Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da demiş ya üstat..
Ve hatta, sevda yüzünden ölmek de ayıp değilse eğer…
Denilebilir ki belki;
Kendimizi savunduğumuz o malum mekanizmaların psikolojisi de ayıp değildir yaşamak için.
Şimdi tüm bu “çılgın şeyler” üzerine konuşmak aslında zahmetli iştir ve enerji gerektirir.
Benliğin kendisi zaten yeterince “deli”dir.
“Saldır ya da Kaç” dışında seçeneklerimiz de vardır, ironi oradan gelir.
Ama insan bir deveyle bir diyar arasında sıkışmaya yine de meyillidir.
O zaman da ağır gelir.
Biz işte bu ağır şey ile yaşarız.
Güttüğümüz develerin yüzü suyu hürmetine terketmek zorunda kalmadığımız diyarlar.
Ve terk etmek zorunda kaldığımız diyarlara inat gütmediğimiz develer.
İçimizde koşturan atların.. ve de itlerin birbirine karışmış izleridir onlar.
Ben ne diyecektim, gene nerelere geldim.
Ehveni şer.
uygundur sanırım…
pek te güzel pekte leziz bu yazıı hmmmm=)
neden kabul görmemiş bu yazı bi türlü anlamadım. oysa ne çok deve var güdülecek!!!!
Delişey nerden pırtıklayıp çıkarırsın böyle sümenaltı notları?
Neyse..Sağlık önemli şey demek ki, sağlığın bozulunca yazın da bozuluyor:))
gamaro, kaygan zeminde tırtıklıyorum işte tutunmak için:))
sağlık önemli!!
kadehi kaldırıyorum o halde “sağlığına dostumm” …
Teşekkürler, ve evet içmek lazım bu aralar:)