İkinci düşünce katı- Her Şeyin Teorisi 2

Önceki bölüm için tıklayınız

Yeşil mimin tamamlanmasıyla insan bilinci, ikinci düşünce katı’na bir kuantum sıçraması yapar. Clare Graves buna, inanılmaz derinlikte bir anlam kanyonunun aşıldığı önemli bir sıçrama diye göndermede bulunur. Özünde ikinci bilinç katıyla kişi hem hiyerarşileri hem de heterarşileri kullanarak (hem sınıflandırarark hem de bağlantı kurarak) hem dikey hem de yatay düşünebilir. Bu durumda kişi, içsel gelişimin bütün tayfını berrak biçimde kavrar ve böylece her düzeyin, her mimin, her dalganın Spiral’in baştan sona sağlığı için çok önemli olduğunu görür.

Her dalga aşar ve içerir. (benim Oyun Kuramında bu kavram bariz biçimde tarif edilmekte ve “kapsama” sözcüğü ile yer almaktadır.) Böyle olduğu için, varoluşun her dalgası, art arda gelen bütün dalgaların temel bir bileşenidir, böylece her birini bağrına basar, kucaklar. Dahası her dalga yaşam koşulları izin verdiğince harekete geçirilebilir ya da yeniden harekete geçirilebilir.

Birinci kat mimlerinin hiçbirinin kendi başlarına yapmadığı, diğer mimlerin varlığını bütünüyle değerlendirmektir. Onların her biri kendi dünya görüşünün doğru ya da en iyi perspektif olduğunu düşünür. Zorda bırakılırsa olumsuz tepki gösterir; ne zaman tehdit edilse kendi aletlerini kullanarak çıkışlar yapar.

Mavi düzen hem kırmızının itici gücünden hem de turuncunun bireyselcilliğinden çok rahatsız olur.

Turuncunun bireyselcilliği, mavi düzenin enayiler için olduğunu ve yeşilin eşitlikçiliğinin güçsüz olduğunu düşünür.

Yeşilin eşitlikçiliği mükemmelliğe ve değerlerin sınıflandırılmasına, büyük resimlere ya da otoriter görünen hiçbir şeye kolayca dayanamaz, bu nedenle yeşil maviye, turuncuya ve yeşil sonrası her şeye şiddetli tepki gösterir!

Bütün bunlar ikinci düşünce katıyla değişmeye başlar; çünkü bu evre gelişimin iç evrelerinin bütünüyle farkındadır. Bir adım geriye gider, büyük resmi kavrar ve bu durumda ikinci düşünce katı çeşitli mimlerin tümünün oynadığı gerekli rolü değerlendirir. İkinci Bilinç Katı herhangi bir düzeye dayanarak değil, bütün varoluş spiraline dayanarak düşünür.

Yeşil mimin, farklı kültürlerde var olan çeşitli farklı sistemleri ve çoğulcu bağlamları kavramaya başladığı yerde, ikinci düşünme katı bir adım ileriye gider (aslında buna adım değil sıçrama demek daha iyi olur; çünkü öyledir); bu çoğulcu sistemlerle bağlantı kuracak ve onlara katılacak zengin bağlamlar arar ve böylece bu ayrı sistemleri alır, onları holistik spirallerin ve entegral ağların içine katmaya, dahil etmeye ve birleştirmeye başlar. Başka bir deyişle ikinci düşünce katının görelilikten holizme ya da çoğulculuktan entegralizme gitmeye yararı olur.

Graves, Beck ve Cowan’ın kapsamlı araştırmaları, bu ikinci entegral bilinç katında belli başlı en az iki dalganın bulunduğuna işaret eder:

7- Sarı: Entegratif:

Hayat, doğal hiyerarşilerin, sistemlerin ve formların bir kaleidoskopudur. Esnekliğin, kendiliğindenliğin ve işlevselliğin çok büyük önceliği vardır. Farklılıklar ve çokluklar bağımsız, doğal akışlarla birleştirilebilir. Eşitlikçilik sınıflandırmanın doğal dereceleriyle ve mükemmellikle tamamlanabilir. Bilgi ve uzmanlık gücün, statünün ya da gurup duyarlılığının üstünde olmalıdır. Yürürlükte olan dünya düzeni realitenin (mimlerin) farklı düzeylerinin ve dinamik spiralde yukarı aşağı hareketin kaçınılmaz düzeneklerinin var olmasının sonucudur. İyi yönetim, giderek artan karmaşıklık düzeylerinde niteliklerin ortaya çıkmasını kolaylaştırır (yuvalanmış hiyerarşi). Nüfusun %1’i, gücün %5’i.

8- Firuze: Holistik:

Devamını oku “İkinci düşünce katı- Her Şeyin Teorisi 2” →

Kriz kısa zamanda sona erer mi?

2012 Bilmecesine Astrolojik bakışa devam ediyoruz, öncesi için bakınız: https://blog.sonsuz.us/?p=1722

Krizin maksimum iki yıl süreceği 2010 yılıyla birlikte düzelme yaşanacağı söyleniyor. Fakat gezegenlerin konumları bize bu krizin daha henüz çok başlarında olduğumuzu ve özellikle de 2010 yılı yaz aylarından itibaren hızla ivme kazanacağını gösteriyor. Önümüzdeki kritik öneme sahip birkaç yıllık süreci etkileyecek gezegen döngülerine dayanarak dikkat edilmesi gereken başlıkları belirleyebiliriz:

  • Ekonomik durgunlukla birlikte işsizliğin artması, gelir dağılımında dengesizlikler oluşması

  • Mali krizin bir demokrasi krizine dönüşmesi, halkın demokrasiye ve devlete inancının sarsılması, sisteme ve kurulu düzene karşı çıkılması

  • Aşırı siyasi akımların, partilerin güçlenmesi, şöven milliyetçilik, etnik guruplaşma

  • Yabancılara yönelik düşmanlıkta bir artış, göçmenlerin zorlanması, ırkçı ideolojilere eğilim

  • Şiddet içeren suçlarda artış, tedirginliğin yükselmesi, sosyal yaşantının olumsuz etkilenmesi, tehlikeli toplumsal çalkantılar.

Satürn, Terazi burcunda olduğunda, politika ve adalet sistemiyle ilişkili konular hassasiyet kazanır. Toplumun bu konuda alması gereken dersler vardır ve kader biz insanoğluna, bu konuların nasıl çalışması gerektiğini, zayıflıklarını ve doğrularını öğretir. Satürn’ün Terazi burcunda bulunacağı Ekim 2009 ile Ekim 2012 arasında, adaletin ve yargı sisteminin zayıf yönlerini görmemeiz daha mümkün olacak. Bu konuda denge yaratılması, iyileştirme çalışmaları için gayret gösterilmesi beklense de, müdahalede geç kalınması, yıkıcı isyanları da beraberinde getirebilir.

Ayrıca Dünya dışı zeki varlıklar ve başka yaşam formlarıyla ilgili konulardaki gelişmelerin 2010 yaz aylarından itibaren, daha da belirginleşeceğini söyleyebiliriz. Zira Jüpiter yabancılar demektir ve Uranüs ile kavuşumu Uzaylı Yabancılar olarak okunabilir. Bu ikilinin kavuşumunun Satürn ve Plüton ile irtibat kurmasını bir Kuantum Sıçraması gibi görebiliriz.

Dönüşüm Zamanı- Öner Döşer

Özetleyen S.Atasoy

-devam edecek-