Yaşama zar atmalı

İnsanoğlu kendi cehaleti ile ilgili cahil kalmaya, yanılsamalarla yanılmaya devam ediyor. Oyun yaşamı, insanın deli olduğunu ve en bilge insanın, rolünü sonuna kadar oynayan kişi olduğunu farzederek başlar.

Adlandırmak tecrübedir. Akışın bir kısmını sürekli aynı şekilde adlandırmak, hep aynı şekilde tecrübe etmek demektir. İşte bu yüzden yaşama zar atmalı ve ölüp ölüp dirilmeli.
Dinamik bir yaşam sürmek, sürekli yeni baştan yaratmak,adlandırmak, eski gerçekleri ortadan kaldırmayı ve akışa yeni isimler vererek yeni bir dünya, yeni deneyimler yaratmayı gerektirir. (Luke R)

**

“Bilge olmanın tek yolu vardır,” dedi Buda

“Nedir o efendim?”

“Deliyi oynamak”

Denetimli Delilik-İz sürme sanatı

“İz sürmenin ilk kuralı bi savaşçının(bilgelik yolunda yürüyen) kendi izini sürmesidir. Acımasızca, zekice, kibar bir biçimde ve sabırla izini sürer kendinin.

İz sürmenin dört altın gereği: Acımasız, zeki, kibar ve sabırlı

İz sürmeyi kısaca, belirli amaçlar için yeni ve özgün biçimlerde davranmak olarak tarif ediyor. Günlük işlerde insan davranışlarının tekdüze olduğunu söyler, bu tekdüzelikten ayrılan her hangi bir davranış tüm varlığımız üzerinde olağandışı bir etki yaratırmış. Bu olağandışı etki büyücülerin(bilgelik yolunda bilinçli yürüyenler) aradığı şeymiş; çünkü düzenli olarak artan bir etkiye dönüşürmüş.

İz sürmenin bir diğer adı ise “denetimli delilik” miş.

Kartalın Armağanından bu konuda öneriler:
1-İz sürme sanatının birinci ilkesi, savaşçıların savaş alanlarını seçmesidir.Bir savaşçı çevresine ilişkin bilgisi olmaksızın asla savaşa girmez.

2-Gereksiz olan her şeyi atmak, iz sürme sanatının ikinci ilkesidir.Savaşçı işleri karmaşıklaştırmaz.Yalın olmayı hedefler.

3-Olanca konsantrasyonunu savaşa girme ya da girmeme kararı üzerinde odaklar; zira her savaş, bir ölüm kalım savaşıdır.Bu iz sürme sanatının üçüncü ilkesidir.Bir savaşçı son gösterisini yapmaya, şimdi-ve-burada, hazır ve istekli olmalıdır.Ama gelişigüzel bir biçimde değil.

4-Bir savaşçı gevşer ve kendini bırakır; hiçbir şeyden korkmaz.Ancak o zaman insanoğullarına kılavuzuk eden erkler savaşçıya yolu açar ve ona yardım ederler.Bu iz sürme sanatının dördüncü ilkesidir.

5-Hakkından gelinemeyecek ters bir durumla karşılaştıklarında, savaşçılar bir anlığına geri çekilir.Zihinlerini o ters duruma takmazlar.Zamanlarını başka bir şeyle meşgul olarak geçirirler.Her şey olabilir bu. Bu da iz sürme sanatının beşinci ilkesidir.

6-Savaşçılar zamanı sıkıştırırlar; bu iz sürme sanatının altıncı ilkesidir.Bir an bile önemlidir.Bir ölüm kalım savaşında, bir saniye bir sonsuzluk, sonucu belirleyecek bir sonsuzluk demektir.Savaşçılar başarıyı hedeflerler; bu yüzden zamanı sıkıştırırlar.Savaşçılar tek bir anlarını bile boşa harcamazlar.

7-İz sürme sanatının yedinci ilkesini uygulamak için, kişinin öbür altı ilkeyi uygulaması gerekir:bir iz sürücü kendisini asla öne çıkarmaz. O her zaman olayların arkasından bakmaktadır.

Bu ilkelerin uygulanması üç sonuç doğurur:
Birincisi iz sürücüler kendilerini asla önemsememeyi öğrenirler; kendilerine gülebilmeyi öğrenirler. Başklarınca dalga geçilmekten korkmazlarsa herkesle dalga geçebilirer.
İkincisi iz sürücülerin sonsuz sabra sahip olmayı öğrenmeleridir.İz sürücüler asla acele etmezler; asla sinirlenmezler.
Üçüncüsü de, iz sürücüler sonsuz bir doğaçlama yetisine sahip olmayı öğrenirler.