ISLAK ŞEHİR

sen aklıma düşünce,
yalnızlığın kapıları açılır yüreğimde,
kalabalıklarda yalnızlığımı,
yalnızlığımda kalabalıkları yaşatırım.
sen aklıma düşünce,
asırlık bir gramofonun
sessiz çığlıkları
bir tokat gibi çarpar yüzüme.
sen aklıma düşünce
yağmurlar yağar
düşlerimin çırpındığı bu şehirde,
soluklanmak için dururum
sarhoşluğundan sendelediğimde,
bir diken filizlenir
ayaklarımın bastığı yerde,
filiz ben olur ben filiz,
uzanıveririm ellerine
ah! yar…
öyle bir zamanki
ne gider ne de bekler.
ölüm rutubet kokan
unutulmuş bir kitaptır
beni seyir eyler,
anlamadım kimin lütfu,
zaman mı kimsesiz,
yoksa kimsesizlerin zamanı mı bu?
sen aklıma düşünce,
sevdan yaralı bir güvercindir
can verir ellerimde,
ve geç kalmışlığın
dayanılmaz acısı yüreğimde.
yeşerttiğin binbir baharla
buluşurum içimdeki sende,
o an tanrı bile basitleşir gözümde.

Kenan Şentürk

6 yorum “ISLAK ŞEHİR”

  1. Kişilerin kendilerine ait şiirleri, yazıları, fikirleri paylaşarak bu tür sitelere merhaba demesi çok hoş.
    Hoşgeldin aramıza sevgili kenzen (şiirin sana ait olduğunu düşündüm, değilse de bozuntuya verme ;))
    Bence kağıtlarda, defter sayfalarında , orada burada heder olacağına şiirlerin böyle yerlerde asılı kalması çok iyi. Gün gelir şiirileri yazanlar bile şiirlerini unutabilir, yazdıklarını kaybedebilir… falan. Buralarda emniyette olur.. değil mi? 😉

  2. Sevgili Canu “Islak Şehir” adlı naçizane şiir kalemimden çıkmıştır.. Ancak bu şiir benimdir diyerek kelimeler ve cümleler üzerinde tekeliyet kuracak değilim elbet. Bir kez yazıldıktan sonra bu şiir herkesin oluverir. Kelimeleri, cümleleri, fikirleri sahiplenemeyiz değil mi?

  3. Paylaşım için teşekkürler Kenzen..Canu’ya katılıyorum..Burda yetenekli insanların şiirlerini yazmaları beni de mutlu ediyo..

    Keşke benim için de şiir yazılsa diye düşündüm bu dizeleri okuyunca..Yazanın duygu halinden çok yazılan kişi canlandı gözümde..

  4. Elbette sözcükleri ve cümleleri sahiplenmek değil kastım, sevgili kenzen.
    Şiir yazıldıktan sonra “onu beğenen ve kendi duygularından bir şeyler bulanın olur” düşüncenize katılırım 😉

    Keşke benim için de şiir yazılsa diye düşündüm bu dizeleri okuyunca..Yazanın duygu halinden çok yazılan kişi canlandı gözümde..

    Sevgili karia, birine şiir yazıldığında kendine şiir yazıldığını sanan kişi nasıl hisseder bilemem. Çünkü benim için şiir yazan olmadı olduysa da benim haberim olmadı;)

    Fakat burada karia’ya tam katılamıyorum. İnsanın duygularının yoğunlaşması, hissedişlerin derinleşmesi ve bunların ritmik şiir diline dönüşmesi…Bana öyle geliyor ki öznelerin çok da önemi kalmıyor. Burada özne, sanki sadece bir katalizör oluyor.. ya da bir çeşit tetikçi:)

    Doğrusu bir tercih şansım olsaydı; şiir yazılan kişi olmak yerine, okuyanların gönül tellerini titretecek ifadeler kullanabilen şair olmayı tercih ederdim. Kaç kişi Nazım Hikmet’in sevgililerini hatırlayarak duygulanır ki, Nazım’ın yürek burkan ifadeleri duruken 😉
    Kaç kişi Nazım olabilir ayrı konu elbet. Sözünü ettiğim amatörce de olsa duyguları ifade edebilmek.

  5. Ben yazan kişiden çok yazılan kişi önemlidir demedim ki canu..
    yazılan kişiyi düşündüğümü belirttim..Öznenin çok önemi kalmaması doğru birşey midir? Nihayetinde birçok şiir, bu şiir gibi bir özel bir kişiye yazılır..Yazılışa sebep olan kişi çok fazla bir öneme sahip gibi geliyor bana..

  6. “Amatör” veya “profesyonel” kelimelerinin epey abes kaçtığı bir edebiyat dalı gibi geliyor şiir bana.
    Şiirde belirli bir doygunluğa ulaştıktan sonra, şiir yazan kişiler açısından bu etiketlerle anılmak çok fazla şeyi ifade etmiyor.
    Aslına bakılırsa şairler, görünenin aksine vurdumduymaz kişiler olarak çıkageliyorlar çoğu zaman. Şiire esin kaynağı olan objenin, kadının, erkeğin…vs değeri şiir sonlanınca ortadan kalkıyor şair için. Her ne kadar sonraki şiirleri içinde kaynak teşkil etme ihtimalleri bulunan “şey” lere sarılıyor görünsede şair.
    Yılmaz Erdoğan’ın da şiirinde belirttiği gibi şiir değil midir şairin tesellisi? 20 dakika sonra dünyanın sonunun geleceği bilinse dahi, bu “son”dan yola çıkılarak yazılan bir şiirin yazarı için dünya değil; ortaya çıkardığı üründür önem arzeden.
    Velhasılıkelam vurdumduymazlığın yanında, bir tutam bencillikte şairi vareden bir nitelik olarak çıkıyor karşımıza.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.