Neden hiç Kadın Kur’an tefsir ve yorumcular yok?

Hep merak etmişimdir, neden tefsir ve yorumcuların hepsi erkek? Ama tabii ya, yazılarından bile tahrik olabilir erkek dini bütün dindarlarımız, değil mi? 24-25 (iki karakterlik eksiğimi de tamamlamış oldum 🙂 )

20 yorum “Neden hiç Kadın Kur’an tefsir ve yorumcular yok?”

  1. Kadın tefsirciler yok da, kadın neler var ki?.. sadece tarlalar.

  2. Can Yücel’i anımsadım.:)
    “Neden hiç kadın şair yok?” diye sormuşlardı kendisine…

  3. basbakanliga (sünni iktidar dinci sayanlariniz da var) bagli diyanet isleri baskanligi iki kadin müftü yardimcisi atamis haberiniz
    yok mu ?

    buyrun;

    “…..Diyanet’in açtığı zorlu sınavı kazanan iki kadın, Kayseri ve Antalya’ya “müftü yardımcısı” olarak atandı. 15 ilde 48 kadının katıldığı zorlu sınavı kazanan Şerifi Hanım Altıner Antalya’ya, Cansever Dokuz da Kayseri’ye atandı. İlk kadın müftü yardımcılarından Cansever Dokuz, “Bugün nüfusunun yarısı kadın olan bir Türkiye var. İhtiyaçlar zorluyor. Diğer alanlarda nasıl kadına ihtiyaç varsa, burada da ihtiyaç ortaya çıktı. Kadın müftülerin zaruret olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Dokuz,21 yüzyıl insanı arayış içinde. Bu nedenle, üzerinde durulacak en önemli nokta, bu arayışın, doğru bir şekilde yönlendirilmesi.

    Antalya’ya atanan Şerife Hanım Altıner ise müftü yardımcılığına kadınların getirilmesinin “garipsenecek bir olay olmadığını” söyledi ve şöyle dedi:

    “Bu aslında olması gereken bir şeydi. Geç kalındığı için yankı uyandırdı. Bundan sonra düzenlenecek tüm sosyal etkinliklerde kadınlarla ilgili konularda duyarlı davranacağız…..”

    Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu, (AÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi):
    Peygamber döneminde kadınlara yasaklama yoktu. Kadın dini ve resmi her türlü görevi yapabilir.

    Dr. Hidayet Tuksal (Başkent Kadın Platformu Kurucusu):
    Kadın görevliler, kadınların dinini daha çok sevmesine yol açacaktır. Çok geç kalındı. İleride müftü de olur, başkan da.

    Kadriye Erdemli (Kadın vaize):
    Yönetimde çok kadın olmalı. Kadın, kadının sorunu iyi anlar.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu,
    kadın müftü yardımcısı sayısını büyük illerden başlayarak artıracaklarını açıkladı.Önümüzdeki günlerde yeni bir sınav daha açacağız. Kadın müftü yardımcılığını bir kariyer görev haline getireceğiz…..” (gazeteler)

    bir merak konusu da mesela “bas ögretmen”in muasir medeniyet seviyesine cikma yolunda yaptigi onca tatli/sert reformlarin benzerini
    diyanet teskilatini kurarken nicin yapmadigidir örnegin diyanet isleri baskan yardimcisi bir kadin yada müftü nicin tayin etmemis ?

    “bas ögretmen” erkek´e (elmali hamdi yazir) görev vermis lakin kadin´i unutmus..

    vardir bir hikmeti:)

    slm.

  4. Sebebi basit.

    Kuran kadınlara inmiş bir kitap değildir de ondan. Erkekleri muhatap alır.

  5. öyle olsaydı sen (eğer erkek isen) kesin cinsiyet değiştirir kadın olurdun…
    sen zaten kadın isen, tükiye de rahat bi 10-15 milyon erkek cinsiyet değiştirirdi. böyle olmadığına göre sen yanlış bir yargıda bulunmuşsun!…
    neden kadın tefsirci yok sorusuna gelince:
    kadınların yorumuna/tefsirine itibar edilmez. edilmesi farz veya vacip veya sünnet değildir. kadınların yorumu hiç bir müslümanı bağlamaz. bağlayıcılığı yoktur. tefsir yapan kadın gereksiz iş yapmış olur. kadınlar ancak, başka bir tefsirci erkeğin tefsirini “öğretici” mahiyetinde söyleyebilir. eğer kadından tefsirci olsaydı bu din çekilmezdi. kimse de müslüman olmazdı. sebebi bu!..

  6. kadınların yorumuna neden itibar edilmez? bunu kim demiştir? gerçekten demişse niye demiştir? Bu itibar etmeme yalnızca din için mi geçerli yoksa başka konular da varmı ?

  7. Karga´nin,”Kuran kadınlara inmiş bir kitap değildir de ondan. Erkekleri muhatap alır” iddiasina kuran onay vermiyor..

    “..Ey insanlar!
    -Biz sizi bir erkek,
    -bir dişiden yarattık
    -ve
    -birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık
    -Şüphesiz
    -Allah katında en üstün olanınız
    -takvaca en ileride olanınızdır……” (hucurat/13)

    “..Mümin erkeklerle
    -mümin kadınlar
    -birbirlerinin dostlarıdır….” (tevbe/71)

    “…Müslüman erkekler
    -Müslüman kadınlar
    -mümin erkekler
    -mümin kadınlar
    -itaat eden erkekler
    -itaat eden kadınlar
    -özü-sözü doğru erkekler
    -özü-sözü doğru kadınlar
    -sabreden erkekler
    -sabreden kadınlar
    -korunup sakınan erkekler
    -korunup sakınan kadınlar
    -sadaka veren erkekler
    -sadaka veren kadınlar
    -oruç tutan erkekler
    -oruç tutan kadınlar
    -ırzlarını koruyan erkekler
    -ve
    -ırzlarını koruyan kadınlar
    -Allah’ı çokça hatırlayan erkekler
    -ve
    -Allah’ı çokça hatırlayan kadınlar
    -bunlar için
    -Allah bir bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır….” (ahzab/35)

    slm.

  8. olay şu:
    kadınlarda mantık değil, hissiyat ön plandadır1..
    tabii ki bu kadında hiç mantık yok, erkekte de hiç hissyat yok anlamına gelmez. erkete mantık ön planda, kadında hissiyat/ duygu ön plandadır.
    ikinci husus, erkeklerde gaddarlık ve merhamet sınırları birbirine yakındır, kadında ise uzaktır. yani bir toplumun en merhametlileri kadınlardan çıktığı gibi en gaddarları da kadınlardan çıkar. kadınların gaddarlıkları da merhametlikleri sınırsızdır.
    kadın hocalarndan(?!) biri kadın cemaatine vaazında şöyle demiş:” hasta olduğunuzda doktora gidip şuranızı buranızı açacağınıza yatağınızda ölün daha iyi!….
    birkaç bayan bunu bana gelip sordu. soraken de bayan hoca demediler. “hocanın biri” dediler, “ne dersin?.”. hemen soruyu sordum: “hoca bayan mı?” evet” dediler. “iyi, itibar etmeyin, geçersizdir”. dedim ve devamla:
    1-tasavvufçuların fetvalarına itibar edilmez
    2-bayanların fetvalarına itibar edilmez
    3-tasavvufçu bayanların fetvalarına hiç itibar edilmez
    4-delilerin fetvalarına zaten itibar edilmez. dedim

    hiç bir erkek böyle cüretkar(!) bir fetva vermez. erkek fetva veriken bin dülşünür bir söyler. kadın tam tersini yapar.
    tasavvufçu erkeklerin de hissiyatı ön plandadır. daha doğrusu hissiyatı ön planda olan erkek ve kadınlar tasavvufa yönelir. (genelde)

  9. “kadınlarda mantık değil, hissiyat ön plandadır” bu tamamen size ait bir fikir/yanılgı.diğerleri de öyle

  10. bazı şeylrin “bana göresişsana göresi olmaz. 2×2 herkes için 4 eder..
    ayrıca “gevezelerin” fetvalarına da itibar edilmez. çünkü gevezelikten çok konuşur, az düşünürler. kimin dah feveze olduğuna birlikte karar velelim istersen.

  11. muhammed´in uygulamalarinda kadinlar hayatin tam göbeginde faal iken muaviyenin iktidariyla beraber mutfak ve yatak odasi
    arasina kapatilmistir halbuse muhammed´in esi ayse yine muhammed´in damadi ali´ye muhalefet ederek siyasi bir hareket
    baslatmis muhammed´in dava arkadaslarindan (sahabe) destek bulmustur..

    ülkemizin siyaset arenasinda görülen kadin etkisi en yogun müslüman cenahtadir nitekim dün cagdisi bir refleksle basörtülü kadini hayattan ve kamu alanindan uzaklastirmak cabasina girenlerin “sözde kaleler”inde simdi…….

    “degismeyen tek gercek degisimdir” sözünü dilinden eksik etmedigi halde hayatin gerceklerine karsi duranlarin nasil bir evrensel inkilap ile devrildiklerine sahit oluyoruz..

    slm.

  12. yok kadınlar hissi davranırmış erkek mantıklı.erkek bin düşünüp bir söylermiş kadın tam tersi.beyni kısıtlı çünkü kadının.çok çok 1 düşünebilir.ya nedir bu toplumda yapılabilecek en basit ayrımı yapıp abuk subuk yaftalar yaratmak? niye yani? çok mu gerekli bu gibi en alt düzeydeki çıkarımlar? dahası kadınlar da bunlara inandırılıyor.kendini tanımaya,ne olduğunu bilmeye kilometrelerce uzaklaştırılıyor hepsi.bilirse mazallah ona dayatılan duygusal yoğunluğun hiçte o kadar fazla olmadığını ve bu yüzden kimseye maddi ya da manevi anlamda ihtiyaç duymadığını görür (en azından toplumda herhangi bir bireyin duyulabileceği minimum bir sosyal ihtiyaçtır bu olsa olsa) kendi kendine yetinmeye başlar falan..çok değil 1 asır öncesinden beri yüzyıllarca maddi ihtiyaçları için erkeğe bağımlı olan kadının önüne 21.yy.’da maneviyat bariyer/engel olarak koyuluyor.şaşırmamak lazım.

  13. bir de sonra kahraman oluyor diğer vaazcı cinsiyet.niye? çünkü hani kadın vaazcı demiş ya hasta olduğunuzda doktora şuranızı buranızı göstereceğinize ölün daha iyi! erkek vaazcı da yeniden danışılan bu soruya yok diyor öyle değil o iş! aha kadınların kurtarıcısı oluverdi işte erkek yine.çok modern bir bakış açısı sunuverdi.ve vaaz dinleyen kadınların gözleri parlar falan.ama sonrasında ne hikmetse başlar bu vaazcı kadınlara giydirmeye! var tabii hikmeti,olmaz olur mu? hikmetsiz olmaz bu işler.öncesinde kurtarıcıydı ne de olsa bu erkek.o zaman söylediklerinde hakkı var şimdi allah için.pehh

  14. “ülkemizin siyaset arenasinda görülen kadin etkisi en yogun müslüman cenahtadir nitekim dün cagdisi bir refleksle basörtülü kadini hayattan ve kamu alanindan uzaklastirmak cabasina girenlerin “sözde kaleler”inde simd”

    Madem kadına faal bir görev veriyorsun, niye hala başörtüsü takıyorsun. İşi aydınlanmacılığa getirmeden net cevap ver. Neden sosyal platformda hakettiği yere gelmesi gerektiği düşünülen kadın, çelişkili bir şekilde başını da örtmeli? Neden be arkadaş?

  15. okumak ve hakettigi yerlere gelmek sadece basörtü takmayanlarin hakki oldugunu ima etmek asil celiski budur be bwallace4ever..

    kimse basini örtmek mecburiyetinde degil (kadin olsaydim ben örtmezdim) ama basörtü takanlari da yok saymak en hafifinden aymazliktir..

    10 yildir yönetimde bulunanlarin cogunun “First Lady” dahil basörtülü ne kiyamet koptu nede seriat geldi halbuse malum felaket
    tellalari aksini savunuyorlardi:)

    korkulariniz yersiz sakin olun..

    slm.

  16. valla işte hendek işte camel!..isteyen kadın tefsir yapsın, hüküm çıkarsın, fetva versin. ben itibar etmem. siz istiyoranız edebilirsiniz…sizin bileceğiniz iş…

    tasvvufçuların fetvalarına da itibar edilmez dedim. biraz açayım.
    soru:abdestsiz olduğunu bile bile namaza duranın hükmü nedir?
    ilim ehlinin cevabı: abdest almak, namazın dışındaki şartlardan biridir. namaz geçersiz olur. abdest alıp yeniden namaz kılınması gerekir.
    tasavvufçu görüşü:
    abdestsiz olduğunu bile bile namaza duran insan allah ile dalga geçmiş olur. bu nedenle de kafir olur. yeniden dine imana gelmesi gerekir. eviyse yeniden nikah kıyması, yeniden hacca gitmesi vs. gerekir..
    soru: pijamayla namaz kılmak caiz midir?
    ilim ehli: derinin rengini göstermeyecek kadar kalın ve vücuda yapışık olmamak kaydıyla olursa caizdir. ancak pijama ile camiye gelmek mekruhtur.
    tasavvuf ehli: sen bir hakimin,savcını karşısına çıkarken en temiz, en fiyakalı elbiselerini giiyorsun, namaz kılarken pijamalı olursan allah ı hakim ve savcıdan küçük düşürdüğün için kafir olursun………..
    yorum sizin.

  17. “Bazen teoride anlatılan koşulların getirisiyle pratikte aynı doğrultuyu yakalayamaz.” Sorunun anahtar cümlesi…

    Elbette sosyal yaşamda başını kapatan birinin kapatmayana göre daha az hak elde etmeyeceğini söyleyemeyiz. (teoride)
    Pratikte ise örtünmenin (din vurgusu nispetinde) örttüğü alanın ne olduğu ve hatta inancının yön verdiği ölçüde kat kat hak elde ettiğini biliyoruz. Nerden! Din adamlarından =)

    Kadın tefsirci neden yok sorusuna ise yanıtım: din erkek egemen bir sistem kurulumu, dolayısıyla kadını tamamen hiçlemeyip kullanılması gereken durumlarda kullanıp kendince eşitlik ilkesini tamamlamış! aslen bu kurulumun içindeki amaç kadının tamamen “kullanılması” adına pozisyon belirlemek. Daha ötesi yok! Sonuç olarak okur iken gözüme çarpan ve haber kaynaklarında rastlanan bir iki kadın tefsirci bulunmasına karşılık kayıtlara geçmiş esaslı bir bilgiye rastlamadım.

    Teori ve pratik farkı=)

  18. Eklemek isterimki sistemin kurulduğu bölgede kadının kimliği bizlerin yaşadığı ulkeye nazaran daha silik. Buna rağmen okuma, anlama, yazma konusunda cesaret örneği kadınları görmek şaşırtıcı. Düşündürücü olan ise kendi cinsini odak noktasına almayan bir rehberin tefsiri için zaman harcaması.. Belkide verilmeyen haklara karşı tabiri caizse biraz olsun “kendine yontma” çabası. Ne dersiniz?

    =)

  19. ümmü gülsüm örneğini bilirsiniz.ortadoğuda arap lideri (arap liderlerini de bilirsiniz) onun şarkı söyleyeceği saatte onu dinleyebilmek için hiçbir görüşme ya da konuşma yapmazmış zamanında.o kadar çok sevilirmiş.ilk okumalarıda kurandır.ve evet bu bir kadın.belki tefsir yazmış bir kadın değil ama döneminde herkesi olağanüstü derecede etkileyebilmiş bir kadın.mısır sarayında şarkılar söyleyebilmiş biri

    üstelik tasavvufçuların yorumu çoğu zaman niyet odaklıdır şekil değil.bana göre inanç konusunda niyet her zaman şekle tercih edilmelidir.ne garip abdesti yarım yamalak aldığını bilerek namaz kılan insana bir daha abdest alıp kıl demek.zaten bir daha abdest alıp namaz kılacak insan baştan abdestinde eksiklik olduğunu bilerek namaz kılacak kadar tuhaf bir zihniyete sahip değildir sanıyorumki.

  20. Kadın bir evlattan bir toplum yetiştirebiliyorken, erkek ne yapabiliyor ki? İş doğurtmakla bitmiyor! Kadının bu özelliği hem duygusal hem de mantıklı olabildiğinin açık bir kanıtıdır. Kaldı ki erkek yada baba doğurttuğu çocuğun insan yetiştirme işine karışmaz bile… Ve insan yetiştirebilme özelliğine haiz biri neden böyle bir işi yapmaya layık görülmesin. Bu tamamen erkeklerin egoist oluşlarından ileri geliyor.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.