Günah Çıkarmak mı? Tövbe mi?

Günah çıkarmak ve tövbe arasında bazı benzerlikler ve farklar vardır. Hangisinin kişiye ve topluma daha faydalı daha etkili olduğunu karşılaştırdınız mı hiç?

İnsan yaptıklarını bir başkasına mı anlatırken daha çok rahatlar veya utanır yoksa kendi kendine iç hesaplaşma yaparken mi?

Aynı günahı defalarca çıkarırken yaptırımları artarken aynı tövbeyi defalarca hatta binlerce kez tekrarlamak daha mı faydalı?

Hangi sistem insanı daha rahatlatır veya kendisini daha çok sorgulamaya iter? Bireysel açıdan değerlendirmelerin yanında toplumsal açıdan bakıldığında bir kişinin yaptıklarını başkalarının bilmesi mi daha avantajlı yoksa kendi kendine mi halletmesi topluma daha faydalı.

13 yorum “Günah Çıkarmak mı? Tövbe mi?”

  1. Tövbe kendi kendine defalarca bozulabilecek yeniden edilecek bir şey olduğu için bir faydası olduğuna inanmıyorum. Günah çıkarmak faydalı mıdır dersek, belki tövbeye göre daha faydalıdır. İnsan en azından yaptıklarından utanır.

  2. İki yöntemde yeni günahlara yer açmak için yapılan kurnazlıktır.

    Yaptıklarından utanmış olmaları bir daha yapmayacakları anlamına gelmez.

  3. Günah çıkarma daha ağır bir pişmanlık yaşatır çünkü iki varlığa pişmanlık duyulur.Tövbe de ise bir varlığa duyarsın. Günah çıkarmanın günlük hayattımızda öz eleştiri yönümüzü daha çok geliştirerek saygıyı daha çok arttırabileceğini düşünüyorum.

  4. İlle de birini seçmek gerekiyorsa, ben tevbe derim.

    Herşeyin açıkça itiraf edilmesi, çok da elzem (veya mutlak bir gereklilik) değildir insan için.

    Bırakın..

    Psikolojide de böyledir.

  5. GMilat ve Sangre’yi sonsuzdan uzaklaştıran ben isem tevbe ediyorum. Lütfen onları geri gönder, sana söz, onlara karşı her daim Kibar Kerim olacağım. Bana kan kustursalar bile kızılcık şerbeti içtim diyeceğim. Amiin.

    ”Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir” (Wittgenstein)

  6. Bu konuda kesin bir ayrımdan söz etmek zordur gibi geliyor. Eğer özeleştiri mantığı yerleşmiş ise tövbe derim fakat suçluluğu ispatlanana kadar suçsuz olmayı birazcık yanlış anlamış bireyler için günah çıkarmak daha etkili olabilir. Sanki.

  7. Günah çıkarılacaksa bir psikoloğa çıkarılsın. Bi sigara yakıp akranınla dertleşmen seni o dertten kurtaramaz.

  8. Kişi neyi nerde çıkaracağını, yine kendine özgü bir duyarlılıkla belirleyebilir.

    Oysa sorunun altında yatan gizli (hatta kayıp) bir özne var: Birey.

    Dini literatürdeki karşılıklarıyla tevbe veya günah çıkarma ile “birey”in buluşabilmesi ve bunun bir şekilde hayırlara vesile olabilmesi için, buluşma yerine gelen “birey”in de dini literatüre uygun olarak tanımlanması gerekir.

  9. İkisi de değil… Canlı tutulması gereken; bireyin duygu, düşünce ve davranışlarının yine kendi içinde var olan mekanizmayı dikkate almasıdır. Bunun adı tam olarak nedir? Unutulmaya yüz tutan öznel bir bilinç olabilir.

  10. Evet Delişey

    Nietzsche, ‘İçten doğuş, müziğin özüne bağlıdır’ demiştir.

    Bu sözlerle müziğin bir duyuş, bir seziş olduğunu anlatmak ister. Müzik, insan özünün, doğanın dilidir, onun derinliğinde saklanmış olan karşıtlıkların birleştiği yerde ortaya çıkmakta, bir yaratma niteliği kazanmakta ve evreni bir bütün olarak dile getirmektedir. Bu yüzden Nietzsche, müziğin simge evreninin dille olan ilişkisinin tüketici bir ilişki olmadığını, aksine onu aştığını dile getirmektedir. (Dil ve yaratısı olan kavramlarla olan ilişkisi – dinamik kompetenz)

  11. Sevgili oik0s:)

    Bilgi konusunda hasis davranmadığın için şanslıyım. Dikkat çektiğin kırmızı okları takip ettiğimde vardığım yer daha önce merak ettiğim fakat duyamadığım coşkulu ve epey özel bir müzikal:)

    Bu müzikalin giriş biletinin bedava olması onu iyice dinlemeyeceğim anlamı taşımıyor… Emin olabilirsin:) Can kulağımla dinliyorum… Teşekkürler:)

  12. Günah çıkarmanın, suçunu bir başkasına itiraf etmenin kendi içinde yapılmış bir tövbeye göre ilerde daha frenleyici bir etkisi olabilir.Buna katılıyorum.

    Ancak her konuda olduğu gibi olayın birde diğer boyutu var.Mesela rahib yönettiğin cemaatin,kimsenin görmediği yönlerine tanık oluyor. İlginç ve bence birey açısından sakıncalı bir durum çünkü rahip iyi biri ise sorun yok demektir.Fakat iyi biri değilse neler olabileceğini tahmin bile edemeyiz.

    Birde şöyle bir sahne düşünün, mesela kendisine dokunduğu için günahkar olduğu düşüncesinden kurtulamayan ve kurtulmak için rahibe koşan genç bir insan var. Rahipte mesela cinsel sapkınlıkları olan biri olsun. Bu genç belkide bir onüç yaşında bir kız çocuğu pişmanlıklar içinde yaptıklarını anlatırken, rahip o küçük kapalı bölümde belkide zevkten coşarak dinleyecek.

    Denilebilir ki,kimse bilmedikten sonra bu günah çıkaranı ve cemaati ne alakadar eder? Ne zararı var? Orada beni rahatsız eden şey çocuğun bu şekilde malzeme olması olur.

    Bilemiyorum… günah çıkarmayla ilgili bir başlıkta aklıma gelenlere bakıyorumda belki ben insanlara olan güvencimi fazlaca yitirdim.Ama hayat hep bu kuşkucu bakışımı haklı çıkarıyor. Çokda suçlu sayılmam.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.