Sabah telefonunu eline aldığında hangi haberi okuyacağına, hangi videoyu izleyeceğine veya hangi ürünü satın alacağına sen karar verirsin. En azından hikâyeyi böyle anlatmayı severiz. Oysa ekranın düzeni, bildirimlerin rengi, seçeneklerin sırası ve sana gösterilen öneriler kararından önce sahneye çıkmıştır. Algoritmik dürtme, seçim özgürlüğünü açıkça ortadan kaldırmadan davranışı belirli bir yöne doğru eğen dijital tasarımların adıdır. Kapı kilitli değildir; fakat koridorun ışıkları yalnızca bir çıkışı aydınlatır.
Klasik dürtme basit olabilir: Sağlıklı yiyecekleri göz hizasına koymak veya organ bağışı formunda varsayılan seçeneği değiştirmek gibi. Algoritmik dürtme ise seni tanıdığı ölçüde biçim değiştirir. Gece geç saatlerde duygusal videolara daha kolay kapıldığını, indirim sözcüğüne hızlı tepki verdiğini ya da tartışmalı içeriklerde daha uzun kaldığını öğrenebilir. Böylece herkes aynı koridorda yürümez; sistem, her insanın zaaflarına ve alışkanlıklarına göre kişisel bir koridor inşa eder.