Zamanla daha iyi anlarsın belkide nasıl korku verir insana vazgeçmek o çok sevdiğin sevgilinden…
O alıştığın ve hiç eskimesin istediğin yüz, gün gelir bir yabancı olur da , eskiyi bulanık bir suya bakar gibi hatırlarsın.. Arada kaybolan sahneler, ya da hiç gitmeyen anlar.. En çok da acı verenler hatırlanır..
Su ne kadar bulanık olursa olsun, her baktığında aynı acıyı duyarsın yüreğinde..Nereye gidersen git, kimi seversen sev gitmez,, arada sırada saklanır kalbinin gizli köşelerine…
Saklarsın,, gizlemeye çalışırsın , görmesinler, bilmesinler istersin…ama o umursamaz… Belki bir eski şarkıda , belki anlamını yitirdiğini sandığın ayrıntılarda, belkide
gündelik hayatın en ufak bir ayrıntısında çıkıverir karşına da , tüm benliğinle esiri olursun bir anda..
Kurtulmak isteyip istemediğinden de emin değilsindir aslında, alışmışsındır içindeki bu bulanık hatırayla yaşamaya, zamanında O’ndan vazgeçmeye korktuğun gibi, şimdide bundan vazgeçmeye cesaret edemezsin..
Acının nasıl büyük bir haz verdiğini anlarsın zamanla ve başlarda kurtulmaya çalıştığın bu hatıranın da esiri oluverirsin tıpkı önceleri o çok sevdiğin sevgilinin esiri olduğun gibi…Yavaş yavaş alıştırır kendine anlamassın hiç ve bağımlısı olduğun bu hatırayı içinden koparıp atmak artık senin için , ulaşılması güç bir hayal halini alır,, artık istediğin eski sevgili değil,, hatıralarınızdır….