şamanlığı tüm insanoğlunun köklerindeki
sönmez ortak ateş olarak anlamlandırabilmeliyiz,
doğu-batı ayırımı yapmadan.
saf tanrı enerjisiyle yüzleşmeden az önce
mevcut yaşayan her bireyin içindeki
şamanı uyandırmaya çabalamalıyız.
binlerce yıl önce sadece anne babadan
kazanılan şamanlık yetisi,
geçiş çağımızda gelmiş geçmiş
bütün bilgi birikiminin en tepesindeyken
her birimize sunulmuş durumdadır.
uçurumun kenarında,
geriye dönüş de olanaksızken
uçmayı öğrenmekten başka çare yoktur.
an içinde yaşamayı kavrayabilip,
dışımızdaki dev değişimle içselleşerek
tanrı kanalında yol alabildiğimiz zaman
hepimizin birbirimize dokunduğunu hissedebileceğiz…
not:”tanrı kanalı” olgusu için Donnie Darko filmi – defalarca-
ve an içinde yaşamayı kavrayabilmek adına ise
“Kuantum Bilgeliği ve Tasavvuf” kitabı hararetle tavsiye edilir.
Bir gün peru’lu bir şamanla oturuyorum. Kaç tür şaman vardır diye sordum kendisine. 3 tür şaman vardır dedi. Birincisi şifacılar. Onlar şifa verir, enerji bedeni düzenler dedi. İkincisi büyücüler, onlar çok güçlüdürler her şeyi yapabilirler dedi. Üçüncüleri ise kendi içsel yolculuğuna çıkmış olanlardır dedi. İşte bizler onlarız. Bizler birer gezginiz.
içsel yolculukların hepsi
dışarıda da birleşerek aynı yola kavuşuyor.
an üzerinden atlayarak gezinen
zaman yolcuları hangi kanalda yol aldıklarını
anlamlandırabildeklerinde
hakikatin “bir”liğini duyumsayabilecekler..