Halkın İhtiyaçları

İngiltere’de veya Amerika’da bir park yapılacaksa eğer önce alan belirlenir, yeşillendirilir ve öylece bırakılır. İnsanlar parkta yürümeye, dolaşmaya başlar. Aradan 3-4 ay geçtikten sonra belediye görevlileri gelir ve halkın kendiliğinden oluşturduğu izlere yollar yapar. Böylece parkın içindeki yolları halkın ihtiyaçlarına göre oluşturmuş olurlar. En pratik en kestirme en kullanışlı yollar.

Oysa bu Türkiye’de tam tersidir. Belediyeler bir park yapmaya karar verdiyse önce parkı yeşillendirir ve kafalarına göre yolları yaparlar. Ardından 3-4 ay geçtikten sonra yeşil alanlarda patika izleri oluşmaya başlar. Kimse zorla yapılan yolları kullanmamaktadır. Halkın ihtiyaçlarına göre düşünemeyen bu zihniyet her zaman dogmatik yaptırımların ceremesini çekmek zorunda kalacaktır.

Gökten inildiği sanılan kitaplara göre değil halkın ihtiyaçlarına göre, hayatın getirdiklerine göre düşünmeye başladığımız zaman uygarlaşmış olacağız.

Tarih ve Nankörlük

20 yıl içine bir çok yeniliği sığdıran. Ülkeyi kurtaran. Ardından dinin o baskıcı yönünü kaldıran ve din yolu ile para kazananları engelleyen. Arap hayranlarını üzerek latin alfabesine geçen. Kadını peçeden kurtaran. Yaptığı inanılmaz devrimle ülkeyi sıfırdan tekrar yaratan Atatürk’e karşı ne hissettiğiniz beni ilgilendirmiyor. Ama forumdaş ebubekirin son günlerde ağzından düşmeyen güzel bir lafını kendisine hediye olarak gönderiyorum.

“..Nankörlük
zayıf insanların işidir
Kudretli insanlar içinde asla nankör olana rastlamadım…” (GOETHE)

Gel vazgeç nankörlükten diyorum.

Adalet ve Siyaset

Seçimlerin hemen ardından gelen iki dalgayı biliyorsunuz. Fenerbahçe soruşturması ve Deniz Feneri davası. Bunların seçimden hemen sonra olması ise dikkat çekici. Neden seçimden önce ikisi de gündemde değildi?

Bu neyi gösteriyor. Adalet siyasi partilerin elinde bir araç mı? Adaleti istedikleri zaman yönlendiriyorlar mı? Siyasetten bağımsız bir adalet olsaydı seçimleri bekler miydi yoksa gerektiğinde hemen soruşturmalar ve davalar açılır mıydı?

Bu iki dava seçimden önce açılsaydı, oy oranlarında ne gibi değişiklikler olurdu?

Materyalizm

Materyalizm kelimesini herkes duymuştur. En azından bu forum üyeleri konu hakkında bilgi sahibidir. Bir çok dini sitede veya kitaplarda materyalizmin çok kötü bir şey olduğu aileyi ve toplumu yıktığı şeklinde yazılar mevcut. Harun Yahya ürünü kitapları ve siteleri okuyanlarda bu konuda oldukça bilgilidir.

Peki ben materyalizme karşı çıkan veya doğru bulmayan kişilerin neye, niçin, nasıl karşı çıktıklarını merak ediyorum.

Örnekleri ile anlatırsanız sevinirim.

)kapaparantez.