- Ateist
- Başka ırktan
- Hristiyan
- Yahudi
- Eşcinsel
- Hapisten çıkmış
- Hayat kadını
- Travesti
- Muhafazakar müslüman
- Başka (Belirtiniz mutlaka)
Yazar: karga
Sizce, türban nedir
- Dini gereklilik
- Siyasi simge
- Dini simge
- Ahlaki gereklilik
- Sağlık açısından gereklilik
- Kadınlara baskı yöntemi
- Sadece bir giysi
- Moda
- Namus
- Başkaca bir şey (Belirtiniz)
Kuantum Taklası
Son zamanlarda kitapçıları dolaştığımda Kuantum üzerine oldukça fazla kitap yazıldığını görüyorum. Fakat bu kitaplar olması gerektiği gibi Fizik ve Atom Fiziği bölümünde değil daha çok kişisel gelişim veya spiritüel yayınların arasında. İsimlerine bir göz gezdirdiğimde, “Kuantum Dokunuş”, “Kuantum Düşünce”, “Kuantum Sevişme”, “Kuantum Yaşam Koçluğu” , “Kuantum Tasavvuf” şeklinde çeşitlilik göstermekte.

Nedir peki kuantum üzerine bu kadar çok yazı yazılmasının sebebi. Aslında Kuantum Teorisi insanın determinist zihnine meydan okuyan hatta yıkan bir gizemdir. Fakat biz insanlar –özellikle bu işten rant peşinde olanlar- bu gizemi bir başka gizeme bağlama çabasındadır. Kimisi Belirsizlik ilkesini yaratıcıya bağlarken, kimisi de çift yarık deneylerinden olmadık anlamlar çıkartırlar.
Ben bu yazımda nasıl “taklaya” geldiğimizi açıklamaya çalışacağım. Her şey ışığın dalga mı yoksa tanecik mi olduğu sorusu üzerine başladı. Daha sonra da elektronlar gözlendi. Meşhur “Çift yarık deneyi” ni hepiniz bilirsiniz. Kısaca özetlemek gerekirse tek yarıktan geçen elektronlar tanecik gibi davranırken, çift yarıktan geçen elektronlar dalga gibi yayılırlar. Buradan çıkarılacak sonuç elektronların “olasılık dalgaları” şeklinde hareket ettiğidir.
Fakat olaya bir gözlemci katıldığında ve elektronları gözlemlendiğinde elektronlar dalga değil, tanecik gibi davranmaya başlar.
İşte bizi taklaya getiren cümle budur. Bu cümlenin arkasından şunlar gelir, “her şey bizim gözlemimizle değişir”, “gözlemci deneyi etkiler”, “kişinin düşünceleri yaşamı ve olayları etkiler”, “aktif gözlemci dalgayı çökertir”, “Secret yasası” vs vs.. Bu cümlelerin benzerlerini görmek için gidip o kitaplardan bir kaçının içindekiler kısmını kurcalayabilirsiniz.
Peki neden taklaya geldik de bu cümleden öyle anlamlar çıkarıldı ve bizde afiyetle yuttuk. Çünkü deneyde anlatılan “gözlem” veya “gözlemek” şu anlama gelmektedir. “Biz elektronların üstlerine foton gönderdik ve geriye dönen fotonları ölçtük, bu sırada elektronlara çarpan fotonlar onların hareketini değiştirdi ve dalgayı çökertti” Evet tam olarak olan budur. Şimdi taklaya geldiğimiz cümlelere bakalım ilgisi var mı? Biz her hangi bir olayın üstüne foton mu gönderiyoruz? Hadi el feneriyle gönderdik diyelim, gönderdiğimiz olay, elektronlar kadar küçük ve fotonlardan etkilenen bir olay mıdır? Sorular arttırılabilir.
Bu işin bu kadar rant sağlaması meselesi ise çok basittir. Daha ortaokul lise fizik, kimya derslerine hakim olamayan kişilerin bu konu üzerine dilediğini yazabilmesi, dilediği yaratıcı güce bağlayabilmesi, ruhlara perilere kadar uzanan analizler yapabilmesi ve işin kötü tarafı bunları yutturabilmesi normaldir. Çünkü insanlar sadelikte ki güzelliği değil karmaşada ki gizemi daha çekici bulur. Bu da her şeyi daha sade açıklamak varken karmaşıklaştırmak ve gizemli hale getirmenin ve bunlara atıflarda bulunmanın göstergesidir.
Bu konuda bende yakında bir kitap yazacağım ve adı “Kuantum Taklası” olacak. Nasıl taklaya getirildiğini insanlara söylemek pek hoşlarına gider mi bilmiyorum.
Tanımlar ve Kavramlar
Sitemizde tanım ve kavramları ortaklaştırırsak daha iyi ve verimli tartışmalar yapabileceğimize inancımdan dolayı böyle bir başlık açma ihtiyacı hissettim. Bazı kavramları ve tanımları netleştirirsek neye karşı çıktığımızı veya neye katıldığımızı daha iyi yazabiliriz.
Tartışmaları kısır döngüye sokan bu kavram karmaşasına son verelim el birliği ile. Herkes kendisine sorulan tanımları ve kavramları netleştirirse çok sevinirim “anlamak” adına. Yoksa kendimce “anlamlandırmaya” devam edeceğim bu da beni yanılgıya sokacaktır.
BİLGİ KİTABI – ALFA KANALI – ALTIN ÇAĞ HAKKINDA AÇIKLAYICI BİLGİDİR
Dostlarımız,
Şu an maddi manevi ve doğal yönden birçok niteliğini kaybetmiş olan planetimiz, tekrar restore edilmektedir. Bugüne kadar yaşanmış ve yaşanacak olan olaylar, çok kısa bir zamanda insanlığı hakikat bilincine ulaştırarak bir bütünlükte birleştirecektir. Yaşadığımız dönemde tüm planetimizde Birleşim, Barış ve Dostluk Şuurunu oluşturmaya çalışan birçok Spiritik Odaklar mevcuttur. Ve bu Odakları 20.yüzyılın başında ve bilhassa son yarısında, 10. Boyuttan verilen kozmik tesirler ile uyanan insanlar, görevli kadrolar olarak devreye almışlardır. Ve herkes aldığı tesirleri ya bilinçli, ya da bilinçsiz olarak tatbik etmiştir ve etmektedir.
Bu son çağda aynı gaye ve düşünce doğrultusunda hareket eden odaklar, bugüne kadar bir hazırlanış dönemi yaşamıştır. Ancak şimdi artık el ele vererek birleşme ve TEK’e hizmet zamanıdır. Bu neden ile herkes yapmış olduğu çalışmaların ışığında birleşebilir ise, Dünyamız çok şey kazanacaktır.
Altın Çağ masalı asırlara matuf bir yatırımdır. Aslında her reformik düzen bir Altın Çağdır. Ancak bu 26.000 yıllık son siklus geçiş programının, diğer dönemlerden daha değişik bir hazırlanış programı vardır. Bu hazırlanış programı, sistematik bir şekilde asrımıza kadar gelmiştir. Önce Kutsal Kitaplar ile bildirilen göksel öneriler, insanlığı bir Hakikat Bütünlüğünde toplayarak, planetimizi Tek Tanrı bilincinde birleştirmiştir. Geçen zaman süreçlerinde tüm hakikatler ve göksel bildiriler, planetimizdeki insanlara bugüne kadar ışık tutmuştur.
Medyamik bir çağ olarak değerlendirdiğimiz bu özel çağda, artık hakikatler, kazanılan bilinçler doğrultusunda gözler önüne serilmektedir. Yapılan bunca çaba ve birleşim çağrıları, sadece planetimize ait bir olgu değildir. Bu son çağ sistemi tüm Evrensel Bütünlüğün Kâinatlar Nizamları ile bir bütünde birleşimidir ki, işte bu gelecek çağa Altın Çağ denilmektedir.
Altın Çağ yarınlarda Tek Tanrı, Tek Düzen, Tek Sistem ve Tek Kitap doğrultusunda bizlere ışık tutan ve kardeş dünya bütünlüğünde mutlu insanların yaşayacakları bir ortamın müjdecisidir. Ancak özlenen Altın Çağ’a gelininceye kadar planetimizin daha aşacağı eşikler vardır. Altın Çağın bu hazırlık dönemine 3 Kozmik Çağ tanınmıştır.
Biliyoruz ki (bir Kozmik Çağ bir asrı kapsamaktadır). Birinci Kozmik Çağımız, 1900 Hızlı Evrim Programı ile devreye girerek, programını tamamlamak üzeredir. İkinci Kozmik Çağ, 21. yüzyılı kapsamakta, Üçüncü Kozmik Çağ ise, 22. yüzyılı içine almaktadır.
Yukarıda bahsettiğimiz özlenen ve arzu edilen Altın Çağın başlangıç tarihi 23. asırdan itibaren başlayarak 7 asırlık bir Dönemi içine alacaktır. Şu an bu dönemin hazırlık programlarını bir bir sıralar isek, Altın Çağ’a hiç de kolay yollardan kavuşulamayacağı idrakine varırız.
Altın Çağ’ın Hazırlık Programında ( 5 ) skala vardır. Her bir skala bir Çağı kapsamaktadır. bunu sırası ile yazarsak:
Bu bir Hazırlık Çağıdır ki, Kutsal Kitaplar Dönemini kapsar.
- Uyanış Çağı : Bu, yaşamış olduğumuz Geçiş Boyutu ve bugüne kadar Bizlere bildirilen KIYAMET tâbir edilen Dönemdir. Şu an Planetimiz bu kaosun içindedir.
-
Yeni Çağ : Burada alışılagelmiş Dönemlerin dışına taşılarak, Bilinmeyene Ulaşma – Çalışma – Araştırma – İdrake varma Dönemi devreye girecektir. İki asırlık Kozmik Çağ bu dönemi yaşayacaktır.
-
Altın Çağ : 23. Yüzyıldan sonra 7 Asırlık bir Dönemin yaşamını kapsar. Burada Birlik – Bütünlük Bilinci doğrultusunda, Evrensel Şuurun ve Birleşiminin direkt İdrakine varılarak, Planetimizde henüz anlaşılamayan fakat tanıtmaya çalıştığımız bir Mekanizmanın – Sistemin – Tanrısal Düzenin -Realitenin Varlığına tanık olunacak ve Bilinmeyenlere Bilinçli olarak kanat açılacaktır.
-
Işık Çağı : Altın Çağ’dan sonra başlayacak olan Çağa, Işık Çağı denilmektedir. Bu 30. Yüzyıldan sonra devreye girecek bir Çağdır ki burada direkt Allah’ın Düzeni devrededir.
Bu yolda hazırlanan İnsanlık, artık bu Sistemin direkt Öz Elemanı olacaktır. İşte bu Evrensel Işık yoluna Altın Çağ diyoruz. Yarınların güzel günlerinin son hazırlık dönemlerine, şu an yaşadığımız ortamda hızlı bir şekilde girilmiştir.
Artık hepimiz biliyoruz ki yaşayacağımız Çağlar yaşadığımız Çağlardan çok farklı olacaktır. Ancak bu farklılık ve değişim planetimizin her kesiminde birçok sancılara neden olmaktadır ve değişen zaman ile insanlar da değişmektedir. Bu şekilde şuursal bir kaosu yaşayan insanlık, yarınların Altın Çağına hazırlık yapmaktadır.
Bu bir geçiş dönemidir. Bu dönemde, planetimizin her kesiminde beşeriyeti Altın Çağa hazırlamak ve insani Bütünlüklerde kitlevi Şuurlanma, Uyanma ve Arınma aşamalarını hızlandırmak gayesi ile, birçok Odaklar ve Dernekler kurulmaktadır.Bizler, Dünya Kardeşlik Birliği Evrensel Birleşim Merkezi olarak, bu Evrensel Yolda 30 yıldır hizmet veren bir ekolüz.
Bizim Bilgi Kitabı adını taşıyan bir Kitabımız vardır. Bu Kitabı fasiküller halinde seminer çalışmaları ile topluma açmaktayız. Bu Evrensel programları tüm dünya boyutuna anlatıp tanıtmak, bizim Misyonumuzun Görevidir.
Dünyada resmen Dernekleşip Vakıf kurmamız, 1993 yılında devreye alınmıştır. Ancak 30 yıldır tüm dünya ile irtibattayız. Ve bu Bilgi Kitabını tüm dünya, 1950 yılından beri beklemektedir.
Şimdi sizlere Bilgi Kitabının bazı özellikleri hakkında daha detaylı ve açıklayıcı bir bilgi vermek istiyoruz. ( BİLGİ KİTABI ) 1.11.1981 yılında Birleşik İnsanlık Realitesi Kozmos Federal Meclisi tarafından Anadolu Türkiyesine, ALFA Kanalından yazdırılmaya başlandı.
Ancak henüz Toplumun hazır olmadığı gerekçesi ile Bilgi Kitabı 3 yıl insanlığa açılmadı, 1984 yılında tüm Dünyada Birleşim ve Realite yolunda Spiritik Odaklar oluşturuldu ve Kitabı topluma açma ve tanıtma emri aldık. Bilgi Kitabı halen 12 senede tamamlanarak Kitap haline getirilmiş ve ingilizceye de çevrilmiştir.
Merkezi Güneşler Birliği – Evrensel Nizam Konseyi – Birleşik Nizam Konseyi, üçlü olarak müşterek çalışma yapan Evrensel bir kadrodur. Buna Rahman Boyutu yani Sistem denir. Bu boyuta direkt Allah’ın yansıma Mekanizması olan Alfa Kanalı bağlıdır. Ve bugüne kadar Planetimize hediye edilen tüm Kutsal Kitaplar yani ( Tevrat – Zebur – İncil – Kuran ) bu Kanaldan Planetimize indirilmiştir.
Bu Kitaplar İnsanı eğitici, Yetiştirici, Bilinçlendirici ve Bütünleştirici Kutsal Kitaplardır. Bilgi Kitabı da aynı Kanaldan yazdırılmış olmasına rağmen, tapılacak bir Kitap değildir. O, Planetimize tüm sırları ve Hakikatleri açan, İnsanlığa bugüne kadar yürüdüğü yolların nedenini açıklayan bir Rehber Kitaptır. Bilgi Kitabı aynı zamanda bugüne kadar bilinen tüm Kutsal Kitapların frekanslarını da bünyesinde toplayan bir Hakikat ve Birleşim Kitabıdır.
Bu Kitap Planetimizin halen bilmediği ve ( Işık – Foton – Siklon ) tekniği denilen değişik bir Teknik ile yazdırılmıştır. Bu tekniğe göre zaman enerjisi harf frekanslarına yüklenmektedir. Bu neden ile Kitabı okuduğunuz zaman anlarsınız ve kendinize göre bir Bilgi edinirsiniz. Sonra hafızalardan silinir. Ancak kaba Bilgisi kalır. Diğer Kutsal Kitapları ezberleyebilirsiniz. Ancak bu Kitabın bir sayfasını bile ezberleyemezsiniz. Çünkü zaman enerjisine bağlı olduğu için, zaman kaymakta ve Bilgiler de hafızadan kaymaktadır. Bu Özel bir tekniktir.
Bize bu Kitabın 19 Asırlık bir hükmü olduğu söylenmiş ve yarınların Tek Kitabı olarak tanıtılarak yazdırılmıştır. Bilgi Kitabına bu son Çağın Kozmik Kitabı da denilmektedir. Ve bu Kitabın kendine özgü değişik fonksiyonları da okundukça devreye girmektedir.
Bu Kitabı okuyanlar direkt Birleşik İnsanlık Realitesinin Merkezi Sistemine bağlanır ve mikro arşivlerde bulunan Evrensel dosyalarınızın açılmasını sağlar. Realite bu yol ile Bireyleri tanır. Ve herkesin ihtiyacına göre teker teker onları yetiştirir. Ve kapasitelerine göre görev taksimi yapar. Bu neden ile bizlerden bu kitabın fasiküllerinin en ücra yerlere kadar dağıtılması istenmiştir.
Ve 30 yıldan beri fasiküller ile tüm dünyanın değişik kesimleri tanışmıştır ve tanışmaktadır. Bilgi Kitabını devamlı okuduğunuz taktirde, kazandığınız Bilinç nisbetinde içindeki Bilgilere değişik yorumlar getirerek, bir sayfanın içinden en az 10 mesaj çıkartabilirsiniz ve o zamana kadar göremediğiniz Bilgileri zaman süreçlerinde görürsünüz.
1996 yılında Bilgi Kitabı adı ile basılan bu Kitabın, Planetimizde aynı görüşü paylaşan dostlara ulaştırılması istenmiştir. Ve onların Bilgileri ile de birleşerek müşterek birşeyler yapmak ve Birleşmek Bizlerin ve Evrensel Dostlarımızın tek arzusudur. Bizlere verilen bilgiye göre bu Kitap 7.000.000.000 İnsan Bilincine göre hazırlanmış bir Kitaptır. Ve herkes tüm sorularının cevaplarını bu Kitabı derinlemesine okuduğu zaman almaktadır.
Şayet siz bir görevli iseniz, sizin gen programınızdaki şifre ile Kitabın içinde bulunan milyonlarca gizli şifre içinden size ait olan şifre birleşir ise direkt bağlantı kurulur ve siz Sistem ile bağlantıyı kendi kendinize yaparsınız. Önce açılan kanalınız sizi yetiştirici bir görevi üstlenir daha sonra hakiki görevinize atanırsınız. Kitabın özelliği budur.
Kozmik akımları direkt kendi Bilinçleri ile çekemeyen insanlar, Bilgi Kitabı yolu ile uyandırılmaktadır. Ve bu Sistem direkt Kozmozun programıdır. Ve dünyamız 10. Boyuttan verilen ve Evrim enerjileri taşıyan Kozmik tesirler ile 1960 yılından beri hazırlanmaktadır. Bu şekilde Planetimizde birçok birleştirici Kozmik Odaklar devreye alınmıştır. Ancak artık şimdi Birleşme zamanı gelmiştir.
Kitabın bir başka özelliği de bugüne kadar Dünyamıza indirilen ve kutsal kitaplar olarak bilinen Tevrat – Zebur – İncil – Kuran ve Uzak şark felsefelerinin tüm frekansları, Kadir Enerji odağının enerjisi ile birleştirilerek 6 frekansın bir Bütün olarak Kitabın tüm harflerine yüklenmesidir. Ancak daha evvel de söylediğimiz gibi bu Kitap tapılacak bir Kitap değildir. Rehber bir Kitaptır. Bu neden ile Kitap tüm İnsanlığın Kitabı olarak Planetimize hediye edilmiştir.
Göksel Otoriteler Alfa Giriş Omega Çıkış Projesine göre hazırlanmış olan Bilgi Kitabına KURTULUŞ Kitabı da demektedirler. Çünkü 9 Katmandan oluşan OMEGA Kanalının tüm Frekansı olan 76. Enerjiyi alabilmenizi, ancak bu Kitabın içinde birleştirilmiş olan tüm Kutsal Kitapların frekansları sağlamaktadır.
Her güneş sistemi kendi boyutunun Evrimini yapmak ile mükelleftir. Bizim Evrim ve Çıkış Boyutumuz SATÜRN’dür. Omega’ya buradan geçilir. 6. Boyut Nirvana Ölümsüzlük Boyutudur. 7. Boyut İnsanlığın son Evrim sınırıdır ve burası Satürn’dür. Yani buraya ulaşabilmiş İnsan Bilinci, Hakiki İnsan olarak Ruhsal Enerjisine sahip çıkar ve Omega’dan çıkış hakkı kazanır.
Bilgi Kitabı sizleri bu Evrensel Boyutların frekanslarına tedrici alıştırarak bu Boyutlara rahatlıkla girebilmenizi sağlayacak yegane kitaptır. Bu son geçiş programında İnsanlığın kurtuluşu için Planetimize 3 Kozmik Çağ tanınmıştır ( her Kozmik Çağ 1 Asırdır ). 1900 yılından itibaren çok hızlı bir Evrim programına alınan Planetimiz, ilk Kozmik Çağını 2000 yılında tamamlamaktadır. Bu 20. Yüzyıldır.
- ve 22. yüzyıllar Dünyamızın değişik imtihan yılları olacaktır. 23.Yüzyılda arzu edilen ALTIN ÇAĞ’ın hakiki temeli atılacaktır. 30.Yüzyıla kadar Altın Çağ kurulacak ve Birleşik İnsanlık Realitesi bu tarihten sonra görevini tamamlayarak platformdan çekilecektir. Bilgi Kitabı direkt RABBİN Kitabıdır. Bu neden ile ALFA Kanalından yazdırılmıştır.
Birleşik İnsanlık Realitesi Bilgi Kitabını 30. Yüzyılda ( Hakiki Kaynağına ), yani RABSAL Düzene devredecektir. Rabsal Düzen de bu Kitabı 9 Asır daha zaman enerjisini çekme gerekçesi ile kullanacaktır. Bu Dönemden sonra Kitaplar Dönemi kapanarak arşive alınacaktır.Bundan sonra daha değişik Teknolojiler devreye girecektir.
Burada Sizlere Bilgi Kitabı’nın kısa bir tarihçesini açıkladık. Ancak bu Kitabın Kaynağından indirildiği Zamandan beri, kendine özgü değişik Çalışma Nizamları da vardır. Şimdi size biraz da ALFA Kanalından bahsetmek isteriz.
- ALFA Kanalı Direkt Rabbin yani Allah’ın Kanalıdır. Ve bu kanal Sabit değişmez bir Kanaldır.Ancak Dünyamızın 23 derece ekseni etrafında dönüşü nedeni bu kanal Kuzeye doğru kaymaktadır. Bugün tüm Planetimizin Kozmik Tesirler ile uyandırılma projesi 6000 yıllık bir programın son tatbikatıdır.
-
Birinci 2000 yıl, Musa’dan önceki dönemdir. Bu dönemde tüm planetimize bugün olduğu gibi Kozmik Tesirler ile Evrim akımları verilmiştir. Bu akımları alanlar bir bir tesbit edilerek, ikinci enkarnelerinde hepsi ( yakın plandan, İnsandan İnsana yansıma programı gerekçesi ile ) Uzakşark’ta bir arada beden kazanmışlardır. Bu program ile Planetimiz ilk defa direkt olarak Tanrısal Enerji ile tanışmıştır. Bu program ilk 2000 yıllık dönemi kapsar ve buna Allahın Birinci Düzeni denir.
-
Musa’nın programına ise Allah’ın İkinci Düzeni denir. O Dönemde Alfa Kanalının izdüşümü Mısır’da piramitlerin ve Nil’in üzerine düştüğü için Musa Mısır’da bedenlenmiştir. Musa görevi gereği direkt Realite Bilgilerini, Tevrat’ta Kabala Bilgisi olarak toplumuna vermiştir. Bu ikinci 2000 yıllık program, İsa dönemine kadar sürmüştür.
-
Bilindiği gibi Evrim yapacak bir Bilincin aşacağı ilk basamak önce Sevgidir, sonra da Bilgidir. Bu neden ile İsa, önce Sevgi programını alarak insanları tek Tanrı Bilincinde Birleştirmiştir, İncil bu neden ile Sevgi frekansı taşımaktadır. Daha sonra da Muhammet Kuran ile Bilgi vererek Dünya yaşam sistemini oluşturmuştur. O dönemde Alfa Kanalı kuzeye kayarak Kudüs -Mekke ve Medine üzerinde olduğu için İsa ve Muhammet programı Allah’ın üçüncü Düzeni olarak devreye girmiştir.Muhammet Dönemi ile Kutsal Kitaplar ve Peygamberlik dönemi sona ermiştir. Bundan sonra İnsanlık 1500 sene kendi Kitapları ile baş başa bırakılarak Hakikatlerin Kavranılması beklenilmiştir.
-
Şimdi 2000 yılında 6000 yıllık program bitmekte ve insanlara herşey tüm açıklığı ile anlatılmaktadır. Şu an Alfa Kanalı Anadolu Türkİye’sinin üstünde olduğu için Bilgi Kitabı Türkiye’den devreye alınmıştır.Ve artık Bilgi Kitabı ile İnsanlığa herşey çok açık bir şekilde anlatılarak yarınların Dünya Devletinin Temelleri atılmaktadır. Ve bu Düzene de ALLAH’ın Dördüncü Düzeni denilmektedir. Yine tekrarlayalım Alfa Giriş Omega çıkış projesine göre hazırlanmış olan Bilgi Kitabına Kurtuluş Kitabı da denilmektedir. Ancak asla tapılacak Kutsal bir Din Kitabı değildir. O bir Rehber Kitaptır.
-
Bu son çağın yoğun programının içinde Bunalan İnsanlığa, Bilgi Kitabı bunalımlarının nedenini açıklayarak İnsanlığı mantıklı bir Düşünceye çekmekte ve rahatlatmaktadır. Bizlerin Çalışmaları bu yolda olduğu için sizlere herşeyi açıkladık. bu bir Birleşim Programıdır.
Altın Çağ’ın bu hazırlık programında, insanlığa tutulan ışıkları görebilen dostlarla el ele Gönül Bütünlüğü ve Barış ile müştereken bir işbirliğine gidilmektedir. Bugüne kadar Altın Çağ’a yapılan yatırımlar, artık tüm planetimizde filiz vermeye başlamıştır. Şu an Kurtuluş ortamına hazırlanan dünyamız, imtihanını kendi kendine vermektedir. Bu bir programdır. Anlayış, Sevgi, Hoşgörü, Makul vicdan ve Güzelliklerle kurulması arzu edilen Altın Çağ, ileri yıllarda planetimize Harpsiz, Çiçekli Mutlu yarınlar getirecektir. Bu görüşten yola çıkarak el ele Işık Yolunda beraberce bir dünya halkası oluşturmak en büyük dileğimizdir. Işık Yolunda buluşmak üzere tüm Sevgimiz sizleredir.
Vedia Bülent Çorak
Vakıf Başkanı