Yazılım geliştiricilerinin gizli bir süper gücü vardır: Geçmişle pazarlık edebilirler. Bir satır kod üretimi çökerttiğinde git revert derler; yanlış dosya silindiğinde eski bir commit’e dönerler; deneysel bir fikri güvenle denemek için yeni bir branch açarlar. Hayatta ise çoğu zaman tek bir ana dalda çalışırız: konuştuğumuz söz, seçtiğimiz meslek, bitirdiğimiz ilişki ya da kaçırdığımız tren, canlı sisteme doğrudan gönderilmiş bir commit gibi görünür. Bu yüzden pişmanlık, insan zihninin en ısrarlı hata kaydıdır.
Commit atmak: Karar vermenin geri alınamaz görünüşü
Her karar, belirsizliği azaltmak için atılmış bir commit’tir. Bir işi kabul ettiğimizde, bir şehirden taşındığımızda veya bir tartışmada susmayı seçtiğimizde, sayısız olasılığı geçici olarak kapatırız. Pişmanlığın can yakan tarafı, çoğu zaman seçtiğimiz yol değil, seçmediğimiz branch’tir. Zihin, alternatif geçmişi kusursuz biçimde derler: O okula gitseydim daha mutlu olurdum; o mesajı atsaydım her şey değişirdi; o toplantıda itiraz etseydim hayatım başka olurdu. Ne var ki bu derleme işlemi gerçek verilerle değil, bugünün bilgisiyle yapılır. Geçmişteki benliğimizi, geleceği bilen bir geliştirici sanmak adil değildir.