Akıl , doğanın kendisine duyular yoluyla bildireceklerini öncelemektedir; böylece akıl çabuk bir takım sonuçlar çıkararak bu erken doğmuş kurgulama ,önyargı veya önceden verilen yargıların(önyargı) duyuların mesajını çarpıtmasına yol açmaktadır.Böylelikle algısal hatalar ortaya çıkmaktadır ; olayların doğru boyutunu gözden kaçırarak ,yanlış yada belirsiz önkavrayışlara (önceden edinilmiş kanılar) ya da önyargılara bağlı kalmaktayız
İnsanın anlama yetisi kendi doğasından dolayı dünyada olduğundan daha fazla düzen ve düzenliliği varlığını varsayma eğilimindedir Bir düzenin geçerli olduğunu kabul eder , yani bununla ilgili bir inanç oluşturursak , önyargılarımızla uyuşmayan her deneyimi yok sayarız
Bir fikir edinildiği zaman insanın anlama yetisi bunu destekleyecek ve bununla fikir birliğine varacak her türlü sonucu çıkarabilir. Buna karşıt düşünce lehine çok daha fazla sayıda ve ağırlıkta örnek olması durumunda bile , esas düşünce bunu boş sayacak ya da küçümseyecek , veya bu büyük ve tehlikeli öngörü yüzünden kendinden önceki çıkarımların bozulmadan korunabilmesi için belli bir ayrımla bu karşıt örnekleri bir kenara ayırıp ,red edecektir.
Örneğin güvenli bir yolculuk için dua eden ve gerçekten de eve sağ salim dönen denizcilerin resmedildiği tabloları işaret ederek ibadetin gücünü savunanları düşünün ; Ancak dua ettikleri halde boğulan denizciler nereye resmedilmiştir
Bunlar tümüyle hurafeye yönelik yöntemlerdir ; İster astroloji ,rüyalar,kehanetler, kutsal değerler ve benzerleri olsun ;bu türdeki gösterişten zevk alan kişi bunların yerine getirildiği durumları önemseyecek ancak DAHA SIK MEYDANA GELMESİ HALİNDE BİLE bunların başarısız olduğu durumları boş sayacak ve bunların üzerinde durmayacaktır. Ancak daha büyük bir kurnazlıkta bu şeytan , felsefe ve bilimin tüm dallarına yavaş yavaş girmektedir; böylece kendinden sonra gelenlerle birlikte kendisini de olduğundan başka göstermekte ve makul hale getirmektedir
FRANCIS BACON