Karl Marx , Karl Popper

kaba bir başlıkla sitede süren tartışmalar sonucu , bir noktada bu başlığı açma ihtiyacı hissettim. Malum sitede kabaca idealizm ve materyalizm eksenli epey tartışma yürüyor. Bu başlıklarda xenix in paylaştığı celal şengörün videosunda bu nokta ortaya çıktı. ilk olarak site de rnd materyalizm için çökmüştür demişti bu videoda da celal şengör popper düşüncelerini aktararak diyalektiğin zırva olduğunu belirttiyor,
popper le ilgi net de yapacağınız kısa bir taramada popperin çalışması gereği hep kendini doğruladığından dolayı marksizmin bilimsel olmadığını belirrttiğini görebilirsiniz
bu noktada bu başlık altında popperin daha iyi ifade edilmesi (gerekiyorsa) ve marksizmin savusunu için açmış bulunmaktayım.
yapılan tartışmaların bir kısmı bu eksen üzerinden devam edebilir

başlık yok, yağmur var

hava yağmurlu , hemde nasıl , sular seller gibi yağıyor. şehrin kanal sistemi çökmüş durumda, alt geçit suyla dolmuş yolun karşısına geçiş yok
derken üç vatandaş analize başlıyor.
“alt geçit yapacaklarına üst geçit yapsalardı”.
bir diğeri “bu millet üst geçitten geçmez yoldan geçer”
ve bir diğeri ” napsalarada ora su dolar bu yağmura karşı ,nasıl bir kanal yapabilirler ki”
yağmur dindi .istasyonun çatısında çöküler oluşmuş , kimsenin kafasına düşmedi bu sefer.
trende yağmurdan etkilenmiş , taktıkça takıyor saate. şimdi de insan seli başladı.
gerçi genelde geç gelir ee böylede bir fırsat varken hiç kaçırırmı,
neyse asıl hikaye otobüsde başlıyor
yaşlı bir teyze durakta çılgına dönmüş abartısız 1 saattir beklediğini söylüyor.söyleniyor etrafa. insanlar bir iki bakış atıyor,sonra yine yola dönüyor kafalar
ve derken otobüs geliyor . otobüsün iç yoğunluğu kendi yoğunluğunu geçeli çok olmuş.
teyze , dayanamayıp şoför amcaya soruyor.” neden böyle geç geliniyor”.
şoför amca” telefonun var mı”
teyze ” niye”
şoför amca” hareket amirliğini ara ben geldim mi geldim bana ne”
teyze , dumura uğruyor tabi ,söylene söylene geçiyor.
ve derken diğer durağa geliniyor. dışardakiler bütün gün eşşek gibi çalışmışlığın verdiği yorgunluğa ilaveten durak yorgunluğunuda tatmışlar. kapılar açılıyor .
dışarıdan ” biraz ilerler misin ” sesleri duyulmaya başlıyor”
ve işte o an hikayemizin kahramanı , hayatında tek bildiği makyaj olan güzel kızımız devreye giriyor ve dışarıdakilere ” gerizekkalılar daha nereye ilerleyelim,bir sonrakini bekleyin ” vecizeleriyle karşılık veriyor.
otobüs ahalisinden destek almanın mutluluğuyla göğsünü kabartıyor.
yakında TOKİ miz mahallenin nufusunu iki kat artırcak , ve bu mutlulukları yaşayan güzel kızlarımızda iki kat artar umarım.

DÜŞÜNCEMİZİN TEMELİ

bir kaç şey gözlemledim çok toparlı bir yazı olmadı yinede paylaşmak istiyorum

kendi bilgiçliğimizin temelinde olan nedir? Nasıl oluyorda kendimizi bir konuda etkin hissedebiliyoruz?
size soruyorum , bir konuya dahil olduğunuzda , özünüzden ,düşüncenin oluşum sürecine kadar , nelerin üzerine kurulu bir mekanizma rol oynuyor?
herkes bunu başarılı bir şekilde mi gerçekleştiriyor, eğer gerçekleştiriyorsa bilgi kirliliği nerden çıkıyor?
forumda baya yoğun tartışmalar yaşandı ,yaşanan bu sorunların temelinde ben bu bahsettiğim konularında var olduğunu düşünüyorum,( düşünmeye başladığım yerde kendi üzerine dönüşümlü bir yazı oldu) bu forumla da sınırlı bir konu değil
ben çevremde bir çok özgüven bombasıyla da karşılaşmaya başladım.

kendi adıma kendimi herşeyde söz sahibi görmüyorum benim için düşünce bir teorinin üzerine oturmalı, eğer bir düşünce ortaya çıkıyorda bu herşeyden önce sistematik ve en gelişmişi kovalayan olmalıdır ama yeni tarz bilgeler, bilgeliklerinin ölçümünü pratik üzerinden yapıyorlar, ozaman gerçekleşen şeyler gerçek olanlar mıdır? kendi adıma bunun böyle olmaması gerektiğini idda ediyorum. daha önce yazmıştı hakikat yüzde elliden küçüktür, neden mi çünkü toplumunda hakikati arama uğraşı yok .
işte bu bilgeçliğin temelindeki özgüvenin nedenleri ortaya çıkarmak istiyorum,
şimdi ben şunuda idda etsem butün bu yapılanlar bilinçli yapılmıyor yapan ne yaptığının farkında değil, bilgeçte bana diyecek ki sen neyi nasıl yaptığının veya başkalarının bilinçsizliğinin nitelemesini nasıl yapıyorsun,sen ne kadar bilgesin ki ,?
bir referans problemi mi var burda , işte niyet devreye girer bu noktada ,benim kendimden emin olmam gerekir , bu gerçekten ciddi bir uğraştır, ama insanlar için kendinden emin olmak o kadar zor değil değil artık neden mi çünkü bahsettiğim şey pratikte karşılık gören, kendinden kolayca emin olmaktır.bu vasif karşısında ne yapılabilir?

Alexander Grothendieck

“” yaşayan en iyi matematikçi…””

yaşayan en iyi matematikçi ve şu an pek kimsenin bilmediği bir yerde çobanlık yapıyor

neden mi?

yaptığı bilimin savaşlara alet edileceğini biliyor , vicdanı tüccar insanların neler yapacağını biliyor …

bu duruşa saygı için bu konuyu açıyorum.