Evladiyelik

Bu deyimi yaşı büyük olanlar daha iyi hatırlayacaktır. Benim çocukluğumda satıcılardan sıkça duyduğum, ailemin de alışveriş yaparken çokca önem verdiği bir ifadedir “evladiyelik”.

Yani kullan kullan, evladın dahi kullansın anlamındadır.

Elbette her şeyde olduğu gibi alışveriş ve ticarette evrim geçirmiş evladiyelik ürünler ve deyimin kendisi rafa kaldırılmıştır. Şimdi moda “tek kullanımlık”, “kullan at” şeklinde ürünlerdir.

Ama asıl dikkat çekmek istediğim nokta “evladiyelik” kültüründe yetişen insanların evlerinin bir süre sonra “çöp ev” olmasıdır. Ne varsa biriktirip atmaya kıyamaz hale geliyorlar. Mala daha çok önem ve değer veriyorlar. Yeni nesil ise malı daha çabuk ve hızlı tüketip daha az değer veriyor.

Ben sanırım yeni nesilin tüketim anlayışına sahibim. Belki insanın geliriyle de yakından ilgilidir bu durum.

Eşzamanlılık üzerine

Eszamasal olaylar gûncel yasamin içinde ya fark edilmezler, yada rastlanti olarak geçistirilirler.Yasanan bir olay, verdigimiz bir karar çogu zaman dev bir olaylar zincirini olusturup, bir çok insanin yasamini etkileyebilir.iste Eszamansal Olaylar…

Not. Konuyu Laniakea romanı içinde etraflıca bulup değerlendirebilirsiniz, tıklayınız.

Ünlü Oscar ödüllü aktör Alec Guiness çok dakik olmasiyla taniniyordu. Normalde çalar saatinin çalmasindan birkaç dakika önce uyaniyordu. Çalistigi ve Londra’da kaldigi pazar günlerinde sabah 8:00’deki ayinde olabilmek için saat 7.20’de kalkiyordu, ayinden sonra da saat 9:50’de oturdugu yer olan Petersfieid’e giden trene yetisiyordu. Nasil olduysa oldu, bir pazar günü uyanamadi. Karanlikta odadaki saati 7.20 olarak gördü ve alelacele giyindikten sonra westminister Kathedrali’ne yetisti. Ayin basladiginda oradaki insan toplulugunun normalden fazla oldugunu fark etti. Vaazin ortasinda saatine bakinca saat 8:00 yerine 9:00 ayininde bulundugunu fark etti, bu nedenle de 9:50 treni yerine 10:50’deki trenle gitmeye karar verdi. Istasyona geldiginde, treninin geciktigini gördü. Normalde gittigi tren Londra’nin biraz disinda raydan çikinca ön vagon devrilmis ve kimseye ciddi bir sey olmamasina ragmen vagondaki yolcular hafif yaralanmisti ve Guiness trende ön vagonda oturmayi seviyordu. Arastirmaci Arthur Koestler, aktörün sadece bir saat yirmi dakika geç kalmadigim, ayni zamanda da saati de yanlis gördügünü belirtmekte. Eger bu böyle olmasaydi, belki ayine gitmemeye karar verebililir ve 9:50’deki kaza yapan trene yetisebilirdi.

Bilinçli rüya makinesi…

arkadaşlar ben bu konu üstünde çalışıyorum…bu beyne bağlanacak bi sistemle rüyaları kontrollü, daha gerçekci ve daha uzun görmemizi sağlayacak…bu kişisel deneyim ve araştırmalarım sonucu projeleşti diyebilirim…ama astral seyahat gibi metafizik uydurmalar değil tamamen bilim!

sizinle bu konuda tartışalım istiyorum buyrun hoşgeldiniz…xenix özellikle sen özel mesajım ulaşmadığı için burda tartışalım istiyorum.

not=özel mesajlarım ulaşmıyor sanırım yöneticiler lütfen bi göz atsın.

Esriklik-Ecstasy

Yunancada esrik kelimesi kısaca bir şeyin kenarında durmak anlamında. Ve böylece esasen alelade günlük rutinlerinizi yapmadığınız zaman hissettiğiniz bir zihin durumunun benzeri haline geliyor. Yani esriklik esasen bir alternatif gerçekliğe adım atmak oluyor.

http://www.ted.com/talks/lang/tr/mihaly_csikszentmihalyi_on_flow.html
Bu 18 dklık sunumda anlatılan akışı çok sık alan biri olarak, olayın sadece tatlı değil acı tarafının da olduğunu belirtmeliyim. Akıştayken muhteşemdir. Eğer kesmez isem saatlerce tüm bir gece sürdüğü olur. Her zaman bir konu vardır, onu bilmeden ben mi talep etmişimdir yoksa başıma mı gelmiştir bilmiyorum, irdelemeye pek gerek duymadım sanırım…

Tüm süreç boyunca seyrederim, gülerim, duygulanırım hatta çığlık attığım da olur, hepsi de gerçekten bir esriklik içre haldir. Buraya kadar süper. Gelelim neresinin acı verdiğine. Bu olağanüstü deneyimi başkalarıyla paylaşmak isterim; içgüdüm budur ama belki bunun altında kendime de bir kanıt yaratmak ihtiyacım vardır, bilemiyorum. Onun öylece geçip gitmesine, yitmesine kıyamamak vardır. Ve o tüm akışı aktarmak için bir yol bir kabiliyetini kullanırsın, müzikle resimle, sözle vs her neyse onu bi şekilde paylaşmak istersin. Ben bunu kitap yazarak paylaşıyorum veya makalelerimde.

Ağ Bağlantıları

Yollar bi yere varmak için yapılmadı. Ağ bağlantılarıdır onlar, yürürken çevrenize bakın, zevk alın, birlikte yaratın diye.
*
O yollar ki sayılmayacak kadar çoktur, o halde toptan Ağ Bağlantısı diyelim, siz üzerinde gösterinizi güven içinde

yapasınız diye altınıza serildi.
*
Yorgun kanatlarınızı kaldırın ve uçun.
An’ı tanıyın ve onun mükemmelliğine şahit olun.
sa
Frekans kardeşlerim, görünmeyenin iplikçikleri ile ağ dokuyan sevgili curiositalar, selam olsun sizlere.
*Resim Oyunlarımdan