Albümlerden…

Sanırım bu resimdeki Esra Erol Olsa gerek eski albümlerde buldum.

Bir ara onunla bi proje üzerinde çalışmıştık, sonradan çok ünlü olduğunu duydum. Aslında o gün de belliydi, çok azimli ve çalışkan bi genç hanım. Ses tonunu, doğallığını, samimi hallerini sevmiştim. Demek ki halkımız da sevmiş 🙂 Benim eski evde çalışırken bi sürü fotoğraf çekmişler o zaman, siyah beyaz denemeler, renkliler filan 🙂

Pek fotoğraf sevmediğimden ancak digital ortamda tesadüfen kaybolmamış olanları buluyorum bazen.

Bilimkurgu-Fantezi-Gerilim

Bilimkurgu bir büyüteçle gerçeğe yaklaşır, onu birtakım sayılarla abartarak gözümüzün içine sokar. Baurdrillard

**

Eskilerden… Doğan Hızlan ile yan yana dusmusuz…

Tarih de ilginç! 19 mayıs 2006, eski doğum günüm 🙂 Fakat benim en değer verdiğim yan yana düşme Agatha Christie ile olandır, feleğin bu talihli şakasını çok sevmiştim. Agatha çocukluğumun kraliçesidir. 🙂

  • Tuğrul Erdem Doğru bilim kurgu olarak nitelenen bi on yıl öncesinin romanları filmleri çizgi romanları şimdi gerçeğe daha yakın. heralde gittikçe vay anasını dediğimiz şeylerle karşılascağız.

Zaman çok hızlı ve berrak

Günaydınn frekanslarrr… İlginç bir sisteme dahiliz, bunları hem farketmek ve belki ucundan kıyısından çözmek ama hem de sosyal ilişki konumundan kopmadan bütünselliği birarada tutmak kolay iş değil. Farkındalık ışığıyla bir an apaçık aydınlanan bölümler, bir an sonra yalnızca hayret ve şaşkınlık dolu bir anıya dönüşüyor, hatta bir  iki gün sonra anı da kaybolup gidiyor yerinde sadece bi şey oldu ama neydi gibi belirsiz bir his kalıyor.

Dünyanın eski zaman sisteminde bunları önemsemiyorduk herhalde pek; çünkü aklımız o anıda kalmıyordu bile, hatta bunun farkında bile olamıyorduk çoğu kez.  Zaman bu denli hızlanıp berraklaştıktan sonra hala eskiden olduğu gibi yaşayabilenler var mı bilemiyorum. Ne de olsa ben köşemde bir kişiyim, sadece kendi dikkatimin dolaştığı yerleri algılayabiliyorum.

PC’de yeni bir uğraş

Merhaba,

Uzun ve hızlı yazmakta zorlandığım için Ekim 2011’den bu yana sanal klavye ya da Windows’un (C:\WINDOWS\system32\osk.exe) ekran klavyesini -bazen de ikisini aynı anda- kullanıyorum. Bu nedenle forum, blog vb. ortamlara aktif olarak katılamıyorum. Polemiğe varan tartışmalardan da uzakta kalmayı yeğlemek durumundayım. Ama aşağıdaki gibi PC başında yaptığım işleri anlatmak için bile bu ortamlara ihtiyaç var.

Ayrıca, çoook uzuuun ve akıcı olmayan yazıları okuyamıyorum da. Ama onun nedeni klavye değil, elbette.

Selüloz (basılı) yayınları okumayı bırakalı da çok oldu. Ama PC’nin başında hiçbir şey yapmadan durulamıyor. Ek olarak (ve daha önemlisi) kitaplardaki yazım, çeviri ve dizgi hataları oldukça rahatsız eder beni. Selüloz kitapların yerini elektronik kitaplar aldığında bunlara bir de tarama hataları ekleniyor. (Hatta çok kişinin yakındığı ‘İnternet Türkçesi’nin giderek daha da bozulmasında bu hataların payının oldukça büyük olduğunu düşünüyorum. Ama o ayrı bir yazı/blog konusu olabilir.)