Rüşvet

Yaşadığımız ülkede rüşvet durdurulamaz bir hal almış. Artık herkes işini rüşvetle görmeye alışmış, kanıksamış. Hatta rüşvet almayanlar dışlanıyor, zulüm görüyor. Çeşmenin başına geçen herkes kendi bidonunu doldurmaya çalışıyor. Herkesin fırsat bulduğunda rüşvet aldığı ülkede bu işin önüne nasıl geçilir? Herkesin rüşvet alıp verdiği ülkede kim rüşvetten ceza almak ister? Yanlış olduğunu herkesin bildiği, şikayet ettiği fakat ilk fırsatta kendisinin de alıp/verdiği rüşvet nasıl engellenebilir?

Zorla mı? Faşizanca mı? Yoksa başka yöntemlerle mi?

4 yorum “Rüşvet”

  1. Tarihsel olarak da geçmişi çok eskilere dayanan bir kavram rüşvet.

    Ortaçağda, günah işleyen prenslerin, ceza çekmemeleri için zamanın piskoposlarına kral tarafından devasa miktarda altın, mal & mülk verildiği iddia edilir.

    O çağlardan günümüze kadar artarak gelen ve uygulanmadığı ülke olmayan bir durum.

    Çözüm yolları için farklı öneriler getirilebilir, ne kadar çözüm olabilir bunlar elbette tartışılır.

    Ben rüşvet verenden ziyade alanın daha bilinçli olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer rüşveti alan taraf, böyle bir yapıda değilse, verecek kişi her ne kadar uğraşsa da işini rüşvet ile yapamayacaktır.

    Ancak rüşvet alan kişi, her halukarda işin rüşvet ile yapılacağını karşı tarafa empoze ettiyse, vatandaş verme niyetinde olmasa bile maalesef günümüzde vermek zorunda hissediyor kendini.

    Yani öncelikle memurların bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor.

    Rüşvetin olmasının en büyük etkisi bence ekonomi.

    4 kişilik bir ailenin 2011 yılındaki yoksulluk sınırı 2.700 TL olarak, açıklanmışken, yine 2011 yılındaki en düşük memur maaşı da 1.500 TL iken, insanlar yanlış da olsa rüşvete doğru dolaylı olarak itiliyor.

    Elbetteki maaşların yetersiz olması, rüşvet almayı sağlayacaktır, normal görülebilir tarzı bir yaklaşımı savunmuyorum kesinlikle.

    Ancak sebeplerini tartışacaksak, bunu da gözardı etmemeliyiz.

  2. İnsanlar çıkarları doğrultusunda hareket ederler. Hatta bunu bir marifetmiş gibi yaparlar. Mesela hep aynı örneği verirler ya “eğer Allah yoksa bizim bir kaybımız yok ama ya varsa o zaman kazanacağız” bu cümle bile bir menfaat cümlesidir.

    Menfaatçilik o kadar işlemiş ki göremiyor insan kendini.

    xenix: Takiplerim

  3. Besikten mezara rusvetcilik….

    Taa cocukluktan beyne isleniyor rusvetcilik.

    “Cocugum al su parayi bakkala ekmek al gel”
    (cocuk gitmeyecek gibi olursa hemen rusvet koklatilir ve cocuk manipule edilir)

    “paranin uzeri senin olsun”

    Demek ki neymis; yavasi hizli, olmazi olur yapan bir sey haline geliyormus rusvet.

    Toplumlumun bir parcasi olan birey boyle buyutulunce, haliyle bu hal ozune isliyor ve artik normal bir durum olarak degerlendirilmeye baslaniyor.

    Rusvetin ismi de buyuyunce degisiveriyor: “hediye”

    Sonrasi belli, “rusvete hayir, hediyeye evet!!! ”

    G Milat

  4. Karmakarisik bir ulkedesiniz ve savas var , talihsiz bir sekilde tesadufen bir olaya bulasip karakola dustunuz .
    Nezarete veya hapse girerseniz buyuk ihtimalle sag yada aklen saglam cikmaniz soz konusu degil .

    hayatinizi rusvete borclu olabilirsiniz.

    Not; yazimdan rusvet taraftari oldugum sanilmasin yalnizca kendi hayatimdan bir ani.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.