İdam cezası

  • Bazı suçlar için kesinlikle uygulanmalı
  • Juri gibi bir heyet kararınca uygulanabilir
  • Hiç bir faydası olmaz, suç oranlarını etkilemez
  • Vatan hainlerine uygulanmalıdır sadece
  • Uygulanması çok yanlıştır, kesinlikle olmamalı
  • İdam bir ceza değildir
  • Başka bir durum var. (Belirtiniz)

39 yorum “İdam cezası”

  1. “İdam bir ceza değildir”

    Çünkü idam edilen kişinin bu cezadan alacağı hiç bir ders yoktur…

    Herkes bir kez idam edilirse bunu net bir şekilde anlayacaktır:)

  2. İdam ceza değilse nedir? Bütün cezalar illa suçluya mı ders verme amacını içerir? Topluma ders verilemez mi?

    Bir kişi suç işledikten sonra, “tamam dersimi aldım pişman oldum” derse onu salıverelim gitsin o zaman. Maksat ders vermekse.

    )kapa parantez

  3. Burada oylanan insana verilen bir ceza ama bazı suçlar varki işleniş biçimi olarak “hayvanca”.Örneğin kendini korumaktan aciz bir çocuğa bir anlık zevki için tecavüz edmek,üstelik(üstelik olmasıda gerekmiyor)bir de acımasızca öldürmek.Evet belki verilecek hiç bir ceza o çocuğu geri getirmiyecek ama suçu işleyene de öyle ibretlik bir ceza verilmeliki gerçekten ibret olsun.Bu cezanın da adı idamdır.Üstelik sıradan bir idamı da kastedmiyorum.İbretlik bir idam olmalıdır.Alınacak dersi suçu işleyen almasa bile onu gören,bu tip eğilimleri olanların alacağı çok ders olacağını düşünüyorum…
    İster Taş At İster Kurşun Hedefin Kukla Değil Kuklacı Olsun-X

  4. Eğer yargıya güveniyorsanız…! İdam cezası geri gelsin. Boş yere asılmak istemem hani…

  5. Ne dersin Daniken ibretlik cezayı Taksim meydanında uygulayalım mı?
    hem küçük çocuklarda seyreder büyüyünce suç işlemezler !…
    Yalnız idam sehpasını öyle vinç falan değilde, harbi sehpa kuralım !..
    İran’dakileri beğenmiyorum !!…

  6. Açparantez,

    Senin parantezler çok açıkmaya başladı son zamanlarda:)

    Topluma ders vermek için suçlular mı gerek diye sorayım ben de… Toplumların her türlü olaydan çıkaracağı bir ders illaki vardır. Yine topluma ders vermek için ille de idam cezası mı gerekiyor?

    Ancak bu tarz yaklaşımlar ile bu konuda sonuca varılmaz.

    Sonuçlar ya da yalnızca sonuçlar üzerinden ya da olguları bir diğerinden soyutlayarak analiz yapılamaz. Bazen soyutlamak da olguyu netleştirmek için gerekli olabilir. Ancak bunu yapabilmek için bile soyutlanan olgunun nelerden soyutlandığını bilmek gerekiyor. Siz buna analitik düşünce deyin ben diyalektik düşünce diyeyim ama her şeyin bir biriyle bağı olduğunu görmek gerekiyor. O şeyler ki bileşik kaplar sistemi gibi birbirine bağlıdır ve birine yapılan müdahale hepsini etkiler…

    Yalnızca bir noktadan analiz, körün fili tarifine benzer. Kör tuttuğu noktayı fil sanır. Kuyruğu tuttuysa onun için fil bir kuyruktur, kulağı tuttuysa kulaktır…

    Hemen bu ana değin olan yorumlarda bu cılız yaklaşımı görüyorum. (Daha önce de bir başka başlıktaki tartışmaları da anarak söylüyorum…) Dikkate alınması gereken bir çok nirengi noktası gözden kaçıyor…

  7. Tersine, idam bir cezanladırma yöntemidir üstelik cezalandırmak için tercih edilen en gereksiz yöntemdir. Eğer algıyı yüksek tutacak ve konuyu öyle değerlendireceksek hiçbir cezaya gerek duyulmayan ütopik toplum kurgusuyla yaklaşmak fena olmaz bence.

  8. galatali,”harbi sehpa kuralım !..İran’dakileri beğenmiyorum !!…”

    cagdas ve harbi “istiklal mahkeme”lerin idam sehpalari hosuna gider mi ?

    ama
    yetmez
    istiklal mahkemelerin ünlü üc ali´si ni de (kul ali/kücük ali/kilic ali) bulmaniz gerek E onu da siz halledersiniz artik..:))

    slm.

  9. bravo Ebubekir, şimdi öyle bir giydirdinki apıştım kaldım
    nasıl cevap vereyim bilemiyorum !..
    canım benim senden akıl öyle esirgenmiş ki, tüm sonsuz elbirliği etti
    seni akıllandıramıyor. :))
    şimdi birincisi ben her şart altında kesinlikle idam cezasına karşıyım. Suç hangi hunharlıkla,
    işlenmiş olursa olsun, Hatta sevgili vatanıma ihanet olsa bile.
    İkincisi, yukardaki iletide nazire yaptım.
    Üçüncüsü, sizler şu anda o sehpaları kurmaya daha yakın görünüyorsunuz.
    Dördüncüsü, istiklal mahkemeleri dönemin şartları altında tartışılır. konuyla alakalı değil.
    Beşincisi, gene konuyu kemalizme getirmeye çalışma yemez.
    Altıncısı, şurda senden önce gene 7 yorum var hepsi konuyla ilgili.
    Yedincisi, arkadaş sen işmisin siparişmisin.
    Sekizincisi, ne kadar aldın da her başlığa atatürk’ü sokuşturmaya uğraşıyorsun.
    Dokuzuncusu, eğer ödeyemeyecek kadar borçlandıysan, Atatürk’ten dilendiğin yeter,
    git biraz da yeni caminin önünde dilen.
    :))

  10. Sadece Adalet sisteminin doğru ve kusursuz işlediğini kabul ettiğimiz durumlarda; insan/ insanların (hele kendini korumaktan aciz çocuk ve yaşlıların) canilikle, eziyet ederek, hunharca öldürülmesinin cezası “ölüm” olabilir diye düşünüyorum. “Olabilir” dedim, çünkü tek başına kalması kaydıyla; müebbet hapis cezası da olabilir(afdan muaf). Bu ikisi arasında gidip gelmemin sebebi; hunharca cinayetler işleyen hasta/sapık=suçluya acımamdan kaynaklanmıyor. Tam tersi; hangi CEZAyı alırsa daha “ağır” olur, buna karar vermem zor ! Ölüm Cezası; bence ne “topluma ders” vermek; ne de “suçluları” ıslah etmek için… Adı üzerinde: CEZA
    Ölüm cezası bir “ahlak” meselesidir deniyor.. İnsana nasıl bakmamızla alakalı; deniyor… Ben cinayete kurban gidenler ve onların yakınları penceresinden bakıyorum bu “ahlak / insana bakış” meselesine. Zaten insan/insanları öldürmeyi kendine hak gören “kendi ölümünü” de; adaletin eline bırakmış sayılmalıdır. Ölüm cezası alan bir katilin yakınlarını da düşünüyorum. Ama bu katil, zaten yakınlarını öldürmediyse; yakınlarını çok zor duruma düşürmüştür ve cinayete kurban giden kişinin ailesi için “teselli” olabilecek ölüm cezası; katilin yakınları için, belkide kaçıncı ve son üzüntüleri olacaktır…
    Bunun yanında; bu ülkede ne bir tecavüzcü katil, ne de ailesini topluca katleden bir katil idam edilmiştir… Ne yazık ki hep düşünce suçluları, Deniz Gezmişler, Yusuf Aslanlar , Mahir Çayanlar…idam edilmiştir. Sırf bu sebeple, düşünce suçları sonucu insanlara yapıştırılacak diğer suçlar nedeliyle ölüm cezası vermek canilik… Hele bir de polislerin “görev aşkıyla” ağır sorgulaması nedeniyle; direnci zayıf bir kişinin “işlemediği bir suçu” baskı altında kabul ettiğini düşünürsek, ve ölüm cezası aldığını… Canilik ! ve geri dönüşü olmayan bir ceza…Kısacası idam cezasının amacı devletin içindeki kokuşmuş mekanizmaların varlığına yönelik bir savunma mekanizması olmamalıdır.
    Ama diğer taraftan, yazdıkları yazılar nedeniyle, bugün hapiste olan gazetecilerin, ağır hasta olarak hücrelerinde ölümle burun buruna yaşadıklarını düşününce; hungarca cinayetler işlemiş katillere verilecek ölüm cezası vicdanımı rahatsız etmiyor…
    Özet olarak; Ölüm Cezası; suç işleme oranını “tek başına” azaltmaz, diğer potansiyel canilere (muhtemelen haplanmış yada hasta olduklarından) caydırıcı olmaktan uzaktır… Amacı, “can alana” cezasını vermektir; ve ileride “af edilerek / tedavi edilerek” salıverilmesi tehdidini ortadan kaldırır.
    idam =yok edilme; yanlış kararlarla, adalet doğru yürütülemeden yapıldığında; zaten “ölen” kimse “yok edilemez” tam tersi; adı eskisinden çok ve güçlü anıldığı görülür…

  11. Ne idami arkadaslar, bunun tartisilacagi en son yer us , hele de sonsuz us olmali, fransiz ihtilalinden bu yana her insan ozgur dogar veya dogmali degil mi, ceza kanunlarimizda kesin hukum aleyhine kanun yararina bozma ve yargilamanin iadesi kurumu var degil mi? 6-7 yil tutuklu kaldiktan sonra aklanip cikan, insanlar yok mu? egemen yurutmenin emrindeki yargi, bize uzaktaki kanadanin yargisi mi? (gecmis deneyimlerimizde sadece irz dusmani bebek katilleri mi idam edildi, demir eller olmadi mi, idama kalkan) Yillar once Antalya da bir olay yasanmisti, 12 eylul korulugunda 2 cocugu oldurdugu iddiasiyla tutuklanan ve cezaevinda irz dusmani diye sislenen biri vardi. Beraat etti. 2011 yilinda ne idami, hele ki bu devirde. Insanin kisa omrundeki ozgurlugunun Ceza ile daha az sinirlanmasi yonundeki modern ceza infazi ile ilgili dusunce, kuzey avrupa ve iskandinav ulkelerinde tartisiliyor. Son donem medyada yer alan, olayin faili eger pedofili hastasi ise, bu gibi kisiler icin anglo- sakson uygulamalarinda daha caydirici guvenlik ve koruma tedbirleri var. Idamin caydiriciligi da sonuc degil bu tip olaylarda, cunku fail hasta… abd nin bir takim muhafazakar eyaletlerinden biri miyiz yoksa???

  12. nazire yapmis mis mis Eee size helal bize haram mi..:)))

    “Dördüncüsü, istiklal mahkemeleri dönemin şartları altında tartışılır. konuyla alakalı değil…”

    Agnostik´e verdigim cevabi tekrar oku öyleyse;

    “gerceklerin hic de kendilerine anlatildigi gibi olmadigini
    ögrenen insanlar artik sorular sormaya basliyor ve suclu olanlar rahatsiz oluyor,ammaa diyor,sartlaar diyor,diyor da diyor anladik da peki siz niye rahatsiz oluyorsunuz ?…”

    slm.

  13. bence idam cezası caydırıcı da değil çözüm de değil. onun yerine bu ağır cezayı hakedenleri ağır ve ölüm riski olan işlerde çalıştırmak daha mantıklı. hem insanlığa zorunlu hizmet etmiş, bir işe yaramış olurlar. hem de yıllarca eziyet çekerler. bir anda ölüp kurtulmaktansa ölüm korkusuyla yaşayıp daha eziyet çekmeleri daha mantıklı sanki 🙂

  14. İdam cezası alanlar idam edilmesinler, tıbbi çalışmalarda gönüllü denek olarak kullanılsınlar, ölürlerse organları alındıktan sonra kadavra olarak kullanılsınlar, sonra da gömülsünler, tıp çok hızlı ilerler gelecek nesillere katkı sağlamış olurlar.

  15. Hemde mükemmel bir çözüm olur bu; ağır ve riskli işlerde çalıştırılmaları…
    Tabii ileride “iyi halden” 😉 affedilmeleri sözkonusu olmamalı…

  16. Yaşamın hakedileceğine inanıyorum. Bunu da başkalarının yaşamlarına olan etkilerimizle yapabiliriz. Bir insan başka yaşamları hiçe sayıyor ve yok ediyor, veya başkalarına büyük zarar veriyor ise bu insan yaşamayı -köle dahi olsa- haketmiyordur.

    O kişinin bedeni geri dönüşüm olarak doğa, kurt, böcek, bitkiye yarayacaktır zaten. Bizim idamla ondan aldığımız şey gelecekte vereceği zararlardır.

    )kapa parantez

  17. Ölüm cezasına, hayır diyenler (her hal şartta, yani 10 kişiye işkence edip, tecavüz ettikten sonra doğramış bir camiye bile..)
    Ötenazi Hakkı için ne düşünüyorlar diye…?

    Aslında anket açmayı denemedim, keşfedersem ve (yetkim varsa?) bu ayrı bir başlık olmalı tabii… Fakat inceden bir bağlantısı var bu konuyla diye düşünüyorum 😉

    Bu arada açılan ve kapanan parantezler arasında yazılana aynen katılıyorum.

  18. Okuyan okurken düzeltti eminim ama, konu farklı boyuta çekilmesin 😉 ben yine düzeltiyim:
    (her hal şartta, yani 10 kişiye işkence edip, tecavüz ettikten sonra doğramış bir caniye bile..)

  19. Çocuklara tecavüz edenlerin suç unsurlarını kesip gözleri önünde köpeklere yedirmek gerekir…Gecenin bi yarısı ağrı dağının tepesinde buz gibi suyla yıkanıp orda bırakılmalıdır…çırılçıplak tabii.

  20. lc1d18 ya suçlu sandığın gerçekten suçlu değilse ve bu durum onu cezalandırdıktan sonra anlaşılırsa ne olacak ?

  21. Ic1d18 idamı aşmış bir de üstüne işkence yapalım diyor. Bence anketi değiştirelim, işkence yapılması hakkında ne düşünüyorsunuz diye soralım.

  22. Sözüm ona masumların hayatını savunarak idamları savunanların hepsinin içinde birer cani ve kasap görüyorum… Kendilerini soyutladıkları suç ile gizleyen… Cellat, işkenceci…

    Burada açılması gereken bir diğer anket şudur: Kişiyi suça kim iter?
    1- Kendisi; a-genetik yapı, b- kendi iradesi, c- ?…
    2- Toplum
    3- Allah
    4- Hepsi
    5- Hiç biri
    6- Kim? Açıklayınız…

    Yani suçlulara işkenceyi savunan anlayışların, onları denek olarak kullanmak isteyenlerin, iradeleri dışında herhangi bir işte çalıştırmak isteyenlerin, suçlulardan önce suçu oluşturan ortamdaki payları nedir acaba?

    Yenilirse temeller yenilir, sonuçlar yenilemez…
    En ağır cezalar bile suçu engelleyemez…
    Hep sapıkları örnek vererek idamı savunanlar, Hallac Mansur’u, Nesimi’yi göz ardı ediyorlar… Yasaların ardına saklanılarak yapılan siyasal cinayetleri göz ardı ediyorlar…
    Bu anlayışlar böyle seyrettiği sürece idam olsun ama önce bu anlayışları asalım!!… Ne dersiniz? Becerebilir miyiz? Ayıklayabilir miyiz böylece suçluyu suçsuzu? Geçiniz… Üç kuruşluk hukuk bilgisi ile dünyaya meydan okumak nasıl bir şey acaba?…

  23. Kısasa kısas evrensel normdur, siz ne kadar hukuk bilirseniz bilin Hüseyin Aktaş ama insanın içini buz gibi soğutacak olan şey kısasa kısastır bu evrenselliği kime sorsanız böyle hisseder kendimizi kandırmayalım lütfen.

  24. Siz kendinizi kandırın o zaman!…

  25. idam edilenlerin allah katındaki durumları ne oluyor peki?

  26. Hüseyin AKTAŞ yazdi;”Hep sapıkları örnek vererek idamı savunanlar, Hallac Mansur’u, Nesimi’yi göz ardı ediyorlar… Yasaların ardına saklanılarak yapılan siyasal cinayetleri göz ardı ediyorlar…”

    hallac´i/nesimi gözardi etmeyenler (!) nedense istiklal mahkemelerin uygulamalarini,dersim katliaminda yasi kücültülen piri fani seyh said´i,yasi büyütülen oglunu yada 12 eylülün keyfi katliamlarini nedense ES geciyor sanki hallaci mansur´dan sorumlu da icine dogdugu,yasadigi kendi tarihinden muaf..

    pes yani..

    dogma´nin altinda bu kadar ezillinmez ki be birader..

    slm.

  27. Yani ebuş! Mesajını okurken son cümlenle birlikte öyle bir güldümki ağzımdaki çay froşşşk diye püskürürken söylemesi ayıp bir de zaaaart diye… tefbe tefbeeee!!

  28. dogmalarin ölümü
    gercek ahlakin dogusudur
    aydinlanma kisinin kendi aklini kullanmaya CÜRET etmesidir..” (immanuel kant)

    slm.

  29. Evet Ebubekir içindeki metafiziği ve allahı öldürmen gerekiyor. (öyle demişsin)

    “Dogma” senin sandığın şey değil. (sanırım saplantı zannediyor)

    Kant’ın tamamen materyalist söylemini alıntı yaparak kendini idam eden ilk insan oldun.

    Gülmemek zor…

  30. Sizinle aynı fikirdeyim. Biraz daha açalım isterseniz.
    Ceza yaşıyan ve anlayanlara verilir.
    Öldürdüğünüz ise hiç bir şey anlamaz.
    Saygılar.

  31. Vahşete vahşet .
    O vahşiden ne farkımız kalıyor, O küçük bir çoçuğa adice tecavüz ediyor, aynı vahşetle sizde onu taksim meydanında binlerce kişi önünde yağlı kazığa geçiriyorsunuz. Adınada ders olsun gibi bir isim koyuyorsunuz.
    Hangisi daha vahşice?
    Bizler İnsanız!
    Saygılar.

  32. “idam edilenlerin allah katındaki durumları ne oluyor peki?”

    Sayın Misafir’in bu sorusu teknik açıdan kayda değerdir….
    Dinlerin doğuşundaki masum ve insani yanıyla sorulan bir sorudur…
    Soralım Tanrı’ya ya da Tanrı adına konuşanlara;

    Allah idam edilenleri ya da idam edilmesi gerekenleri bilimsel araştırmalarda denek olarak mı kullanıyor?
    Allah idamlıkları istemediği işlerde mi çalıştırıyor?
    Bu insanlar da Allah’ın kulu iseler “cüzzi irade” dahilinde işledikleri bu suçlara “külli iradenin” bakışı nedir?
    “Günahkarlar” cehennemde sonsuza kadar mı yanıyor yoksa bir süre yandıktan sonra onlar da tahliye oluyorlar mı? Tahliye olunca cennete mi gidiyorlar yoksa bir başka mekanda mı kalıyorlar? Ya da cennettekilere uşak olarak mı tayin ediliyorlar?
    Alınyazısı bu insanların işledikleri suçu kapsıyor mu? Kapsıyorsa tanrı tarafından yazılan alınyazısından dolayı bu insanlar neden suçlanır?
    İdam edilen insanı öbür dünyada kimler teslim alıyor?
    Allah’ın verdiği canı Allah’tan başka kimsenin alması günah ise dinlerin “kısas” mantığı bu “prensibe” ters değil midir? “Katli vaciptir” diye fetva vermek Allah’a şirk koşmak olmaz mı?
    Yani bir çok soru sorulabilir de, Allah bu kulları hiç bir zaman affetmez denebilir mi?…
    Yoksa idamlıklar öbür dünyada da idam mı ediliyor? Ediliyorsa ordan nereye defnediliyor?

    Şimdi bu sorulara dini açıdan yanıt verenlerin, güncel yaşamda verdiği yanıtlar ile çelişkiye düştükleri görülecektir… Bu çelişkileri çözme çabası ise belki de onları evrensel hukuk normlarıyla buluşmalarına yardımcı olabilir… Kim bilir?…

  33. Ya suçlu olan idam edilen değilse… Geriye getirebilir misin onu? Hadi birini idam ettin. Diğerine örnek oldu onu etmedin. Bu adalet midir? Böyle bir düşünce en az onlar kadar tehlikelidir toplum için.

  34. hüseyin bey genellikle size katılırdım söylemlerinizde fakat bu kadar ters düştük sanırım 🙂
    kendi adıma cevap vereyim.
    istekleri dışında bir işte çalıştırılmalarını düşünmekle onların suçlarında herhangi bir pay oluşturduğumu düşünmüyorum. canice bulmuyorum da… elbette ki benden iyi hukuk biliyor olabilirsiniz, buna itirazım olamaz. ama hukuk bilmemem bu konuda bir görüş sahibi olmam konusunda bir engel teşkil etmiyor.
    herneyse, benim kendimce çözümüm “bari bir işe yarasınlar” mantığından geliyor. ayrıca eminim ki hapiste yatmaktan veya idam olmaktan daha caydırıcı olacaktır. peki sizce bu suçu işleyenlere ne yapılmalı?
    suçu engellemek için sadece ceza vermek elbette ki çözüm olmayacaktır o konuda size katılıyorum, bilinçlenme yaratmak gerekiyor. fakat eğer ki böyle bir suç olsa, kendi çözümümün uygulanmasından yanayım.

  35. Efendim ben hukukçu filan değilim. Tıpkı dinci olmadığım gibi, bildiğimi söyler geçer giderim, din konusundaki burdaki yazılanları fazla takmıyorum artık(söyleyeceğim bişeyler varsa söylerim tabi)..bu konu dışıydı geçelim..

    Arkadaş ordan oha filan demiş, dedim ya hukukçu değilim amaa, bir baba olarak kayserili ikisi kardeş üç çocuğun başına gelenleri,(herif bide ordan vicdan azabı çekiyormuş bak hele, en küçük çocuğun ölümü gözünün önünden gitmiyormuş!) bir evlat olarak (sanırım Bursa’dan Antalyaya gidene kadar) yedi kişiyi öldürmüş, hemde sadece zevk için öldürmüş iki kişiyi bana verseler, sadece yukarda söylediklerimi yapmam…onları direk kıyma makinesinden diri diri geçiririm! Evet Nebil ben insanım…kardeş kaybı yaşamış biri olarak çok iyi bilirim evlat acısını. Ha tabi bunlar benim evladımı/babamı geri getirmez ama onun orda yaşamasıda bana koyar açıkçası…tabi gebertmem de yine acımı hafifletmez.

    30 sene sonra bi hükümlünün suçsuz olduğu ortaya çıksa ne olacak çıkmasa ne olacak:) 30 senesi de geriye verilmez. Yazımı tekrar okumama rağmen “çocuklara tecavüz edenlerin” kısmıda kabak gibi duruyor ortada, eğer forumdaşların kafasında “yakalanan ilk kişi” gibi bi imaj oluştuysa herkesten özür dilerim…

    Suçluların, bir insan/bir evlat ve bir baba olarak imralıda yada başka bi hapishanede yaşamalarına gönlüm razı gelmez…
    Zaten sadece fikrim bu, bisürü hukukçu var, yapılması gerken neyse tabiki benden daha iyisini bilir ve yaparlar…

    Ben bilmem efendim hukukçu bilir:))

  36. Bugün Hürriyet Gazetesinde bir haber okudum:

    TECAVÜZCÜ DİYE KURŞUNA DİZDİK OĞLUNUZ MASUMMUŞ, PARDON!

    Tayvan’da 14 yıl
    önce 5 yaşında bir
    kıza tecavüz edip
    öldürmek suçuyla
    kurşuna dizilen
    askerin masum
    olduğu ortaya çıktı.
    Devlet başkanı Ma Ying-jeou, Çian Kuo-çing’in
    fotoğrafı önünde eğilip
    ailesinden özür diledi.

    TAYVAN Hava kuvvetlerinde görevli bir asker olan Çiang Kuo-çing, 1996’daTaipei’deki bir askeri üste 5 yaşındaki bir kızın kaçırılarak tecavüz edilip öldürülmesinin ardından tutuklanmıştı. Suçunu itiraf ettiği açıklanan Çiang, aileisne yazdığı son mektupta, “Hava Kuvvetlerindeki bir grup istihbarat subayı beni itirafa zorladı. Masumum.” demişti.

    Taipei Böge Mahkemesi, ülke tarihinde ender görülen bir karara imza atarak, idam cezası infaz edilmiş bir mahkumun gıyabında 28 Ocak’ta davayı yeniden görmeye başladı. 2001’de ordudan atılan Hava kuvvetleri askeri Hsu Rong-çu Mayıs ayında tutuklandı. Daha önce de iki kez tecavüzden mahkum olan Hsui küçük kıza tecavüz edip öldürenin kendisi olduğunu itiraf etti. Hsu bir suç ortağının da olduğunu belirtti, ancak daha sonra bu iddiasını geri çekti.

    37 Saat İşkence

    Sonunda, Çiang’ın ifadesinin “gönüllü” ve “doğru” olmadığına, subaylar tarafından yapılan 37 saatlik bir işkencenin ardından alındığına, aleyhteki delillerin yetersizliğine hükmeden mahkeme, infaz edilen idam cezasını bozup masum askeri gıyabında beraat ettirdi.
    …

    Haberin devamında askerin ailesine tazminat ödeneceği falan yazıyor…

    İdamı ve işkenceyi savunan arkadaşlara ithaf edilir!…

  37. Bir savaşçı kızılderili topluluğunda arkadaşlarından birisi yasayı çiğneyip idam cezasına çarptırıldığında bu kişi bir dağ yamacından aşağı doğru yürürmüş. Diğerleri ellerinde yaylarla bu kişiye ok atarlarmış.

    Derler ki bu son yürüyüşü belirlermiş her şeyi. Bazen onu vuramazmış hiç kimse. Bazen de ok bile atamazlarmış ardından.

    xenix: Takiplerim

  38. Marcosun idam yazısına bakarken ilgili linklerde gördüm. Daha önce farketmemişim. Şu juri kısmı ile ilgili bir şeyler karalamak istiyordum.

  39. “Sözüm ona masumların hayatını savunarak idamları savunanların hepsinin içinde birer cani ve kasap görüyorum… Kendilerini soyutladıkları suç ile gizleyen… Cellat, işkenceci…

    Burada açılması gereken bir diğer anket şudur: Kişiyi suça kim iter?
    1- Kendisi; a-genetik yapı, b- kendi iradesi, c- ?…
    2- Toplum
    3- Allah
    4- Hepsi
    5- Hiç biri
    6- Kim? Açıklayınız…”

    bu kısım çok önemli bencede…

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.