Sürpriz Yumurta: Venüs Bağlantısı

Venüs Bağlantısı isimli kitabınızı bir kaç saat içinde okudum. Çok iyi bir polisiye romandan fazlasını bulduğumu belirtmek isterim. Bu tarz kurgularda -her nedense- bin yıldır durmadan kullanılan klişelerden uzak duruyor roman. Zekice yazılmış olmasının yanı sıra, bence en önemlisi her anlamda dozun yerli yerinde hesaplanması olmuş.

Yer yer Akdeniz ağzına ait ögelerin kullanılmasından mıdır, yoksa ana karakterin kişilik özelliklerinden midir bilinmez, romana sinen samimi bir sıcaklık okuru sarıveriyor. Her şey bir yana, satırlara sinen zekâ pırıltıları usulünce yapılmış bir gece makyajı kadar yerli yerinde.
Tek küçük eleştirim birkaç yerde kullanılan (teknik olmayan, yerine Türkçesi kullanılsa daha şık durabilecek) yabancı sözcüklerle, bir iki sayfayı geçmeyen kimi teknik bilgilerin okuru akıştan bir parça koparma riski olabilir. Yer yer anlatıcının el değiştirmesi anlık bir zemin kayması yaşatıyorsa da fazla göze batmıyor.

Yıldız ve gezegen bağlantıları kimi okura “olmasa da olur” tadında gelebilir. Fakat bana kalırsa yazarın şimdilik sadece örtüsünün ucunu hafifçe kaldırdığı asıl çeyiz sandığı o detayların altında yatıyor. Anıştırıyor, zemin hazırlıyor, işaret ediyor. Hazırlıksız yakalanan okur için de yeni ufuklar açıyor.

Finaldeki sürpriz yumurta, bulmaca sevmeyenler için sahiden sürpriz. Bulmaca severler içinse romanın orta yerinde atılan bir oltayla zaten avladıkları bir balık ya da bir anlamda grand şilem.
Sonuç olarak bir solukta okuduğum bu roman (neden bilmem) sizinle gurur duymamı sağladı. “Kadın zekâsına bir güzelleme” okudum. Damağımda bıraktığı tad da cabası.

Kaleminize sağlık Sibel Hanım. En kısa zamanda diğer kitaplarınızı da okumaktan büyük keyif alacağım.

En geniş zamanlı sevgi ve saygılarımla
Betül AKDAĞ

*

Bu özenli yorum için Betül hanıma teşekkür ediyorum. VB 10 yıl önce yazılmıştı ve hakikaten de aynen Sırıtkan Kırmızı Ay gibi, gizem örtüsünü (nasıl karşılanacağı bilinmediği için) biraz tedirginlikle usul usul kaldırıyordu. Ama her zamanının kendi yolcusu oluyor ve sonsuzca da olacak, o sebeple Bir Kadını Öldürmek kitabında, yazdıklarımın her okuyanla birlikte yeniden yazılmakta olduğunu ve yeni olduğunu ilan etmiştim. Belki biraz küstahlık gibiydi ancak yıllar içindeki deneyimler öngörüyü aynen destekler yönde oldu. Zaten olmaması mümkün mü :)))

Venüs’ün B-ağlantısı!

Venüs Bağlantı’sını internete bağışladığımı biliyor muydunuz?

http://www.sonsuz.us/node/444

Hoş kimin malını kime bağışlıyorum ki 🙂 bi ummandan gelmişti bi ummana gitti! Beni köle edip çalıştırdı velakin dip köşe özetlemelerimden oldu. Yani hesap tamam, alacak verecek yok

Bu kurgunun miziği bana Piazzolla’yı hatırlatır: iğrenç biçimde içe dokunucu! : http://www.youtube.com/watch?v=_tMgVMxG95A

Not: Bu arada Sonsuz’da 444!!!

5 bin yıl yetecek bor bulundu

Kütahya’nın Emet ve Hisarcık ilçelerinde, yaklaşık 1 milyar ton bor madeni rezervi bulundu.

 Kütahya’nın Emet ve Hisarcık ilçelerinde, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün yaptığı sondaj çalışmalarına göre yaklaşık 1 milyar ton bor madeni rezervi bulunduğu tahmin ediliyor.Sanayide kullanılan ve çağın madeni olarak tanımlanan borun dünyadaki rezervinin yaklaşık yüzde 70’i Türkiye’de, bunun yüzde 70’i de Emet’te bulunuyor.

Bölgede bor madeninin varlığı, 1956 yılında, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünde (MTA) görevli Alman Jeolog Dr. Gawlik tarafından ilçe merkezinin 4 kilometre kuzeyindeki Espey mevkisinde ve 12 kilometre güneyindeki Hisarcık ilçesinde tespit edildi.

 

 

Emet’teki bor sahaları, MTA tarafından 1958 yılında Etibank’a verildi.Espey’deki sahaların bir bölümü özel şirketlerce, geri kalanı ise Etibank tarafından bir süre işletildi. İlk yıllarda yer altı işletmeciliği yapan bu kuruluşlar, daha sonra boru açık işletme sistemiyle çıkarmaya başladı. O yıllarda Hisarcık’taki sahalarda ise Etibank’a bağlı Emet Kolemanit İşletmesince açık ocak üretimi yapıldı.

İsmi Emet Bor İşletmesi olarak değiştirilen kurum, 1958 yılında resmen bor üretimine başladı.

Espey yakınındaki Killik mevkisinde 1957 yılında özel sektör kuruluşlarınca işletilen sahalar, 1979’da dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Deniz Baykal tarafından kamulaştırılarak, Emet Bor işletmesine devredildi.

Bölgedeki tüm maden ocakları 1990’da açık işletmeye dönüştürülerek, bor üretimine devam edildi.

-BOR MADENİNİN KULLANIM ALANLARI-

Bor mineralleri ve bileşikleri doğrudan kullanılamıyor, ancak sanayinin birçok dalında katkı maddesi olarak değerlendiriliyor.

Cam elyaf, optik ve teknik cam endüstrisi, sır ve emaye üretimi, boya ve diğer bazı kimyasalların yapımı, seramik, gübre, fotoğrafçılık, ilaç, deri, demir-çelik, kozmetik, sabun ve deterjan sanayisi, enerji sektörü ve nükleer uygulamalarda kullanılan bordan son yıllarda uzay araçlarının üzerlerinin kaplanması, ısı yalıtımı, pil, yanmaz kumaş, çelik yelek, askeri tank zırhları imalatında ve araç yakıtı olarak yararlanılıyor.

ABD’deki petrol kaynaklarının azalmasından sonra araç yakıtı olarak kullanılabileceğinin belirlenmesi, borun stratejik önemini artırdı.

Türkiye’nin ihraç kalemlerinden de biri olan bor, ABD, Japonya, Çin, Rusya, Avrupa Birliği (AB) ve Afrika ülkelerine gönderiliyor.

-REZERV TESPİTİ VE BORLU ÇİMENTO ÜRETİMİ PROJESİ-

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, Emet ve Hisarcık’taki sahalarda yapılan sondajlara göre yaklaşık 1 milyar ton bor rezervi bulunduğunu saptadı.

Müdürlük tarafından rezerv tespiti için çalışmaların MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde sürdürüldüğüne işaret eden yetkililer, sondajlara bu yıl da devam edileceğini kaydetti.

Emet Bor İşletmesinin yıllık bor üretimi ve satışının yaklaşık 200 bin ton olduğunu ifade eden yetkililer, bölgedeki bor madeninin ömrünü 5000 yıl olarak tahmin ettiklerini belirtti.

Yetkililer, işletmede 830 işçi ve memurun çalıştığını bildirerek, bor ve bor atıklarından çimento imalatında katkı malzemesi olarak kullanılması yönünde çalışmalara devam edildiğini anlattı.

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz tarafından başlatılan çalışmalar kapsamında teknik ekibin, dayanaklı çimento ve beton asfalt yapımı için gerçekleştirilen deneylerden olumlu sonuç alındığına dikkati çeken yetkililer, çimento üretimi için proje çalışmalarına ağırlık verdiklerini duyurdu. (Milliyet)

 

 

Bor konusunu altı yıl önce yazdığım Venüs Bağlantısı kitabında işlemiştim. O zamanlar pek konu edilmezdi. Umarım bu kaynakları milli menfaatlerimiz uyarınca kullanmak nasip olur.