Bazen derin derin dusunur ya insan , sarhosken veya 3gundur sabahlamisken , birlesim noktasi cakirkefiken , yada bilumum esrime , ya da sacmalama hallerinde ..
neyse’m uzatmiyim soyle bir soru gelir aklima .. burdan ornekle devam edeyim :
Bu sitede bu kadar yazilmis edilmis tartisilmis konu, dusunceler, tepkiler ,duygular ve hepsi .. 200 yada 500 ya da 100 yil sonra ne olacak? nerye gidecek?neye donusecek?ve varsa bir cevap gibi biseyler , oyleyse neden?
Fosillesip dusunsel evrime (- ,+) katki saglayan harfler olarak tarih raflarindan birine kaldirilacak 🙂
Şu kavga bir bitse dersin,
Acıkmasam dersin,
Yorulmasam dersin;
Çişim gelmese dersin,
Uykum gelmese dersin;
Ölsem desene!… (Orhan Veli)
Burada veya bir başka yerde yazılan her şey binlerce okuyucuda kelebek etkisine dönüşecek. Çok küçük bir değişim onun tüm hayatına, onun tüm hayatı çocuklarına, torunlarına ve bu şekilde belki de tüm bir nesile etkileyecek.
Belki de sönüp gidecek. :))
bugünü yaşamak yetmez mi yolcu ? 😉
Burada yazılanlar, psikoloji, sosyoloji veya diğer davranış bilimleri ile ilgilenenler için bir nevi laboratuvar olacak.
Birileri dürüstçe, akıl dolu birşeyler anlatmaya çalışmış denilecek.
Komiksözlü analkuram Budalalar İçin El Kitabı’nda yayımlanacak:-))
Vatan haini, yalancı, eğitimsiz, ırkçı, yüreğinde insan sevgisi olmayan, üç kuruşluk bilgisiyle demagoji yapan şizofren halife özentileri de her dönem varmış denecek.
Sağlıcakla, sevgiyle, güzellikle kalın.
zaman tünelleri olacak ve zaman tünellerinde gezilebilecek;
kim bilebilir ki;
kafamda varoluşlar çöküyor ve batıyor;
kafamda bir delinin yarattığı bir varoluş ya da varoluşun yarattığı bir deli var ve deli ötesi deli;
düşünümler ve düşünümler ötesi düşünümler ve hayaller ve hayaller ötesi hayaller, her birinin ya da hiçbirinin gerçek olmasının anlamı yok
ve hepsi gerçek olsa ben olarak deneyimlenmesinin bi anlamı yok; ben olduğunu bilmeyenler deneyimleri;
ben olduğunu bilmeyenlerin deneyimledikleri
bir yerden sonra düşlenme mümkünlüğü gerçek olmasının ya da hayal olmasının önüne geçiyor;
bir yerden sonra bir düşlem bir gerçeği geçiyor ve bir gerçek eskiyor;
varolunmuş anlar sonsuzluklar çarpımları gibi; hiçbir deneyiem ihtiyacım yok ; olmaya ya da olmamaya;
zorunlu/doğal bir çekimin unsuru gibi yaşamak ve buna uyum sağlamak ve uzayan bir yörünge gibi akmak başlıyor;
alışkan bi zorakilik gibi ama
bir düşlem yaratma gerçek yaratmayı geçtiğinde her şey başka ama başka;
çünkü düşlem geçek yüksekeşit yaratılmış ve düşlenmiş gibi; gerçek tadı yükseği duyumsanmış, zamanlar akmış çoğalmış; içim içlere bölünmüş; içimde olmuş her şey;
hayal meyal eşitlendiğinde ve gerçek nedir artık umursanmadığında her şey gerçek ya da değil;gerçek ya da değil oluşları da anlam ifade etmiyor; birgeçeği gerçek yapan nedir? ona inanmak mı? bir düşe inanmak bir gerçeğe inanmaktan büyük olursa ne olur, geçekliğin sınamadığı ve sağlamadığı; yaşanıp yaşanmayacağının artık umursanmadığı ama yaşanılma inantısında düşlenmiş ve yapılmış düşlemler ; düşlemlerin kendisi yüzmek ve olmak;
varoluşun bambaşkalaşma başkalaşması ve başkalaşmaları denizleri
ölmüş bir varoluş gibi ya da bin kez patlamaların ve evrenpatlamaların içinden geçmiş gibi hissediyorum ve bu bana bir anlam ifade etmiyor;
bir düşü üretmek ve ona gerçek yaklaşımıyla inanmak tüm düşü
bir düşü üretmek ve onu yapılması mümkün görülemeyen/sanılmayan bir gerçeklikten mümkünötesi düşleminden inanç ve umut ve sınırsızlık sindirerek ve sızdırarak
patlat patlata düşlemek ve gerçekliğe mümkün sızdırmak ve mümkün inanç sızdırmak çemberleri-yüzen akıllar-yüzen akıllar ve yüzen akıl denizleri
akıl denizleri varoluşları;
tanrı tanımalanan varlık ve varlık çemberleri sonsuzluğu dışganları ve ötelerinde varoluş çemberleri beklentisi;
yeryüzündeki tanrı inanımının kaçmilyar katında bir varlık düşledim ben düşlem uzayları , düşlem uzayları büküldü kafama;
tanrı yıkan tanrı soyları; tanrısız varoluşların tanrı denmeyen tanrıları; tanrı olmayan tanrılar ve tanrı olan tanrı olmayanlar;
varoluşlar yeroluşlar ; oluş oluş oluşlar; oluşlarla oluşlar;
tanrıcılık oynayan tanrısızlar ve tanrısızlık oynayan tanrılılar; adıan tanrı denmeyen tanrılar ve adına tanrı denmeyen tanrılar ve varoluş eken ve varoluş eken; varoluşlar eken; her tohum atıcı ne kadar tanrı ise toprağa o kadar tanrı ve ne kadar değilse o kadar tanrı değil
zaman hiç akmaz zaman yerinde durur ve bi yere gitmez, zaman içinde akan/yolalan bizler hep sonralardan hep sonralar türetiriz; yıllar sonra başka bir yerde oluruz; başka bir zamanda değil; ve yerzaman yürüyüş hızına bağlı; zaman yürüyürleri tünelleri delik açar;
bir bakmayı deneyiniz nerdesiniz ve bir görmeyi deneyiniz nerdesiniz ve bir yazmayı deneyiniz nerdesiniz?
gelecekten kendinize notunuz var mı?
bu notlar sizin elyazmalarınızdır;
Bana ait olan hiçbir şey yok ki. yazılan enerjilerin canı nereye istiyorsa oraya gitsin. Hemen şu anda varlığım yazıyor bana ait olmayanları öğretilenleri. öğretilende öğrendiklerimde bana ait değil ki bir yere ait olup gitsinler. şimdi de ler ve hep orda kalacaklar.