Türk Kung-fu cuları Gümbür Gümbür Geliyor

Bursa’da Shaolin Manastırı kurulması yönünde çalışmalar başlatıldı. Temel atma töreninde konuşan Türk Kung-Fu Federasyonu Başkanı İsmail Dedekorkmaz Türk Kung-Fu’sunun gücünü tüm dünyaya göstereceklerini söyledi.

Dedekorkmaz Kung-fu’nun aslında bir Türk ata sporu olduğunu ve Çinliler tarafından Türklerden yüzyıllar önce çalınmış olduğunu belirtti. Kuracakları yeni okulda gerçek-öz kung-fu eğitimi verileceğini belirterek şöyle devam etti; ” Allahın izniyle okulumuzda büyük sporcular yetiştirerek Türk Kung-Fu’suna kaybettiği itibarı yeniden kazandıracağız. Kung-Fu aslında bir Türk sporudur. Ama gençlerimiz bunu bimiyorlar. Çinli özentisi yeni bir nesil yetişiyor. Gözleri hep Çin’li hocalarda. Kendi kültürlerini unutmuş durumdalar. Bu hepimize büyük üzüntü veriyor. Yeni okulumuzla gençlerimiz gerçek kung-fu ile tanışacaklar ve Türk’ün gücünü tüm dünya tekrar görecek” dedi.

Arkadaşından gelen maili paylaşmadığı için şanssızlık yakasını bırakmıyor

İstanbul- 28 yaşında, bir bankada çalışan Zerrin Göğebakar’ın başı, yanıtlamadığı bir e-posta nedeniyle uzun süredir beladan kurtulmuyor.

Her şey 6 ay önce bir arkadaşından gelen bir e-maili forward etmemesi ile başladı. Gizemli e-mail kendisi ile birlikte 7 kişiye gönderilmişti. İçinde bir dua ve çeşitli melek, kuş resimleri vardı.

Mailde bunu bir hafta içinde 7 kişiyle paylaşması gerektiği yazıyordu. Göğebakar virüslü sandığı e-maili hemen sildi .Fakat bir kaç gün sonra aynı mail tekrar geldi. Yine 7 kişiyle birlikte kendisine de gönderilmişti ve içerisinde “Bunu mutlaka paylaş, kesinlikle okumadan geçme, ben denedim tüm dileklerim gerçekleşti, bunu en az yedi kişiye gönder ve olacakları gör, bunu sakın silme” gibi yazılarla birlikte yine aynı dua vardı. Zerrin Göğebakar e-maili çok saçma bulup hemen sildiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor;
“Mail geldiğinde çok önem vermeyerek sildim. O günden sonra hiçbir işim rast gitmedi. Kısmetim kapandı, geceleri rahat uyku uyuyamaz oldum. Çevremdeki herkes sanki bana düşman oldu. Psikologlara, hocalara gittim hiçbir şey çare etmedi. Nereden sildim o maili? Çok pişmanım. Keşke hemen gönderseymişim listemdekilere. Bu kadar önemli olduğunu nereden bileyim, şunu büyük büyük yazsalar ya maillere, insanlar da anlarlar silmemek gerektiğini” şeklinde isyanın dile getirdi.

Merkür Artık Geriye Gitmeyecek

Geçtiğimiz hafta National Council for Geocosmic Research-Ulusal Jeokozmik Araştırmalar Konseyi’nden yapılan açıklamada Merkür’ün geri hareketini tamamen bıraktığı açıklandı.

Konseyin dönem sözcüsü Erica Adler’in yaptığı açıklamada; “Merkür’ün son 3 yıldır geri-ileri hareketlerindeki aşırı düzensizlik, bize bir sona yaklaşıldığı konusunda ciddi ipuçları veriyordu. Geri hareketin tamamen sonlanacağına ilişkin teorileri olan uzman Astrologlarımızla birlikte konuyu yakından izliyorduk. Böyle bir sonuç açıkçası bizi şaşırtmadı. Sadece biz bunun, dünyanın manyetik alanındaki değişimlere paralel olarak 2012 yılı içinde gerçekleşeceğini ön görüyorduk, tahminimizden erken gelişti” denildi.

Öte yandan Pek çok astroloji sever bu gelişme karşısında çok mutlu olduklarını ifade ettiler. Astroloji’de Merkür’ün geri gittiği zamanlar hep şansız, verimsiz ve duraklama zamanları olarak değerlendirilirdi. Astrolog Perihan Köksayar gelişmeler ışığında şunları kaydetti ; “Merkür’ün ileri-geri hareketleri hayatlarımızda ciddi sorunlar yaratıyordu. İnsanlara Merkür’ün geri gittiği zamanlarda anlaşmalar yapmaktan kaçının, yeni girişimlerden uzak durun, atılımlarınızı erteleyin diyip duruyorduk. Bu dönemler herkesin kabusu haline gelmişti. Neyse artık geçti ve hepimiz rahat bir nefes aldık sonunda.”

Gökkuşağının Altından Geçmek Hormonları Etkiliyor

Hepimizin bir batıl inanç sandığı “Gökkuşağının altından geçenlerin cinsiyeti değişir.” meğer sanıldığı kadar yanlış değilmiş.

Bilim İş Başında

İngiliz bilim adamları bu batıl inancın köklerini araştırdılar ve gökkuşağının altından çeşitli kobayları geçirdiler. Kobayların geçmeden önceki testosteron ve östrojen hormonlarının, gökkuşağının altından geçtikten sonra değişiklik gösterdiği, düşük olan hormonun arttığı yönündeki bulgularını yorumlayan bilim adamları “Bir sefer değil fakat, çok kez geçerseniz kadınların testosteron, erkeklerin ise östrojen hormonlarının zamanla artacağı, belirli bir aşamadan sonra ise cinsiyetlerinin değişeceğini tespit etmiş bulunuyoruz.” şeklinde açıklama yaptılar.

Böyle olmasının sebebi ne?

Araştırmalarını nedenler üzerine yönelten bilim adamları, güneş ışığının kırılıp renklere ayrışmasının hormonlar üzerine direk etkisini tespit etmiş bulunmaktalar. Fareler üzerinde deneme yapan bilim adamları, yapay gökkuşağının doğal olanına göre etkisinin çok az olduğunu da belirttiler.

Yazılarda Büyük Harf ve Ünlem Kullanmanın Psikolojik Sebepleri

Yapılan araştırmalar sonucu yazılarında bolca BÜYÜK HARF ve ünlem!!! kullanan kişilerin çocukluklarında arkadaşları ve büyükleri tarafından çok dinlenmediği ortaya çıktı. Bu kişiler günlük yaşamlarında da genelde bağırarak konuşur söylediklerinin önemli olduğu vurgusunu yapmaktan geri duramazlar.

İngiliz Psikologlar Araştırdı

Sosyal paylaşım ağlarını araştıran İngiliz Psikologlar yüzlerce denekle yaptıkları görüşmeler sonucu yazılarında sıkça büyük harf kullanan, söyledikleri çok önemliymiş gibi bolca ünlem kullanan kişilerin aslında bastırılmış egoları sonucu böyle bir eğilime sahip olduğunu öne sürdü. Genelinin çocuklukta ebeveynleri ve arkadaşları tarafından çok dinlenmediği ve bu yüzden bağırma eğiliminde oldukları da çıkan bir başka sonuç.

Ne yapılmalı?

Böyle bir kişi ile karşılaştığınızda ona sakin olması gerektiğini, bağırması için bir sebep olmadığını söylemelisiniz. Yazılan cümleler büyük harf yapıldığında veya arkasına bir çok ünlem konulduğunda değerinin artmadığı sakince ifade edilmelidir. Eleştirinizi önce egosuna yapılmış sanacak ve saldırganlaşacaktır. Merak etmeyin bu sizin hatanız değil, geçmişinden taşıdığı derin ego kırıklıklarının yansımasıdır.