
Eğlence dediğimizde göreceli olarak kimine göre kahvede arkadaşları ile okey oynamak kimine göre disco/bar kimine göre gezmek kimine göre ise binlerce lira harcayarak bir şeyler yapmak.
Fakat alınan tat, duygu aynı. Ne kadar para harcarsanız harcayın bir başka kişiden daha çok eğlenemeyebilirsiniz. Bu içinizde olan bir duygu, basit şeylerden bile eğlenebileceğiniz bir anlayış.
Peki durum gerçekten buysa; bir yıl boyunca eğlence sektörüne harcanan para, emek, enerji ile yine bir yıl içinde 20 milyar insanın doyacağını biliyor muydunuz?
Dünyada aç insan olduğu sürece yüksek para harcayarak, enerji ve zaman harcayarak yapılan eğlenceler henüz daha insan evriminin tamamlanmadığını gösterir.
Yılbaşı eğlenceniz, neşeli ama ucuz olsun…
Ben çocukken sadece yılbaşında muz alınırdı özel yemekler yapılırdı ve mutlaka aile dostlarımız olurdu, o zaman çocuk olduğum için belki de daha çok eğlenirdim 🙂 az şeyimiz vardı ama tadı başkaydı 🙂 Nerde o eski bayramlar moduna girmesen de henüz ,; eğlence de mutluluk da paylaşımda ve insanların değerlerinde saklı bence, hiç bir ithal içkinin sağlayamayacağı birşey..
Yılbaşılarına genelde sıradan bir gün gibi bakarım. Diğer günlerden farklı olarak arkadaşlarla bir arada olma olasılığı daha yüksek bir gün. Fakat bu yıl ertesi günü tatile denk geldiği için yılbaşının değerini biraz anlamış oluyorum. Hafta içine gelmesi gereken özel bir günmüş meğer.
xenix: Takiplerim
Lunapark ,aquapark vs bireysel adrenalin eglenceleri , biraz masrafli da olsa makul goruyorum .
Ama mesela istanbuldaki Reyna cok tipik bir ornek: sosyal statu masturbasyonu, sosyeteye dahil olma hissiyati ,vs, bok pusur duygularla oraya gidiliyor .. paranin gurul gurul aktigi yerler ,oraya gitmek icin harcligini biriktiren gencler oldugunu duydum. Cok anlamsiz ve zavalli , ne oluyor orda; kazma ve baltalar saliniyorlar.. tiri nam tirinam .
Odessa da mesela benzeri mekanlar cook ucuzdur , insanlar dansedip kopmaya gelir , kazmalar degil sulun gibi kizlar danseder , yanlis anlasilmasin ama estetik ambiance yuksek yani . Dis-cak , dum-tek, dim-tis , bunlar o zaman biraz daha anlamli tinliyorlar.
Toplu eglence mekanlari Slovak ulkelerde daha cok katilim goren , talep edilen eglence tarzi ama akan para sanirim TC den fazla degil.
Çocukluğumda yılbaşı eğlencelerine katılımım olurdu. Teyzeler, enişteler, kuzenler anneannede toplanır, elbirliği ile hazırlanan sofrada yemekler yenirdi. Bu bir yılbaşı kutlaması anlamı taşımasından çok aile içi bir kaç kişinin doğum günlerinin 31 Aralık gününe denk gelmesinden kaynaklanır yılbaşını karşılamak için de iyi bir bahane olurdu. Alınan içecekler dahilinde evin içi zamanın ilerleyen dakikalarında, bir bölümü kumarhane diğer bölümü tek kanallı televizyonun başka kanal seçme olanaksızlığından Aralık 31’i Ocak 1’e bağlayacağı sırada ekrana çıkacak dansözü seyretme çılgınlığına dönerdi:)
Epey uzun zamandır yılbaşı benim için her hangi bir gün. Hatta en sıradan günlerden biri.. Geçen aklıma geldi, nicedir doğum gününü ktlayacak insanların kalmadığını fark ettim ailede…
Bir kaç yıl önce Beşiktaş sahile inip, sırt çantamızın içinden çıkardığımız şarap, kadeh ve bir iki çerezle havai fişek izlemiştik Arzuyla:) çok eğlenmiştik ha!
Bu sene “düşünerek” geçireceğim bir aksilik çıkmazsa:))