Exupery ile birleşik şeyler

“Hayatın anlamını öğrenmeye çalışan herkes kendine güvenmelidir. Bu keşfedilecek bir şey değil: Şekillendirilecek bir şeydir.”

**

Picture “Hoşça kal, dedi tilki. Ve şimdi de sıra sırrımda, çok basit bir sır. İnsan ancak kalbiyle doğruyu görebilir. Esasın ne olduğu gözlerden gizlenmiştir.”

**

“İnsanlar bir olayın içine girdiklerinde artık korkmazlar. İnsanları yalnızca bilinmezlik korkutur.”

**

“Savaş bir macera değildir. Bir hastalıktır. Tifüs gibi.”

**

“Tüm yetişkinler bir zamanlar çocuktu… Ne yazık ki pek azı bunu hatırlar.”

Hedonizm

“Hedonizm. Bir yükselen trend ve bir yükselen tehlike!.

Öncelikle Hedonizm’in ne olduğu ile başlayalım. Hedonizm Türkçe ile ‘Hazcılık’ olarak adlandırabileceğimiz, eski yunanca ‘hedone’ (haz, zevk) anlamında olan ve eski yunan düşünürlerinden Aristippos (İ.Ö. 3.yy) ve çağdaşı Epikuros (Epikür) tarafından geliştirilmiş olan bir felsefi akımdır. Temel öğretisi ‘hayattaki en yüksek değerin haz (bedensel zevkler irdelenerek) olduğu, ideal yaşama bu yolla ulaşılacağı’ ana fikrini içermektedir. Teorik anlamda Aristippos bedensel zevki en önemli ‘iyi olma hali’ olarak görürken, Epikür ondan farklı olarak ruhsal hazzın daha önemli ve ideal olduğu görüşünü getirmiştir. Daha fazla felsefi ayrıntılarına girmeden günümüzdeki kullandığımız anlamıyla sosyolojik ve psikolojik (aynı zamanda psiko-patolojik) bir kavram olarak hedonizm’e bakalım.

30 küsürlü yaşlardasınız ve hala evli değil misiniz???!!!

Kurumumuz size bu rahatsızlığınızı aşmanızda her türlü yardım edecektir. Üzülmeyiniz! Koltuğunuza yavaaaaaşça yaslanıp gözlerinizi kapayınız. Parmağımı şıklatınca her şey geçmiş ve siz bu illet hastalıktan kurtulmuş olacaksınız.

Şimdi,

*Hemen en yakınınızdakine fısıltıyla “Benimle evlenir misin?” deyiniz. Yandakinin cinsiyeti pek mühim değil (eşcinsellik artık hastalık olarak görülmediğinden şanslısınız, seçenekleriniz arttı)

* Cevabı beklemeden, son 10yıldır cebinizde taşıdığınız yüzüğü (azıcık paslanmış da olsa) çabucak yanınızdakinin parmağına iliştiriverin. Hııııııııh evet evet azıcık daha zorlayın giricek o parmağa o yüzük.Ha gayret!!! Hah! Oldu. Bravo..

Yeniden kendine önem verme konusu

Bu konuda esinlendirici bi sohbet yaptık:

T: Hic birseye önem vermemekle (kendi kendimizi önemsememekle) herseyi sevebilir miyiz?

sa. Her zaman şahane sorular sorarsın 🙂
“kendimize önem vermek” bu dünyada bi ihtiyaçtır. Kendine sıfır önem veren bu dünyada kalamaz, kalıyorsa büyük bir bedbaht olur sanırım. Sevmeye sevmemeye takılmayan kişiler olabilir, bunlar gerekeni yapmaya koşullananlardır muhtemelen. Ve yüksek bir amaçları vardır, gizli ya da açık. Mana denizinde varolabilen biz insanlar için her şeyden soyutlanma gibi bişey kendinden yani bireysellikten eder.
Arabi’nin mümkün varlıklar’ı ve gölge tarifi muhteşemdir; https://blog.sonsuz.us/?p=4301
bunu iyi anlamak lazım. Yine Jung’un ego-özben ve gölge’si aynı şeyi sembolize eder. https://blog.sonsuz.us/?p=806
Bu dualitik düzlemde, tüm anlamlar zıddıyla kaim olurlar, bunu bilip ona göre yaşayabileceğimiz bir HEM_HEM dünyası var mıdır? Yoksa onu şu anda elbirliğiyle yaratmakta mıyız bilemiyorum 🙂

Sirius ve benden ortaya karışık holografik esintiler

Tüm içsel zekanızla, detayları atlayıp sonuca varmak için yakıcı arzunuz sizin doğanızdır. Ancak bildiğiniz gibi, güzellik detaylarda saklıdır.

*
Yollar bi yere varmak için yapılmadı. Ağ bağlantılarıdır onlar, yürürken çevrenize bakın, zevk alın, birlikte yaratın diye.

*

O yollar ki sayılmayacak kadar çoktur, o halde toptan Ağ Bağlantısı diyelim, siz üzerinde gösterinizi güven içinde yapasınız diye altınıza serildi.

*

Yorgun kanatlarınızı kaldırın ve uçun.
An’ı tanıyın ve onun mükemmelliğine şahit olun.

*

Bilinçteki en büyük hamlelerin, mantıklı beynin analitik süreçleriyle değil, sezgisel zihinle sağladığını gördük.

*

Deneyiminizin asla sona ermeyeceği, ulaşacağınız bir zirve olmadığı anlayışına erişeceksiniz. Bu kuramlaştırılmış başarı ve varış ölçüleri aldatıcıdır. Mevcut rezonansınızın yansımalarıdır.