Eleştirmek

Genelde Türk Milleti dinine olan saygısı,dinine duyduğu teslimiyet, savunma gücünün yanında. Eleştirme güçlerini kullanmıyorlar. Eleştiri yapanlarada tahammül güçleri olmuyor. Allah’la kandırıldıklarının bilincinde değiller. Kuran’da yazıyorsa bunlar doğrudur ve inanıyorum diyorlar. Acaba ne denli kandırıldıklarının inanmak mı istemiyorlar.Burda önemli olan kişinin aklını işletmektir.

İnanmanın Allah ile kişi arasında olduğunu Allah’a saygının böyle kazanılması gerekir. Yani Allah inananın kim olduğunu kendisi bilmesi yeterli.İnanmanın insanlar arasında değer biçilmesi tamamen dinin dışındadır. Ne oluyorda kim ne yapıyorda din, yaşamına bir zulüm ve kan aracı olarak giriyor.Cennet Cehennem ve Şeriat.

Tarihin en büyük savaşlarının, dehşetlerinin ,ihanetlerinin,soygun ve vurgunlarının arkasında , aldatma, susturma aracı olarak din görülüyor. İyi insanların düşüncelerine sahip olması için Allah onları kullanıyor. Kötü insanlar ise kendi düşüncelerini hakim kılmak için Allah’ı kullanırlar. İyi insanların Allah ve din hakkında üstünlük kurmak peşinde olmayan sürekli iyilik güzellik üretenler. Kötü insanlarsa tüm düşünceleri Allah ve din adına oldukları halde kötülük ve zulüm üretenler.

Bu tip insanların en büyük özellikleri insanların dinleri hakkında karar verme yetkisinin kendilerinde olması.Bunuda çok sinsi bir şekilde yapmaları. Ama bilmezlerki imana onay hakkı Allah’ın yetki alanıdır. Bu yetki alanını siz verdiğiniz an din adına en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Onun bunun dinine- imanına onay vermek yetkisini kendisinin doğal hakkı gibi, aklında doyma,uzlaşma acıma gibi düşüncelere yer yoktur.

Bazı kişiler çağdaşlaşmayı kafir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların düşüncelerinden çıkan laflardır. Sevgilli arkadaşlar biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti Şeyhlerin, dervişlerin, müritlerin memleketi olamaz. Türkiye’yi yıkan içerideki bunlara karşı olan kişilerin suskunluğudur.

Bu ülkeyi vatan sayan herkesi bağrına basanların bir olması gerek.

1 Kasım 2009 Almanya
Selami Sağır

OLUSUM

Gaya teorisine göre yeryüzünün olusumu hayatin baslangicidir.
Cünki dünya enerji ve ic dengelerle kendini sürdürür.
Buda bir nevi hayattir.
Ancak insan hayati tek hücreyle basladi.
Cünki sudan geldi ve hala sudan gelmeye devam ediyor.
Yer yüzünün % 65 ini denizler olusturur.
Insan gövdesinin % 65 su dur.
Kanimizdaki suyun tuzu deniz suyundakiyle aynidir.
Kainat hayat büyük dogumla baslar.
Büyük patlamadn önce ne vardi.
Bazilari bunu ancak yaratanla acikliyor.
SELAMI SAGIR – ALMANYA

SÖYLEŞİ

Tanrı’ya inanılır,fakat katı kurallarıyla yasamak zorunda değildir insan oğlu.
Kimi kendisinin 4X2 Müslüman olduğunu söyler.
Kimi 4×4 Müslümanım der.
Kimi inanır namaz kılmam der,kimi baş örtü takar ,kimi takmam der.
Kimi bir kadınla yetinir,kimi iki üç kadın ister, birine dini ,birine resmi,diğerine muta nikağı kıyar.
Bir erkeği yer yüzünde hem ruhsal hemde bedensel keyif veren kadındır.
Böyle olmasaydı Hz.Muhammet 12 kadınla yaşamazdı !!
13 Yasındaki kızla evlenmezdi-
Evlatlık edindiği kişinin eşini almazdı.!!!!!!
Kişilere günah işleme yetkisini Allah verdiğine göre.Kime ne bu durumdan.
Günahkar birine sorarlar niçin günah işledin oda derki .
Bana bu yetkiyi Allah verdiğine göre Size ne ?
Allah’a hesapı ben vereceğim……..
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Temel bir gün parkda yürürken,bir adam yerde sınav çekiyor.
Adama yaklaşmış,bir sağına geçmiş,bir soluna, bir arkasına geçmiş bakmış, sonra durmuş.
“Hemşerim ” demiş ” Karı kaçmış ” boşuna kendini yorma …..
20 HAZİRAN 2011 – ALMANYA

Bir Savaşçı Olmalısınız

İnsanlar geleneksel düşüncelerin ya da alışkanlıkların dışına çıkmaya zorlanır. Dünyadaki bir çok buluş ilk tanıtıldığında, tepkilerle karşılanır.Sizde yeni bir fikir bulduğunuzda, herkesin sizin gibi düşünmesini ya da sizi alkışlamasını beklemeyin.Bir savaşçı olmanız ve karşınıza çıkan engelleri aşmanız gerekecek.Bütün enerjinizi odaklayın ve düşüncenizi hayata geçirinceye kadar da durmayın. Her bulduğunuz fikir ise yaramayacak ya da hayata geçirmeye çalıştığınızda engellerle ve insanların önyargılarıyla karşılaşacaksınız.Yapamayacağınız söyleyenler olacak.Bunların karşısında durabilmek için güçlü olmalısınız.

Hayatımızla ilgili yapabileceklerimiz, yaşayabilecekleriniz sizi heyacanladırıyor.Neden kendimizi belli kalıplar içerisinde sınırlıyalım ? Dünya da yedi milyar insanın aslında temel olarak birbirinden pek de farklı olmadığını görebilirsiniz. Farklı olan ya da farklı düşünebilen insanlar, sadece özgür bir zihinle kendilerini yaratılıcık konusunda serbest bırakabilenlerdir.

Neden herkesin düşündüğü ya da davrandığı gibi davranasın ? Sen kendini ait , kendine has bir varlıksın ve dünyada senin esin benzerin yok. Şimdiye kadar düşüncelerine vurduğun zincirleri kaldırıp at. Her şeyi yapmanın bir yolu değil,bir çok yolu var.Gel bunları keşfedelim, heyacan veren yolculuğu yapalım. İçindeki çocuk tekrar kıpır kıpır olsun.Sor ona, neler yapmak istiyor, nasıl yapmak istiyor?Geçmişte oluşturduğun ve seni sınırlayan düşüncelerine hemen dönme.Her şeyi yeniden ele al.Hayalini düşünmek seni heyacanlandırıyor.Peki neden yeni bir sayfa açıp onu elde etmek için neler yapabileceğini düşünüyorsun ?

Her şeyi yapmaya, bütün dünyayı karşına almaya hazırsın.Ama ne? Ne yapacaksın? Nasıl o layık olduğun hayatı yapacaksın? İçindeki alev ve biraz da canını yakan arzuyla,sürekli nasıl diye sorarsan cevapı sana gelecektir.Nasıl yapabileceğini bulduktan sonra,sahip olduğun enerji ve o içindeki fırtınalar koparan hayallerin seni oraya götürecektir. Yapman gerekenleri sana yaptıracak o itici güce sahip olacaksın.Kimliğinin içinde yanan ateşle birleşerek seni oraya son sürat giden bir tren gibi önüne çıkan engelleri parçayalarak ulaştıracaktır.

22 ARALIK 2009 ALMANYA

Güzel Türk Dilimiz ve Özentilerimiz

Dil bir ulusun kimliğidir, dile yeterince özen gösterilmesse, sahip çıkılmassa bozulmakla kalmaz,ulusal bilinç ve
özgüvende büyük zarar görür.

Anlatamayan, anlaşılmayan insanlık,hırçınlaşır ve sürekli bir çatışma içinde olur.Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak
bize ve dilimize saygı gösterilmesini istiyorsak, önce biz kendimize saygılı olmalıyız.

Türk dilinde bir sorun yok ,sorun onu yeterince bilmeyen ona yeterince sahip çıkmayanlarda. Dilimizi küçümsemememiz için bir neden yok, köklü bir dile sahibiz.Dünya’da en çok konuşulan beşinci dil. Dünya’nın 220 Milyondan fazla insanı Türkçe konuşuyor.

Yabancı ülkede ve Türkiye’de yaşayan bizler genellikle yabancı dille Türkçe’yi bir arda çok kullanıyoruz. Ülkemizde yabancı kelime ve argo kelimeler takıntısı çok fazla.Günden güne daha gülünç hal alıyor. Milli dil milletin bütün özelliklerini taşıyan dildir.Kaynağı millettir.Milletin tarih içindeki yerine bağlıdır. Milletin adından çıkar,milli dil öz bir dildir. Millet o dille duyar,düşünür,anlaşır,bilim , sanat yapar.

Umarım bu yazımda bazı kişiler niçin isimlerin anlaşılmaz şekilde kullanıldığını devamlı vurgulamak istediğimi
anlamışlardır.

15 HAZİRAN 20011 -ALMANYA
SELAMİ SAĞIR