Belediye seçimlerinde CHP nin aldığı şehirlerin ve bölgelerin güzelliği ve modernliği tartışılmaz. Zaten bütün insanların oralara göç ettiği de açık.
Merak ediyorum hem başka bir partiye oy atıp hem de CHP’lilerin yaşamlarına özenmek iki yüzlülük değil mi?
Valla ben Bahçelievler’de oturuyorum.. Hem ilçe geneli, hem il bazında AKP’nin buralar.
Gayet de güzel yani. Ağaçlar felan…
Balıkesir’de de yazlığımız var.. 0ra da MHP’nin yeriymiş.. Gayet de güzel yani.. Deniz felan…
Tabi eğlenmek için Bakırköye falan. Sosyal etkinlikler için Beşiktaş, Kadıköy. Alışveriş için Şişli.
Ama ağaç var diyorsun yani en azından.
)kapa parantez
Yok biz sosyal etkinlik olunca Tunceli’ye felan gidiyoruz CHP’li arkadaşlarla.. 0ralar çok modern.
Tunceliyi aşağılamaya çalışmıssın aklınca ama orası senden bir çok konuda hem daha bilgili hem daha kültürlüdür emin ol.
Sizin gibi sünni kafalar zor anlar.
)kapa parantez
Ben mi aşağılamışım :)) .. Sizi gidi tuzlu su muhafazakarları siziii.
Demin sosyal etkinlik için Kadıköy’e, 0rtaköy’e gidiyorduk.. Dersim’de bunların hiçbiri yok, onu anlatmaya çalıştım ama bu sefer de konuyu bilgili, kültürlü olmaya bağladın.
Konu bilgi kültürse, şu yazı sana iyi gider; link to hurfikirler.com
Ayrıca sünni değil Aleviyim.. Ama şekilci değilim.. Belki o dokunmuştur sana.
Tunceli belediyesi CHP nin mi ki? Haritada yeşil görünüyor.
Dersimde o saydığın “sosyal etkinliklerin” olmadığını ne biliyorsun? Ayrıca Belediye BDP’nin elinde..
Değil.. BDP’nin belediyesi.
Bana yukarıda yorum yapan arkadaş Bahçelievler’de olmadığını nerden biliyorsa, ben de oradan biliyorum.
Belediye BDP’de.. Ama şehrin %50’sinden fazlası CHP’li.. Ayrıca 2 vekilin hepsini CHP almıştır.
Seçim dersi mi verecez bide?
İroni olarak yazdığımı anlamayanlara ne demeli asıl.. Neyse.
Modernlik giyimle kuşamla, bilgi sahibi olmakla, sosyal etkinlikle, binaların yüksek olmasıyla felan olmaz.
En modern ülke ABD mi mesela?.. Avrupa’dan bir kaç kat daha muhafazakar bir ülkedir ABD.
Yani bu konular bu başlığı aşar.. Daha kaliteli bir başlık konusunda tartışılabilir ancak.
Daha kaliteli başlıklar yetmez bir de kaliteli adam gerek…
En güzel yer İstanbul. Fakat nedense CHP’de değil.
Hakkaten nedir ki modernlik?
Bina değilmiş, giyim kuşam değilmiş, bilgi değilmiş, sosyallik değilmiş, bilim teknoloji de değil gibi duruyor…
Tuncelinin modern olmadığını da öğrendik…
Eee nedir modernlik?
Ben Dersim’e ‘modern değil’ demedim.. Kıyı bölgelerin ‘daha modern’ olduğunu savunan bir zihniyete hitaben yukarıdaki cümleyi yazdım.
Türkiye’deki modernliği, ‘modernlik’ kavramını tartışmak için Aydınlanma Çağı’ndan başlayıp İttihat ve Terakki’ye, Kemalist rejimin zihniyetine felan değinmek gerekiyor.. Bir harita koyup, CHP’nin modern yaşamına özeniyorlar felan yazan bir başlıkta bu konu tartışılmaz demek istedim.
Bence de. Ayrı başlık açılmalı “modernlik nedir” konusu için.
(Bu arada kıyıdan bahseden olmamış. Senin cümlen de sanki Tunceli de CHP li ama hiç de modern değil gibi duruyor. Bilmiyorum modern mi demek istedin gerçekten)
CHP’li belediyelerden bahsetmiş.. Yani kıyı bölgelerden.
Kıyı bölgelerden bahsetmemesi, benim bu sonucu çıkaramayacağım anlamına gelmez heralde.
Ayrıca her cümlemi bu şekilde tekrar açıklamak da beni rahatsız eden bir durum.
Modernliği Bakırköy’de eğlenmek, Beşiktaş ve Kadıköy’de etkinliğe katılmak, Şişli’de alışveriş yapmak olarak gören bir zihniyet için öyle yazdım.
Dersim’de bunların hiçbiri yok ama seçimlerden CHP çıkmıştı.. Çelişki olarak öne sürdüm yani.
Dersim’in ne modern, ne de modern olmaması ile ilgili yorum yapmadım.. Hatta Bahçelievler’in veya başka ilçe ve iller için de ‘modernlik’ kıstası ile ilgili bir yorumum olmadı.
Bakırköydeki eğlence merkezleri veya Beşiktaştaki sosyal etkinlik merkezleri ile Bahçelievlerdeki kıyaslanamayacak derecede fazladır elbette.
Bahçelievlerde kaç bar, gece kulübü veya dernek vs var bilmiyorum. Ama bildiğin yerleşim muhiti yani pek öyle eğlenceli bir yer olduğu söylenemez.
Ben açparanteze özellikle İstanbul tespitlerine katılıyorum. Kendimi Beşiktaş, Şişli, Kadıköy, Bakırköy veya adalarda daha rahat hissediyorum, daha çok alternatifim oluyor bir şeyler yapmak konusunda. Aynı rahatlık ne Bahçelievlerde ne Fatihte ne de Üsküdarda olmuyor.
Doğru, öyle.
Ben de Bakırköy’e, Beyoğlu’na felan gidiyorum.
Gitmesem modern bi insan olmayacaktım sanırım.. İyi ki Beyoğlu felan var.. Şişli’de alışveriş yapıyorum.. Yoksa biz nerde modernleşecektik anasını satiyim.
Ben modernlikten bahsetmedim.
Modern kıyaslamalarını yapmıyorum ama yaparsak da kıyı şehirlerin iç şehirlere göre daha modern olduğunu söyleyebilirim.
Sen nerede modernleşirsin bilmiyorum, belki Tunceliye gidiyorsundur CHP li arkadaşlarınla. 🙂
Arkadaş modernlikten bahsetmiş, ben de öyle yaptım.
Bir de ‘güzellikten’ bahsetmiş başlıkta.. Bence Karadeniz kıyıları kadar güzel yer yok Türkiye’de.. Hatta bizim köy de çok güzeldir.. Malatya’da bir köy.. Her yer kayısı ağaçları, yemyeşil.. Ama orası da AKP’ninmiş maalesef.
Neyse o zaman ben aradan çıkayım sen arkadaşla tartış.
chp´lilerin yasamlarina özenen kim ? iddianin dogru olmadigini akp´nin basarisi(489 belediye) kanitliyor:)
bu güne kadar dogru dürüst iktidar olAmamis dolayisiyla ülkenin modernlesmesinde laf ebeliginden baska bir katkisi da bulunmayan chp (181 belediye) hazira konmustur..
evet
bir göc var fakat acparantezin yutturmaya calistigi gibi insanlar,modern veya güzelligine tav oldugundan degil ekonomik ihtiyacdan sehirlere göc ediyor..
2011’de en çok göç alan iller:
Tekirdağ……………………………………………………..CHP
Antalya……………………………………………………….CHP
Ankara………………………………………….AKP
Gümüşhane…………………………………….AKP
Eskişehir………………………………………………………DSP
İstanbul…………………………………………AKP
Kocaeli………………………………………….AKP
Muğla………………………………………………………….CHP
Bursa……………………………………………AKP
Malatya…………………………………………AKP
ayrica
bir yandan türkiye muhafazakarlasiyor (dindar) diye agitlar yakip karalar bagliyacaksin diger taraftan chp´lilerin yasamlarina özeniyorlar diyeceksin:)
de get ya..
slm.
Dersim hakkındaki bilgileriniz biraz eksik. Zaten şehir merkezi çok küçük ve nüfusa oranlarsak, gayet fazla gidilebilecek (eğlence vs) yer var.
Modern Beyaz Türklerin yaşamlarından bir kesit :))
Benim tanıdığım modernler de genelde Dersim gibi yerlere ilkel* deme eğiliminde.
beyaz türk´e, “kart kurt” masalini yutturan da onlar DI:)
slm.
Modernlik deyince belediyenin diktiği ağaçları anlayan. Tunceliyi CHP belediyesi sanıp aklınca ilkel bulan adamla ben ne tartışıcam ?
)kapa parantez
Ne kadar aptal insan var bu dünyada yahu.
Ben adamın modernlik anlayışıyla dalga geçiyorum, o ciddi ciddi modernlik kıstasımın bunlar olduğunu felan sanıyor.
“…Bilgili Bir Aptal, Bilgisiz Bir Aptaldan Daha Aptaldır….” (MOLİERE)
🙂
slm.
Bu başlıktaki yorumların tamamını şimdi okudum. Ayrıca sangre, seni farklı başlıklardaki yorumlarından da takip ediyorum. Açıkçası biraz şaşırtıyor yorumların beni, ..biraz. Hakkında merak ettiğim birkaç şey var bu başlık altında sorabilirim sanıyorum, ciddi bir tartışma dönmüyor zaten, sakıncası olmayacak gibi.
Sorularımın amacını yanlış yorumlama diye kendimle ilgili bir iki şey söyleyeyim. Burada eski yorumlarımda demiştim ama belki görmemiş olabilirsin demokrasiye pek sıcak bakmıyorum bu temsili demokrasi olayına hele hepten sıcak bakmıyorum. Ama günümüzde dünyada kabul görmüş düzen bu ve bu şekilde yaşayıp gidiyoruz işte. Ben de kendimi sosyal demokrat olarak görmüyorum. Bu siyasi oluşumlar içinde yeşiller ve korsan partilerini kendi görüşlerime en yakın hissediyorum.
Yorumlarına bakıyorum da CHP’den oldukça nefret ediyorsun. Sebeplerini ince ince sormak istemiyorum, ama istersen kısa kısa anlatabilirsin, çok önemli değil. Benim merak ettiğim niye AKP’den daha zararlı bir parti olarak görüyorsun? Böyle bir ifaden yok, biliyorum, ama yorumlarından ben böyle bir mesaj çıkarıyorum, AKP’ye bu kadar tepkili görmüyorum seni. Mesela yorumların ebubekir’den niye bu kadar destek alıyor, bu konudaki düşünceni merak ediyorum.
Yukarıdaki sorular aslında bu Kuran dersiyle ilgili başlıkta kafama takılmıştı. O seçimlik dersleri umursamaz tavrın biraz şaşırttı beni. İdeolojik eğitimle bir tutmuştun. Okullarda bu son derece taraflı tarih eğitimi, inkılap tarihi eğitimi falan ben de karşıyım. Sonra andımız çok fazla milliyetçi, devletçi, çok ütopik geliyor bana mesela. tüm çocukların her sabah hep bir ağızdan aynı şeyleri tekrarlaması 1984’ten çıkmış bir sahne gibi. Ama din eğitimini bunlardan çok daha tehlikeli buluyorum. Çünkü din eğitimi fizik, biyoloji gibi pozitif bilim derslerinin verimliliğini de azaltıyor
Son olarak şöyle bir soru sormak istiyorum. Çoğumuz takma isimlerle yazıyor cevaplamanın sakıncası olacağını sanmıyorum. Mesela bu seçim sistemini modifiye etsek, eurovision’daki oylamaya benzetsek. Diyelim bir seçimde 6 partiye oy verme hakkın var, sırasıyla 10 6 4 3 2 1 puan şeklinde oylaman gerekiyor. Sen kimlere kaç puanı verirdin? Türkiye’deki siyasi partileri nasıl görüyorsun onu öğrenmeye çalışıyorum. Ve tabii seni de tanımaya çalışıyorum.
Şu anki bakanlar hakkında ne düşünüyorsun? Hangi partinin kuracağı olası bir kabine bundan daha kötü olabilir örneğin?
Yazdıkça aklıma yeni sorular geliyor da, şimdilik bu kadar yeter heralde. Bu mesajı şimdi göndersem mi onu bile bilmiyorum. Ayrı bir başlık lazım sanırım, şöyle röportaj formatında konuşurdum seninle. Neyse hadi gönderdim gitti…
Öncelikle abuk subuk tartışmalardan beni çekip çıkardığın için teşekkür ederim.. Benim için önemliydi.. ”oh bea.. Nihayet doğru düzgün yazacak bir konu” dedirtti bir anlamda.
Temsili demokrasi konusunda benzer düşünüyoruz.. Zaten seçim sisteminin parasallaştığı, medyanın bu kadar etkin rol oynadığı bir düzende, bir de sistemin merkezi bir hale gelerek insanların seçme konusundaki iradelerine ket vurduğu bir anlayış kabul edilemez.
Fakat demokrasinin sadece bir çeşidi yok.. Bazı sosyalistlerin ve anarşistlerin demokrasiden, parlamenter sistemden uzak durması gibi bir eğilimleri var halen günümüzde.. Ama bunun dışında bazı ‘yeni’ sol eğilimlerin demokrasinin de dönüşümünü mümkün kılacak teorileri var.. Yerel yönetimlerin temsil gücünü arttırmak, yani bir anlamda doğrudan demokrasi koşullarını hazırlamak, iktidarın tepeden inmeci, merkezden yerele doğru yönelen karar mekanizmasını dönüştürerek özyönetimci ve katılımcı bir demokrasinin zeminini oluşturmak gibi konular günümüzde önplanda.. Bu yüzden demokrasi kavramının öyle çabucak bir kenara atılmaması gerektiğini düşünüyorum.
Yeşiller Partisi’nin merkez-sol, sosyal demokrasiye yakın olduğunu biliyorum.. Fakat Korsan Partisi hakkında pek bilgim yok.. Önceden merak edip baktığımda liberal olduklarını görmüştüm, kendileri öyle belirtmişlerdi.. Bu konuda düşündüklerini yazarsan okurum.. Seni bu partilere çeken sebepleri merak ediyorum.
Avrupa Sosyal demokrasisi son 2o yıldır bir dönüşüm içerisinde.. Merkez sağ partilerden daha neoliberal politikaları savunacak duruma geldiler.. Bu yüzden sosyal demokrasinin de solunda bir ihtiyaç öne çıkmıştı yakın zamanda.. Örneğin Alman Sosyal demokrasisinin solunda ‘Die linke’ isimli bir parti var.. Dünkü Fransa seçimlerinde de takip etmişsindir, Melenchon’un sol partisi %11 oy aldı.. Ben şahsen bu partilerin fikirlerini paylaşıyorum.. Yeşiller’in merkeze çok yakın olduklarını, yeşil liberalizmi savunan partiler olduklarını düşünüyorum.. Mesela merkez-sağ yeşiller koalisyonu bile düşünülmüştü zamanında.. Ama Merkel liberal parti ile koalisyonunu kurmaya karar vermişti.
Ben CHP’yi homojen, yekpare bir parti olarak görmüyorum.. Aslında CHP konusunda başka başlıklarda fikrimi yazmıştım.. Burada da kısaca değineyim madem.
Şu anda Demirel kontenjanından partide olan veya Haberal gibi MHP’ye yakın kişileri saymazsak, CHP’de iki eğilim var.. Birinci eğilim şu anda partide geri planda kalmış olsa da, halen en güçlü kesim bence.. Bu kesim aşırı milliyetçi, laikliği bir yaşam tarzı olarak dayatma eğiliminde olan, devletin bekası gibi konulara duyarlı, partiye bir devlet partisi görünümü kazandıran Deniz Baykal’ın, Önder Sav’ın, onur Öymen’in, Nur Serter ve Canan Arıtman gibi isimlerin olduğu bir kesim.
Dünyanın neresine giderseniz gidin, bu insanların zihniyetine sahip olduğu bir parti ‘aşırı sağ’ olarak kabul edilir.. Bu insanlar Kemalist rejimin jacoben anlayışına sıkıca bağlı, 6 umdeyi dilinden düşürmeyen, ordu ve darbesevici insanlardır.. Günümüzde kendilerini milliyetçi değil de, daha ılımlı olarak ulusalcı olarak adlandırmalarını komik bir şaka olarak görüyorum açıkçası.. Bir de ulusalcı sosyalistim dedikleri zaman, ”Hele şu dediğini bir İngilizce’ye çevir” diyesim geliyor.. Nasyonel Sosyalizm’den hiçbir farkını göremiyorum açıkçası.
Çok açık bir şekilde söylüyorum ki, böyle bir zihniyet AKP’den daha zararlıdır.. Hem savundukları milliyetçi, ırkçı görüşlerle daha zararlıdır, hem de utanmadan Sosyalistim dedikleri için, solun ve sosyalizmin içini boşaltmaya çalıştıkları için daha zararlıdırlar.. AKPliler en azından solun içine boşaltmıyorlar ve kendilerini ‘sağ’ olarak adlandırıyorlar.
CHP’de azınlıkta kalan ama bu aralar biraz daha önplanda olan başka bir eğilim var.. Bu kişiler genel olarak parti kadrolarından gelmeyip, partinin Kürtler ve sosyal demokratlardan oy alabilmesi için öne çıkardığı isimler.. Şafak Pavey, Şerafettin Elçi, Binnaz Toprak, Hüseyin Aygün gibi isimler ezilenlerle daha fazla temas içinde olduklarından ve milliyetçiliğe uzak olduklarından dolayı CHP’nin ‘sol’ yüzleri olarak bugün önplandalar.
Eğer CHP sosyal demokrasiye doğru olan dönüşümünü gerçekleştirirse, elbette bu beni mutlu eder.. AKP milli görüş zihniyetini bir kenara bırakarak Avrupavari merkez-sağ bir parti olmayı başarmıştır.. Ben normalleşme diye buna derim işte.. Bunun adı normalleşmedir.
Ama Türkiye’nin darbelerle hesaplaştığını, daha demokratik daha normal bir ülke olduğunu felan düşünmüyorum elbette.. İstersen bunu da uzun uzun konuşuruz.
Ben aynı şeyi düşünmüyorum.. Benim için hurafe hurafedir, dogma dogmadır.. Düşün ki bir çöplüğe doğru bir düzine kamyon yanaşıyor ve römorktaki tüm çöpü oraya boşaltıyor.
”Hooppp kardeşimm, ne yapıyorsunuz siz?” demeyi anlamsız buluyorum açıkçası.. Zaten eğitim sistemi bildiğin çöplük, ben daha fazla çöp dökülmemesi için değil o bölgenin çöplük olmaması için uğraşırım.. Sistemin tamamen değişmesi, köklü bir reforma gidilmesi konusunda fikrimi söylüyorum.. Salt ”Kuranı Kerim dersi laikliğe aykırıdır” gibi bir söylem benimseyip eyleme, mitinge felan katılmam.. Ülkenin hiçbir yanı laik değil ki zaten Kuranı Kerim dersi laikliğe aykırı olsun.. Bir ülkede laiklik yoksa, laikliğe aykırı bir uygulama da olmaz diye düşünüyorum.
Böyle bir sıralama yapamam sanırım.. Anarşist değilim ama, bir anarşiste partileri sıralatmak gibi bir şey oluyor sanırım bu.. Fakat başka bir şekilde fikrimi söyleyebilirim.
CHP-MHP koalisyonunu bu ülke için en zararlısı olarak görüyorum.. Umarım hiçbi zaman böyle birşeyle karşılaşmayız.
AKP’nin neoliberal, çalışanı her daim ezen, doğayı tahrip eden, milliyetçi/darbeci kesimi tasfiye ederken kendine yakın olanlarla kadrolaşmaya çalışan, bu ülkenin sorunlarına hiçbir zaman çözüm olamayacak bir parti olduğunu düşünüyorum.. Ama buna rağmen MHP ve AKP’nin CHP’den daha normal bir parti olduğunu düşünüyorum.. MHP aşırı sağı, AKP merkez-sağı temsil ediyor.. CHP ise bünyesinde barındırdığı bir kaç kişi haricinde ne yaptığını bilmeyen dengesiz bir partidir.. Hiçbir politik spektrumda yer bulamazlar zaten.
Seçimlerde oy kullanmamazlık yapmamıştım.. Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku’nu destekledim.. Bizim burada 3. bölgede Emek Partisi genel başkanı Tüzel adaydı.. Doğal olarak ona verdim.. Sırrı Süreyya aday olsaydı, daha mutlu bir şekilde oyumu kullanırdım 🙂
Bugün BDP’nin önderliğinde Halkların Demokratik Kongresi girişimi var.. Türkiye’de sosyal demokrasi eğiliminde bir parti olmaması bir şans belki de.. Eğer bu oluşumdan kitlesel bir sol parti ortaya çıkarırlarsa çok iyi olur.. En azından sorunların çözümüne dair bir muhalefet ortaya çıkmış olur.
İdris Naim forever :))
KaptanMosey yazdi; “..Mesela yorumların ebubekir’den niye bu kadar destek alıyor…”
sangre yazdi; “..”..Eğer CHP sosyal demokrasiye doğru olan dönüşümünü gerçekleştirirse, elbette bu beni mutlu eder.. AKP milli görüş zihniyetini bir kenara bırakarak Avrupavari merkez-sağ bir parti olmayı başarmıştır..Ben normalleşme diye buna derim işte.. Bunun adı normalleşmedir….”
zihnini ideolojik bagnazlikdan AZAD edemeyen sivil düsünemez,demokrat olamaz,dolayisiyla sangre´nin,”normalleşme” dedigi sey de gerceklesmez..
zihinsel normallesme bize farkliliklari görmeyi,anlamayi ve kabullenmeyi ögretir ki bunu basarmis insanlarin yorumlarina destek cikmamak Anormalliktir (uyumsuz)..
mevlana söyle der; “..“Zıtlıkların uyumundan hayat doğar. Zıtlıkların savaşı ölümdür….”
slm.
Normalleşmek demişken
Zıtlıkların uyumundan bahsedip KCK davalarını desteklemek nasıl bir ruh halini temsil ediyor? Normal mi?
Aslında cevabını, yazdığın akşam okumuştum ama birkaç gündür buraya uğrayamadım. Ben yokken de gene çok şey dönmüş, sangre sanki bir yerde artık uğramayacağını söylemiş. Ortalık biraz durulur, sen geri döner ve gene birbirimizle atışmak yerine konuları tartışmaya başlarsak, korsan partileri hakkındaki düşüncemi veya genel olarak yorumunu yanıtlarım… laflarız işte. Şu an isteksizce yazıyorum, sadece sangre’nin yanıtını umursamadığım düşünülmesin diye.