Evrensel Dilbilgisi

Noam Chomsky dilbilimine ilgisi, genel olarak dili öğrenme sorunuydu. O dönemde yaygın düşünce çocukların dili yetişkinlerden taklit yolu ile öğrendikleri şeklindeydi. Oysa deneyler çocukların hiç işitmedikleri halde dilbilgisi açısından doğru cümleler kurabildiklerini gösterir.

Chomsky bunu açıklamak için doğuştan gelen bir “evrensel dilbilgisi” olması gerektiği görüşünü ortaya atar. O na göre her çocuk aslında beynine belli bir dilbilgisi kuralları döşenmiş olarak doğar. Chomskye göre, insana özgü bu doğuştan gelen evrensel dilbilgisi bütün insan dillerini yaratmaya yetecek kadar zengindir. Yani, bütün insan dilleri aynı evrensel yapıya dayanır.

Evrensel dilbilgisinin yapım kuralları özyinemelidir. Potansiyel olarak sonsuz uzunluktaki tümceleri açıklamanın tek yolu budur.

Özetle Chomsky: “Beyinde bir mantık programı olarak nitelendirilebilecek bir dil mekanizmasıyla doğduğumuz kanısındadır.”

Siz ne düşünürsünüz bu konu hakkında?

Alan Turing ve Eşcinsellik

Alan Turing, İngiliz matematikçi, kriptolog, bilgisayar bilimcisi. Hatta günümüz bilgisayar bilimlerinin kurucusu. Ortada henüz bilgisayarlar yokken bile yapay zekanın teorisini çıkaran adam. 2. Dünya Savaşında kırdığı Alman şifreleri ile belki binlerce kişinin hayatını kurtaran ve daha sonra savaş kahramanı ilan edilen adam.

Ölümüne yakın başına gelenleri bilmeyenleriniz vardır.

1952 yılında şantaja maruz kaldığı şikayetiyle polise başvurup eşcinsel olduğunu açıklayan Turing, eşcinsellik suçlamasından yargılanıp 1 sene boyunca kimyasal olarak hadım etme yöntemi olarak kullanılan östrojen iğnesi olmaya mahkûm edilmiştir. 1954 yılında potasyum siyanid zehirlenmesinden ölmüştür.

Ölümü, tedavinin baskısından dolayı intihar olabileceği gibi bir cinayet de olabilir. Her ikisi de acı gerçeği değiştirmez.

10 Eylül 2009 tarihinde, yani Alan Turing’in ölümünden 50 yıl sonra İngiliz başbakanı Gordon Brown ünlü matemetikçiye yapılanların korkunç olduğunu kabul etti. 2012 yılı da Alan Turing yılı olarak kabul edildi. Elbette yaşamının son yıllarında ona yapılan haksızlıkların hiç birini değiştirmeyecektir.

İçinizdeki “öteki düşmanlığını” bitirmediğiniz sürece Alan Turing’e uygulanan şiddetin bir parçası olmaya devam edeceksiniz.

Depresyon Mantık İlişkisi

Depresyon tedavilerinde kognitif (bilişsel) terapi diye birşey var. Kişinin yersiz kaygıları bir depresyon oluşturmakta.

Örneğin birisi işten çıkarılmıştır. Zincirleme olarak bir daha iş bulamayacağını, aç kalacağını, insanların onu sevmeyeceğini, mahvolacağını düşünmeye başlar. Duygulardan dolayı mantık silsilesi bozulmuştur. İşte bu noktada adeta hesap kitap yapar gibi durumunu ve olası çözümleri mantıklı bir şekilde incelerse kendini rahatlatır ve tedavi eder.

Merak ettiğim şunlar:

Kuvvetli bir mantık kurabilme yapısına sahip olmak depresyon engelleyici midir?

Google’ın yalancısıyım. Dünyada 10 erkekten biri depresyona girerken kadınlarda bu oran 5’e 1. Kadınların daha çok depresyona girmesinin sebebi duygularını ön plana çıkartıp mantıklı düşünememeleri mi acaba?

-Satranç

Mantık

İnsanların ikna oluş veya inatlaşma süreçlerinde sıkça karşımıza çıkan mantık kurallarından biraz bahsetmek istiyorum. Düşülen mantık çıkmazını fark edip veya fark etmeyip devam etmenin tek mantıklı açıklaması düşüncelerinin aslında sağlam olmadığını kabul etmekteki zorluktur.

Dil aynı zamanda mantık kuralları için oluşmuştur. Bu yüzden söylediğiniz her cümle aslında bir mantık cümlesine çevrilebilir. Cümlelerinizdeki tutarsızlık mantığınızdaki tutarsızlığı ortaya serer.

Geçmişten günümüze bazı basit mantık kurallarına birlikte göz atalım.

Özdeşlik yasası: Her şey kendisiyle özdeştir. Yani a=a
Çelişmezlik yasası: Hiçbir önermenin aynı anda hem doğru hem de yanlış olamayacağını belirtir.
Üçüncü halin olanaksızlığı yasası: Her önerme ya doğru ya da yanlıştır.

Bununla birlikte ikame yasası da kullanılanlar arasındadır. Eğer a, b ise b’de c ise, o zaman a, c’dir.

Bunlar bildiğiniz klasik mantık yasaları. Fakat benim değinmek istediğim konu biraz daha ilginç. Sıkça kullanılan –mantıksal açıdan tanımlanmış- yöntemler.

Totoloji: Bir totolojide doğruluk sadece mantıksal sözdizimden dolayı başka bir doğruluktan zorunlu olarak ortaya çıkar. Mesela “yağmur ya yağıyor ya da yağmıyor.”

Saçmaya indirgeme (reductio ad absurdum): Saçmaya indirgeme yönteminde bir önermenin doğru olduğunu varsayarız ve bundan hangi sonuçlara ulaşılabileceğimize bakarız. Eğer sonuçlara ulaşırken bir çelişki yakalarsak, ilk önermenin yanlış olduğunu anlarız, çünkü çelişkiler her zaman yanlıştır.

Paradoks: Paradoksların çoğu kendine gönderme ve sonsuz döngü barındırır. Aslında karşımıza her zaman çıkmazlar. Fakat tartışmalarda yanlış kullanımını çok gözlemledim. Mesela çelişki durumunda paradoksa düştün derler. Elbette bu mantık bilgilerinin az olmasından kaynaklanmaktadır.

Alakasız sonuç (ignoratio elenchi) : Birbiri ile doğrudan ilişki kurulamayacak iki yargıdan alakasız bir sonuç çıkarmaktır. Forumlarda en çok görülen saçmalama türüdür. Bunu siyasetçiler ve köylü kurnazları sıkça kullanır.

Circulus vitiosus (ya da circulus in probando) da var ki, bu da dinci tayfa için vazgeçilmezdir naçizane:)
Nam-ı diğer: Varılacak sonucu esasen kendilerinde taşıyan öncülleri ihtiva eden kanıt veya ispat.
Daha anlaşılırı ise; İspat edilmesi gereken şeyi bir kanıt olarak kabul etmek suretiyle muhakeme yürütülmesi.
Bknz. helikopter böceğinin kanadına bakıp tanrı olmasaydı heç olur muydu böyle bişey demek:)

Zamanla forumda rastladığım örnekleri bu başlığın altında toplayarak size kaynak olmasına çalışacağım.

21. Yüzyıl Teorileri nasıl kurulur, nasıl teorisyen olunur?

Hepimiz küçükken veya gençken diyelim dünyayı değiştirmek isteriz. Adımızın tarihe geçmesini isteriz. Büyük buluşlar yapmak isteriz.

Bazen bu istek yaşlandığımızda da devam eder ve saplantılı ürünler ortaya çıkarabilir.

Eğer siz de yeni bir teori yazmak ve dünyayı değiştirmek istiyorsanız şu noktalara dikkat etmelisiniz.

Teoriniz her şeyi kapsamalı

Sakın sadece bir alandan veya bir bilimin alt dallarından uğraşmayın. Yazdığınız teori ekonomiden sosyolojiye, fizikten dünyaya, toplumdan insana her şeyi kapsasın. Hatta dinlerden tutun da evrenin başlangıcına kuantumdan galaksilere kadar uzansın.

Teoriniz karışık olmalı

Yazdığınız teori ilk okunuşta anlaşılmasın. Açık ve net ifadeler yerine dolambaçlı ve karışık ifadeler içersin. Bol bol teknik terim içersin. Uzun şeyler yazıp hiçbir şey anlatmamaya dikkat edin.

Bir kısmı bilimsel olmalı

Teorinizin özellikle teorinizle ilgili olmayan kısımları çeşitli bilimsel yazılardan alıntılarla doldurulmalı. Böylece inandırıcı özelliği artar. Mesela 10 maddelik bir teori yazıyorsanız, 8 maddesi bilimsel yazılardan olmalı arada kalan 2 madde sizin asıl anlatmak istediğiniz şey olmalı. Eğer o 2 madde konusunda sıkışırsanız diğer 8 maddeyi kanıt olarak kullanmalısınız.

Anlamayanları ve karşı gelenleri suçlayın

Teorinizi anlamayanları bilgisizlikle karşı gelenleri ise aptallıkla suçlayın. Zaten herkes sistemin insanı, değişimlere izin vermiyorlar gibi suçlamaları da ilave edin. Böyle durumlarda Galile’yi özellikle örnek olarak kullanın. Kendinizin o konumda olduğunu ima edin. Hatta ima etmeyin direk söyleyin.

İçinde mutlaka etik veya ahlak olmalı

Yoksa insanlığı nasıl değiştirirsiniz? Kendi etik ve ahlak anlayışınızı teorinize bir şekilde entegre edin.

Bütün insanların bütün sorunlarını çözmeli

Teori dediğin daha aşağısını kurtarmaz. Madem adınızı tarihe geçirmek istiyorsunuz, bütün sorunların çözümü olduğunu ve teorinizin gelinecek son nokta olduğunu söyleyin.

Temel kurallarımız genelde bunlar. Varsa eklenecek dikkatimden kaçan kurallar siz de ekleyin.

Bu kurallar ışığında her hangi bir (veya her) şey hakkında bir teori yazabilirsiniz. Sizin neyiniz eksik?