Rüzgar Gülü’ne Klavuz!

Rüzgar Gülü şiiri şöyleydi:

Zahirden gelir kodu zehirden gelir pili

Düşün ki engel iken yelkeni

Hız verdirir, yol aldırır tekneye

Rüzgar deyip geçemem haza büyücü işi

Velakin yelkeni akledene ne demeli

Çekinik genler sekiz döl uyuyanlar

Şeker gibi tuz gibi eriyip karışanlar

Koku gibi ses gibi dağılıp kaynaşanlar

Törpü törpülendim, elendim de elendim

Bilemediysem de dişe gelir bişey

Yüreğimden dinlemeyi öğrendim.

Duygunun adını rüzgar koymuşlar

Bulamazsan onu, yerine zihin takmışlar

Pata pata pıtı pıtı pata pıta gider tekne

Olur rüzgarı olanlara şahane vesile

Bu motorun yakıtı hep gelir mi dersin

Ya bu yakıtın ilk sahibine ne dersin

Tıkılmış kalmış, katmanlı ata duyguları

fosil olmuş, yakıt olmuş çalıştırır motoru

yarıştadır hala girse de toprağa pekala

ümitsiz bu yarış, bırak kendini ver sıranı rüzgara

kendine acımanın adı alçak basınç alanı

kibirlenenlerin tadı yüksek basınç alanı

oldu mu sana rüzgarcık al gülüm ver gülüm

Ha döner de döner rengarenk rüzgar gülüm.

Sa 16.05.09 –Beylerbeyi

Bir arkadaşım bu şiiri okuduğunda çok beğenmiş ayrıca bir de tavsiye de bulunmuştu; “bu şiir için bir de kullanma klavuzu yazmalısın” diye… Çok güldüm tabi. O zaman güzel olmamış anlamına gelir dedim, bildiğim kadarıyla şiir zihne değil yüreğe dokunur, dokunduysa tamamdır boşver gerisini demiştim. O yine de ısrar etti ona kendi anladığım kadarıyla (çünkü ben bu şeylere aracılık ediyorum yalnızca) bir tercüme yaptım. Devamını oku “Rüzgar Gülü’ne Klavuz!” →

Rüzgar gülü

 Zahirden gelir kodu zehirden gelir pili

Düşün ki engel iken yelkeni

Hız verdirir, yol aldırır tekneye

Rüzgar deyip geçemem haza büyücü işi

Velakin yelkeni akledene ne demeli

Çekinik genler sekiz döl uyuyanlar

Şeker gibi tuz gibi eriyip karışanlar

Koku gibi ses gibi dağılıp kaynaşanlar

Törpü törpülendim, elendim de elendim

Bilemediysem de dişe gelir bişey

Yüreğimden dinlemeyi öğrendim.

Duygunun adını rüzgar koymuşlar

Bulamazsan onu, yerine zihin takmışlar

Pata pata pıtı pıtı pata pıta gider tekne

Olur rüzgarı olanlara şahane vesile

Bu motorun yakıtı hep gelir mi dersin

Ya bu yakıtın ilk sahibine ne dersin

Tıkılmış kalmış, katmanlı ata duyguları

fosil olmuş, yakıt olmuş çalıştırır motoru

yarıştadır hala girse de toprağa pekala

ümitsiz bu yarış, bırak kendini ver sıranı rüzgara

kendine acımanın adı alçak basınç alanı

kibirlenenlerin tadı yüksek basınç alanı

oldu mu sana rüzgarcık al gülüm ver gülüm

Ha döner de döner rengarenk rüzgar gülüm.

 

Sa

16.05.09 –Beylerbeyi