından hiçbir şey kaybetmeden başarıyla harmanlıyor. Bunun için yazarın kendisi kadar çevirmeni Zeynep Özmeral’ı da tebrik etmek gerek. Ben, kitabın İngilizce çevirisinden Türkçeye çevirileceğini düşünüyordum ama doğrudan Çince gibi çok zor bir dilden anlaşılır, akıcı ve kaliteli bir tercüme gerçekleştirmiş.

Hikayemiz Çin’de 1966-1976 arasında yaşanan Kültür Devrimi sırasında başlıyor. İdeolojik körlük çığrından çıkmış, Kızıl Muhafızlar adlı gençlik grupları polisin ve ordunun hiçbir müdahalesi olmadan şiddet eylemleri düzenler olmuştur. Bilime karşı büyük tepki duymaktadırlar ve kendi ideolojileriyle bağdaşmadığına inandıkları teorileri reddetmekte, bu teorileri öğreten bilim insanlarını öldürmektedirler. Hikayenin başında Ye Wenjie’nin babasını bu şekilde kaybetmesi, hikayenin kalanına büyük etki edecektir.

Wenjie, sonraki yıllarda ordu içinde görev alacak ve en sonunda kendisini çok gizli bir araştırma programının içinde bulacaktır. Gerek başını ABD’nin çektiği Batı Bloku, gerekse Çin’in o dönemlerde yollarını ayırdığı Doğu Bloku’na karşı rekabet etmek için Çin yönetimi bilimsel bir sıçrama gerçekleştirmek istemektedir. En umut vadeden alan olarak dünya dışı yaşam araştırmaları belirlenir. İşte Wenjie, teknik bilgisinden dolayı bu projeye dahil olur. (Okan Akıncı’dan alıntı)

Maddenin temel doğası gerçekten de kanunsuz olabilir miydi? Dünyanın düzeni ve istikrarı, evrenin bir köşesinde oluşan geçici bir dinamik denge ya da kaotik bir akıntıda kısa ömürlü bir anafor olabilir miydi?
Nişancı Hipotezi nedir?
İyi bir nişancı her on santimde bir delik açan bir atışla hedefi vurur. Farz edelim ki, bu hedef düzlemi üzerinde iki boyutlu zeki canlılar yaşıyor. Onların bilim insanları evrenlerini gözlemleyip nasıl bir yasa keşfetmiş olabilirler?
Bilimsel keşifleri şu olmuş: “Her on santimde bir evrende bir delik vardır!”

Garden Tiki ziyaretinde sürpriz

Dün gece uyumadan önce birkaç gündür görüşemediğimiz en içten dostumla(güç hayvanım) buluşup hasret giderdik. Sonra kimin teklifiydi bilmiyorum benim Garden Tiki’ye (Kahikideki bahçem) gittik. Orada büyük bir sürprizle karşılaştık (aklımda fikimde yoktu), sevgili Paramahamsa Nithyananda bahçemizi ziyarete gelmişti. Bunun nasıl bir mutluluk olduğunu anlatamam. Onu elimizden geldiği şekilde ağırladık hatta yine epeydir ziyaret etmediğim ELF yerleşkesine gittik birlikte. Her gidişimde bambaşka oluyor onların yerleri, çok yaratıcı ve espritüel insanlar doğrusu. Bize yine o tuhaf ışık lokumlarından ikram ettiler. Bu kez herkes havada süzülüyordu, yerçekiminden sıkılıp onu kaldırmışlar bir süre sanırım. Harikaydı. Sonra üstat Nithyananda ve can dostumla birlikte okyanusun üzerinde gezindik ve nedense ani bir kararla Lemurya batığına gitmeye karar verdik. Okyanusun dibine doğru uzunca yol aldıktan sonra bizi yunuslar karşıladı. O derinlikte bunu beklemediğim için çok şaşırdım ve aynı anda inanılmaz bir ayma anı yaşadım, yunusların Lemuryan ruhlar olduğuna dair bir hatırlamaydı bu ve daha önce hiç böyle bir şey duyup okumamıştım. Uzun bir vizyon olduğu için şimdi hepsini yazamıyorum ama uykuya geçtikten sonra sabahaçok yakın son derece canlı bir rüya gördüm. Bu da beni son derece şaşırttı, şimdilik onu anlatmayacağım 🙂 Aloha
İkinci seviye urban shaman eğitimi alan pireşamanlar, kendi garden tikilerine gidiyorlar mıdır acaba diye merak ettim?
Not: Üstat Nithyananda’nın tüm bedeni gözle fark edilmeyen yeşilimsi bir sis tabakasıyla çevrili ve bu inanılmaz bir lezzette, onu tatmana izin veriyor çünkü tükenmez bir kaynağı var sanırım. Bal gibi ama pek de tanımlanamaz bir madde bu. Ondan akan şifadır diye çıkarsıyorum. Bunu normal hayatımda (mutabakat rüyası) da bir kez yaşamıştım, hiç beklenmeyecek biri aynı yeşilimsi sis mantosunu giyiyordu.
İkinci not: ELFler benim garden tiki’de kiracı olarak oturuyorlar, yani ilk gittiğimde onları orada buldum, ilginç bi şatoydu o zaman. Bana burada kalmaya devam etmek istediklerini söyleyip izin istediler. Bu benim için bir şerefti doğrusu. Çok bağımsız, ilginç insanlar 🙂
Garden Tiki Nedir: Hawaii bilgeliği Huna geleneğinden bir terim olup, hayal ederek yarattığımız, çeşitli amaçlar için rüya bedenleri ile gidebildiğimiz kahiki (orta dünya) içinde bir yerdir. Orada merak ettiğiniz her şeyi sorabilir, normal hayatta bir araya gelemeyeceğiniz kişi ve olaylarla birebir görüşüp, karşılaşabilirsiniz. Bahçe, içsel dünyamızın tutarlı bir kısmıdır çünkü PO’nun yakın bölgelerinde bulunduğu için daha tanıdıktır.