Medeni kanun 132 göre bosanan kadina “ÜCYÜZ GÜN”evlenmek yasak..

selanikli mustafa kemal dönemi…

Medeni kanun MADDE 132 : (turkhukuksitesi)

“…Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.

Doğurmakla süre biter….

Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde “İddet süresi”ni kısaltma davası”açmak ve kazanmak gerekmektedir.

Birinci fıkrada evlilik sona ermişse kadına 300 gün evlenmeyi yasaklamaktadır. İkinci ve üçüncü fıkrada istisnaları düzenlemektedir. Kadın doğum yaparsa ya da hamile olmadığını ısbatlarsa ya da eski eşiyle evlenirse mahkeme bu süreyi kaldırır.

Şimdi pratik bir örnek verelim bir hanım eşinden boşanmış olsun üç ay sonra yeni biriyle ilişkisi olsun bu ilişkiden hamile kalsın ve boşanmanın beşinci ayında evlenmek istesinler. Şimdi bir çoğunuz ee ne olacak evlensinler diyorsunuz, hiç demeyin bu kadının evlenmesi mümkün değil. Böyle bir maddeyi çağdaş bir hukuk sisteminde hoş görmekte pek mümkün değil….”


mekkeli muhammed dönemi…

Kuran Madde: talak 1-2/bakara 229/230 ve digerleri ( iste kuran)

“..Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine üç (ay) adet süresi beklemelidir.Boşanmış kadınlar, rahimlerinde yaratılmış olanı gizlememelidir.
Kocaları, barışmak isterlerse o süre içersinde yeniden onlarla evlenmelidirler.Boşandıktan sonra tekrar evlenmek isteyenler iddete riayet etmelidirler…”

zaman dilimi farkina ragmen benzerlik ilginc..

tamam,
cagdaslik falan filan diyorsunuz da bence 300 gün (10 ay) yerine doksan günlük “üc ay” yasak daha bi cagdas duruyor:)

slm.

149 yorum “Medeni kanun 132 göre bosanan kadina “ÜCYÜZ GÜN”evlenmek yasak..”

  1. önce adam gibi sıfatlar kullan insanın asabını bozma! ayrıca hani şu 7-8 kız çocuğunu himayesine alarak bilmem ne yapan zihniyeti açıklayabiliyorsun da medeni kanunu anlayamıyorsun? haaa bir de ne var beğenilmezse değiştirilebilir, medeni ve demokratik bir şey bırakmış ardında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk. Senin gibi sırtlanlara malzeme olacak bir şey yok, o çok sevdiğiniz fraksiyon otursun buna çalışsın mesela ama işlerine gelmez…neyse ya sabah sabah sinirimi zıplattın zulsün ebubekir zul!

  2. Muhammed bu geleneği putperest toplumun geleneklerinden almıştır. Aslında arada yüzyıllar geçse de ataerkil zihniyetin bir ürünü olan bu geleneğin, gelişen teknoloji eşliğinde (röntgen, ultrason vs) elbette değiştirmek gerekir. Aradan yüzlerce yıl geçse de kadının hamile olup olmadığını veya doğurmasını beklemek açısından uygulanan bu gelenek elbette çağdışıdır.

    Üstelik evrensel olduğu iddia edilen bir kitapta bile bu emir, çağdışıdır. Medeni kanun değişir, ama farkediyoruz ki evrensel olduğu iddia edilen Kuran’ın da değişmesi gerektiğini ve çağımıza ayak uyduramadığını müslümanlar da kabul etmeye başladı. Bu güzel bir gelişme. Ebubekiri destekliyorum.

    xenix: Takiplerim

  3. Mustafa Kemal büyük harflerle başlayarak yazılır.

    Anlandın mı küçük adam?

  4. Burada sorgulanan şey ne?

    Boşanan kadının olası hamileliği durumunda, boşanmayı takiben geçekleşecek bir doğumun soy ağacından tutun da miras hukukuna kadar pek çok parametreyi karman çorban edebilecek oluşu.

    Muhammed döneminde belli ki kadının üç ay boyunca adet görmesi olası bir gebeliğin olmadığına yorumlanmış. (Kadınlar gebe olsalar bile, gebeliğin ilk 1-2 ayında şeklen de olsa adet görebilirler) Bu durumun kanıtlanmış bir gözlem olarak araplar tarafından bilinmesinde şaşılacak birşey yok, belli ki Muhammed de bu gözlemsel bilgiye atıfta bulunmuş ayette.

    Medeni kanundaki madde ise daha garantici, çünkü artık biliniyor ki, nadiren de olsa gebe kadınlar daha uzun aylar boyunca ve şeklen de olsa adet görmeye devam edebiliyorlar. Bu anlamda doğumun her halukarda gerçekleşeceği veya gebelik bulgularının hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın gözlemlenebileceği 300 günlük süre, her türlü istisnai durumu da bertaraf edebilir. (kanunun yürürlüğe konduğu tarihteki labartuvar ve görüntüleme yöntemleri nedir diye de sormak lazım ayrıca)

    Ama başlarken de dediğim gibi, burda sorgulanan ne?

    Hangisinin daha az hangisinin daha çok medeni olduğu mu?

    Eğer mesele medeniyet meselesiyse bu çok komik olur, çünkü kadının olası gebeliği üzerinden gerçekleşebilecek diğer ihtimalleri düşündüğümüzde, ortam çok daha enteresan durumlara gebe kalmaya müsaittir kanaatimce:))

    Kestirmeden gidelim;

    Mekke’li Muhammed’in hesabına/buyruğuna göre bir kadın eşinden boşandıktan sonra üç ay (adet) bekledi diyelim ve temiz çıktı.

    Bu bir gebeliğin olmadığı/olamayacağına delil midir?

    Büyük ihtimalle..

    Haa… peki ya küçük ihtimal ne der?

    Yine de gebe olabilir der.

    Ve diyelim ki oldu, o zaman ne olar?:)

    E o da allah’ın takdiridir canım, hesaba uymadım ama ilahiyim filan…

    Çünkü neydi, formel sistemler sistem içi ispat mekanizmalarıyla ortaya konamayacak bazı ilave doğrulara da sahiptirler. Yani ispatlanabilenden daha fazla doğru içerirler:)

    Takdir-i ınga:)

    [Neyse bunları geçelim.. medeni hukuk, soy hukuku, miras hukuku vs. derken asıl nokta bu kanunların hangisinin döneme ve ihtiyaçlara göre “yeniden” değerlendirilip düzenlenebileceği/ değiştirilebileceği meselesidir elbet. Öbür türlüsü ol dedi oldunun kanun versiyonu olur.. Koy dedi koydum:]

  5. Boşanan kadın hamile olmadığına dair doktor raporuyla aile mahkemesine başvurarak tekrar evlenmek için 300 gün yasağını kaldırtıp beklemeyebilir.
    Yine de madde tamamen medeni kanundan kaldırılırsa boşanmak istemeyen eşler arasında hamileydim değildim gibi sorunlar çıkabilir.Gerçi hiç evlilik ilişkisi olmayan çiftlerden meydana gelen bebekler için anne babalık davası açabilir.Bilimin ilerlemesiyle yasalarla beklemeye bekletmeye gerek yok.Kim kime ne “koyduysa” belirlenebilir.

  6. Kambur Kerim : ayrintiya takilma,teferruatta bogulma bil ki her kutsal bir kambur/yüktür insanogluna..

    **

    xenix : tesekkür..

    **

    Marsseh : özür:) bilirim, kutsali olanin sinir UCu ZIPlar dokunuldugunda..kutsallari farkli olsada cikan SES pek benzer..caresi? terk etsinler tüm kutsallari biseycik kalmaz tecrübeen sabit..:))

    slm.

  7. Desene sen artık zıvanadan çıktın, tebrikler ve bir şey daha: hiçbir vakit puta tapmadım, kutsal ile korkutulmadım, sevdiğim, sevmediğim, beğendiğim, beğenmediğim, katıldığım, katılmadığım herşeyi daima özgürce söyledim…kutsal değil de kutlu şeylere sahibim…ve kimsenin kutsal, değerli addettiği şeylere saygısızlık etmedim, oralı, buralı gibi söyleyişler edinmedim…bunu yapan sensin ve bu senin ayıbın, sahtekarlığın ve hali hazırda bir kutsala sahip değilsen iki yüzlülüğündür…olduğun şeyi söylemekten bile acizsin…bir de kalkmış sırıtıyorsun…çok komiksin ebubekir çok ama gülmeyeceğim.

  8. Sayın (kü ÇÜK harfle başlayan) küçük ebubekir;

    Cahil aklınla ”ayrıntıya takılma” demişsin ama şeytan ayrıntıda gizlidir. Sen de şeytana sattığın nefret dolu vicdansız ve sevgisiz ruhunu böyle ayrıntılarla ortaya koyuyorsun.

    Akşam Atatürk düşmanlığı ile yatıyorsun, sabah vatan hainliği ile uyanıyorsun.

    Obsesif, kompulsif yani senin anlıyacağın dilde fikri sabit bir şizofrensin sen ve sana ağır gelen kutsalını başkalarının kutsalı ile karıştırıyorsun bak.

    Şimdi sana günde beş kere yatıp-kalkmak, her yıl bir ay aç-susuz yaşamak, ağustos sıcağında bir soğuk bira içememek, mis gibi bir rakı-balık lezzetinden uzak durmak, güzel bir şarapla peyniri beraber tadamamak, kız veya erkek arkadaşınla (kadın olma ihtimalin de var) el ele tutuşup, ona canının istediği yerde sarılamamak yük gelebilir.

    Ama Atatürk sevgisi, içten, ruhtan gelen öyle yüce bir duygudur ki onu anlıyacak kadar zekası olan hiç kimseye kambur olmaz.

    Ah küçük adam ah.

    Birgün yayımcının biri bu yazdıklarını toplayıp ” Budalanın El Kitabı” diye kitap yazacak. Sakın telif hakkını istemeyi unutma!

    Allah acil akıl sağlığı versin sana. Ne diyeyim…

  9. fare fare olalı, bi solcan tutmuşsun;)) tebrikler.. (kedi olman için daha çok var)

    muhammed’in medeniyeti, Ata’mın medeniyetinden 210 gün fazla imiş!!.. (burda gamaro gülüşü var) muuu haa haa! (nası gamaro olmuş mu?)

    harbi faresin, solcanı da düşürdün bu arada;)) muuu haaa haaa!

  10. iyi de boşanmayı düşünen çift neden çocuk yapsınki? yada boşanmayı düşünüyorlarsa neden sevişiyorlar? yada her şey yolunda ise bir bebek söz konusu ise neden 3 ay gibi bir süre öncesinde boşanma kararı alıyorlar?

    bişi anlamadım ben!!!

    zaten bu mesti ruganın yazılarından bi halt anlamıyorum yine de okuyorum hehh

  11. Ayetle medeni kanun arasındaki süre farkının sebebi medeniyet veya çağdaşlık farkı filan değildir, arada geçen bin küsür yıllık dönemde 3 kez adet görmenin olası bir gebeliği ekarte etmek hususunda yeterli olmayacağı gözleminin insan bilgisine dahil oluşundadır. (Yani medeni kanun daha bilimseldir:)

    Daha açık ifade etmek gerekirse; Gebeliği kesin olarak ortaya koyabilecek labaratuvar ve görüntüleme yöntemlerinin bulunmadığı bir zaman diliminde (ki gebelik açısından lab. değerleri bile kesinlik taşımaz, aslolan bebeğin görüntülenmesidir) beklenmeyen gebelik ve doğumların hukuki bir kargaşaya yol açmasının önüne geçmek istiyorsanız 300 günlük süre 90 güne göre daha doğrudur.

    Ha şimdi gelelim kadının maduriyeti meselesine..Kadının böyle bir süre boyunca evlenemeyecek oluşu elbetteki kadın açısından bir mağduriyet sebebidir. Ama mağduriyetin daha az veya daha fazla oluşunu sadece süreye bakarak izah etmek daha büyük bir enteresanlık olur. Oldu olcek kalp ameliyatı sonrası nekahakat sürelerini de kısaltalım o zaman, ne de olsa ameliyat sonrası mağduriyet:))

    Ya var ya… bu konunun gün hesabı dışında kocaman bir boyutu var aslında.

    Birinci husus; Yasalar değiştirilir, düzenlenir, bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak süreler uzar kısalır, bunların hepsi mümkündür. Hatta eğer “medeniyet”ten bahsediyorsa bu bir zorunluluktur, çünkü aslolan şey insan adına yürürlükte olan kanunun zamana ve ihtiyaçlara uyum sağlayabilme kapasitesidir. Soralım hemen; ayetin zamana ve koşullara uyum sağlama diye bir özelliği var mı acaba? Var mıdır böyle bişey, hani ne biliim ilerde bilim çok gelişecek süper aynalar icad olunacak ve siz daha bir kaç haftalık embriyonun kalp atışını bile anne karnında pıtır pıtır seyredebileceksiniz ama o zamana kadar sözümüz böyle buyruldu diyen bi ayet filan?

    Medeni kanunda bu madde hala duruyorsa ben/biz yasa yapıcıya itiraz ederim/ederiz. Bu çağda bu zamanda bunun ne anlamı var, gerekçesi nedir filan deriz. Cevap da alırız. Değişir, değişmez, yeniden düzenlenir, gerekçeler sıralanır, belki şu an bizim de aklımıza gelmeyen başka nedenleri vardır, belki değişir ama yapılan bu değişiklik bizi yine tatmin etmez, yeniden itirazlar olur, vs. vs.. nihayetinde kanun dediğin şappadanak yapılmıyor, devasa bir konu, ama gökten ayet inmeyeceğine göre yine biz yapacağız. (halbuse diğer türlü ulema bilir demek durumunda kalırız:)

    İkinci husus ise, ayet sahibinin bile tahayyul edemeyeceği bir başka boyuttur.

    Özetlemek gerekirse: Ben evlenirim kardeşim, ve/ama yürürlükteki yasa buna izin vermiyorsa, o zaman da birlikte yaşarım. Yani yasa önünde resmi bir sözleşmeye imza atmam, ama aynı evi/aileyi istediğim gibi paylaşırım. Hatta sevdiğim insanın bir parçası olan çocuğu sonradan nufusuma bile aldırırım/aldırabilirim.

    Haa.. Ama ayet bu husus için zina diyor yanılmıyorsam:)

  12. Yakışmış statik, gülüşün daim olsun inşannaahh:))

  13. Len ebubekir, hamile misiiiiin kanaman mı gecikti?

  14. gamaro yazdi;”..Ben evlenirim kardeşim, ve/ama yürürlükteki yasa buna izin vermiyorsa, o zaman da birlikte yaşarım. Yani yasa önünde resmi bir sözleşmeye imza atmam, ama aynı evi/aileyi istediğim gibi paylaşırım. Hatta sevdiğim insanın bir parçası olan çocuğu sonradan nufusuma bile aldırırım/aldırabilirim…Ama ayet bu husus için zina diyor yanılmıyorsam…”

    1-tercih meselesidir..bu dediklerini dindarlar da yapiyor hatta daha ileri gidenler de var..

    2-iki resit insan ve karsilikli “RIZA” üzerine gerceklesen bir beraberlik resmi olmasa da “nikah” hükmündedir dolayisiyla bence bir “zina” dan bahsetmek mümkün degil..yani yaniliyorsun..:)

    anliyacagin referans ve yöntem farkli netice ayni..

    slm.

  15. Hmm..

    Aynı yöntem ve referans üzerinden devam edelim o zaman, bakalım ne kadar aynı’lar..

    Mesela Nur suresi; “Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın hükmünü yerine getirirken içinizde onlara karşı bir acıma oluşmasın. İnananlardan bir topluluk da buna şahit olsun.”

    🙂

  16. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde “İddet süresi”ni kısaltma davası”açmak ve kazanmak

       Neresini duzelteyim bilemedim, 
    

    1. ” isareti yanlis, bir tirnak isareti acilmis kapanmis, bir tirnak isareti ortada kalmis.
    2. “acmak ve kazanmak gerekmektedir” yerine ” acmasi ve kazanmasi gerekmektedir ” dedigini varsayarak devam edecegim.
    3. Dogrusu kisaltma davasi degil , ” iddet muddetinin kaldirilmasi ” olacak.
    4. Kesip kopyalamis a harfinde inceltme ne arar klavyede ( hâllerinde)
    5. Halk tabiri ile kazanilacak dava demis ama karsi yani olmayan dava halk tabiri ile de kazanilmaz. Cekismeli bir is degildir . Karsi tarafi yoktur.
    6. Tabir ona ait – kutsal deger atfedenler bagislasin- selanikli, o yasayi bir yerden uydurup yazmadi. Isvicre Medeni Kanunu aynen iktibas edilmisti o donem ve yenisinde de muhafaza edildi ayni hukum .
    7. Kadin lehine pozitif ayrimcilik yapip hak veren bazi arkadaslar da yanlis bilmesin bunun yuzunden. Bosanan kisinin evlenebilmesi icin nufus kaydinda, artik evli olmadiginin yazmasi gerekir . Bu da mahkemenin gerekceli kararini yazip nufusa bildirmesiyle mumkun olur. Dolayisiyla mahkeme gerekceli kararini yazdiktan sonra, – esler daha evvelden yani bosanmaya karar verildigi gun temyizden feragat ederek bosanma kararini kesinlestirdi ise- kadin daha bosanma karari nufusa bile bildirilmedigi sirada ” bekleme muddetinin kaldirilmasini ” talep edebilir, ayni gun hastaneden rapor almasi istenir ve mahkeme bilimsel rapor dogrultusunda ” iddet muddetini” kaldirir. Talebi halinde cogu zaman kadinin bosandiginin nufusa islenmesinden bile daha once olur bu karar. Bu nesep karisikligini engeller.
    8. Bosanma ile iddet muddetinin kaldirilmasi da ayni anda nufusa islenebilir. Bunlarla beraber evlilik basvurusunda bulunulabilinir. Ne uc ay ne uc yuz gun.
    9. Kur’an I da ac bir daha oku, hep ayni hocalarin mealini okuma, bak onu da yanlis biliyorsun , uykum geldi, mecelle ve oncesini de yarin anlatirim sana.

  17. Osmanlı bankasının eskiden ( benim yaşımda olanlar hatırlayacaktır) bir reklamı vardı. Sonunda şöyle derdi .

    ”Yok birbirimizden farkımız ama biz osmanlı bankasıyız” :)))

  18. Tam sıçmışsın .

    Bari yazilanlari anladinmi biraz?

    Kıçını yırtmışsın ama niye? komiksin .. igrencsin..

  19. 25 Ekim 1917’de Osmanlı devleti, Hukuk’u Aile Kararnamesi yürürlüğe koydu.

    Bu kararname ile,

    -Kadınlar da artık evlenme akdinde taraf oluyorlar,

    -Kadı önünde evleniyor ve boşanıyorlar,

    • Erkeğin mutlak boşama hakkı kaldırılıyor,

      -Çok evlilik dört eşle sınırlanıyor,

    • İlk eşten izin, onay alma zorunluluğu getiriliyordu.

    İş bu maddeler, Osmanlı’nın yüzyıllardır şeriatla ezdiği kadınlara bir miktar özgürlük getirse de asıl hukuk, şeri hukuk olduğundan pek bir önemi olmadı.

    Ez vakit Büyük Önder Mustafa Kemal 1926 da TÜM BU KURANİ HAK HUKUKU bir kenara iterek, kadınlara rüyalarında bile göremeyeceği yepyeni haklar tanınmasını sağladı.

    • Boşanma sebepleri… (ESKİDEN; HANİ O MÜTHİŞ PEYGAMBER YALANLARIYLA, ERKEK KADINA “BOŞ OL” DEYİNCE iş biterdi. Osmanlı hukuku herhangi geçerli bir sebep aramazdı.)

    Sıkıldım….

    RİYADAN VE YALANDAN SIKILDIM.

  20. yorumu söyle baglamistiniz,”Ama ayet bu husus için zina diyor yanılmıyorsam…”

    cevabim,”…iki resit insan ve karsilikli “RIZA” üzerine gerceklesen bir beraberlik resmi olmasa da “nikah” hükmündedir dolayisiyla bence bir “zina” dan bahsetmek mümkün degil..yani yaniliyorsun..anliyacagin referans ve yöntem farkli netice ayni….”

    ben “zina” sayilmaz diyorum siz “nur suresi” diyorsunuz..ne alaka ?

    tamam,
    “allah yok,din kaka”muhabbetini seviyorsunuz:) ama uygar dünya referansiyla yola cikan kemalist doktrine bagli “kemalist
    (yargi) molla”larin referans,yöntem ve basarisizligini kuran dan ayetler üfleyerek örtbas etmeye calisma gayretiniz pek egreti
    duruyor zira “bati pratikleri”yle yapilacak bir karsilastirma daha bilimsel/evrensel olurdu..

    ilave..

    bence,nikah sadece bir sözlesme olup imani ve itikadi bir konu degildir..yani nikah mutlak/muhkem konulardan degil sadece bir öneridir ve sizin”Yasalar değiştirilir, düzenlenir, bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak süreler uzar kısalır, bunların hepsi mümkündür..”dedigin kaide kuran önerileri (ictihad makami) icinde gecerlidir..

    slm.

  21. Yani?

    Değnek sayısı da arttırılıp azaltılabilir mi diyorsunuz?:)

  22. Al imran 14 daha bi şenlikli…Nisa 223 ün şenliğine evler de dahil.

  23. Bu arada sevgili ebubekir, bana sayın demene gerek yok sadece gamaro da kabulümdür:)

    Ha bi de konuyu bağladığım yeri ayrıca tartışırız da.. Peki ya giriş gelişme filan?:)

  24. ..yakında biri damlar da kardeşim bu resmen “avrupa ahlakı” derse hiç şaşırmam valla:)

  25. sayin gamaro,siz kastedileni anladiniz..dalga gecmekse niyetiniz baska kapiya..

    slm.

  26. Kapıları kapatıp karşılıklı rızayla yapılan seks zina değildir diyosun yani?

  27. bu işin gelip sex-e dayanacağı başlığından belliydi;))
    yani bekir diyo ki;
    kadın, 300gün evlenmeyebilir ama; bu süreçte istediğine de verebilir.. bu çok önemli değil.. demek istiyor..

    valla, buna pek çok erkek hayır demez;)
    hele arap dünyası, hiç hayır demez..

  28. Yok yok, irdeleyelim hakkaten.

    Şimdi bir bekar kadın ve bir bekar erkek (veya yeni boşanmış bir kadınla bir yeni boşanmış bir erkek) herhangi bir krişna murti seminerinde tanışıp hoş beş ettikten sonra karşılıklı rızalarıyla bir otel odasına geçer ve daha kapıyı kapatır kapamaz birbirinin üzerindekileri yırtar ve hatta kadın zavallı adamı önünde diz çöktürüp hiç nefes alamayacağı bir cihette başını bacaklarının arasına filan alırsa bu zina olmuyor mu yani?

    (Not: Çiftin söz konusu odaya girmeden önce karşılıklı rızaları bulunduğu ve -mesela asansörde- niyet ettim allah rızası için cima etmeye dediklerini farzediyoruz elbette, he he he:)

  29. Ya bırakın bu dummkopf’un işlerini…

    Şimdi peygamber bu tarihte yaşasaydı ve 9-10 küsur cariyesinin elinde telefonla ona buna mesaj çektiğini görseydi ne olurdu ?

    Ya da… Çocuklar internetin başından kalkmasaydı ? Ne derdi o peygamber bozuntusu ? YASAK…

    Bunları da bırakalım; Ne demişti bu dummkopf : “AVRUPA KRİTERLERİ”

    Eee! Mustafa Kemal, bir avrupa kriterini(Medeni Kanun) daha o tarihte yürürlüğe koydurmuş. Daha nedir istenen ? Amaç ? Sonuç ? Üstelik devletlerce yapılan kanunlar zaman içinde birçok değişikliğe uğrar ve 2-3 elin havaya kalkmasıyla bir anda değişebilir.

    Ya peki Kuran dogmaları ? Kaç elin kalkmasıyla değişecek ?

    Gerçekten komik…

  30. cevabi “soru”nuzun icinde:) kapali kapi,karsilikli riza yani özel alan = mahrem bölge karismak kimin haddine?

    ilahi gamaro,umarim namus bekciligi önermiyorsun..:))

    ilave..

    “…Türk Medeni Kanununda boşanma sebepleri:

    Zina : Türk Medeni Kanunu’nunda Zina doğrudan bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir.Zinayı dar yorumlarsak kişinin eşi dışında başkasıyla cinsel ilişkiye girmesi olarak tanımlayabiliriz.

    Ancak

    zina kavramı eşlerden birinin, “sadakat” yükümlülüğüne aykırı bir şekilde diğer bir kimse ile duygusal ve fiziksel yakınlaşması olarak değerlendirilmeli ve geniş yorumlanmalıdır.

    Zina yapan eş kusurlu eş olarak kabul edilir ve bu durum diğer eşe dava açma hakkı verir….”(avukatlar.de)


    “…asagidaki durumlar cagdas (!) yargitay´a göre ZINA sayilir..MIS:)

    Kadınla, erkeğin bir odada bulunup, öpüşmeleri.

    Ahlak dışı ilişkiyi gösteren fotoğraf.

    Erkek ile kadının yalnız başlarına bir evde bulunmaları.

    Otelde aynı odada birlikte kalmak.

    Çocuk yapma yeteneğinin bulunmadığı tıbben sabit olan kocanın, karısının hamile kalması.

    Kocanın 300 günden fazla bir süre karısından ayrı yaşadığı halde karısının hamile kalması.

    Zina’nın gerçekleşmesi için, cinsiyet organlarının birleşmesi şarttır. Bunun dışında, tarafların cinsi ilişki dışında kalan bedeni temasları

    zina sayılmaz. Mesela, tarafların kol kola gezmeleri, öpüşmeleri zina sayılmamıştır….” (Hukuk Forum Com)

    sayin gamaro,
    praksis üzerinden devam edelim..örnegin,gelenekci molla fetvalarina baktiginiz da üc asagi,bes yukari kemalist molla (yargitay) in fetvalarina benzer yorumlar bulmak mümkün..olaya bu pencereden baktiginizda cagdaslikla övünenlerin bi arpa boyu yol almadiklarini görürsünüz..

    slm.

  31. nasıl bir vatan kurmuşsun Mustafa Kemal??

    İçerden, dışardan bitmek bilmeyen hainlere rağmen halen ayakta!!…

  32. Yani sonuç? Tarafların ikisine de boşanma hakkı veriyor.

    Halbuse 100 değnek, hem de herkesin gözü önünde. Daha mı çağdaş?

    )kapa parantez

  33. Hmm.. 1960larda başlayan seks ihtilalinin özü de islami o zaman:))

  34. Ebubekir, kapalı kapı karşılıklı rıza mahrem alan e karışılmaz namus bekçiliği yapılmaz filan onları geçelim.

    Benim anlattığım durum yasa koyucunun (tanrı’nın) gözünde zina mıdır değil midir?:)

  35. 1-“..Hmm.. 1960larda başlayan seks ihtilalinin özü de islami o zaman..”

    yani

    “hippi”lerden,cicek cocuklardan bahsediyorsun..asi gencler,bilhassa uzun saclariyla aile icinde,alisilmisa karsi bir tür baskaldiri ki ben de bilhassa omuza varan saclarimdan dolayi babamin”anan gibi sacini uzatacagina baban gibi tras ol”türü azar isitirdim:)

    herneyse..

    bir alinti:“Hippi”ler 1960’lı yılların Amerikasında yerleşik davranış biçimlerini reddeden, tabiata yakın yaşamaktan, cinselliğin özgürce ifade edilmesinden yana olan genç insanlar olarak bilinirler.1960’lı yıllarda dönemin komünist ve sağcı yapılanmalarına karşı çıkan, özgürlüğün bireyin kendi içinde olduğunu savunarak ortaya çıkmış bir yaşam tarzıdır.ayrıca hippilerin türkiye için ayrı bir önemi de vardır. 1970’li yıllada birçok hippi katmandu, tibet gibi yerlere giderken türkiye’den geçmişlerdir, özellikle de istanbul sirkeci’deki tek yıldızlı otellerde ve pansiyonlarda konaklamışlar ve bu olay ile de türkiye’deki hippi hareketinin temelleri atılmış olur. bu olayla bir çok sosyalist ve komünist bu apolitik akıma katılarak hippi yani türkçesi ile çiçek çocuklar olmuşlardır…”

    konunun islami olup olmadigini islamcilara sorman gerekir..

    bence,
    her türlü baski kendi isyancisini dogurur bu anlamda hareketin ana omurgasi olan “özgürlük talebi” dogruydu..asiriliklar oldu,
    kacinilmazdi,zaman en iyi ilacdi ve sivrilikler gitti,taslar yerine oturdu..

    **

    2-..Benim anlattığım durum yasa koyucunun (tanrı’nın) gözünde zina mıdır değil midir?…”

    yasa koyucuyu (tanri) kitap/kuran/yorum/fetva ile sinirlandirmadigim icin vermis oldugum cevap gecerli..

    slm.

  36. Vahyin fenomenolojik tabiatını bilen islam alimleri cevaplasın o zaman, kederli bir haşna murti seminerini takiben asansörde niyet edip odaya girer girmez yarım aya yumulmak zina mıdır değil midir?

    Ya Ebubekir, ben sende de sayın bilgisev hocamız gibi bir kısım manevi ateizm pırıltıları görmeye başladım sanki, taşlar yerli yerine oturuyor mu ne? he he:)

  37. Yazmştım daha önce. Müslüman Ateistler başlığında. Ateist gibi yaşayan, ama ticari sosyal ilişkileri biraz da tabu korkuları yüzünden müslümanım diyenler.

  38. Hahaha…

    Kaç Euro’ya ateist olur acaba ?

  39. Olmayan götle caka satılmaz. Ebubekir, Mustafa Kemal medeni kanunu getirirken ortada gelenekçi olmayan islami molla diye birşey varmıymış acaba git bi ara da gel yavrum.

  40. kaminendo,toplumun maddi/manevi degerlerine karsi saygisiz,acimasiz olan “o adam”da bahsini ettigin “G..” olsaydi gelenekci mollalarin tezgahi olan seyhulislam makaminini her alanda yaptigi gibi bastan asagi yeniler baslattigi sözde devrimini taclandirabilirdi..

    ama “o adam” ne yapti ?

    alevileri dahil etmeden,noktasina,virgülüne dokunmadan sünni gelenegin devamini sagliyacak diyanet teskilatini 3.3.1924 tarihinde 429 sayili kanunla kurdu..

    atatürk “tirsti” desem “koruma kanunu”ndan yargilanirmiyim ?

    slm.

  41. gamaro,gördügün pirilti bir serap,fata morgana olmasin?..he he:)

    slm

  42. Ebubekir böyle enteresan kelimelerle içimdeki femme fetaleyi azdırma. Bak yazarım valla, muhahahaha:))

  43. femme fetale !?

    “..Die Femme fatale [fam faˈtal] (frz. für „verhängnisvolle Frau“) ist ein besonders attraktiver und verführerischer Frauentypus..”

    gamaro,bin gespannt was du schreibst:)))

    slm.

  44. Diyorum ki yani; bana kelimeni kaptırma 3 ayla 300 gün arasında kullanamazsın sonra.

  45. Ebubekir, konuları saptırma! Diyanet işlerinin yapılandırılması başka şey benim dediğim başka şey! Konuyu açan sensin altına medeni kanuna göre boşanan kadın 300 gün evlenemez diyen yine sensin. Bunu Muhammedin üç ay beklemek yeterlidir ayetiyle mukayese edip hangisi daha medeni diye soran yine sensin. Sen ne dediğini kendin biliyor musun acaba?

    Geç sen benim sorduğum şeye cevap ver, Mustafa Kemal medeni kanunun bu maddesini yasa olarak ülkeye getirdiğinde ortalıkta senin gibi geleneğin çöplüğünde boğulmamış kuranı senin gibi anlayan bir tane müslüman hoca alim var mıydı sen onu söyle? NİYE YOKTU?

  46. “Ebubekirin cevap veremediği sorular” diye bir başlık açmaya çalışmıştım geçenlerde epey uzun olduğu için yoruldum bıraktım.

    Ekleyin bir tane daha. 🙂

    xenix: Takiplerim

  47. bir seyi düzeltelim,bosanan kadin ücyüz gün evlenemez diyen ben degil cagdas ! yargi..

    evet

    sen simdi demek istiyorsun ki..

    eger, kafasina göre müslüman hoca alim olsaydi “o adam” farkli davranacakti ? arkadasim,sanki,”o adam”in bahsi gecen medeni kanun maddesi haricinde uygulamaya koydugu ve hic de medeni olmayan kanun maddelerini hayata gecirmek icin bir hoca/alime ihtiyac duydu..valla cook naifsin:)

    ya “o adam” ilan edilmemis bir kral,müridlerinin gözünde bir (tanri) kutsal (yoldas Hüseyin´in itirafi), emretti uygulandi,itiraz edenler cezalandirildi..nicin ? lütfen, sartlar/martlar,bla bla bla muhabbetine girmeden,21.asirda oldugumuzu hatirlayarak cevap ver..

    slm.

  48. sonsuz,”..Yazmştım daha önce….Müslüman Ateistler….Ateist gibi yaşayan…”

    ………!?

    yorumsuz;

    “…….IRA militanları yola barikat kurmuşlar, gelip geçenleri sorguluyorlarmış. Militanlardan biri, tedirgin hâllerinden kuşkulandığı bir yolcuya sormuş:

    — “Katolik misin, Protestan mı?”

    İki ucu pis bir değneği neresinden tutarsınız?

    Elbette tam ortasından! Adam da çaresiz işin ortasını bulmaya çalışmış.

    Çünkü
    Protestan olduğunu söylese canına okuyacaklar, Katolik olduğunu söylese bir yığın soru soracaklar, ne yapsın, çaresiz,
    “Ben ateistim!” diye karşılık vermiş.

    IRA militanı, “Ateist olup olmaman beni ilgilendirmiyor,” demiş;

    — “Söyle bakalım, Katolik ateist misin, Protestan ateist mi?”………..”(alinti)

    slm.

  49. O adam dediğin kişi kafasına göre davranacaktı filan demiyorum, bir soruya da adam gibi cevap verin be!

    Kuranı senin anladığın gibi anlayan, sunni munni zunni herneyse geleneğin çöplüğünde boğulmadan senin yorumların gibi yorumlayan ilim irfan sahibi hocalar alimler ne zamandan beri VARLAR diyorum?

  50. Kaminendo izin verirsen ben cevap vereyim.

    Hans von ayberg çıktığından beri varlar. Baktılar kuranın elle tutulur yanı yok. O aslında o anlamda değildi, bu fiil kökü şu değildi, oradaki sopa sopa değildi, oradaki kesmek kesmek değildi. Hatta o kadar değildi ki peygamber bile bilmiyordu yani… Gerisini sen düşün.

    xenix: Takiplerim

  51. hans von ayberg dedigin kisi aslen elazigli,bülent ayberk´dir..nokta dergisi onun sahtekarliklarini bir bir ortaya dökmüstür..

    bülent ayberk´in masallarindan kisa bir özet;

    “…Eylül 2003’te yurtdışına çıkıp Hawking ve Jana ile buluştum. JANA’nın ve HAWKİNG’in yol ücreti dâhil ve de benimki başta, SİZLER ödediniz!

    Jana’nın görevi bitmedi. 2099’a kadar Turan Birliği’ni gerçekleştirecek.

    Hanif Candaşlar YIKIN ATALARINIZIN DİNİNİ! ALLAH İNDİNDEKİ EN MAKBUL İSLAMİYET TÜRÜ OLAN HANİFLİĞE KOŞUN. Hadis dinini bırakın, kinleriyle ölsünler.

    Jana KUTSALDIR. Meryem kadar olmasa da kudsiyeti vardır. Jana Kudüs kadar, bayrak kadar, milli marş kadar kutsaldır.

    300 kadar Avrupalı meşhur bilim insanının Zig-Zag (zamanda ileri-geri seyahat) öğretisi sayesinde Müslüman olmalarını sağladım.

    İki kez doğup iki kez ölenlerdenim. Bir kez ölüm günümü bile kutladım dersem inanmayacaksınız.

    Dostlarım ben MOBİLE yaşıyorum. Elbette sizlerle buluşmaya can atıyorum. Ama bir daha ÖLME şansım yok. O tam ölüm olur ve biter. Şayialar çıkararak, yerimi gizliyorum.

    Kadir gecesi bana “Hans ül Emin” adının beratı verildi.

    Ben şimdi hidrojen bombası yapacak güçteyim. Tabii malzeme verilecek olursa. Ama o malzeme 120 tane Yahudi şirketinin vereceği şeyler. Onları verecekler, takma, geçme, fabrika kuracak devlet. 120 ayrı firma, 5’i Fransız, 17’si İngiliz. Bu mümkün değil.

    Ben artık sadece sanal kitap yazıyorum. Çok keskin yeminlerim vardır. Yemin ettiğim anda gazeteciliği bırakıyorum. O zaman genel yayın yönetmeniydim. Yemin ettiğim anda Cumhurbaşkanı danışmanlığından ayrılıyorum. Yemin ettiğim anda kitapları bırakıyorum. Bir daha kitap yazmayı düşünmüyorum….”


    xenix,beni kimle mukayese ettiginin farkindamisin ? ayip ediyorsun..

    elbette her kesimden ve ideolji(din)den bu tip insanlar cikar dünya hali bu ancak kiyaslama yaparken daha titiz olabilirsin sana da yakisan budur..

    slm.

  52. Sen de xenix adına konuşma kendi adına konuş o zaman. NE ZAMANDAN BERİ VARSINIZ?

  53. kaminendo,sonsuzus sorgu melegiMIsin:)

    alla alla..

    soru sormayi birak cevap yaz..

    slm.

  54. Ne zaman geleneğin çöplüğünden aydınlandınız, NE ZAMANDAN BERİ VARSINIZ?

  55. Cevap mı istiyorsun? Muhammed kendi zamanının halk arasında bilinen 3 ay adet görme tespitini almış allah sözü diye kakalamış. Allahın yanılmaz ilmine bak.

  56. İyi demişsin Kaminendo:)

    Bedevi gelenekli dinci tayfası, o devirde de bu devirde de kadının orası burasından başka şeyle ilgilenmez zaten…

  57. Sevgili bekir

    “xenix,beni kimle mukayese ettiginin farkindamisin ? ayip ediyorsun..”

    Birincisi seni kimseyle mukayese etmedim. Yorumumu öyle değerlendirmen ve anlaman senin sorunun. Soru; ne zamandan beri varsınız? dı. Ben de dedim ki Hans’tan beri varlar. Ayrıca nokta dergisini falan boşver. Burada da konusu var Hans’ın o zaman adamın dediklerine hiç itiraz ettiğini görmemiştim.

    Eğer senin adına cevap vermemi istemiyorsam kendi adına verebilirsin. Kuranı olduğu gibi kabul etmeyip işine geldiği gibi kabul eden, fiil köklerini kafasına göre değiştiren, anlamları zevkine göre uyduran insanlar ne zamandan beri var?

    xenix: Takiplerim

  58. Duyamadım, ne zamandan beri varmışlar? medeni kanunla tanıştıktan sonra olabilir mi?

  59. kaminendo yazdi;”..Muhammed kendi zamanının halk arasında bilinen 3 ay adet görme…”

    dedigin dogruysa durum daha vahim.. bu demektir ki bugünün cagdaslari ! muhammed´in icine dogdugu halkdan da geriymis..:))

    slm.

  60. Sen anlama özürlü müsün? Yukarda yazılanlara baktığında, allah halk arasında bilinen bilgiyle gebelik kontrolü yapmış. Kimbilir kaç çocuk doğdu kadın 3 ay adet gördükten sonra, allahın ilmine bak sen! Sen anlama özürlüsün, NE ZAMANDAN BERİ VARSINIZ?

  61. kaminendo yazdi;”..allahın ilmine bak sen!…”

    peki

    soralim o vakit..

    allah´a inaniyormusun ?

    slm.

  62. Bir mahallede götünden nurlu kıvılcım çıkaran bir şığh varmış. Mahallede hamile olduğundan şüphelenen karılar bu şığha gidip onun nurlu kıvılcımının önünden geçiyormuş. Şığh böyle biliyormuş, ışınlı ilmiyle hemen söylüyormuş hangisi hamile hangisi hamile değil bu kadınların. Hastir ulan diyorum ben bu adama, hemen ebubekir geliyor; soralım o vakit sen şığha inanıyormusun?

    allah’a inanıyor musun? Aman ne kontra soru ne kontra soru! İflah olmazsınız siz iflah olmaz.

  63. Ebubekir sanırım sen olayın özünü anlayamadın. Veya arkadaşlar anlatamadı. Bir de ben deniyeyim.

    Eğer mevzuya kadını ve olası çocuğu korumak açısından bakıyorsan 300 gün (yani 10 ay) hem daha medeni hem daha bilimsel.

    Eğer mevzuya kadının özgürlüğü açısından bakıyorsan hamile olmadığını ispatlayarak isterse 1 hafta sonra bile başka biri ile evlenebilir. Bu da islama göre daha özgürlükçü.

    Eğer mevzuya evlenmeden ilişki için bakıyorsan elbette medeni kanun islama göre daha çok medeni. Sen her ne kadar yok diyorsan da vahyi değiştiremediğin için kabul etmemezliğe (artık münafıklık mı şirk mi allahın ayetini beğenmemek mi sebebini bilmiyorum) geliyorsun.

    Yani her açıdan savunduğun şey kendi inancını baltalıyor. Bu yüzden haklı olduğunu düşündüğün zamanlar beni hatırla ve bir daha düşün.

    xenix: Takiplerim

  64. Bak gene kendimi tutamıyorum.. Neyi savunuyorsun sen ebubekir? Yukarıda yazdıklarında pekçok sorunlu ifade vardı ama cevap yazmaya üşendim, şimdi de tekrar okumaya üşeniyorum.

    Neyse şu iddet’le ilglii ayetten konuşacaktım ben, oraya geleyim… Buraya da yapıştıralım herkes görsün…

    Talak 4. ayet:

    “Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdetini görmemiş bulunanlardan eğer şüphe ederseniz (iddetlerinin nasıl olacağında tereddüt ederseniz), onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları, doğum yapmalarıdır. Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.”

    Şimdi ebubekir! söyler misin bu henüz adet görmemiş olanlar kimler? Kimler kastediliyor orada? Ayrıca ebubekir, söyledi mi bilmiyorum, benim gördüğüm kadarıyla yazmamış. İslam hukukuna göre, nikahlanmış fakat cinsel ilişkiye girilmemiş bir kadının iddeti yoktur. Bir diğer deyişle bir kadının(veya kız çocuğunun) iddeti beklemesi için kocasıyla cinsel ilişkiye girmesi gerekiyor.

    Sonra bir de Taha Suresi’nin ilk ayeti(yavrum benim) var.

    “Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.”

    Boşanmış kadınlar iddeti boyunca evlerinden dışarı çıkarılmıyor. İddet bu, boru mu? Kocası bir kadını boşadı diye -ki aslında kim kabahatli bunu da bilmiyoruz, sadece kocası onu boşadı diye 3 ay ev hapsine alınıyor. Medeniyyet, ileri domokrasi aslanım benim, hadi bakalım. Yörü be!

    Resmen kendi kendine kaşınıyor bu adam ya, mazoşis misin olum sen ebubekir? Rahatsız ya…

  65. kaminendo,bana hikaye anlatma soruma cevap ver ordan devam edelim..

    “allah’a inanıyor musun?..”

    slm.

  66. KaptanMosey,ezberinizi kasidigim,damariniza bastigimin farkindayim:) cagdas!yarginin ayetleri (hüküm/ictihad) uygar dünyanin cook gerisinde..

    kim, ilerici/cagdas, mazosist, hasta ?

    deget ya..

    ha

    “…Neyi savunuyorsun sen ebubekir?…”

    1-gelenekci/reddiyeci = muaviye islam yorumu nu savunmuyorum..
    2-kur´an´in evrensel dogrulara onay verdigini savunuyorum..

    slm.

  67. xenix,savunduklarimin inancimi baltaladigini gelenekciler de iddia ediyor:) reddiyeci ile gelenekcinin ayni kaynaktan NEMAlandigindan
    olmasin ?

    slm.

  68. Neymiş benim ezberim? Nerede T.C. yasalarını savunduğumu gördün sen? Bir alıntı yap bakalım benden.. ben de kendimi öğreneyim. Tanımadıklarını etiketleme. Ben mazosiş değil anarşisim. Yasalarla ilgli ezberim olduğunu söylemeden önce şimdi iki kere falan daha düşün. Artık biliyorsun çocuk değiliz… seneler geçiyor.. büyüdük… Bir insan ona sorulan soruları cevaplamak yerine böyle yaftalamalara falan başlarsa onun verecek cevabı kalmadığını anlayabiliyoruz değil mi hepimiz? Lütfen birbirimizin zekasına hakaret etmeyelim. Şimdi ezbermiş falan geç bunları da, benim bu yanlış anlamalarımı gider.. sorularıma cevap ver sen. Konuyu değiştirme.

    (Birinci paragraftan dolayı) Yasalar falan benim pek sikimde değil(artık sansürlemeden yazıyorum ki yanlış anlamayın, doğrusöz biliyorsunuz hiç alakası yokken anama küfretmeye başlamıştı). Ben sözünü ettiğin medeni hukuk yasasını savunmadım, hatta kelime olarak bile geçmedi hiç yorumumda. Bu kadar zorlama bir yaftalama görmedim. Ben halbuki sözünü ettiğin şerri kanuna saldırmıştım.

    Neyi savunuyorsun derken, bu Talak ayetlerini mi savunuyorsun dedim, neyi medenimiş gibi göstermeye çalışıyorsun diye sordum. Muaviye’nin islam yorumunu bilmiyorum, zaten Muviye’nin yorumlarının ilahi bir tarafı olmadığı içinfazla umrumda da değil. Sadece onun Ebu Sufyan’ın oğlu olduğunu biliyorum. Ha.. bir de, Muhammed’in torununun katilinin babası olduğunu biliyorum. Fitne fesat bişeyler daha vardı ama onlarla ilgili kesin belgeler yok galiba değil mi?

    Gelenekçi reddiyeci demek.. vay yavrum benim! Daha adet görmeye başlamamış kızlarla cinsel ilişkiyi savunuyorsun, iddeti savunuyorsun, iddet süresince ev hapsini savunuyorsun, neyi reddediyorsun sen kuzum?

  69. Len ebubekir…

    …şuraya Kuran dan bir evrensel doğru bir de bunu savunduğu gösterir örnek getirsene…

    …bir tanecik.

    Hadi bakiiiim.

  70. Kendi yorumumu düzenleyeyim Muaviye’nin yorumunu savunmuyormuş ebubekir, yanlış okumuşum, sonlara doğru yazdıklarım anlamsız olmuş.

  71. Ebubekir, ne gevelliyorsun yine ? Bir konu açmışsın evlere şenlik, neyi söylüyorsun nasıl bir pozisyon denemek istiyorsun anlamak mümkün değil. Medeni kanun çağdaş! dünyanın çooook gerisinde çoookk gerisindeymiş çünkü 300 gün demiş ! Ama Muhammed daha iyiymiş çünkü 3 ay demiş! Hasta mısın arkadaşım, bu nasıl bir karşılaştırma?!

    Gelenekçi/reddiyeci muaviye yorumuna katılmıyormuş ebubekir! NE ZAMANDAN BERİ KATILMIYORSUNUZ medeni kanunla tanıştıktan sonra mı?!

  72. Ortada bir allah göremiyorum ben, Muhammed’in fantazileri dışında.

  73. Ya Ebubekir, bak en sonunda taktım kafaya, gittim şirket avukatlarını sırf bu mesele için aradım valla (Hatta dedim ki; bi bayan arkadaşım var, uzunca bir süredir ayrı yaşadığı eski eşinden resmen boşandıktan sonra yeniden evlenme planları yaparken böyle bişey duymuş ve krize girmiş filan. Ve hatta bu nası devlet bu nası yasa karrdeşşşiieeaammm.. ! vs. diye de pöykürdüm billah:)

    Cevap şu: Yasada 300 gün maddesi var, yani olası bir hamileliğe karşı iddet süresi.

    Amma velakin, aile mahkemesi diye birşey de var ve kişi (kadın) bu mahkeme aracılığıyla itirazda bulunursa mahkeme onu hemencecik hastaneye gönderiyor ve gebe olmadığı tespit edildiği takdirde süreye filan bakılmaksızın yeniden evlenebiliyor.

    Eeee?

    3 aya itiraz etmek istersen nereye gidiyon?

    İnsan biraz önünü arkasını araştırır da yazar yahu.

    Sahi, şimdi neyle neyi karşılaştırcan?

    Tahriiifffff..! en böyük günahtır:)

  74. Gelelim şu senin gelenekçi-reddiyeci muaviye yorumuna.

    Yahu kardeşim.. Aslında kaminendo da sormuş ya; Ne zamandan beridir varsınız sahiden?

    Yani nası oldu bu aydınlanma? Tarihçesi nedir, hikayesi nedir, kahramanları kimlerdir, bi anlatsan?

    Gerçi başka başlıklar altında da yazmıştım ama zararı yok, bi daha tekrarlayalım;

    Eşiniz sizi aldattı misal. (Nam-ı diğer: Fuhuş)

    Ha işte bunun tespiti halinde öngörülen ceza?

    Tanrı düşünüyo bu arada..

    Düşünüyo.. düşünüyo.. ve sonra eve kapama filan diyo. (Hatta ölüm onları alıp gidene kadar filan.. bknz. nisa/15)

    E sonra?

    Sonra karar değiştiriyo, up-date ediyo. (Niyeyse bu up-date, o da ayrı bi muamma ya) ..ama bu sefer de yüz değnek de karar kılıyo; “Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah’a ve o son güne inanıyorsanız, Allah’ın hükmünü yerine getirirken onlara karşı yumuşamayın. İnananlardan bir takım da onlara yapılan azabı gözleriyle görsün.” (Nur 24/2)

    Şimdi baştan alıyoruz, haden millet oooll tugedır:))

    Suç ne? Zina.

    Ceza? Yüz değnek.

    İnfaz şartları? Open to public, diğer inananların da görmesi şart.

    Dip not? Kalbin yumuşamaması önerilir.

    İmdii…

    Ebubekir ne diyo?

    Efenim bunlar gelenekçi-reddiyeci-muaviye yorumudur diyo.

    Hmm..

    Ben de diyorum ki, Muaviye gayet güzel anlamış, asıl götünden anlayan başkaları.

    Kuldan utanıp allahın sözünü değiştirmeye devam, asıl reddiyeci sensin.

  75. Başından beri böylesine dangalak bir mukayeseye girmemek için durdum, çünkü çok aptalcaydı. Hamilelikten bin çeşit teşhise kadar yapılan çeiştli kan testleri var.

    Yani; insanın hamile olup olmadağı yarım saatlik bir test. Alırsın raporunu, tutarsın bir avukat, istediğin zaman evlenirsin.

    Ama bunlar Selanikli Önderimiz Atatürk’ün kurduğu medeni kanunda var, Kuran veya Quran’da yok, o yüzden Sayın Ebubekir bilmez. En kötüsü yarı cahillik her zaman derim.

    Ancak, Gamaro bu kadar üstüne gitme Sayın Ebubekir’in, onu kazanabiliriz, lütfen ona sevgi ve şefakatle yaklaş.

    Bak; beni dinledi yılbaşında Viktorya’s sikrit’ın meleklerini izledi, meleklerin kanatlarını da gördü.

    Yakında hakikati de görecek, aslında çoktan gördü de mantığı, aklı, yılların doldurduğu çürümüş, kokmuş, palavraları zihninden atamıyor.

    Değil mi Sayın Ebubekir? Demek istediğim yani senin içinden geçenler harfiyen şu: ” Bu ateist, laik, büyük çoğunluğu Atatürkü seven, saygı duyan, sosyal demokratından soyalistine kadar sonsuzus yorumcularının KAFASI ÇALIŞIYOR HEM DE İYİ ÇALIŞIYOR. ÇOĞU OKUMUŞ, ARAŞTIRAN, SORGULAYAN insanlar. İçinden çıkamadıkları bir durum olunca da cenab-ı hak böyle uygun bulmuş, onun hikmetinden sual olunmaz demek yerine; akılla, bilimle, gökten nur bile yağsa onun nedenini bulmak için araştıran tipler.

    Ve bu yüzden buradasın, ruhunun derinliklerinde bu insanlara gıpta ederek bakıyorsun. İşte senin gerçeğin…

    Sağlıcakla kal Sayın Ebubekir, Burada hiç değişmeyecek dogmaları iyi diye, çağdaş diye kimseye yutturamazsın öyle kolay kolay.

  76. gamaro,desene zahmet verdim..olsun, iyi olmus böylece aile mahkemesinin,”gebelik yoktur”tespiti sonucun da ücyüz günlük iddet süresinin bitecegini bilmeyenler ögrenmis oldu..:)

    simdi..

    medeni yasa, (muhkem ayet) 300 gün der,medeni yargi,(ictihad makami) müracaat halinde elde ettigi veriler sonunda bu hükmü kaldirir..yani ? ortada kur´an ile celisen bir durum yoktur..

    gamaro,muaviye gelenekci,muhammed devrimcidir..bence,muaviye´nin (islam) yorumunu esas kabul yanlistir ve kur´an´dan onay almaz..

    “allah yok,din kaka” muhabbetiyle yatip kalkanlarin,muaviye´nin islam yorumunu savunur hale gelmeleri hangi aydinlanmanin sonucu ?

    gamaro,”asıl götünden anlayan başkaları..” demissin:) aynen katiliyorum..

    slm.

  77. Öyle değil ki..

    Yeniden evlenmek için başvurduğunda bu bilgi tebliğ ediliyormuş zaten sana, bilmeden beklemek diye birşey yok yani.

    Ama sen çıktın şimdi, bu kez de medeni kanun kuran’la çelişmez diye yazmaya başladın..

    Neyle neyi karşılaştırdığını anlamak bazen gerçekten zor.

    Neyse..

    Ha bi de Muaviye’nin islami yorumu kur’an ‘dan onay almaz demişsin..

    Valla yukarda gayet açık seçik yazdık işte, ayet ortada, suç ortada, ceza ortada, infaz ortada.

    Bu kur’an kendi kendinden de onay almıyor galiba.

  78. Sayın Ebubekir; şimdi kadının biri doğum yapıyor ve birkaç dakika arayla bir sarışın bir de zenci bebek doğuruyor. Oysa kadın ve kocası beyaz ırka mensup.

    Şimdi Kuran veya Quran bunu nasıl yorumlar, açıklar mısın?

    Ben bilimin nasıl açıkladığını yazayım da borcumu peşin ödemiş olayım senden gele(meye)cek dini dogmaya karşı.

    Bazı kadınlar gebe iken bile tekrar gebe kalabiliyor, çok düşük bir olasılık ama var. Kadın da gebe iken kocasını siyah ırka mensup bir erkek ile aldatıyor ve bu yattığı adamdan da gebe kalıyor, yani çocuklar ikiz kardeş değil.

    Selanikli Mustafa Kemal’in dediği gibi ” Hayatta en hakiki mürşit (rehber) ilimdir, fendir”. Ve ilime göre hareket edilerek yapılan kan, DNA testlerinden sonra 2. çocuk asıl babaya teslim ediliyor.

    Hadi sağlıcakla; akıl, bilim ve sevgiyle kal.

  79. İbrahim Tatlıses, Tatlıses otobüs firmasını kurduktan sonra bütün muavinlere talimat vermiş. Müşteriye karşı çok nazik olacaksınız çok kibar olacaksınız yoksa atarım sizi demiş. İlk Urfa İstanbul seferinde bayan yolculardan biri muavini çağırmış, muavin bey zahmet olmazsa bir su alabilir miyim demiş. Muavin de kibarlık yapacak ya, abla ne demek, zahmetin amına koyayım demiş…

    Len Ebubekir, açtığın konuya bak, yaptığın yorumlara bak, nereye ulaşmaya çalıştığına bak. Desene zahmet verdin!

  80. Zavallı Muaviye !

    Halbuki ben kendisini takdir ediyorum. Eğer saldırgan(gaspçı) tavrı olmasaydı bugün bir İSLAM’dan bahsediyor olmayacaktık.

    Şimdi Muaviye devrinde veya öncesinde narin kölenin(cariye) durumu neymiş ona bakalım.

    • Ben gitmek istiyorum. (kaç tokat ?)
    • Ben sizin zülmunuzdan bıktım (kaç kırbaç ?)
    • Kaçtım, yakalandım. (!)
    • Başka birini seviyorum. (aman ha!)
    • Başka biriyle evlenmek istiyorum. (Höst!)

    Baktık avrupa kriterleriyle uyuştuğuna! karar verdik.

    Muaviye’nin düşmanının cariyesi olduğunda işler hemencecik değişiyor tabii..; Oğlum bakın bi kuran’a…

    Hımm,

    -Demek ki bu benim payım. Kaymak gibiymiş oh yarasın…

    Adamım Muaviye benim. Helal olsun sana…


    Halifem,

    Efendim canım

    Habib bingötesahip eşini boşamış.

    Hımm güzel getirin hatunu sahabiyi de gebertin.

    Ama sultanım 3 ay zort zurt n’olcak?

    Allah en iyisini bilir evladım.

    Ya ya takdiri ilahi…

  81. Müthişti, elinize sağlık:)

  82. gamaro,”..Ama sen çıktın şimdi, bu kez de medeni kanun kuran’la çelişmez diye yazmaya başladın..”

    “evrensel dogru”larin kur´an dan onay aldigini simdi degil sürekli yazdim gözünden kacmis:) muaviyenin islam yorumu kur´an dan onay almadigini “allah,muhammed,ali”düsturunu rehber edinen imam ali (alevi) taraftarlari da biliyor..bi sor istersen..

    muaviye´nin islam yorumunu savunur hale gelmek hangi aydinlanmanin sonucu ? soru halen gecerli..

    bi ipucu vereyim..

    örnegin,afganlilar kafalarindan bir mezhep uydurmadilar,uyguladiklari muaviye´nin islam yorumundan baskasi degil..

    gamaro,”inkar” odakli kur´an okumak,yorum yapmak kimseden onay almaz..

    slm.

  83. Haaa…

    Ben de bir Muaviye’yim o halde, değnekleyin cümlesine bakıp değneklememek lazım sonucunu çıkaramadığıma göre..

    Hem bak ne sormuş oikOs, Muaviye öncesi dönemde dedi ki köle/cariye:

    Efendi ben özgür olmak istiyorum… Senden ayrılmak istiyorum.. alıp başımı gitmek istiyorum..

    Muaviye’den önce yallah çekip gidiyolardı demek:)

  84. Selanikte Sonbahar- Tuna Kiremitçi- Doğan Kitap

    Sayın Ebubekir fena halde her taraftan çuvallıyorsun, hani nerdeyse içip içip klavyenin başına sarhoş oturuyorsun diyeceğim. Fena halde eziliyorsun, sana birazcık değişik birşeyler söyliyeyim de komadan çık.

    Bak yukarıda bahsettiğim kitapta Başkent İstanbul, Selanikli Mustafa Kemal yok ama Fikriye ve Latife Hanımlar var. Aşk, sevgi, ölüm, ölüm meleği (Azrail) var. Padişah ve Halife payitahtta İstanbulda, ülke Amerikan Mandasından 2010 yılında ancak çıkıyor. İç savaşlar ve Osmanlının orduları keni içinde birbirleri ile çarpışıyor.

    Öneririm, oku, biraz değişiklik olsun hayatında.

    Senin de okuduğun güzel bir kitap varsa bana önerebilirsin.

    Yoksa din, Kürtçülük, vatan hainliği, Atatürk düşmanlığı dışında hiçbirşey okumuyor musun? O zaman çok üzülürüm bak.

  85. Şu kölelik geri gelse de, ucuza cariye kapatsak sonra dikip dikip allahın izniynen azat edip sevaba girsek, Rabbime cennette kul olsak. Amen:)

  86. Muavizm potansiyelini tespit etmek için kullanılır.

    Herhangi bir cümle yazılır.

    Örneğin:Yemeden önce papatesin kabuğunu soyun.

    Ne anlıyorsun yavrum?

    Hocam diyor ki patatesin kabuğunu soyun..

    Bak nasıl da muavi:)

  87. Kelime kökleri

    “Örneğin:Yemeden önce papatesin kabuğunu soyun”

    Altı çizili kelimenin köklerini ve olası anlamlarını düşünürsek aslında kastedilenin patates yerine papates yani papa yani hristiyanlık olduğunu anlar ve hristiyanların oyunlarını çözün, maskelerini düşürün anlamına geldiğini çıkarabiliriz. İşte mucize.

    xenix: Takiplerim

  88. Devrimci yorum diye ben buna derim işte, yaşasın devrimci xenix kahrolsun gelenekçi muaviye:))

  89. GODOT = Godidiot.

    Bunu bulan bir vatandaşımız Samuel Beckett enstitüsüne başvurmuş onay ve yorum almak için.

  90. üzerinize afiyet..su grip yok mu her kis istirahate mecbur eder beni..

    neyse..

    vikipedi: ZEKA/AKIL;”…Akıl doğru düşünce üretmekle ilgilidir. Zekâ ise genelde uygulayıcı olarak düşünülebilir.Akıl kuramlar ve kurallar ortaya çıkarırken, zekâ bunların pratikte uygulanmasını sağlar. Başka bir açıdan bakıldığında zekâ düşünebilme gücü ya da yeteneğidir. Doğru düşünceye ulaşmak ya da sahip olmak ise akılla olur..”( Yeni Rehber Ansiklopedisi -20. cilt: 335-)

    xenix yazdi;

    “..Benim kaynağım, “zeka” ebubekir…”

    ve

    devam etti;

    xenix;..”Örneğin:Yemeden önce papatesin kabuğunu soyun”Altı çizili kelimenin köklerini ve olası anlamlarını düşünürsek aslında kastedilenin patates yerine papates yani papa yani hristiyanlık olduğunu anlar ve hristiyanların oyunlarını çözün, maskelerini düşürün anlamına geldiğini çıkarabiliriz..”

    !?

    gamaro da benzer sey yazdi..kacak güresci taktigi bunlar.. hani alta kalan güresci sahanin disina kacmaya calisir ya o misal..

    bi cok ateistin yapmaya calistigi bildik seydir dalga gecerek ezikliklerini(komplex) gizlemeye calismak..ama zararsizdir E insan ZEKAsi kadar dalga gecebilir cünkü..

    bu zekayla daha coook öküzün altinda buzagi kesfedersiniz:))

    slm.

  91. Kaçak güreş mi :)))

    Senin bu cümlen bizim mizahımızı ezik bıraktı ebubekir. Sorular yukarıda duruyor sana sorulan. Ama soruların karşısında bir güreşçi yok. Griptendir ama kesin. Grip geçsin hepsini cevaplayabilirsin güveniyorum sana.

    xenix: Takiplerim

  92. Kambur kerim,dayanamadin mi ? son söz demistin de:)

    “..GODOT = Godidiot….”

    God…….tanri
    idiot……aptal

    haklisin..

    örnegin,

    “Her zaman ırkıma büyükbaş Atam

    Tanrılaş gönlümde, Tanrılaş Atam !…” (Nurettin Artam)

    ve digerleri..

    senin mantigina göre,atatürkü kutsal/tanri kabul edenlerin tanrisi da idiot..(kurdugu “cürük cumhuriyet”ten belli)

    tamam mi ?

    slm.

  93. 1-Atatürkçülerin hiçbiri Atatürk’ü Tanrı olarak kabul etmez.

    2- Büyük çoğunluğu müslümandır, bunların en az yarısı namazında, orucunda insanlardır.

    3- Benim gibi Ateist Atatürkçüler binde bir kişidir. Atam, mezarından çıksa belki beni azarlar, çünkü kendisi inançlı, dua eden bir insandı. İlk TBMM dualarla açılmıştır ve Atatürk’ün dua ederken ellerini yukarıya kaldırmış fotoğrafı da vardır.

    4-Bak bu yazdığın yazıyı Atatürk sayesinde yazıyorsun, onun yaptığı harf devriminden kalan yazılarla.

    5-Bu memlekette ezan okunuyorsa, benim gibi Ateistleri sabahın köründe taciz edip uyandırsa, rahatsız etse bile onun sayesinde okunuyor. Oysa sen Atatürk’e nankörce saldırıyorsun.

    6-Cumhuriyeti çürütmek için çok uğraşıyorsunuz, belki çürüttünüzde. Ama bu ülkede en az 40 milyon laik, demokratik cumhuriyetten yana insan var. Emperyalizm denilen tek dişi kalmış canavarı, insanları etnik köken ve dini inançlarına göre ayıran sömürgeci zihniyet ve onun uşakları ile, kanlarının son damlasına kadar, silahlarındaki son kurşuna kadar, hatta, tırnaklarıyla, çarpışarak ölecek 40 milyon.

    7-Sayın Ebubekir; sen zehirlenmişsin, kusuyorsun fazla içmiş bir ayyaş gibi, kusmukların sonsuzu iğrenç bir şekilde kokutuyor, kirletiyor. Bu zehiri kusarak atamazsın, bunun panzehiri bilgi, akıl, sevgi, tarihe objektif gözle bakmaktan geçer.

    8- Senin yüreğin, kin, nefret, nankörlük ve vicdansızlık dolu. Bir insan ancak senin kadar kötü yetiştirilir yani. Ben gene de senden ümitliyim. İnsana dair umudumu yitirmem, çünkü insan ne zaman ölür biliyor musun? Umutlarını yitirdiği zaman.

    Sana sevgi dolu günler dilerim.

  94. Ayet diyor ki elini kesin..

    Ayet diyor ki değnekleyin..

    Ayet diyor ki eve hapsedin…

    Ayet diyor ki kahrolsun homoseksüalizm..

    Şimdi bunlara bakıp da efenim orda aslında diyor ki; kesmeyin- değneklemeyin- kapamayın- kahrolmasın vs. diyebilmek için.. hakket iyi güreşmek lazım:)

    Sahi Ebubekir, geçenlerde insan hakları evrensel beyannamesinden alıntılar yaptıydım, naaptın neettin kaç kelime kökü bulabildin dezenformasyona tabi tutacağın?

    Bir köle misal, ya da cariye.. sahibine hastir len ben gidiyorum dese?

    Eee?:)

    Evet, o papates de, ve benim ironik- mizahi bütün yaklaşımlarım da sizin röntgeninizdir. Kırık da çıkık da kaçak da çatlak da hepsi sizin.

    Hayır mı diyosun?

    O zaman sen de gel bi zahmet, ali k gibi yok o öyle değildir yok bu böyle anlaşılmaz demek dışında güzel güzel açıkla?

    “Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın hükmünü yerine getirirken içinizde onlara karşı bir acıma oluşmasın. İnananlardan bir topluluk da buna şahit olsun.”

    Buyur.

    Kelime kökü, tercüme hatası, ses benzerliği, küçük ünlü büyük ünlü her türlü manevra bedava.

    (Ulen android olsan çip dayanmaz valla:)

  95. Sakladıkları SAÇ değildir. Sakladıkları vahşi yürekleridir. Ezik kalplerinin hükmettiği hınçla saldırırlar. Sebebini bile bilmezler.

    Liberalizme sığınmaları bu yüzdendir. Hiç ilgileri olmadığı halde…

  96. xenix ve gamaro:

    ücyüz gün/doksan gün karsilastirmasi sizin gibi okumus insanlari niye rahatsiz ediyor ? niye,direk cevap degil de zina,degnekleyin,
    el kesin,hapsedin vs. benzeri sorular ?

    ne alaka ?

    peki,hedef gösterilen muasir medeniyet pratikleri ile ülkemizdeki uygulamalari karsilastirmak nicin akliniza gelmez ?

    telestirdiginiz/elestirdigim hükümler kiyamete kadar baki hükümler degildir yani tarihsel sürec icinde uygulanmistir zaman ve sartlar degistigin de o hükümler de degisir..kimse de carpilmaz:)

    mesela,”das kapital” veya “das nutuk” taraftarlari icin kabul ettiginiz”tarihsel sürec”gercegini “das Quran”taraftarlarindan niye esirgiyorsunuz ?

    bu tutum,bagnazlik degilse nedir ?

    sevgili gamaro,ali k degil kim ne anlatirsa anlatsin anlamak isemeyene kimse bi sey anlatamaz..ayrica,ben birilerini ikna etmek icin ugras vermiyorum sadece dogru bildigimi paylasiyorum, daha fazlasi yok..sizi “bilgi yüklü” forumdas olarak hep taktir etmisimdir..
    evet bilgisiz olmaz ama bilgi hersey degildir..

    örnegin,
    prof.olan,saygi duydugunuz,kendisine posta kutusu mesajinizda selam gönderdiginiz hocaniz,”TKP´den Milletvekili Adayı olan Tıp Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Nalçacı; ´Türbana karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz..”dedi..

    bu prof´un ifadeleri bana berlin duvari yikilmadan cok evvel alman fasistlerinin karaladigi cümleyi hatirlatti;”die juden haben hinter sich,die türken vor sich”..

    bi fark varmi ?

    belki siz farkli düsünüyorsunuzdur bilemem ama böyle bir “fasist zihniyet”e saygi duymaniz bile okudugunuz binlerce kitaba saygisizliktir diye düsünüyorum..

    yanilmayi cok isterim ama bence siz sadece “allah yok,din kaka” muhabbetinize malzeme ariyorsunuz..

    mizrak cuvala sigmiyor..

    slm.

  97. sevgili Kambur kerim: bildik kemalist kilise cevaplar vermissin..gecelim..ama su sözüne bende imzami cakarim,”..40 milyon laik, demokratik cumhuriyetten yana insan var..” eyvallah..

    ancak

    atatürk´ün partisi ve oyu ortada..

    sürünüyo..

    atatürkcüler utansin..

    tescilli “kamal”ist üstad mütercimler de atatürkcüleri sucluyor..vardir bi bildigi..:))

    slm.

  98. Doğru bilmek ile çarpıtmak arasındaki farkı bilmediğimizi mi sanıyorsun ?

    Sen ruh hastasısın.

  99. Sen 300 gün dedin, üşenmedim yazdım çizdim, dilim döndüğümce anlattım. (diğer arkadaşlar da aynısını yaptı)

    Eee, peki sen ne yaptın, nerde bizim ayetin “evrensel” açıklaması?

  100. Prof. Erhan Nalçacı benim hocamdı.

    Kendisi Carl Sagan’ın türkiye versiyonudur, öyle tanımadan bilmeden tek cümleyle afişe etme insanları.

  101. Adolf Hitler de müthiş bir oy çokluğu ile iktidara gelmişti. Diğerlerinden fazla oy almak, bir ideoloji veya politikanın doğru olduğunu göstermez, övünç konusu da olamaz.

    Atatürk’ün partisi ve oy’u ortada demişsin. Aynı şekilde; %26 oy almak da o görüşün yanlış, eksik veya yetersiz olduğunu göstermez. Dolayısıyla senin ”Atatürkçüler utansun” lafı altı boş bir cümle. Utanılacak hiçbirşey yok. Çalışacağız, senin gibiler dahil herkese doğru yolu göstermek için mücadele edeceğiz, asla yılmayacağız.

    Bak; Galileo ” Dünya dönüyor” dediği zaman değil %26, milyonda 26 bile değildi. Tek başınaydı Engizisyonda, 1500 yıl sonra da Papa bu olaydan dolayı özür diledi. Senin de torunların ileride bizim torunlarımızdan, senin adına özür dileyecek. Hiç kuşkun olmasın.

    Mustafa Kemal Samsun’a çıktığı zaman değil %26, yüzbinde 26 kişi ancak, bağımsız bir ülke istiyordu.

    Satılmış, dönüştürülmüş medya ile, nohut, bulgur, makarna, beyaz eşya, kömür vb. sadaka ile oy alıp iktidara gelebilirsin. Çok basit yeter ki halkın parasını kendi çıkarlaraın için dağıtacak vicdanın olmasın, kim tutar seni.

    Deprem için topladığın paralarla yandaş müteahitlere duble yol bile yaptırtabilirsin, sonra da bunu oy’a tahvil edersin. Yeter ki deprem çadırlarında soğuktan ve yangından ölen çocuklar için yüreğin sızlamasın. Bu işler bu kadar basit.

    Yüreğinde sevgi ve vicdan dolu günler dilerim sana.

  102. ebubekirin kendi kendini rezil ettiği bir başlık daha. fiyasko.

    )kapa parantez

  103. Ben bu başlığı yeniden ve yeniden okudum, söylenmeye çalışılan şeyin ne olduğunu hala kavrayamadım açıkcası.

    Medeni kanun 300 gün demiş.. takip eden maddelerde de, istisnai durumlar için neler yapılabileceği anlatılmış. Eee, yani? Bunun neyine nesine itiraz var?

    Eşinden ayrılıyorsun, başka biriyle evlenmek istiyorsun.

    Temel bir prensip olarak diyor ki kanun; kadın ayrıldıktan sonra 300 gün içinde doğum yapmamışsa, bu durumda ayrıldığı eşinden hamile değildir. Bu eski eşler arasında olası bir gebeliğin yaratabileceği pek çok hukuki sorun adına genel bir prensip olarak duruyor orda ve 3 ay veya 3 adet dönemi beklenmesine göre çok daha doğru ve bilimsel.

    Devamında ise, bu 300 günlük sürenin kişilerin özel hayatlarında ve gebelik dışı nedenlerle yaratabileceği maduriyetlerin önüne geçmek maksadıyla alt maddeler sıralanıyor.

    Farzedelim ki diyor, bir kaç ay sonra yeniden evlenmek istediler.. veya 3-4 ay sonra bir başkasıyla tanıştı ve onunla evlenmek istedi..

    O zaman da ilgili kişilere yasanın ilk maddesine itiraz hakkı veriyor ve kadını hamile olup olmadığının belirlenebilmesi maksadıyla hastaneye sevk ediyor.

    Sonuç ne?

    Gebe değil mi?

    E buyrun biz de çıkalım kerevetine diyor.

    Yani hakkaten neyi tartışıyoruz biz burda? Diyelim ki Mekkeli muhammed döneminde 3 ay bekledin kadını ve evlendin sonra, ama o da ne? Kadının karnı şişiyor ve ebe gümeci ton ton neneler diyor ki; efendi bu karı yüklü be, hemi de senden önce !

    Eiie, hani ama allah’ın sözüydü taman?

    …

    Şimdi hangi akıl, hangi ilim, hangi medine-i bilmem ne?

    Neyi tartışıyoruz, neyle neyi kıyaslıyoruz anlayan beri gelsin.

  104. Ebubekir aklınca bir açık bulduğunu sanıp sazan gibi atlamış olmasının ve bundan sonra da hatalı olduğunu anlasa bile geri dönememesinin manevralarını tartışıyoruz.

  105. Ya bu manyağa niye dert anlatıyorsunuz? RUH HASTASI bu… Bildik deli…

    Sanki hayatında daha önce SAGAN okumuş! Bırak okumayı daha önce adını duydu mu acaba ?

    Kalkmış internetten bulduğu iki cümleyle Sagan analizi yapıp, güya kendini yüceltecek. Hadi len… Senin gibilerden ancak cacık olur.

    Kim ve ne olduğunu artık adım gibi biliyorum.

    Cahilin önde gidenisin.

    Zır cahilliğinin verdiği aşağılık kompleksinden bıktım.

    Alıntı yapma artık yeter.

  106. gamaro yazdi;”..Prof. Erhan Nalçacı benim hocamdı.Kendisi Carl Sagan’ın türkiye versiyonudur, öyle tanımadan bilmeden tek cümleyle afişe etme insanları…”

    kusura kalma ama hocaniz alenen,acik/secik beyanatiyla temsil ettigi dünya görüsünü kamuya ifsa etmis zaten..fasist beyandan rahatsizsan elestir degilsen bu telas niye ?

    sevgili gamaro,prof.e.nalcaci,”..Carl Sagan’ın türkiye versiyonu” olabilir,olmayabilir de..merak ettim, orijinal sagan´in da prof.nalcaci beyanatina benzer “fasist” dünya görüsü mü var ? varsa,tencere yuvarlanmis kapagini bulmus demektir ki at cöpe gitsin..

    hem

    bunca kitap okumak,bilimsel ugras bir kisiyi/prof´u “fasist düsünce”den ARINdirMAya yetmiyorsa sormak gerekmez mi,YA bu nice okumaktir ? diye..

    orijinal sagan:

    “…Tanrı fikri; beyaz sakallı dev bir erkeğin gökyüzünden herşeyi idare etmesi gibisinden tasvir edildiği sürece gülünçtür.

    Yok eğer, Tanrı’dan kastedilen evreni yöneten fizik kanunlarıysa, o zaman kesinlikle Tanrı vardır..”

    (bende söyle yazmistim;”..vahy,yere ve göge yerlestirilmis “fizik kural”laridir..”)

    “..Kozmoz’un bir bölümüde söylediği;

    “Olağanüstü iddialar olağanüstü kanıtlar gerektirir” sözüyle de tanınan Carl Sagan, kendisinin Ateist olduğunu öne sürenleri,
    “Bir ateist bildiğimden çok daha fazlasını bilmek zorundadır” diyerek reddetmişti…”(Agnostik.ORG)

    evet

    orijinal sagan,süphecidir
    bilim adami süpheci olur
    kesin yargilarla (önyargi) konusmaz
    biraz da mütevazi olur..

    slm.

  107. Tamam, Carl Sagan’ı da geçtim Erhan Nalçacı’yı da. Sagan analizi zaten süper de.. Faşistmiş Erhan Hoca, nerde türbanlı görse laf atarmış, dalga geçermiş, yolunu kesermiş, eşarbını yırtarmış filan:)

    Gelelim senin diğer söylemine;

    “Elestirdiginiz/elestirdigim hükümler kiyamete kadar baki hükümler degildir yani tarihsel sürec icinde uygulanmistir zaman ve sartlar degistigin de o hükümler de degisir..kimse de carpilmaz. mesela,”das kapital” veya “das nutuk” taraftarlari icin kabul ettiginiz “tarihsel sürec”gercegini “das Quran”taraftarlarindan niye esirgiyorsunuz ?”

    Demek öyle?

    O zaman bana bir tane ayet göster ki; bu hükümlerin senin dediğin gibi tarihsel süreç içinde (zaman ve şartlar değişince) değiştirilebileceğinden bahsediyor olsun. Bak çok net, çok açık, çok sade bir soru sordum:)

    Dipnot: El kesmeye kelime kökü bulduydun hani, o aslında elini değil de şeyini kesindir felan dediydin. Sahi onu nerden bildin? Belki o da zamanın ve şartların* icabı, o dönem doğru olanıydı? Ha?.. Yok ama yok, o kelime köküydü kesin… Lakin değnek ve umuma açık infaz için işe yarar bir kelime kökü çıkmadı galiba.. Tüh.. Onlar zamana ve şartlara bırakılmış demek.

  108. “xenix ve gamaro:

    ücyüz gün/doksan gün karsilastirmasi sizin gibi okumus insanlari niye rahatsiz ediyor ? niye,direk cevap degil de zina,degnekleyin,
    el kesin,hapsedin vs. benzeri sorular ?

    ne alaka ?”

    Ebubekir, bir şeyin rahatsız ettiği falan yok. Sana yanıldığını veya anlamadığını göstermeye çalışıyor herkes.

    xenix: Takiplerim

  109. “”..Kozmoz’un bir bölümüde söylediği;

    “Olağanüstü iddialar olağanüstü kanıtlar gerektirir” sözüyle de tanınan Carl Sagan, kendisinin Ateist olduğunu öne sürenleri,
    “Bir ateist bildiğimden çok daha fazlasını bilmek zorundadır” diyerek reddetmişti…”(Agnostik.ORG)

    evet

    orijinal sagan,süphecidir
    bilim adami süpheci olur
    kesin yargilarla (önyargi) konusmaz
    biraz da mütevazi olur..”

    Ateist değil ama sanki müslümanmış Carl Sagan, öyle anlatıyorsun. Carl Sagan ateist olmayabilirdi, ama Allah’ın veya Yahve’nin var olmadığından bir ateist kadar emindi. Bu konuda şüphen olmasın. Onun ateistlerden farkı, bazı felsefi konulara bakış açısından ibaretti. Ben sana ölmeden önceki son kitabından ve belki ölmeden önceki son yazısından alıntı yapayım..

    ”
    Öldükten sonra yeniden hayata döneceğime, benden bir parçanın düşünmeye ve hatırlamaya devam edeceğine inanmayı çok isterdim. Ama buna inanmayı ne kadar istesem de, ölümden sonra yaşamın var olduğunu ileri süren eski ve yaygın kültürel geleneklere rağmen, bunun sadece iyimser bir beklenti olmadığını düşündürecek bir bilgiye sahip değilim.
    …
    Eğer ölümden sonra yaşam olsaydı, ne zaman ölürsem öleyim bu derin merak ve özlemlerimin çoğunu tatmin edebilirdim. Ama eğer ölüm sonsuz ve düşsüz bir uykudan başka bir şey değilse, bu nafile bir umuttur. Belki de bu bakış açısı hayatta kalmam için bana fazladan bir motivasyon sağladı.”

    Sen de şu dinin konusunda artık biraz şüpheci olsan..

  110. Şüphecilik ha:)

    Fuat Aziz Göksel hocam şüpheciydi misal, Erhan Nalçacı da öyledir, benzer bir anlamda. Ve Carl Sagan, Hawking, Einstein..

    Sahi ne oldu aklı(!) kullanan bu insanlara?

    Şu akıl da ilginç ha.

    Aklı kullan, aklı kullan..

    Herbi işe yarıyo da bu akıl maşallah, ama “dogmayı” anlamaya gelince olmuyo herhal.

    Oldu olacak, ben de kendimden alıntı yapıp nostaljik takılayım;

    “Öncüllerin, aslında çok anlamlı olan ortak bir terime bağlanarak yapılması muhakeme sürecinde yapılan mantık hatalarından biridir.

    Örnek mi? …Buyrun tanrı:)

    Şimdi hazır dinci demişken bu noktayı atlamadan geçemedim, çünkü bunu en çok dinci yapar. Uzatır mikrofonu Carl Sagana, Einstein’a veya Hawking’e ve sorar: efenim tanrıya inanıyor musunuz? Elinde mikrofanla tavlaya oturmuş da kapı alma derdiyle muzdarip dincinin sorduğu tanrı, artık hangi dine mensupsa o dinin tanrısıdır… yahudiyse Musa’nın eline asayı veren, hristiyansa söz olup yeryüzüne inen, ya da müslümansa Muhammed’in yüzü suyu hürmetine kainatı yaratmış olan allahtır onun sorduğu… Ve zanneder ki dinci, tanrıya inanıyor musunuz diye sorunca şak diye bunu anlar karşısında dikilen bilim insanı:)

    Tanrıya gerek yok mu demiş mesela Hawking, hah işte zanneder ki Hawking Muhammed’e takık:) Ya da Sagan “kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir” diye mi yazmış, sanır ki İsa ve kutsal ruh bir ihtimal gerçek olabilir demeye çalışmış, veyahut Einstein din mi demiş bir yerde, tabi canııım, kesin kızıldeniz ve firavunu kastetmiş…

    Yok yok, bunca zırvayı reddetmek için ben agnostikim demeye filan gerek yok elbet, zaten o insanların “tanrı”dan anladığıyla dincinin nasiplenmeye çalıştığı teferruatın da bi alakası yok. “

    Haa..

    Ve şimdi bi Sagan bi Einstein bi Hawking’i la ilahe illah deyip namaz durmadı ya.. Vah vah, aklı* kullanamadılar demek, hepsi muaviye yüzünden imanıma 🙂

  111. gamaro yazdi;”..Faşistmiş Erhan Hoca, nerde türbanlı görse laf atarmış, dalga geçermiş, yolunu kesermiş, eşarbını yırtarmış filan:)..”

    sevgili gamaro,gülümsüyorsun:) dilegim yüzünden tebessüm eksik olmasin..

    fakat
    ülkemizde her inancdan vatandasa hayati zehir edilen militarist kemalist uygulamalardan habersiz gibi konusuyorsun..

    anliyorum,
    hocan oldugu icin “fasist zihniyet”in uygulamalarini ona yakistiramiyorsun ama kemalist pratikler seni dogrulamiyor..halbuki,despot
    uygulamalari destekleyenler “ordu göreve”pankarti acan “sentürk tipi” cagdas ! fasist prof´lardi..

    hem
    otoriteyi eline geciren bu zihniyet her daim ve hangi ülkede olursa olsun isaret ettiklerinin fazlasini yapmistir..

    mesela,
    ateist/komunist fasistler,otoriteyi ele gecirdiklerinde her türlü inanc pratiklerine(ritüel) yasak getirip ibadethaneleri yerle bir etmistir..

    marksist/ateist kadro,halk/isci cenneti vaadiyle gelmesine ragmen dünya da esi benzeri görülmemis bir devlet katliamina imza atmis,
    topluma cehennemi yasatmistir tabi halk adina..

    evet

    ortada militarist bir beyan var..ve bu beyan kime ait olursa olsun hafife alinAmaz velevki erhan hoca olsun..

    slm.

  112. Ebubekir fena salliyosun ,yeter yani ..

    Benim ailemde ve akrabalarimda, koyumde hemen hemen benden baska Agnostik yok, hepsi Musluman ,kimi koyu , kimi hafif , dedem Imam Muezzindi ,Amcalarimin cogu haci ,ve 50 yildir hicbiri Aman su Cumhuriyet canimiza yetti , Ataturkun izdeslerinden biktik dediklerini duymadim .

    Agzin biraz laf yapiyor , sanirim iyi bir pazarlamacisin ve is adamisin ama burda yemez.. sana kargalar bile guler .. :)) Gaak gaak gaak :))

    Iyi seneler saglicakla kal hayirli isler bol kazanclar.

  113. KaptanMosey yazdi;”..Ateist değil ama sanki müslümanmış Carl Sagan, öyle anlatıyorsun..”

    yok sana öyle gelmis..

    sadece evren hakkinda ki yorum benzerligine dikkat cekmek istedim..

    farzedelim sen haklisin ve sagan bir ateist..ne degisecek ? nitekim,kimden gelirse gelsin dogru,dogrudur..sözü bile var,”..Kimin söylediğine değil, ne söylediğine bak…”(Imam Ali)

    KaptanMosey yazdi;”..Sen de şu dinin konusunda artık biraz şüpheci olsan….” ben mi ? heh heh..gözünden kacmis, dindar biri olmadigimi yazmistim:)

    slm.

  114. Stalker,tabi tabi..

    mustafa kemal ve yandaslari mesela,alevilere inanclarini serbestce uygulama hakki vermis,sünni diyanet teskilatina dahil etmisti:)ama vatan hainleri”alevi acilimi” bahanesiyle cumhuriyetin altini oymaya calisiyor..:)) yersen..

    eminim,akrabalarin dersim´i de bilmezdi..peki,sen biliyormuydun ?

    merak iste..

    slm.

  115. Bre zındık sen mi verdin alevilere hak?

    Sen ve senin gibiler öldürmediniz mi milyonlarca aleviyi?

    Binlerce senedir, Din/Namus uğruna adına fatiha bile okumadığınız kaç kadını öldürdünüz ? Kaç çocuğu öksüz bıraktınız?

    Elinize geçse Mustafa Kemal ve arkadaşlarını bir kaşık suda boğmayacaktınız öyle mi?

    Menemen cinayetini arkadaşların işlemedi mi?

    Sen ne dediğini bilmeyen bir zavallısın.

  116. Sayın Ebubekir; bu sonsuz tayfası seni anlıyamıyor, ne yazsan itiraz, hakaret (çoğunu da hak ediyorsun bence) vb. üzerine kurşun gibi yağıyor.

    Bak bu neden oluyor biliyor musun? Çünkü sen Atatürk’ün devrimle bizlere verdiği Türk dilini ve latince harfleri kullanıyorsun.

    Hemen bir elektronik markete git kendine Arapça bir klavye al, hatta ”Quran” Arapçası olsun ve başla onunla yazmaya. İnan bana, bak hiç kimsenin sesi çıkmayacak, suküt edeceğiz. E suküt da ikrar’dan (kabullenmeden) gelir ve biz sonsuz takipçileri senin yazdıklarını kabül etmiş oluruz böylece.

    Sen rahat edersin, biz de hidayete ereriz. Yok yok yazılan herşeyi anlarız merek etme. Cenab-ı Hak bize yardım eder hiç kuşkun olmasın. Fizik kanunlarını da bizlere vahiy olarak yutturursun böylece, biz de örneğin yerçekimi konusunda gerçeği öğreniriz. Hani yazacaksın ya ” Birgün Mekke’li Muhammed otururken başına bir elma düşmüş diye…”

  117. Bu platformda değişik konular dönüyor.

    Bir çoğu felsefik, psikolojik vesselam insana dair;

    Mesela: SEVGİ
    Mesela: EGO
    Mesela: HIRS

    Tüm bu konularda Ebubekir’in neredeyse hiçbir şey yazmadığını gözlemledik.

    Gözünü kan bürümüş hırsın seni yokedecek.

  118. Ebubekir ,

    Ne bicim soru bu , Dersimi herkes bilir bu ulkede , sen kendine bak . Su actigin abuk konunun tartismasi da boka sardirmis zaten.
    Insanlarin zana izahatlar getirmesi Lutuftur.

    Dersim tartismasinda bir soru sormustum; nasil bir Tarih isterdin ? yakin tarih nasil olmali idi ?
    Beniki de merak iste..

  119. oikos; “..Bre zındık sen mi verdin alevilere hak?….”

    peki

    bakalim,kime denir,kimdir zindik ?

    TDK: “..Tanrı’ya ve ahrete inanmayan…” bre oikos, gördün mü kendini tarif etmissin..heh heh..

    oikos,öyleyse sen söyle bakalim,mustafa kemal ve cagdas kadrosu,”alevilere ne vermis veya onlar icin ne yapmis ?

    slm.

  120. Bırak safsatayı, soruma cevap ver.

    Sen bir sünni olarak: tarih boyunca ve bu hükümet olarak ne yaptın aleviler için.. Hadi öt .. sonra onu bunu kötülersin… Hadi başla…

  121. bre oikos, cevap bulamayinca safsata oluyo dimi..

    simdi..

    o adam, sünni inac sistemine dokunmadi belki de gizli bir sünniydi:) bütceden pay vererek destekledi,yandaslari devam ettirdi..

    fakat

    alevi inanc sistemini YOK saydi..

    diyanet´e dahil etMEdi
    ibadethane(cem evi) acMAdi
    bütceden pay ayirMAdi..

    yandaslari, “alevi acilimina”kadar ayni yolda israrla devam etti..

    iste gercek bu..

    safsatalarniz bu gercegi degistirmez ve degistirmecektir..

    sen tarihciydin dimi ? hadi öt öyleyse..

    slm.

  122. Laik Ataturk Cumhuriyeti yikilirsa o zaman iste Alevilerin vay haline .

    Ebubekir sen galiba yeni bir Alevi katliaminin alt yapisini olusturmaya calisan fahri bir provakatorsun.
    Maras -Sivas katliami kesmedi herhalde.

    senin “RT Erdoğan’ın belediye başkanı olduktan sonraki ilk icraatı Karacaahmet Dergâhı’nı kaçak inşaat diye buldozerlerle yıkmaya çalışmasıdır. 7 Eylül 1994’teki o girişimden bu yana Aleviler Erdoğan’ı sevmez. Kendi evi bile imarsız olduğu halde, İstanbul’un yüzde 70’i imarsız olduğu halde gelip bir Alevi dergâhını yıkmayı marifet saydı. “-sabah dan alinti-

  123. Sevgili Mustafa Kemal, mevcut şeriati sistemi LAİK hale getirmiş ve tüm alevileri sünni zülumden kurtarmıştır.

    Buna rağmen bu durumu sindiremeyen Kürt ve sünni ittifak her fırsatta nifak tohumları yaratarak aleviliğin yokolması için çalışmalarını birgün bile aksatmamıştır.

    BU YÜZDENDİR Kİ: Memleketteki her alevi oyunu hala Mustafa Kemal’den yana kullanmaktadır.

    Bütün bu alevilerin gerizekalı olduğunu zannetmiyorsundur umarım.

    Evet…

    Stalker’in dediği gibi sen faşist ruhlu bir provokatörsün. Mustafa Kemal’i aleviler üzerinden kötülemek ve küçük düşürmek için elinden geleni denediğiniz /denediğin halde o büyük sevgiyi ve yarattığı mükemmel düzeni yıkmak elinizde değil.

  124. Ebubekir ben soruma cevap alamadım.

    Bir tane ayet göster ki bana; kurandaki söz konusu hükümlerin (değnek, sopa, ev hapsi, miras, hukuki eşitsizlik vs.nin) senin dediğin gibi tarihsel süreç içinde (yani zaman ve şartlar değişince) değiştirilebileceğinden ve yeniden düzenlenebileceğinden bahsediyor olsun.

    Eğer bunu göstermezsen, seni kuldan utanıp allah’ın sözüyle oynamak noktasında.. elbette yine özgür bırakacağız:)

  125. Bedeni denetim altına almak toplumu da denetim altına alabilmekle bağlantılı olduğu için, dinler, insan bedeni konusunda katı uygulamaları baskı ve korkutma yoluyla etkinleştirmeye çalışırlar. İnsan kendi arzularını kontrol edebilme konusunda kendi özgür sorgulama sürecini yaşıyor olmalıdır. Neyse. 🙂 Nerede Ebubekir gibi bir ağız gördünüz orada zehirli bir salgına karşı akil mekanizmalarınıza işlerlik kazandırınız. 🙂

  126. sevgili gamaro,sorunun cevabini bulmak bunca kitap okumus biri icin (kinder spiel) cocuk oyuncagi..inanmak,iman etmek icin degil sadece anlamak niyetiyle okumak yeterli..

    mesela,Sagan anlamisti ve “Tanrı’dan kastedilen evreni yöneten fizik kanunlarıysa, o zaman kesinlikle Tanrı vardır..”diyordu..

    kisaca

    degismez hic bir hüküm olamaz,hele hele her daim degisen sartlar ve evren de (insikak/19) “süphesiz siz bir durumdan digerine ugratilacaksiniz” diyen bir tanri varken:)

    ve

    “…Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez…” (rad/11)

    ve

    mecelle;”..Zamanın değişmesi ile bazı hükümlerin değişmesi inkâr olunamaz..”

    ve

    hüseyin atay; konuyla ilgili “Kelam Arastirmalari”

    ve

    “..Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; “..Laiklik dinsizlik değildir. Devletin bütün dinlere eşit mesafede durması ve farklı dinlere mensup olan vatandaşlarının haklarını koruması gerekir. Ben laik değilim. Fakat seküler-laik bir devletin başbakanıyım…”

    hem

    düne kadar idam vardi bugün yok
    düne kadar hak ve özgürlükler sinirliydi bugün daha genis
    düne kadar pasalarin tavuguna kis diyemezdiniz bugün pasa pasa hesap veriyorlar:) vs…

    az bi sey mi ?

    slm.

  127. Ah Ebubekir ah 🙂

    Sagan anlamıştı demek.. tanrıyla kastedilen şey evreni yöneten fizik kanunlarıysa o zaman tanrı kesinlikle vardır demişti demek?.. Eee, yani? Nasıl bir anlam saklı şimdi bu cümlede, “evrende fizik kanunu diye birşey vardır” demek dışında? Ben de benzer mealde çeşitlemeler yapayım o halde ; mesela tanrıdan kastedilen şey evreni kaplıyan enerjiyse o zaman kesinlikle tanrı vardır.. Veya, tanrıdan kastedilen şey cosmos’u şekillendiren dört temel kuvvetse o zaman tanrı yine vardır, hem de kesinlikle.. Falan, filan..

    İyi de ne yani?

    Şimdi neyi anlamış oluyor Carl Sagan, tanrı’yı mı?

    (Ayrıca, bilimsel kanun denilen şey devletin çıkardığı kanun gibi bişey değildir, bilimsel kanun herhangi birşeyi yönetmez, o da ayrı bir tartışma konusu ya.. şimdilik kalsın)

    Ama adamın dediğiyle senin dediğinin ne alakası var Ebubekir?

    Ne demiş yani Sagan, elektromanyetizma diye bişey var ve bu da arasıra mesaj mı yollar bize tanrı olaraktan? Hmm.. İçinizden hangi elektron yörüngesinden çıkar da bir başka atomun yörüngesinde fingirdeşirse tez salın üstüne 100 foton ! Hatta imanlı bir grup proton da buna şahit olsun ki, spin duygusu yumuşamasın falan.. Ya da kovalent bağ, o ne diyormuş sahi? Aman be cancaazım, dert ettiğin şeye bak tamam değiştirdim al hangi karbonu istiyorsan öne, istemediğini arkaya.. (Anladın sen tabi, hangi teşbihin nereye gittiğini:)

    Bu mudur şimdi? Elbette değildir.

    Bak ama ben söyleyeyim izninle.. Carl Sagan dediğin adam, bu ve benzeri cümleleri neden kuruyor biliyor musun? Sahip olduğu sıradışı -ve belki gereğinden fazla bir- nezaket, incelik ve mütevazilik gereği sadece. Hani dünyada semavi, kitabi vesaire ve vesaire bir sürü din – tanrı filan var ya… Ha işte o iman sahipleri mini minnacık da olsa homurdanıp incinmesin diye biraz da.. İçinden tüm bunlara gülüyor şüphesiz, ama akılsızlar diyor mu mesela… (Demiyor, ama senin tanrın diyor) ya da kahrolsunlar, hayasızlar, köpekler, hayvanlar, helak olasıca homolar ? Hiçbirini demiyor. (Oysa senin tanrın bunların hepsini diyor) Bu da bize iki şeyi gösteriyor; Birincisi, Sagan’ın tanrıya kıyasla çok daha nazik ve hani nası derler.. medeni (:) olduğunu filan.. Ve ikincisi; insan psikolojisinden çok daha iyi anladığını. İnanç veya inançsızlığı elmalık veya armutlukla açıklamaya kalkmıyor örneğin. (Halbuse senin tanrının inançsız insan psikolojisinden anladığı tek şey nankörlük, hayvanlık, körlük, akılsızlık, bilimum mühürlülük ve kahrolmalık üzerine, dedim ya asıl senin tanrına bi psikolog şart.)

    Ha şimdi sen tüm bunları ignorieren yapacaksın, ve sonra gelip diyeceksin ki; Sevgili gamaro öyle diyosun ama bak Sagan anlamıştı..

    Neyi anlamıştı yahu neyi anlamıştı?

    Canım şey iştee.. Hani tanrı’dan kastedilen evreni yöneten* fizik yasalarıysa o zaman tanrı kesinlikle vardır filan.

    Haaa…Hakket süper anlamış valla.

    (Zaten hiç okumadığınız kimi yazarları da böyle tahrif* ediyosunuz herhal.)

    NOT: Asıl bomba ama diğer konuda. Şu şartlar değişince kanun da değişir dedirtmek için tahrif edip sunduğun diğer ayetler üzerine. Onu ayrı bir mesajda inceleriz artık.

  128. Eşitsizliğin.. veyahut alıntılananla anlaşılan arasındaki yapısal orantısızlığın daha iyi anlaşılabilmesi için şöyle bir cümle edilebilir belki;

    Amcamla kastedilen şey yengemin adet görmesiyse eğer, o zaman amcam kesinlikle vardır.

    Aha işte böyle bişey.

  129. Bak Ebubekir, bizim de bir aklımız var ve bir olguya veya fenomene nasıl yaklaşmamız gerektiğini gayet iyi biliyoruz.

    Konuyu eğip büktüğün bu noktada, işin tanrıya inanmakla veya inanmamakla da bi alakası yok aslında.

    Eğer tanrı verdiği hükümlerin (veya bazılarının) zamanla değiştirilebileceğini söylemek isteseydi, kusura bakma ama bunu adam gibi söylerdi, hepimiz de anlardık.

    Yazmışssın buraya iki ayet, ikisinin de bahsettiğimiz konuyla hiç bir alakası yok.

    İnşikak 19 demişsin, yuh artık yani…

    Alalım sureyi ve görelim bakalım tanrı neyden bahsediyormuş aslında:

    O gün kitabı sağından verilen kimse.. işte o kolay bir hesapla hesaba çekilecek.. Ve ehline surur içinde sevinçle dönecek. Kitabı arkasından verilen kimse ise, işte o ölümü hemen davet edecek, helak olmak için dua edecek. Ve alevli ateşe atılacak. Muhakkak ki o, (dünyada) ehlinin arasında iken surur içinde sevinçliydi. Muhakkak ki o (Allah’a) asla geri dönmeyeceğini sandı. Hayır, (öyle değil) muhakkak ki Rabbi, onu en iyi görendir. Bundan sonra hayır, şafak vaktine yemin ederim. Ve geceye ve örttüğü (barındırdığı) şeylere (yemin ederim). Ve nuru tamamlandığı (dolunay haline geldiği) zaman Ay’a (kasem ederim). Siz mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz (bir durumdan digerine ugratilacaksiniz) . Artık onlara ne oluyor ki îmân etmiyorlar (inanmıyorlar)? Ve onlara Kur’ân okunduğu zaman secde etmezler. Hayır, inkâr edenler (kâfirler) yalanlıyorlar. Ve Allah, onların (kalplerinde) sakladıkları şeyleri (inkârları, düşmanlıkları) en iyi bilir. Artık onları elîm azapla müjdele.

    Bu yazdığım nedir biliyor musunuz?

    İnşikak suresi 7-24 ayetleridir. Siyah puntolu kısım ise Ebubekir’in alıntıladığı 19. ayettir. Hani şu yukarda, şartlar değişince hükümler de değişebilir bak işte kuran’da yazıyor diye getirip sunduğu ayet.

    Konuyla alakasını kurabilene ben şahsen madalya vereceğim.

  130. Ve bir diğeri de Rad Suresiydi sanırım. Buyrun ona da bakalım;

    Eğer acayip buluyorsan (şaşıyorsan) (bil ki;) asıl onların: “Biz toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten, mutlaka yeniden mi yaratılacağız?” sözleri acayip (şaşılacak şey)dir. İşte onlar, Rab’lerini inkâr eden kimselerdir. Ve işte onlar, boyunlarında demir halkalar olanlardır ve işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada ebedî kalanlardır. Ve onlardan önce birçok cezalar gelip geçmiş olduğu halde, senden iyilikten önce kötülüğü acele istiyorlar. Ve muhakkak ki; senin Rabbin, insanlar için, onların zulümlerine karşı mağfiret sahibidir. Ve muhakkak ki; Rabbinin ikabı elbette çok şiddetlidir. Ve kâfirler derler ki: “O’nun üzerine Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.Allah bütün kadınların ne taşıdığını ve rahimlerinin neyi azalttığını ve neyi artırdığını bilir. O’nun katında herşey bir miktarla takdir edilmiştir. Görünen ve görünmeyeni bilir. Büyüktür, Âlî (yüce)dir. Sizden, sözü gizleyen kimse ile onu alenen (açıkça) söyleyen kimse ve o geceleyin gizlenip, gündüzleyin yoluna devam eden kimse müsavidir (eşittir). Onları, önünden ve arkasından takip eden Melâike vardır, onu Allahın emrinden dolayı gözetirler. Muhakkak ki; Allah, onlar nefslerinde olan şeyi bozmadıkça, bir kavimde olan şeyi bozmaz. Ve Allah, bir kavme ceza vermeyi dilediği zaman, artık onu reddedecek (mani olacak kimse) yoktur. Ve onlar için, ondan başka koruyan bir dost yoktur. Size şimşeği korku ve ümit için gösteren ve (yağmur) yüklü bulutları inşa eden (düzenleyen) O’ dur. Gök gürültüsü ve melekler, O’nu, hamd ile ve O’nun (Allah’ın) korkusundan tesbih ederler. Ve yıldırımları, O gönderir. Böylece onlar, Allah hakkında mücâdele ederlerken, dilediği kimseye onu isabet ettirir. Ve O, karşı koyulması mümkün olmayandır.

    Ve burda da açıkça, bir toplum nefsini, özelliklerini olumsuz/kötü bir manada bozmadıkça allah onlara kötülük yollamaz dendiği halde.. (yani eğer siz bir toplum olarak belaya musibete uğradıysanız bunun asıl sebebi sizsinizdir, kendinizi bozmanızdır, yoksa allah durduk yere bela musibet yollamaz dediği halde.. )

    Konumuzla alakasını kurabilen?

    Bu nası bir tahriftir anlamak mümkün değil.

  131. Araştırmana, bilgine, bileğine, klavyene ve yüreğine sağlık.

    Senin yüzünden Ebubekir alkolik olacak, bu kadar gerçekle yüzleşmesi onun için çok zor, hatta imkansız.

    Ben onu teselli edeyim bari;
    ”Yalandan kim ölmüş?” diye bir özdeyiş var Ebubekir.

    Yaz kağıda, yapıştır banyodaki aynana, her sabah oku.

  132. gamaro yazdi;”..Şimdi neyi anlamış oluyor Carl Sagan, tanrı’yı mı?…”

    beyanati zimmet asildir kaidesince evet evrenin tabi oldugu ölcüyü,kurali anlamistir..

    ne o zoruna mi gitti ?

    hem söyle bakiim,yanlislikla bir gün olsun günes niye batidan dogmuyor ?

    gamaro yazdi,”..Ama adamın dediğiyle senin dediğinin ne alakası var Ebubekir?..” var gamaro var yani bence var ha sence yoksa buda senin sorunun..

    iyi de,inanmadigin bir din ve ilahinin ne dedikleri niye seni bu kadar geriyor, mesgul ediyor ? kime kizginsin ? inanmadigin yaraticiya mi,inananlarin yanlislarina mi ?

    gamaro,hani tahrif falan filan diyon ya iste tipik bir ateist tahrif klasigi;”gamaro tarafından Cts, 17/09/2011 – 12:24 tarihinde gönderildi.

    Allam yau, bak o kadar söylüyom ama inanmıyolar banaaaa!!

    En çok kim inamıyo ya habibim?

    Leheb var bi dene, en çok o inanmıyo..

    Uiyyy, elleri kurusun o lehebin…..”

    ve

    surenin orijinal hali;

    örnek 1:

    “…Ebû Leheb’in iki eli/iki gücü ve kendisi kesinlikle yok olacak, helâk olacak, kuruyup gidecek, malı ve kazancı [edindiği gücü, kurduğu teşkilâtı ve çevresi] ona yarar sağlamayacak…”(iste kuran)


    örnek 2:

    “…“Kahrolsun Ebu Leheb iktidarı, kahrolsun!
    Zenginlik ve iktidar onu kurtaramayacak!
    O, kıpkızıl bir ateşe atılacak!
    Çenesi düşük karısı da yanında olacak!
    Gerdanında fitillisinden bir de ip olacak!” (Leheb/1-5)

    Bu surenin
    Mekke döneminin o yıllardaki atmosferini yansıtması için Türkçe’ye böyle çevrilmesi gerekir. Aksi halde yaşayan hayattan kopuk bir tapınak dili oluşmakta hitab kırılmaya uğramaktadır.

    Çünkü Kuran tapınaklarda değil, yaşayan hayatın içinde, sokaklarda, mağaralarda ve giderek savaş meydanlarında doğmuştur. Bir din adamının ihtirasından değil, bir öksüzün tertemiz vicdanından fışkırıp görünür hale gelmiştir (Lehv-i Mahfuz).

    Demek ki
    ilk Mekki surelerden olan yukarıdaki ayetler, peygamberin öz amcasının şahsında, şehri ele geçirmiş 7-8 tefeci bezirganın kurduğu, her biri 60-70 yaşlarındaki “Kabe çetesine” başkaldırı ve bunun patlayan öfkesini yansıtmaktadır.

    Ayette geçen
    “YED/YEDA” kelimesi Araplarda iktidar, egemenlik anlamında bir deyim olup, “Yeda Ebu Lehep” sözlükte “Kızıl suratlı iktidarı” gibi bir anlama gelir.

    Demek ki
    sure Mekke’deki iktidarı elinden tutan “tefeci bezirgânların” başı Ebu Leheb karakterinin şahsında, muhalefet yıllarının patlayan öfkesini yansıtıyor.

    “Ebu Leheb’in iki eli kurusun” ifadesi, Mekke’de egemenliği elinde tutan iktidara karşı Türkçede çok bilinen tabirle “Kahrolsun” sloganı atmaktır…..”(ihsan eliacik)

    anlasildiMI kim,nasil tahrif ediyor:)

    slm.

  133. gamaro,ayeti sen mi yorumladin yoksa saray mollalarinin tefsirlerinden mi ALINTIladin ? kaynak vermedin de:)

    slm.

  134. Alakaya sogan dogra , Yuuuhh sana be!!

  135. Şimdi sevgili ebubekir. İş biraz sidik yarışına dönmeye başlamış. Sen öyle demiştin, o böyle demişti, şunlar iyi çeviremedi kuranı falan şeklinde.

    Ama daha da tuhafı apaçık olan Kuran’ı nedense kimse anlayamıyor sana göre. Yani ya herkesin anlayabileceği, inandığın tanrının da belirttiği gibi (senin doğa yasalarına taptığını düşünmüyorum, onlara paganlar (putperestler) tapardı) apaçıktır Kuran. Veya senin şirk koşup veya apaçık olmadığını iddia ettiğin gibidir.

    Bunlar elbette diğer bir sürü başlıkta tartışıldı ve senin bile altından kalkamadığın (düşün artık) bir sürü soru bıraktın arkada.

    Gelelim bu başlığa.

    Büyük bir hevesle açtığın bu başlık patates oldu.

    Yani hem bilimsel yönden, hem çağdaş yönden, hem akıl mantık yönünden medeni kanun, senin tanrı sözü kuranına beş bastı.

    (yukarıda hepsi tek tek ispatlandı)

    Üzgünüm ama bundan sonrası boşuna debelenmektir.

    xenix: Takiplerim

  136. Olmayan bir şeyden kasıt, olan bir şey ise, olmayan şey kesin vardır.

    Bu kadar düzeltebildim:)))

  137. Ayrıca merak ettim.

    Sevgili ebubekir, şimdi bu getirdiğin ayetler Kuran’ın (veya senin deyiminle Quran’ın) zaman içinde değiştirilmesi gerektiğini mi anlatıyor? Ya da sen bu ayetleri okuduğunda böyle mi anlıyorsun gerçekten?

    Yani tanrının; “bu sözleri yeri zamanı değilse değiştirirsiniz, güncellersiniz” dediğini mi sanıyorsun gerçekten?

    xenix: Takiplerim

  138. Aslında ebubekir bilmeden çok iyi özetlemiş:

    İKTİDARI ALMA KAVGASI…

    (GÜÇ nedir tartışmıştık) Birileri kötüdür iktidarı ele alan iyidir. (Neye göre sorusu her zaman eksiktir.)

    Birileri tefecidir. Diğeri(Peygamber) meşru gaspçıdır, velakin iyidir (???)

    Deve kafirin devesi olduğunda HELALDİR. Ve işte ebubekir adlı kişinin ALGISI burada başlamaktadır.

    Mustafa Kemal’i kötülerken, İMAM HATİP iyidir diyebilmektedir. Tam buradaki İNCE DOKTRİN gözden kaçırdığı noktadır. Bir uzlaşma arayacağı yerde KÖTÜLEYEREK kendine bir ivme yaratma peşindedir. Yukarıda postaladığı yazı bunun apaçık bir özetidir.

    Halbuki iktidarı alanlara, intikam değil uzlaşma önermesi gerekmektedir (hani liberal ya arkadaş), Her konuda uzlaşı arayışı içinde olması, onun gerçekten bir HÜMANİST tanrısının da yetkin bir uzlaştırıcı olduğu anlamına gelebilirdi.

    Fırsatı çoktan kaçırdığı için (Niyetini yüzlerce kez beyan etmiştir.) arayışının bir uzlaşı olmadığını ve kesin olarak bir kesimi toptan yoketme amacı güttüğünü ve yolunun aslen ŞERİAT olduğunu veya en azından sadece imam hatip kaynaklı DİNCİ! kesimin toplumun her kesiminde etkin olması yolunda kendine bir DOKTRİN çizdiğini anlamış bulunmaktayız.

    Bu konuda ne derse desin ne yazarsa yazsın onun için çok geç olduğunu söylemeliyim.

  139. Talak, İnkişak, Rad şimdi de Tebbet mi? Bence yanlış kelime üzerinde kasıyorsun sen ebubekir. Hadi diyelim iktidar demek o. Tüm çevirmenler mal bi sen akıllı diyelim. İngilizce çevirilere de baktım her yerde hand deniyor. Ama hadi dediğin gibi olsun. Ben anlamadım, o el değilde iktidar olunca ne değişecek. Artık beddua olmamış mı oluyor, tanrı beddua okumamış mı oluyor. İktidar değil de kayısı deseydin belki hah bak Allah iyi bişey demiş derdik. Kadir i mutlak Allah beddua okuyor. Senin el kelimesini geçip kurusun kelimesi üzerinde edit yapman gerekiyor. Cümlenin yüklemi o, orada kurusun demiyor,aslında onun kökü şu, orada deyim anlamı var, kinaye var bişey var demen lazım.

    Madem tek tek surelerden gidiyoruz Maide’ye de gelelim. Ama gelmeden önce bir mesele hakkında daha birkaç cümle söylemek istiyorum. Şimdi ebubekir sana sormak istiyorum; sence gamaro Kuran’ın Allah kelamı olduğunu mu düşünüyor? gamaro’nun atesit olduğunu bilmeyen var mı arkadaşlar burada? Buralarda bir yerlerde başlıklardan birinde Muhammed ve Allah arasında geçen bir diyalog yazmış. Sence bu gamaro’nun samimi düşüncesi miydi ebubekir? Gerçekten o diyalogun olduğunu mu sanıyor gamaro? Bu kadar da balta olma ya, bi espiriyi de anla amk.. Tahrif nedir hepimiz biliyoruz, Kimler tarafından yapılır biliyoruz.

    Neyse bak unutmak üzereydim, Maide diyorduk. Beni artık tanımışsınızdır, favorilerimden biri bu sure. Nerde Allah, din, Muhammed geçse, ben dur şunları göt edeyim diye hemen bu sureyi açıyorum. Açtım gene, el yazdım ctrl+f yaptım. Bir tane buldu gerçekten. İşte o ayet!

    “hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve allah’tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin. allah izzet ve hikmet sahibidir.”

    Arapça neler geçiyor şurada bir bakayım dedim. Orada da ellerini kesin derken ki kısımda el için YD kökü geçiyor. Burada tam olarak ne demek isteniyor ebubekir eydiye kelimesinin alışkanlık huy falan gibi bir deyim anlamı mı var, alışkanlıklarını kesin mi diyordu, neydi bu ya. Sonra google transleyti de açtım. hand yazıyorum yed, yıd gibi bişey diyor bana two hands yazıyorum elyedeyni diyor, three hands yazıyorum gene yed’li bişey, their hands yazıyorum eydihn gibi bişey. his hands yazıyorum yedihi gib bişey diyor bu sefer de. power, force, sovereign, sovereignity falan yazıyorum başka başka şeyler söylüyor. Bu arada arkadaşlar bişey öğrendim; kuvvet Arapça’ymış, saten aslında çok belli de, neyse paylaşmak istedim işte.

    Ya bu Maide’deki el aslında ne demek ebubekir, ne demek tüm bunlar.

    Ya da şurada yok mu abi hiç deyim anlam falan ya. Veya Allah’ın şaka anlayışını yansıtan bazı çok anlamlı kelimeler ne bileyim. Bişey söyle işte, çok korkuyorum amk.

    “21. şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.

    22. azgınların barınacağı yerdir (cehennem).

    23. (azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar ,

    24. orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,

    25. kaynar su ve irin (tadarlar).

    26. ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.

    27. çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.

    28. bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

    29. biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.

    30. tadın! bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.

    31. şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.”

  140. Bir de yazmayı unuttum şöyle bir şey var:

    “yahudiler, uzeyr allah’ın oğludur, dediler. hıristiyanlar da, mesîh (isa) allah’ın oğludur dediler. bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. allah onları kahretsin! nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar!”

    Bu da Tebbet kadar ünlü. Burada da bir etimoloji yapalım bakalım neler çıkacak..

    gamaro burada nasıl bir diyalog geçmiş olabilir? Ama tahrif etmeden.

  141. Ebubekir,

    İş görüşmesinde olsan Cv’nin üzerine bir artı koyup kıvrak zekalı olduğun notunu düşebilirdim belki.

    Ama burası farklı, oyun bahçesine çevirme ortalığı.

    Ben senden, Allah’ın verdiği hükmün zaman ve şartlar içinde değiştirelebileceğinden bahseden ayet istedim, sen de bana İnkişak 19 ile Rad 11’i getirdin.

    Sonra bu ayetleri önüyle arkasıyla taşıdım ekrana ve bahsettiğin hususla hiçbir alakaları bulunmadığını söyledim, bu sefer de çeviriyi beğenmedin, yok onlar saray bilmem neyiymiş dedin.

    Şimdi, hangi tercümeyi, hangi kaynağı istiyorsan söyle..

    Bak çok açık, lamı cimi yok, şudur demen yeter.. Sen nerden duymak istiyorsan, inşikak 7-24 ve Rad 5-13 ‘i o kaynaktan getirip asacağım.

    Ve sonra Allah’ın verdiği hükmün zaman ve şartlar içinde değiştirelebileceğine “delil” teşkil eder dediğin ins/19 ve rad/11’e böyle bakacağım/ğız.

    Evet kaynak ver, kimin çevirisini istiyorsun?

  142. Ebu leheb’in elleri kurusun ifadesine gelince.. Sağolsun, bizim kaptan’ın da değindiği gibi, ne var şimdi bunda?

    Ne demişim yani ben, ba ba ba nasıl da parmak fetişizmi yapıyo tanrı filan mı demişim? Neyi çarpıtmışım? Elleri kurusun, gücü takadi tükensin, iktidarını, imkanlarını kaybetsin vesaire.. Zaten hepsi aynı anlama yönelik benzer ifadeler, tanrı da o anki şartlar içinde “kahrolsun Leheb” diye slogan atmış deyim yerindeyse, bu mu tahrif?

    Ama tahrif, senin yaptığındır Ebubekir. Yukarıda yazdım.

    Evet, getir hangi kaynaktan istiyorsan inşikak ve rad suresi ayetlerini, bekliyorum.

  143. Dahası…

    Bu deli güruhu Türkçe duygu ve düşünceleri ifade eden DEYİMLERİ aynen arapçada da var sanıyorlar.

    Türkçede “Kesmek” fiili ile yaratılan ek eylemleri aynen almacaya çevirdiğini düşünebiliyor musunuz ?

    Mesela “racon kesmek”, “fatura kesmek”, “bıçak gibi kesmek”, “elektrik kesmek” vs…

    Bir alman tüm bu kesme eylemlerine şaşkınlıkla bakacaktır. Elbette bir arap da…

    Sen kalk türkçeye has eylemi aynen arap’a mal et sonra da TAHRİF yok de…

    Gülerler lan adama…

  144. Ebubekir, aslına bakarsan senin sorunlu müşteriler için biçilmiş kaftan olduğunu düşünmeye başladım yavaş yavaş..

    Bak ciddi söylüyorum, misafir ilişkileri- guest relation için filan birebirsin valla.

    Efenim bi şikayet var..

    Ver Ebubekiri şikayetinden vazgeçsin adam.

    Ulen size de, şirketinize de, yönetmeliğinize de…

    Gitti mi?

    Gitti gitti, biraz söylendi ama gitti..

    Aman gitsin, güzel.. filan:)

  145. gamaro,sinirlenme,sakin ol bak dostoyevski amca ne diyo size; “sizi sinirlendiren seyler gercek oldugunu bildiginiz seylerdir”

    konu basligi farkli alana tasti,SORunla ilgili baska bir baslik acacagim ancak aksama simdi müsterilerimle ilgilenmem gerek baay:))

    slm.

  146. Sagan’dan sonra.. Şimdi de Dostoyevski ha?

    Hangisinin hangi kitabını okudun acaba?

    18 yaş gibisin Ebubekir, mesaj kutucuğu senin odan..

    Yaz yapıştır aman, yaz yapıştır.. İkiyüzyetmişaltıbinsekizyüzseksenaltı adet renkli kağıtçık, özlü söz, süper cümle, güfte filan:)

    Bi posterin eksik sanırsam.

    … Sinirlenme:)

  147. Bu konu hangi başlıktan sonra devam etmişti, hatırlayan var mı?

    Şu kutsal kitaptaki emir ve buyrukların zamana ve şartlara göre yeniden düzenlenebilecek oluşu, medeniyet felan?

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.