Evlilik Kurumu Yeniden

All in one’s Perspective ! Cognition !

Banta asked Santa, “What is the secret behind your happy married life?”

Santa said, “You should share responsibilities with due love and respect to each other. Then absolutely there will be no problems.”

Banta asked, “Can you explain?”

Santa said, “In my house, I take decisions on bigger issues where as my wife decides on smaller issues. We do not interfere in each others decisions.”

Still not convinced, Banta asked him, “Give me some examples”

Santa said, “Smaller issues like which car we should buy, how much amount to save, when to visit home town, which Sofa, air conditioner, refrigerator to buy, monthly expenses, whether to keep a maid or not etc are decided by my wife. I just agree to it”

Banta asked, “Then what is your role?”

Santa said, “My decisions are only for very big issues. Like whether America should attack Syria, whether the European Union should lift sanctions over Zimbabwe, whether Tendulkar should retire, about Salman Khan’s Marriage etc. Do you know one thing, my wife NEVER objects to any of these.”

  • Turan Erdal Cok iyi, herseyi kadin yapiyormus, erkek de kadinin verdigi kararlarin arkasinda saklaniyor. Bu bana biraz da ironi gibi geldi….
  • Sibel Atasoy Aynen öyle velakin bir kişiyi sevmek ve gerçekten benimsemiş olmak, hayatını onunla sürdürmeye devam etmek için bu denli bir beğenme ve teslimiyet gerekir. Kimse sizi birinin emrine (lafın gelişi) girmeye zorlamadı. Eğer bunu yapamıyorsanız ya da yapacak değerde bi eş bulamıyorsanız niye evlenirsiniz be yaw?
  • Turan Erdal Neden özgün iki kisi karsisindakinin de karar verebilecegine tahammül edemiyorlar. Sevmek demek karsimizdaki ile erimek degildir ki. Sevmek karsimizdakini kendimiz gibi karar verebilen özgür bir kisilige sahip olan biri olarak kabul etmek degil mi?
  • Sibel Atasoy Bütünlenmiş iki kişi çoğu kez birbirine rastlamaz, rastlasa da çoğu kez evlenmez, yolu bi zaman birlikte yürüyebilir belki
  • Turan Erdal Evlenmek kötü bisey o zaman
  • Sibel Atasoy Evlenmek eski ve eril düzenin bulduğu bir çare, neden böylebir kurum oluşturuldu diye sorgulayıp epeyce yazdık çizdikti bi zaman. Diğer pek çok kurum gibi yeni dünyada yeniden ele alınıp o topun başına nöbetçi gerekir mi diye (askerlikteki eski şaka konusu) sorgulamak lazım
  • Turan Erdal O zaman bazi müslümanlarin yaptigi cok mantikli. Onlar üc kere evli ve bosadim deyince oluyormus. Gerci o zaman da o sözü söylemenin ne anlami var diye sorulabilir.
  • Sibel Atasoy Yani şeriat düzeninde başka farklılıklar da var, örneğin erkek çocuğu olmayan kadının sosyal bir mevkiinin olmaması, mirastan pay alamaması filan gibi, bence o konuya girmek gereksiz şu an
  • Turan Erdal Ben sadece evlilik ve bosanma kismini söyledim. Diger bölümler beni ilgilendirmez. Lafin kisacasi iki özgün kisinin bir arada yasamasi zor diyorsun.
  • Sibel Atasoy İhtiyaçtan birbirlerine yaklaşmayacakları için zor diyorum, sırf yol arkadaşlığının keyfi pek zorlayıcı bi itki değil
    • Turan Erdal Bunu devlet boyutunu düsündügümüzde de benzer seyler olmali. Devlet vatandaslarinin özgün olamadigi icin mi birlestirici yasalar öneriyor? Hani özgün insanlari bir arada tutmak zordur diye. Oysa senin dedigin gibi belli konularda cok iyi yol arkadasi olabilirler. Ama bu tüm yol boyunca degil. Bu anlamda taraf olunmak sadece belli projeler icin veya konular icin olabilir. Belki de böyle bir yaklasim cok enerji gerektirdigi icin pek iyi bakilmiyor.
    • Sibel Atasoy Haklısın

Evlilik Kurumu

Yeni enerjide, ilişkilere bakış açısı değişecektir. Siz bir başkasını, evlilik kurumuyla bağlamak ihtiyacını hissetmeyeceksiniz. Birbirinizle, eski kontratlar olmadan, mutlu bir şekilde yaşayabileceksiniz. Ya da, mutlu bir şekilde kendi başınıza yaşamayı seçebilirsiniz. Bütün olmak için başka bir kişiye gereksinim duymayacaksınız. Ayrıca mutlu bir şekilde gruplar halinde birlikte yaşayıp da bireyselliğini kaybetmeyecek kişiler de olacaktır.(T)

Ne dersiniz???

  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ne güzel olur derim 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Cinsellik ve üreme fonksiyonları ne olacak acaba? kaldırıldımı?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Tamamen böyle düşünüyorum. Eski den yeniye geçmek, önceki kural,kanun, sözleşmeleri kötü oldukları için değil artık mevcut işlevlerine gerek kalmadığı için fesh edebilme dirayeti gösterelim.

    Turan Erdal Toplumsal hayatın evlilik kuralları üzerine kurulduğu kanısındayım. Belki de ilk sahiplenme evlilikle olmustur ve ondan sonra gelen kıskançlık ve koruma dürtüsü….

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”Cinsellik ve üreme fonksiyonları ne olacak acaba? kaldırıldımı?” derken bunu evlilik kurumuyla bağıntısı açısından mı, yoksa biyolijik değişim olup olmadığı açısından mı soruyorsun?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Evlilik kurumuyla bağlantısı açısından tabii..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Eril ve dişi birbirini tamamlamaya devam edecek . Dualiteyi aşmanın tek çaresi bu . Birliği yakalamak için birbirini yine takip edecek . Bana göre yapılması gereken sağlam bir bilinçaltı temziliğidir . Dengeye gelmiş temiz, sevgi odaklı biribririni tamamlama arzulu ( duygusal açlıklardan arınmış ) samimi birliktelikler olacaktır . Fiziksel , duygusal ,entellektüel ve ruhsala doğru uzayan ve her bedende kavuşan ve bir olan samimi çift sayısı artacaktır . Şu anki hal çok sancılı . Hem kadın hem erkek için . Çünki sadece fiziksel kavuşmaların ömrüde bir yere kadar .

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü zihin temelinden uzaklaşma olacaktır.Bunun için ben de sağlam bilinçaltı temizliğine gerek olduğunu düşünüyorum.Bu tamamlamanın tanımının da değişeceğini sanıyorum.Eksiğim temeli zihinden geliyor.

    Sibel Atasoy Bir çocuğun büyütme sorumluluğunun onu doğuranda olduğu ile ilgili toplumsal anlayış değişmemişse, kadınlar çocuğun babasını nikah ya da urgan gibi bişeyle bağlamaya devam edecektir. Fakat topluluk kendi çocuklarını sevme gözetme ve büyütme sorumluluğunu gönül birliği ile üstüne aldıysa artık köle edici urganlara gerek kalmaz.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bir çocuğu büyütme sorumluluğunun doğuranda demişsiniz Sibel hanım.Bu bir önkabul.Erkek evlatlar için babanın rol modeli çok önemlidir.Böyle bir sorumluluğu doğa da kabul etmez,zira eşeyli ürüyoruz.Topluluk dediğiniz insanlar tehlike ve kıtlık durumunda bildiğimiz akılsız hayvanlar gibi hareket ettiği için içgüdüsel olarak kendi sülbünden olanları koruyup kollayacaktır.Evlilik kurumu ile ilgili aldığımız zedeler bize bunun köle edici urganlar olduğunu düşündürüyor olabilirmi?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Benim dediğime katılmışsınız, insan bilinci ve buna bağlı kitle bilinci gerçek dönüşüm geçirmedikçe bu harika kurum devam edecek demekir. Benim gözlemlerim evlilik konusunda her iki yönden (karı ve koca) ve çocuklar açısından büyük sorunları beraberinde taşıdığı yolunda. Danışanlarım, internet, Tv gibi tüm dışa vuranları dinleyip gözlemlediğimde pek çok dert ve hastalığın kaynağı olduğunu fark ettim. Buna katılmıyor olabilirsiniz, belki ben de şahane örneklerle karşılaşıp gözlemlerim sonucu çıkarımlarımı derhal değiştirme imkanı bulurum. Kimbilir? Her an her şey değişebilir 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü İnsanları evlilik kurumunda da sorunlara sürükleyen şey kıyas etmelerinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.Daha iyisi,daha güzeli eldeki malzeme ile illişki ile helva yapmaya niyeti olacak insanın önce 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Alt başlıktaki konu nasıl da buraya bağlanıverdi birden 🙂 yeni dünya Kendiliği bulmayı gereksiniyor. Kendilik ise açıkça eril ve dişil yanların tam ve eksiksiz olarak her insanda aktif hale geçişiyle başlayan bir süreç. Kendilik devreye girdiğinde, dış unsurlara ihtiyaçtan değil gerçek ilgi ve sevinçten yakınlaşırsınız.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben evliliğin harika bir kurum olduğunu hiç düşünmedim hala da düşünmüyorum.Aile baskısı nedeniyle evlendim,onlardan gizlide boşandım.Çiftler birlikte gelişip büyümüyor,biri durunca diğeri gerilemeye başlıyor.Gelişimleri izlemek,araştırmak gibi karşı konulmaz bir dürtüye sahibim.Bir örnekleme yapmak gerekirse:15 yaşımızda giydiğimiz bir giysiyi 35 yaşına dek giymeye çalışmak gibi bir şey evlilik bana göre.değişen moda,alınan kilo vs.Değişmeye direç.insan evrilir ve ikisi bunu yapazsa ki çoğunlukla olmuyor,boşanma kaçınılmaz hatta kavga gürültü yaşananlara tamamen saygıszılık anlamında bii dolu tartışmalar.Elbette varsa çocuklara olumsuz yansımalar.Eşler ya da biri çocuklara tüm öfkesini yükleyip taraf olmaya zorlaması..bu uzar gider.Hep söylerim ve söylemeye devam edeceğim evlilik insan doğasına ters!

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Sizce 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü benim gördüğüm kadarıyla: bi evlenen pişman bi de evlenmeyen. Bunun ortasındakiler memnun :)))

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü anlamadım ‘sizce’ derken?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Tercihler yapıyor bunun arkasında duramıyoruz bazen,sonra da kendimizce aklmıza yatan bahaneler üretip duruyoruz.Zorla evlendirilme bunun dışında tabii ama..Benimle büyümüyor diye ayrıldığımız adamdan veya kadından daha büyümüşümü var dışarıda? yoksa biz özgürlüğümüze evliliğimi kurban ediyoruz bilemiyorum.Herkes tercihlerinin bedelini ödediğine göre sorun yok denilebilir ama bir de morfik alana bıraktığımız zehirli atıklar var evlilik konusunda negatif kayıtlar.Onun için sizce/ bence demiştim… Bireysel bir tecrübe olarak sınırlanması çevreye duyarlı toplum..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Evlilik insan doğasına ters diyen benim,bunun için çok geçerli sebeplerim var.Hayatımı en baştan anlatmak olmayacağına göre:) Bu yaşama neredn geldiğimi biliyorum,bu dünya eski dünya ve artık biliyorum benim gibi olanlar çokca var.Kendini hatırlarken toplumsal bilinci değişimi de ugratıyor buna ihtiyaç var ki bu gerçeleşiyor.Cinsellil yoğun bir kasılmadan ibaret değil.Birlikte gelişen bir çiftin yaşayacağı cinsellik olağan üstü enerji yayar.Bir evin elektirik sistemi gibi düşünün,tek bir düğmeyle tüm evi daha sonra mahalleyi vs. aydınlatır.Oysa uygun olmayanlarla yaşanan cinsellik karanlığa mahkum olur.Baş ağrısı yorgunluk vs. bahnelere sıgınılır.Bir yaşam böyle tüketilir işte!!!

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Birlikte gelişmek sevgi anlamına geliyor olabilirmi?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü sevgiden ne anladığımıza bağlı.çok yoğun bir kabul ki buna saygı diyoruz.dünya zamanımızda kadın/erkek atasoyunu izlemek ve çoğunlukla bir kaç adım sonrasında duraklamaya başlıyor. Doğduk,iş ev,eş,çocuk sahibi olduk eh yeter! diyerek durağanlığa geçiyor.Huzursuzluklar başlayınca ki bu da durağanlığın olmaması gerektiğinin bir işareti..zorbalıklar devreye giriyor. Kör dövüş, karma çarkına geri dönüş yani:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Üzüldüm sevgisizliğe 🙂
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü eksik yazmışım üzülmeyin..bencilce olan sevgi başka bişey,sevgiden doğan yoğun bir kabulle oluşan saygı başka bişey.

Evlilik kurumu eskidi mi?

Son 10 yıl içerisinde yapılan araştırmalar, evliliklerinin % 50 sinin ilk 5 yıl içerisinde bittiğini, ilk 1 senede biten evliliklerin ise giderek arttığını gösteriyor. (Milliyet)

Sorularımız var:

1. Hala evlenmek isteyenler bunu gerçekten bilinçli seçiyorlar mı?

2. Eğer bilinçli iseler, savları nedir, bizimle paylaşmak isterler mi?

3. Yeni Dünya’da evlilik olsun mu? Olsun ya da olmasın seçimlerinin altını nasıl dolduruyorsunuz?

4. Toplumun oluşturduğu devlet yönetimi, kendinin geleceği olan çocuklara bu kadar ilgisiz ve sorumsuz olmayı nasıl ve hangi nedenlerle başarıyor? 

5. Çocukların toplum tarafından benimsenişi ve tüm sorumluluğun yüklenilişi modelini nasıl buluyorsunuz? Eğer bunun gerekliliğini düşünüyorsanız bizleri bunu sağlamakta acze düşüren sizce nedir?

6. “Gücü elinde bulundurmak” rüşveti ile kandırılarak hayat boyu hamal ve köle konumunda tutulması garanti altına alınmış erkekler; hala yorulmadınız mı? Biraz daha devam edelim mi, yoksa kurtaralım mı?

7. Ve son olarak; sevgi ve gerçek iletişim, sahiplenme toprağında çiçek açar mı?

Buyrun konuşalım ama önce aşağıdaki yazıya bir göz atalım:

Evlilik kurumu ilk kez hangi şartlar altında başlamıştı?

Evlilik kurumu, ilk köleci toplumla ortaya çıkmış. İlkel komün al toplumda, diğer deyimle anaerkil dönemde, kadın ve erkek ortak üretim içinde olduğundan iş bölümü netmiş. Kadın toplayıcılık ve idari işleri üstlenirken, erkek avcılık ve güç gerektiren av ve ev aletlerinin yapımını üstleniyor. Kabilede herkes söz sahibi ve doğan çocuklar annenin ve tüm kabilenin.
İlk üst kimliği bağımlı hissetme burada oluşuyor, ben kabileme aidim ve onlarsız hiçim! Evlilik kurumu yok, kadın ve erkek bir araya geliyor, bu da aynı çadırı, evi, mağarayı, paylaşmakla oluyor! Başkasını isterse kadın veya erkek ona gidiyor, zina yok, miras yok, gönüllü birliktelik. Üretim araçlarının gelişmesi ve üretim fazlasının oluşması ise sınıflaşma oluşuyor. İktidar yine kadın ile erkek arasında paylaşılmış, evden-kabile yönetimine kadar, güç gerektiren savaşa kadar, o dönemde savaş aletleri ok, yay, mızrak, sapan, balta, bıçak olduğunu unutmayın! Zenginleşmeyle birlikte sınıflaşan kabile ve kabile birlikleri, diğer kabilelerle yaptıkları savaşlarda edindikleri ganimetlere, insan da katılınca, kölelik ve onların ürettikleri üzerinde zenginleşmek, bu zenginliği devamlı kılmak için askerleri oluşturmak ile erkek iktidarında en önemli adım atılıyor.
– Özel mülkiyet oluşunca bunun hukuku oluşuyor, daha önce kabileye ait olan toprak, av alanı, mera, artık bireylerin elinde toplanıyor, sonrası ise miras için, aile kuramı ortaya çıkıyor! Aile kuramının temelinde, mirasın sonraki kuşaklara intikali sağlanarak, sömürünün ve gücün aileler elinde bulunmasının garantiye alınması yatmaktadır! Süreç içinde kadın hızlı şekilde iktidardaki gücünü kaybetmeye, deyim yerindeyse köleleşmeye başlamış! Soyun devamından sorumlu yapıya indirgenmiş, namus, ahlak söylemleri dinsel motifle süslenmiş. Soyun devamında bozulmanın önüne geçilerek, mirasın yabancı değil, gerçek ellere geçmesi teminat altına alınmaya çalışılmıştır.
– Burada da namus, ahlak, zinanın yasaklanması ve bunun en şiddetli şekilde cezalandırılması, soyun temiz kalarak mirasın doğru adrese ulaştırma kaygısından olduğunu görürüz! Evlilik dışı doğan çocuklarda bile, eğer soydan olduğunu ispatlaması halinde, mirastan pay alma hakkı bundan doğmuştur. Erkeğin çok eşlilik amacı, daha çok bu mirasın erkek evlat eliyle yürütülmesi, miras hukukunda, ya kadının mirastan hak almamasına, ya da erkekten az almasına olanak sağlamıştır!
– Evlilikte bekaret sorunu da, sadece basit bir zar sorunu değil, soyu devam ettirecek kadının bu soyu temiz tutacağının ilk teminatını görmek sorunudur! Erkek, doğanın bu ironik şakasını kendi sömürü ve edindiği kazanımları gelecek kuşaklarına aktarmak için kullanmış! İlk toplumlarda veya sınıfsız toplumlarda bu önemli bir şey değil, bekaret sorunu yok. Örneğin Amerikan Kızılderililerinde Latin Amerika yerlileri ile Afrika’da, Asya, Avustralya’da kadının daha üretken doğurabilmesi için kabilenin büyücüsüne gider, burada kadın olduğunu, doğuracak çağa geldiğini söylemek için, penise benzeyen

Devamını oku “Evlilik kurumu eskidi mi?” →