“Urban Shaman” Atölyesine Başlıyoruz

urbanSibel Atasoy ile ”Urban Shaman” Atölyesi Tuva Sanat Merkezi’nde başlıyor.

4 Seviyeden oluşan Urban Shaman Atölyesi 1. Seviye Tarih ve Saatleri:
17 Ocak Cumartesi (09:00-17:30)
18 Ocak Pazar (10:00 – 18:00)

Pili kau, pili ho’oilo – Kuru sezonda ve yaş sezonda BİRLİKTE
Hawaii atasözü

Urban Şaman Atölyesi

Yaklaşık yirmi yıldan beri Dünyanın hem antik zamanları hem de şimdiki modern zamanlarında bilinçle ilgili yoğun bir seyahat yapmaktayım. Hatta bu somut ve soyut gezintim bazen buradan gelecek zaman gibi görünen başka boyutlara da çıkıyor ki bunları da bir çeşit bilimkurgu başlığında kayda alıyor ve makaleler ve kitaplar olarak paylaşıyorum.

Bu uzun süreçte geçtiğim yerleri, görkemli bilinç yapılarını daha önceki birçok çalışmamda, eğitim ve paylaşım amaçlı programlarımda dilim döndüğünce anlattım, hepsini şu an burada tekrar zikretmekle vakit kaybetmeyeceğim; çünkü son bir yıldır üzerinde çalışmakta olduğum Hawaii şamanlığı zaten tüm önceki konuları kapsayan ve onlara yeni boyutlar katma becerisini gösteren ve belki de dünyanın bilinen en eski bilgelik ve sağaltım yolu olarak gönlümde taht kurdu. Peki, ben neden üç seviyede yapmayı planladığım bu atölyelere Hawaii ya da maceracı şamanın yolu değil de Urban şaman ismini uygun buldum?

Urban kelimesi bildiğiniz gibi, şehirle/kentle ilgili bulunan her şey, hatta bazı çalışmacılar buna modern zamanlar ismini de uygun görüyorlar. Aslında zaman lineer bakışla ilerlermiş gibi görünse de zaten öğrenip öğrettiğimiz bu konu, tüm içerikleri ile zamanın sadece ‘şu an’ olduğunu kanıtlıyor. Bizler de onun çok boyutlu katmanlarında şimdinin gezginleri olarak bir nevi altın arayıcıları gibi algımızı gezdirmenin yol yordamını öğrenerek derinliği ve ahengi aradığımızı biliyoruz.

Hakkında fazlaca somut kanıtın hala bulunmadığı ancak varlığını gönülden hissettiğimiz ve gezegenimizin en eski gelişmiş uygarlığı olarak rivayet edilen Lemurya uygarlığının gizli bilgisi (Huna) nesilden nesle geçerek bu güne Hawaii adalarından seslenmektedir. İçeriği itibariyle paylaşım temelli olduğundan değişik isimlerle son on bin yıldır dünyanın pek çok yerinde kendini değişik kültürlerde ve lisanlarda gösterebilmeyi başarmıştır. Sadece bu özelliği dahi onun sağlamlığı ve kapsayıcılığını ispata yeter. Ben Urban Şaman atölye çalışmamda, bu öğretiyi bize en derli toplu halde, yaşayarak ve yaşatarak, tıpkı Carlos Castaneda gibi alçak gönüllü bir ifadeyle aktaran Kahuna Serge King’i temel almak suretiyle sunacağım ve pek tabidir ki her insanın kendi biricik kokusu gibi doğal olarak onunla gezen özünü, yani kendi özümü öğretiye katmış olacağım.

Urban Şamanlık, herhangi bir din ya da mezhebe ait değildir, pratik, faydacı ve eyleme yöneliktir. Erişimi, öğrenilmesi ve uygulaması kolaydır. Özel ritüeller gerektirmeksizin, evde, yolda, işte, oyun oynarken ya da seyahat ederken uygulanabilir; çünkü nerede olursak olalım ana malzememiz olan zihin ve bedenimiz bizimle birliktedir. Modern zamanların ihtiyaçlarına ve ortak lisana son derece iyi adapte olabilmektedir. Şamanlığın doğası gereği bilirsin ki; kendini sağaltırken başkalarını da iyileştirir, kendin dönüşüme uğradığında tüm gezegeni değiştirmiş olursun. Üstelik bunun pratik sonuçlarını derhal görür ve test edersin ki öğretinin temelde kuantumsal olan tüm özelliklerinin herhangi bir kesitinin ortak özelliğidir bu.

Eğer bu öğretiyi ve onun uygulayıcısı şamanı tek cümleyle ifade etmek mutlaka gerekseydi ona “İlişki Sağaltıcı” denebilirdi. Peki, hangi ilişkiler? Bunları; zihin ve beden arasındaki, insanlar arasındaki, insanlar ve durumlar arasındaki, insan ve doğa arasındaki ve madde ile mana (ruh) arasındaki ilişkiler şeklinde özetleyebiliriz. Huna sağaltım bilgeliği; ilişkileri esas alır çünkü ilişki olmaksızın var olamayız, sebebi açıktır; gayet kuantumsal ve mantıklı bir temele dayanan bu ana çıkarım çalışmalarımız esnasında örnek uygulamalarla çok daha derinlikli olarak anlaşılacaktır.

Şamanlar, sadece anlayışı ve bilgiyi edinmekle yetinmezler, onlar doğal insan deneyiminin içine tüm boyutlarıyla nüfuz eder, gündelik pratiklerin içinde birlikte yaratımın sanatını uygularlar. Bir şaman için tatmin edici sonuçlar almak önemlidir, bunun için kullanılan yöntemler sadece araçtırlar, onların birine ya da ikisine tutunup kalmazlar, inançlar, kültürler ve genellemeler onları bağlamaz, netice alana kadar tüm insan deneyiminin biriktirdiği yöntemleri denemekten çekinmezler. Bunu uygularken, sevginin boyutlarını geliştirmeye, ilişkileri sağaltarak yaşamın ahenkli hale gelmesine odaklanırlar.

Milyarlarca insanı barındıran bu büyük köyde artık on binlerce şehir şamanına ihtiyacımız var ve siz onlardan biri olabilirsiniz. Umarım sunmaya çalışacağım bu öğreti; barışı, sevgiyi ve gücü bulmanıza yardımcı olur. Hoş geldiniz.

Ayrılık, sadece pratik değeri olan bir yanılsamadır.

Sibel Atasoy – 2015

https://blog.sonsuz.us/


Urban Şaman
1.ci Seviye Program Akışı
Cumartesi – 1. gün (09:00 – 17:30)

09.00

Nefes ve enerji meridyeni uygulaması
Genel olarak şaman konsepti
Maceracı şamanın Yolu
Hawaii şamanlığının tarihçesi, gelişimi, urban şaman
Huna sağaltım öğretisinde; Kahunalar-Tarikatlar

10.30

Dinlenme – İkram molası

11.00

Başlangıç: Tanrı anlayışı, Kane-Ku-Lono-Kanoloa
İnançlar ve gerçekler/Yaşam ve Ölüm/ İyi ve Kötü/Sevgi ve duygular/Görecelik

13.00

Dinlenme – Öğle yemeği

14.00

Bilincin üç Yönü
“Tüm Bilgiler aynı Okulda öğretilmez’’
KU – 1. Kalp yönü
Uygulamalar: Hafızayı keşfedelim
Duyguları Keşfedelim
Hayal Kurmayı Keşfedelim
LONO – 2. Zihin Yönü
Uygulama: Farkındalığı Keşfedelim

15.30

Dinlenme – İkram molası

16.00

KANE – 3. Ruh Yönü
Uygulama: Ruhsal Bağlantıyı Keşfedelim

17.30

Gün sonu özet ve sorular


Urban Şaman
1.ci Seviye Program Akışı
Pazar – 2. Gün (10:00 – 18:00)

10.00

Nefes ve enerji meridyeni uygulaması

10.15

Şaman Prensibi
“Fikirler tartışılmadığında yabanileşir”
1’nci Prensip: İKE – Dünya düşündüğünüz şeydir.
Sonuçlar
Uygulama: Düşüncenin gücünü keşfediyoruz

11.30

Dinlenme – İkram molası

12.00

2’nci Prensip: KALA – Limit yok
Sonuçlar
Uygulama: Enerji bağlantılarını keşfediyoruz.
3’ncü Prensip: MAKİA – Enerji dikkatin gittiği yere akar
Sonuçlar
Uygulama: Enerji akışını keşfediyoruz

14.00

Dinlenme – Yemek Molası

15.00

4’ncü Prensip: MANAWA – İktidar anı şimdidir.
Sonuçlar
Uygulama: Şimdi anını keşfediyoruz
5’nci Prensip: ALOHA – Sevgi birlikte mutlu olmaktır
Sonuçlar

Uygulama: Sevginin gücünü keşfediyoruz

16.30

Dinlenme – ikram molası

17.00

6’ncı Prensip: MANA – Bütün güçlerin kaynağı içtedir
Sonuçlar
Uygulama: Otoritenin gücünü keşfediyoruz
7’nci Prensip: PONO – Doğruluğun ölçüsü etkinliğidir.
Sonuçlar
Uygulama: Esnekliğin gücünü keşfediyoruz
Bedende armoniyi Yaratmak konusuna giriş

18.00

Gün sonu özet ve sorular


Sibel Atasoy ile ”Urban Shaman” Atölyesi toplam 3 seviyeden oluşmaktadır.

  1. Seviye Atölye Çalışması 17-18 Ocak Cumartesi & Pazar günlerinde (günde 8 saat) Tuva Sanat Merkezi’nde yapılacaktır.

  2. ve 3. Seviye Atölye tarihleri önümüzdeki günlerde duyurulacaktır.

*Katılmak isteyen dostlarımızın Tuva Sanat Merkezi’ni önceden arayıp rezervasyon yaptırmalarını rica ederiz.

Detaylı Bilgi & Rezervasyon için:

0212 293 4434
0532 485 9862
0535 560 0014

[email protected]
www.tuvasanat.com

İstiklal Cd. Atıf Yılmaz Sk.
No:16/3 Beyoğlu-İstanbul

NOT: Ankara eğitimleri için lütfen  0533 418 74 88 numarali tlfdan Tugce Hanımı arayınız

Gerçek Dünyada Şamanlar

Victor Sanchez

(Bu makale farklı bir başlıkla Magical Blend Dergisinin 69 sayısında – 2000 ilk çeyrek- yayınlanmıştır.)

Son yirmi yılda, şamanizm antropologlar için kültürel araştırma ile ilgili önemli bir konu olmaktan çıkıp, şifa ve ruhsal gelişme ile ilgilenen uzman olmayanlar için çekici bir konu olmuştur.

“Şamanizm” kelimesi Sibirya’daki yerli halk arasındaki kullanım kökünü aştığı ve bu günlerde pek çok modern şehirli toplum üyesinin kullandığı bu kelimeyi, benim anladığım ve kullandığım şekliyle kısaca açıklamak uygun olacaktır.

Yüzeysel bir derinlikle, şaman, çoğu zaman şifa vermek için, doğaüstü güçlerle ilişkiye geçme bilgisi ve gücü olan kişidir. Bu doğaüstü güçler, ruhlar, tanrılar, varlıklar, enerjiler veya Tanrı olabilir.

İlk olarak, bizim şamanizm ile olan ilgimiz “gerçek şaman” ile karşılaşıp doğaüstü güçleri ile şifalanma veya kutsanma düşü ile başlamıştır. Yıllar geçtikçe, şamanizme bakışımız değişmiştir: Şimdi, diğerlerini ve dünyayı şifalandırmak için şaman olmak istiyoruz. Şamanizmin bu amacına yönelik kitaplar, çalışmalar ve seminerler tüm dünyada yaygın olarak sunulmaktadır. Pek çok kişi şaman olma düşü ile bu kitapları okuyarak çalışmalara katılmakta, ve erk sahibi olarak “hiç kimse” olmaktansa, sonunda “bir kimse” olma ihtiyacını halletmektedir. Bu uğraş yaşamlarımızdaki algı eksikliği nedeniyle yapmak istediğimiz çeşitli şeylere bir örnektir.

Şamanizmin güç amacı ile ilişkili olduğu düşüncesi modern insan için ilginç bir noktadır. Şifa verme gücü, yaşamın olaylarını değiştirme gücü, yağmur yağdırma gücü, iyi şans gücü vs. gibi. Meksika’daki yerli kişiler arasındaki tecrübelerim, ki onları “yaşayan Toltekler” olarak isimlendiriyorum, bana bambaşka bir bakış açısını göstermiştir. Şamanizm bir güç fikri olmaktan çok bir hizmet olmakla ilgilidir.

Benim tanıdığım eti kemiği olan şamanlar, ana rollerinin toplumlarına hizmet etmek olduğunu kabul ediyorlar. Kendilerinin ne kadar olağanüstü olduğu, ne kadar çok erkleri oldukları ile değil, karşılık beklemeden diğerlerine hizmet etme yeteneklerinin ne kadar çok olduğu ile ilgilidir. Yaptıkları iş için bir ücret talep etmezler. Şaman olarak yaptıklarına karşı bir gelirlerinin olması yerine, fakirlerin en fakiridirler, çünkü bir köylü olarak yaşamları için diğerleri kadar çok çalışırlar üstelik ek olarak toplumlarına hizmet için zamanlarının büyük bir kısmını harcarlar.

Kendi aşırılıkları ve ruhun cömertliği nedeniyle, modern dünyada Şamanizm kelimesinin kullanılmasının fazla basitleştirildiğinden her zaman isteksiz olmuşumdur. Bu günlerde, yerlilerin bilgeliği hakkında bir şeyler okuyan veya şamanizm hakkında bir seminere katılan herhangi biri, başkalarınca takdir edilecek bir görüntü vermek için kendini “Şaman” olarak tanıtmaktadır. Uzun bir süredir dersler ve dünyanın çeşitli yerlerinde seminerler vermek olan benim işim, seminer organizatörleri ve basın muhabirleri dahil pek çok kişi bana “şaman” sıfatını giydirmeye çalışmışlardır. Bunu hiçbir zaman kabul etmedim, çünkü, biliyorum ki gerçek şamanlar, yaptıkları için hiçbir kibir izi taşımadan tüm yaşamlarını ruha hizmet için adamaktadırlar. Bu nedenle, kendimi bu adam ve kadınlarla aynı kefeye koymadım. Ve biliyorum ki izleyicilerim de bu kadar büyük olmayacaklar, çünkü, ben “nagual” veya şaman taklidi yaparak maskeli dans ritüellerine katılmıyorum.

Benim fikrime göre, çoğu zaman zorlayıcı ihtiyaçların ardındaki ünvanları almak dahi, kendini önemsemektir. Birinin kendini başkaları karşısında “biri” olarak takdim etme ihtiyacı, hem “aydınlanmış” lara hem de takipçilerine büyük hasarlara neden olmaktadır. Bu ünvanlar pazarlama ve kar için kullanışlıdır, fakat benim için, özgürlüğün daha değerli bir kıymeti var. Sonunda, hepimiz yaşadıktan sonra ölürüz. Ölüm ünvanımızdan etkilenmez.

Gerçek şamanlar “çıraklarından” para alarak zengin olanlar değildir. Tersine, topluluklarındaki en fakir kişilerdir, çünkü onların iki işi var: birincisi bir köylü olarak yaşamlarını sürdürürler, diğeri ise ücretsiz yapılan bir iş olan şifacı şamandır. Bu nedenle, kutsal görevlerine nispeten, kendi işleri ikincil bir önemde bulunur.

Tabi ki, gerçek hayattaki şamanlar kitaplardaki gibi mükemmel yerli ustalar değildir. Bedenleri kanar, kalpleri acı çeker, çocukları hasta olur, ruhları ağlar ve güler. Yerli şamanlar, tüm dünyaları sınırsız hırsı olan beyaz adam tarafından yenilip yutulduğunda, gerçek dünyada zamanın şiddetine maruz kalırlar. Ve onlar direnirler. Yaşamak ve ruhsal geleneklerini yaşatabilmek için savaşırlar. Yalnız kendileri için değil, hatta yalnız çocukları için de değil, fakat tüm dünya için savaşırlar. Sen ve ben de buna dahiliz.

Onları insanlık için bu kadar değerli yapan, kendilerini, ve varoluşun acıları içindeki topluluklarındaki insanlar ile hepimizin yaşadığı yalnızlıktan yetiştirerek, evrendeki en olağanüstü güç olmaya ulaşarak yaptıkları mucize: tarifsiz, Büyük Ruhtur. Ve en olağanüstü olanı ise, bu mucizeyi kaybolmuş şeylerden geri kazanarak yapmalarıdır, ve aynı zamanda aşırı fakirlikle de boğuşuyorlar. Onlar senin ve benim gibi insan varlıklarıdır, maddi dünya ile ilişki içindeler ve onunla savaşıyorlar. Fakat, maddi dünyanın acısından ve kargaşasından kendilerini yetiştirip, Ruha ulaşarak Tanrı ile bir olma yetenekleri vardır. Ve büyük haber de onların yaptığını, biz de yapabiliriz. Bize yolunu gösteriyorlar, ancak yaşamımızdaki bu mucizeyi yapmak bizim kendi sorumluluğumuzdadır.

Benim şamanizm ile deneyimim, şamanın görevlerinin bireysel hedefleri başarması ile ilgisi olmadığı yönündedir. Şamanın yaptıkları kişisel konular değildir. Onlar, toplulukları ile birlikte, Ruha dönüşü ve onunla uyum içinde yaşama görevini unutmamaya ve canlı tutmaya katılıyorlar. Bu yöntem serilerine “Gelenek” denir, bunlar inancın değil uygulamanın ana bölümleridir. Bu uygulamalar insanları kendilerinin diğer farkındalık düzeyine getirmek için o kadar etkilidir ki, ben bunu “Sağlık ve Özgürlük için Şaman Teknolojisi” olarak adlandırıyorum.

Şimdi, bakışımızı bireysel şamandan herkes için olası olan şaman deneyimlerine çevirelim. Şaman özel bir kişi olduğundan, tören ve merasimlerin büyülü anlarında özel bir rolü vardır, şaman deneyimi bu olaylara katılan her birey ile yaşanır ve paylaşılır. Bu durumda şaman deneyimi hem bireysel hem de toplumsaldır, bu nedenle grubun uygun usulleri takip eden tüm üyelerine açıktır.

Şaman deneyiminin hedefi katılımcıları, evrendeki her şeyin hareket nedeni olan anlatılamaz erk ile, kaybolmuş birliğe geri getirmektir. Ayrı olan kutuplar: kutsal ve dünyevi, ruh ve madde, kişi ve “bunun dışındaki şey”, şaman deneyimi esnasında bir olur. Bizim iki iç bölümümüz, tonal ve nagual, yeniden bütünleşir ve biz ikili doğamızda birliği deneyimleriz.

Şaman deneyiminin hedefi, bizim iki bölümümüz olan tonal ve nagual’i birliğe getirmektir, bu tüylü yılan Quetzalcoatl adındaki Toltek sembolünün gizemli vaadidir. Yılan maddi dünyayı, tonal’i, sürünmeyi temsil eder. Kartal ise uçan şeyleri, nagual’i, Ruhu temsil eder. Ancak, Aztek sembolizminde kartalın yılanı öldürmesinden farklı olarak, kartal yılanı öldürmez, bunun yerine Toltek’teki Quetzalcoatl sembolü ile tüylü yılanla bir olurlar: bu, ruh ve maddenin birliğini, tonal ile nagual arasındaki dengedir.

Şaman deneyimi, modern kentli toplumun üyeleri olan bizler için önemlidir, bu yalnızca şaman olmanın ilginç veya eğlenceli oluşundan değildir. Ruh ile yeniden bağlantıyı sağlamak için uygun araç eksikliğimiz, hem birey hem de tür için, sürekli olarak kendini yok etme işleminin gerçekleşmesine neden olduğundan, Şaman deneyiminin ölümcül derecede önemi vardır.

Zamanımız ve toplumumuzun başına gelecekler için uygun Şaman uygulamalarına ihtiyacımız var. Yalnızca yerli halkların tören ve yöntemlerini taklit etmek yeterli olmayacak. Şamanizm ve Gelenek farkındalığı yükseltebilme hüneri için bir dizi uygulamalar ve yöntemlerdir. Fakat bu teknolojinin özel anlatımı bunu kullanacak insanların uygun özelliklerine göredir ve her zaman da böyle olacak. Bu yerli kişilerin şaman uygulamaları doğa ile yakın temasta olan bir köylü yaşam tarzı ile ilgili olurken, bizim uygulamalarımızın yaşadığımı modern şehirlerdeki dünya ve yaşam tarzı ile ilgili olacağı anlamına geliyor.

Bizim Amaçla Yaşama Sanatındaki (AYS) çabamız, modern dünyada yaşayan insanlar için yöntem ve usuller geliştirmek, böylece “şaman sıçramasını” kendilerinin ve gerçekliğin diğer tarafına bizzat yapabilmelerini sağlamaktır. Bunun nedeni, Şaman deneyimi vasıtası ile bu yolculuk tamamlanmadan sağlıklı olunamayacağındandır. Yalnızca bizim ikili doğamıza uyan deneyimleri yerine getirmek ve tamamlayarak; erk, sağlık ve özgürlük’ten oluşan doğal haklarımıza ulaşabiliriz.

Bu nedenle, bu yıllardaki tüm işim şaman deneyimlerini canlı tutan yerli kişileri ile bizim gibi modern topluluklar arasında bir köprü oluşturmak olmuştur. Zamanımızdaki büyük rahatsızlığın nedeninin, gizli farkındalığımızın, diğer kendimizin, ve bizi çevreleyen her şey ile kutsal bağlantılardaki deneyim eksikliği olduğuna inandım.

Çeviri : Aki