Üzerinden yaklaşık 12 yıla yakın bir süre geçen ve unutulmaya yüz tutan 17 Ağustos Marmara Depremi, Marmarada oturan bir kısım insanı derinden etkilemiştir. Özellikle Yalova ve çevresine binlerce ölüm milyonlarca da zarar getirmek suretiyle, hafızalara yer etmiştir. Çok tatsız bir konu olmakla birlikte, unutmayalım diye konuyu gündeme getirmek istedim.
Birçok senaryo yazılıp çizildi, olası bir Marmara merkezli deprem hakkında ve biz oyuncular beklemekteyiz, bu filmin içinde bize düşecek rol nedir acaba diye. Bazılarımız mukadderat diyoruz, bazılarımız tatbikat yapıp hazırlanıyoruz, kimilerimiz ise yerel yönetimlere “haydi” diyoruz elinizi çabuk tutun.
Yalova ve çevresinde depremin izlerinin henüz silinmediğini fark ediyorum her gidişimde. Denizin kıyısından iç kısımlara kadar mütemadiyen bu izlere rastlamak mümkün. Ve ister istemez İSTANBUL geliyor aklıma. Düşünüyorum… Uzman söylemlerine göre 7,… olacak bir depremin gerisinde bu bölge nelere gebe?
Sallanmaya Hazır mıyız?
Ayşe Özen
Unutmayıpta ne yapacaksın.
Devamlı seytan azapta gerek diye devamlı
azapmı çekeceksin.
Marmarada yapılacak bir şey yok.
Ev güçlendirme diye yapılan şeyler cepten para çekme yöntemi.
Yapılabilecek tek şey bütün evleri yıkıp yeniden dayanıklı hale getirmek.
Gerisi para tuzağı.
Bu çözüm uygulanamaz çünkü yeterli para yok.
Birde 7 den büyük deprem olma ihtimali yok denecek kadar az.
Her zaman yapılacak birşey olmalı…
heh işte siz de yazmışsınız
“Yapılabilecek tek şey bütün evleri yıkıp yeniden dayanıklı hale getirmek.”
japonlar koca bir kenti yıkıp yeniden inşaa ettiler… adamların allahı peygamberi de yok üstelik… bizde her güç var ama basiret bağlı, sağ duyu eksik… popoyu kurtaran kaptan:)
onca vergi veriliyor istense yapılır. İstanbu’a 7 den küçük (6,9, 6,8, 6,7…) de yeter..
yazıkk:(
Hükümet istifaaaa
Kentsel dönüşüm projesi bu kenti yenilemek değil rant sağlamanın daniskası!
İstifa etmek, onurlu, erdemli, karakterli bir insanın bir anlamda utanç duyup, kendine olan saygısını kaybetmektense, makamından da vazgeçmeyi gerektiğinde insani sorumluluk bilen sağduyulu kişilere içkin bir siyasi etik… Niye uzatıyorum ki; popo ve beyin arasındaki keskin hatlar işte:)
Heh aklın yolu bir işte sümbülü sinan hazretleri miydi neydi o imamın masalındaki arabi vurgu… İşte o hazret efendilerin artıkları olan kusmuklar poponun zeminini sağlamlaştırıyorlar henüz.
Diyanet diyor ki önce namaz (!) ey adem oğulları… Öncelik vurgusu dilden beyin kıvrımlarına kadar ulaşabilen, insana dair bir gelişim sürecidir, kıvrımlar hep aynı popo dini ve popo ahlakıyla genişletilmeye çalışılınca İstanbul’da öncelikle poponun altındaki pofuduk şey olmaktan öte geçemiyor belki de.
bugün okuduğum bazı prof ve doçentler marmara fay hattını etkilemez dedi. sonra tvde bir başka prof bunları nasıl bu kadar kolay söyleyebildiklerini bilmiyorum, etkiler de az mı etkiler çok mu etkiler……. fayın ön ve arkasında devamındaki yerlerde mutlaka enerji yüklemeleri olacaktır falan gibi şeyler dedi.
bu arada artçılar hala devam ediyor…… devam edenler içinde 4 büyüklüğünde olanlar da çok fazla.
Kentsel dönüşüm altında, gökdelenleri de fışkırttılar..
hadi; bunu orda oturacaklalar düşünsün de;
Benim derdim;
sağlam bina yapacağız diye, evleri elinden alınan garibanlar.. bunları ne yapacağız?
Doğru, belki bina sağlamdır da, rantı niye başka tarafa akıtılsın?
arsa sahibine veriyorlar sefertası bir daire,
kalan daireler müteahhidin cebine!!
Vatandaşın sırtından inmemek, vatandaşın kaderi(!) olsa gerek!!
Kandilli’ye altyapı otomasyonunu oluşturuyorlar;
yani; deprem başladığında anında doğalgaz,elektrik otomatik olarak kesilecek..
Valilik, B.Şehir, Askeri karargahlarda oluşturulan otomasyon,
şu an neden çalışır durumda değil biliyormusunuz?
“koordinasyon biriminin tesbit edilememesinden!!”
Ya! tam bir komedi;))
her şey tamam!
koordine edecek birim yok!!
Neymiş?
Kanal İstanbulmuş!
Kentsel dönüşümmüş!
2B arazileri imiş!
İstanbul Dünyanın ekonomi Başkenti imiş!
4.köprü,
5.köprü!
marmaray!
Gördük..
Çanakkale sallandı, İstanbul yıkıldı olacaktı az daha!!
insanları katlettikten sonra, hepsini al bir tarafına monte et!
Deprem olsun ve kaos başlasın.
İstanbul merkezli 8.2 şiddetinde bir depremin arkasından tahmini 7 milyon insan ve sonrasında başlayan salgın hastalıklar ve yağmalamalar akabinde 2 milyon insanın daha ölmesi ve istanbul için yeni bir çağın başlamasını arzu ediyor ve istiyorum.
Temizlik iyidir.
şöyle yorumlara da tilt oluyorum. deccal nerde oturuyosun, istanbulda mı?
DEC CAL ,
yani toptan bir temizlik lazım diyorsun 🙂
iyi hoş da ,
eldekilerle idare etmeyi öğrensek daha az zararlı olmaz mı ?
Yoksa eldekiler iflah olmaz mı diyorsun ? :))
o da doğru ya…
Rumana,
Sivas’ta oturup istanbulun dertlerinimi düşünüyorum sence.?
Tabiki İstanbulda oturuyorum. Ayrıca tilt olmak istersen ben sana bu gibi yorumlar çok yaparım… yeterki iste..:))
9 milyonun içinde düşündüm kendimi ayrıca belirteyim..
maydonoz eldekiler iflah olmuyor, bariz belli değilmi.?
Toptan temizlik iyi hem istanbulda kalanlar memleketlerine döner, tarım ve yan bacasız sanayi lerde gelişir ve memleket gelişir…
..
mutlaka düşünmüşsündür de mesela bütün aileni kaybetsen aynı aymazlıkla diycek misin, olsun istanbul temizlendi. istanbulun temizlenmesi nedir ya ayrıca. istanbulun daha rahat yaşanır olması milyonlarca insanın acısındanda mı önemli?
ya nasıl 1 zihniyettir arkadaşım. öyleyse git memleketine. hani o etikte yok belliki senin gibi tiplerde. nedir yani. bak insanlar altyapı diyo, güzel güzel şeyler diyo. nasiplen
ayrıca göç mü bitirdi sanki tarımı da millet memleketine gidince tarım gelişecek? öyle bişey olsa açlıktan kırılacak o insanlar. poffff hangi birini anlatacaksın böyle kıyıcılara…….
sonra kalkıp soma’ya üzülür. heee tabi. bi tarafıyla, üzülürmüş gibi yapmak anca konuşmak bu olsa gerek. laf salatası
memleket gelişirmiş. bi halt bildiğin yok senin;) bol keseden salla. senin gibiler ya da alt versiyonların kendini hiç değilse insanlığını geliştirse sıkıntı kalmiycakta……..
25.04.2014 / 14:39 da yine sallandık. İnan korku dahi yok. Hemen kızkardeşlerimi aradım hakkınızı helal edin bunlar galiba ana depremin sinyalleri dedim….
Yani rumana hepimiz öleceğiz. Ailemde ölecek ha bugün ha yarın.. Belkide ben onlardan önce öleceğim..,,
Soma ya üzülüyorum hala ama ateş düştüğü yeri yakıyor sen harbi gerisin galiba.. Yada farklı bir tipsin tilt olacak derecede…
Rumana;
sallana sallana yıkılacağız!!!
yapısı sağlam olan korkmasın diyeceğim de, yıkılan yapılar ve deprem sonrası o kargaşanın, paniğin yarattığı karışıklık sağ kalanları da öldürür…
neredeyse büyük marmara depremi üzerinden 15 yıl geçti… 15 yılda bir şehir yeniden dizayn edilebilirdi. özellikle birinci derecede risk taşıyan ilçeler!
boğaza üçüncü köprü
marmaray
şinanayda yavrum hopa şinanay
haa bir de kanal yapacak değil mi 46!
akıl fikir yoksunu…
Kara delik, istanbul,
evet, istanbul 15 milyonluk nüfusuyla artık bir kara delik haline geldi,
muazzam bir kütle çekim gücüyle herşeyi içine çekip yutan bir kara delik.
bir kara delik çevresindeki kütleleri çekerek yutar ve kütlesi artar, sonuçta kütlesi o kadar artar ki kendi ağırlığı altında ezilir ve patlar.
istanbul da ya depremle, ya da başka bir felaketle ezilip patlayacak.
bu kentleri artık durdurmak gerek.
birisinin bu kentlere DUR! demesi gerekiyor.
bu kadar büyüme olmaz, istanbul daha kaç milyon insan yutacak?
büyük kentlerin acilen durdurulması, hatta küçültülmesi gerekiyor.
istanbul ve çevresinde acil inşaat yasağı gerekiyor.
depremden önce alınacak ilk önlem bu olmalıdır.
yoksa çok geç olacak.
DEC CAL şunları yazmış;
“Deprem olsun ve kaos başlasın.
İstanbul merkezli 8.2 şiddetinde bir depremin arkasından tahmini 7 milyon insan ve sonrasında başlayan salgın hastalıklar ve yağmalamalar akabinde 2 milyon insanın daha ölmesi ve istanbul için yeni bir çağın başlamasını arzu ediyor ve istiyorum.
Temizlik iyidir.”
Bu söylem tamı tamamına “AĞA’ların” istediğidir.. nasılsa onların kıçı sağlamdadır!!
zaten, şehir ağızına kadar dolmuş, sermayeyi yatıracak yer kalmamış!..
dec cal, eğer bir “ağa” ise, bu istekte bulunması çok şaşırtıcı olmaz.
ee.. sonrası;
gelsin köyden yeni köleler!!
Biz ayırırız;
alt mı?
Üst mü?
moruk çok iyi söylüyorsun da;

Mevzu çok derin..
sana ufak bi projektör tutayım.. aşağıda ki reklamları bolca izliyoruz.
Görüldüğü üzere,
kime satacak bunları?
Herşey rant üzerine kurulmuş..
Ağalar
VE
köleleri..
İstanbulda iş buldum diye sevinen insanlardan;
beyaz yakalıların hepsi üst düzey köle!
onun mahiyeti altındaki mavi yakalılar ise alt düzey köle!!
sonuçta;
sermaye piyasasının, bal tutan kısmında değilsen, eğer onlara hizmet veriyorsan,
ne iş yaparsan yap;
ya alt düzey!
ya üst düzey kölesin!!
İyi eğitim, 3 lisan, falan vs vs hepsi; VE; tüm kavga;
alt düzeyde kalmayayım kavgası!!
ee.. bir şehre köle lazımsa,
müşteri de lazımsa ;
niye seni köyüne geri döndürsün ki!!?
(özet Bu)
Cenk zevzekliğin baki.
(Abicim neden gbt ni yazdın başka yorumda rahat rahat giydiremiyorum vicdanım sızlıyor. Zevzek için Özür.)
Ağa değilim, Bağcılar gibi bir varoş semtinde (Şimdi lüks semtlere kafa tutan yapılar yükselmekte ve metro eve 300 metre yakından geçmekte) deprem öncesi yapılan yapı denetimi ve mimardan yoksun 5 katlı bir binada oturuyorum. Yani tabut bir bina diyelim.
Yanılmak insana özgüdür. Ve hala israr ediyorum temizlik iyidir. Her son bir başlangıçtır. Hem yeni düzen kuracak insanlar acı tecrübelerden ders çıkartıp zamanın gerektirdiği şekilde yeni ve sağlam bir yaşam kurarlar.
Ve birileri neden bu depremi ve artçıları bir şeylere yormadı. İlginç…
dec cal kardeşim, özünde çok temiz bir anadolu insanısın sen.
sağa sola sataşmalarında ve giydirmelerinde bile, fazlaca kirletemiyorsun ortalığı;))
şimdi yazdıklarına gelirsek;
tabut bina da yaşıyorsan, istediğinin mağduru sadece kendin olursun.
kendimi kaybettikten sonra, istanbul’un geleceğinden banane, demi ama?
En iyisi kölelikten yırtıp, köye geri dönmek..
“Köylü milletin efendisidir” boşuna mı demiş!
Atam benim..
Üç beş haber programı üstüne basa basa camilerin hasar aldığını söyledi sabah haberlerinde. Bir de kilise duvarı yıkılmış…
İnananlara bunda büyük bir hikmet vardır, görmez misiniz bree gafillerr:))
şaka bir yana,
gerçek temizlik; yerel ve genel yetki sahibi arsız, vicdansız tospağaları tek tek temizleyip arıtmaktır bu ülkeden…
deprem profesörlerinin alayı FALCI gibiler!
şimdi bu depremin önceden geliyorum demesi söz konusu mu?
YOK!
eeee?
sabahlara kadar konuşsalar bişi değişmeyecektir!
konuşulması gereken tek şey
depremin yıkamayacağı binayı nasıl inşaa ederiz.
gerisi tırışkadan nameler!
bu ne, açılmıyo
ağzın bal yesin….
hepimiz köleyiz 1 bakıma, ne kadar doğru.
Prof.Dr. Mustafa Erdik raporuna göre; yıl 2012
DEPREM ve TSUNAMİ TEHLİKESİ
Ana Marmara Fayında Mw=7+ büyüklüğünde bir depremin meydana gelme olasılığı yıllık %2 dir. Bu düzeyde deprem riski taşıyan diğer iki kent San Francisco ve Tokyo’dur.
İstanbul’da incelenmesi gereken bir diğer doğal afet tehlikesi unsuru tsunamidir.
Marmara Denizi’nde son 2000 yılda 30 kadar tsunami meydana geldiği,
1509 ve 1894 depremlerinde dalga yükselmesinin sırasıyla 3-4 ve 6 m’yi bulduğu işaret edilmiştir.
50 yıllık tekrarlama periyodu için 0.5 – 1.0 m,
100 yıllık tekrarlama periyodu içinse 1-2 m lik dalga yükselmeleri beklenebilir (OYO-İBB, 2009).
DEPREM KAYIP TAHMİNLERİ
İstanbul İli’nde yaklaşık 1,200,000 adet bina bulunmaktadır.
Hem şiddet hem de spektral deplasman bazlı yer hareketi ve hasar görebilirlik analizleri kullanılarak yapılan belirlemeler toplam 16,000 ( toplam bina stoğunun % 2’si) binanın çok ağır hasar göreceğini göstermektedir.
40,000 binanın ağır hasar,
150,000 binanın ise orta hasar göreceği tahmin edilmektedir.
Can kayıplarının çoğunluğunun özellikle kat döşemelerinin birbirinin üzerine oturduğu şekilde göçen yapılarda meydana gelmesi beklenmektedir.
Bu tip göçmelerde döşemeler birbiri üzerine yığıldığından acil müdahale ve kurtarma çalışmaları açısından çok zor koşullar oluşmaktadır.
Bu tip göçmelerin sayısının 5,000 ile 6,000 civarında olacağı tahmin edilmektedir.
Olası deprem sonrasında mevcut binaların %30’unda (%25-%35) az hasar,
%11’inde (%8-%15) orta hasar,
%2’sinde (%1-%3) ağır hasar ve
%0.5 (binde beş) (%0.3-%0.8) tümden yıkılma olabileceği tahmin edilmektedir.
Can kayıpların ortalama olarak nüfusun (binde iki) %0.2’si (%0.1 – %0.3) olarak tahmin edilmektedir.
Hastane bakımı gerektirecek yaralı sayısı nüfusun %1’i civarında olacaktır.
Ortalama 400,000 ailenin deprem sonrası (gerek hasar ve gerekse deprem korkusu nedeni ile) acil barınma ihtiyacı doğacağı beklenmektedir.
Ağır bina hasarlarının daha çok nüfusun yoğun olduğu şehrin güneybatı kısmında yer alan Eminönü, Fatih, Zeytinburnu, Bakırköy, Bahçelievler, Küçükçekmece’nin güneyi ve Avcılar’da yoğunlaşması beklenmektedir.
Kısmen daha az hasar alacak bölgeler ise Kadıköy, Maltepe ve Kartal gibi Asya yakasının güney kıyıları boyunca ulaşan ilçelerdir.
Mevcut faydan göreceli olarak daha uzakta yer almalarına karşın, bina yoğunluğu ve hasar görebilirlik koşulları nedeniyle Beyoğlu, Eyüp ve Bayrampaşa bölgelerinin de yüksek oranda hasar görmesi beklenmektedir.
Çeşitli yapı tipleri ile sürdürülen analiz sonuçlarına göre 1980 öncesi yapılmış 4-8 katlı betonarme binalar en çok hasar görme olasılığına sahip yapılardır.
Prof.Dr. Mustafa Erdik, Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Ocak, 2012
Bilim ve bilimadamları, gerekli çalışmaları yapıyor ve gerekli mercilere bunu iletiyor..
Gerisi siyasilere kalmış..
Herşey bittikten sonra;
“Takdir-i ilahi” denmesin diye!!
Sen,”kanal istanbulla “uğraş!!
Gökdelen dikmeye devam et!
Halk koyun oldukça;
elbet bir çoban bulunur!!
Rümene;
Cem KARACA’nın Üryan Geldim adlı parçası, muhtemelen sende dns ayarları revize olmadığı için Video yu izleyemiyorsun. :))
bana rümene diyince ne hissediyosun:=)
üryan gelmiş falan, müthiş bi ayıkma yaşamışsındır ha
ölümden korkmuyorum!
bnm dns ayarlarımı boşver de sen kendini revize et
bi garipsin
japon -Alman ( bu karışımın olması şart ) inşaat mühendisleri ve mimarlarından müteşekkil parçalarla VOLTRAN ı oluşturmak gerekli Delişey 🙂
Özün sözü , 150 milyar dolarcığa bu işi ben hallederim 🙂
hah şunu bileydiler, fal açmazlardı , lakin medya ne yapacaktı ?
Ahmet Vefik Alp Mhp den İstanbul Belediye Başkan Adayı olmuş doğal olarak seçilememişti.
İlgimi çekmiş araştırmıştım. Geçmişi şehir ve planlama üzerine yapmış olduğu çalışmalarla doluydu.
Yazık oldu..
Şimdide Tatlıcı bir belediye başkanı var. Etliye sütlüye karışmayan. Siyasi kimliği bile bariz belli olmayan.
Üstü ise İmam geçmişi şaibelerle dolu bir belediyeci bugünün başbakanı…
Türkiye yapılan açıklama ve deprem bilimcilerin demeçleri doğrultusunda Deprem kuşağında yer alıyor.
Ve önlemler tamamiyle rant kapısı olarak değerlendirilip uygulamaya alındığından göstermelik olarak kalmaya devam ediyor.
Zemin etüt çalışmaları yapılmadan dikilen devasa binalar. İstanbul ve akabinde Ankara Gökdelen şehir görünümüne çoktan büründü bile. Olmaması hepimizin temennisi ama olası bir sağlam depremde her ne kadar Yapan mimarlar kendilerine güvensede olacakları hayal bile etmek istemiyorum.
Dikine büyüyen şehirlerde problemleri dikine yaşayacağımız da bir gerçek. Sorunlara nerden başlamak gerek o da muamma. Köy diye tutturdum ama kerpiç ve yığma tuğla dan yapıları da gördük izledik depremlerde. Önce tersine göç desteklenmeli Kentsel dönüşüm altında rantsal dönüşüm değil gerçek çözümler bulunmalı yada bulanları ekarte etmemeli Ahmet Vefik ALP gibi….
Ve millet olarak bunları deprem ve artçı sarsıntılar olduğunda ele almamalı her daim sıcak tutmalıyız. Bunuda artık kiim yapacaksa….
rock you; asıl siz!