Mozart’ın “Don Giovanni” operası İstanbul’da.
Mozart’ın, tüm zamanların en sefih çapkını olarak selamlanan Don Juan’ını (Don Giovanni) “neşe” ve “keder”in kucak kucağa oturduğu bir atmosferde dile getirdiği “Don Giovanni” operası İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde seyirci karşısına çıktı. Yaşayarak ama en çok tüketerek şehvet dolu zaferlere koşan bir çapkının önlenemez yıkılışının ironik bir dille kurcalandığı “Don Giovanni”yi sahneye Günter Roth taşıyor.
1780’li yıllarda İspanya’da yüzündeki maskesiyle maceradan maceraya yelken açan çapkın Don Giovanni, Donna Anna’yı baştan çıkarmak üzeredir. Don Giovanni, Donna Anna’nın bağrışmalarına gelen ihtiyar babasını öldürür. Donna Anna babasının ölümünün ardından sözlüsüne intikam için ant içtirir. Kimliğini saklayarak güzel kadınların peşinde şehvet kapılarını açan Don Giovanni yaşadığı maceralarda yalnız değildir. Ona yardım eden uşağı Leporello, yaşananları sindiremese de aldığı altınlar yüzünden efendisinin suçlarına ortak olmaktan çekinmez. Uslanmaz çapkının terk ettiği Donna Elvira ise Don Giovanni’den doğru yola gelmesini ister. Ancak Don Giovanni’nin, evlenmek üzere olan Zerlina’yı ağına düşürmek gibi bir derdi vardır. Düşmanları gün geçtikçe artan Don Giovanni’yi karanlık diyarlardan gelen beklenmedik bir konuk sonsuzluğa uğurlar!
Yönetmen Roth’a göre yakışıklı, hain ve alaycı Don Giovanni’nin sosyal ve ahlâki normları yıkarak arzu dolu zaferlere koşuşu, “Don Giovanni” operasında Shakespeare’e özgü bir tarzın izinde şeytanca bir trajediyle noktalanıyor.
Hayat ve ahiret arasındaki dengeyi mutlu bir sentezle seyirciye aktaran “Don Giovanni” muzip olduğu kadar gerçeküstücülüğe de yatkın bir opera. Eserde, ahlâksız Don Giovanni, mezarlıktan kalkıp sofrasına gelen, ki o heykeli de sofrasına Don Giovanni kendisi çağırmıştır, bir heykel tarafından cezalandırılıyor. Peki böylesi bir sonu hakkeden Don Giovanni, kadınlar için neden bu kadar cazip? “Kışkırtıcılığı” diye yanıtlıyor Roth: “Kadınları, kurulu düzenden ayrılmaları için ayartıyor. Ve onlara yasak çiğnemenin keyfini tattırmak istiyor.” Milliyet-ŞEHNAZ PAK
“Don Giovanni” / W. A. Mozart / Libretto: Lorenzo da Ponte / Yöneten: Günter Roth / Orkestra Şefi: Antonio Pirolli, Nezih Seçkin / Dekor Tasarımı: Yücel Tanyeri / Kostüm Tasarımı: Figen Koyunoğlu / Oynayanlar: Suat Arıkan, Güneş Gürle, Ali İhsan Onat, Aytül Büyüksaraç, Ayşe Sezerman, Hüseyin Likos, Perihan Nayır.
Etiket: Mozart
Mozart Etkisi
…
5 kucuk serada, kadife cicegi ve petunya yetistiriliyor. Seralarin hepsi ayni buyuklukteler. Ayni isigi ve suyu aliyorlar. Topraklari da ayni. Birinci seradaki bitki grubuna Bach, ikincisine Hint klasik muzigi, ucuncusune yuksek sesli Rock, dorduncusune de Country-Western dinletiliyor. Besinci seradaki bitki grubuna hic muzik dinletilmiyor.
Sonuc…
Bach ve Hint muziginin bitkilerin buyumesini buyuk olcude artirdigi goruluyor. Cicekleri daha bollasiyor. Rock calinan serada ise bitkiler buyumeye direniyor gibiler. Country-Western calinan seradaki bitkilerle hic muzik calinmayan besinci seradaki bitkiler, neredeyse benzer bir gelisim gosteriyorlar.
Muzik -goruluyor ki- dogayi bile etkiliyor.
Bu deneyi yapan Dorothy Retallack, once cicekleri uzun sure incelemis. Gozeneklerinin en fazla sabahin ilk saatlerinde, doga, kus sesleriyle canlanirken acildigini, o saatlerde ciceklerin canlandigini, boylarinin buyudugunu saptamis. Aldigi esinle seralara muzik yayinina yonelmis. Muzik, insanlari da mutlu, huzurlu, yaratici, umutlu, heyecanli, guclu, inancli ve cesur kilabilir. Zihni acar, yaraticiligi gelistirir ve “bitkileri oldugu gibi bedeni de iyilestirir.”
Buna, “Mozart etkisi” deniyor.
Baska deneyimler de gosteriyor ki, “en sifali” muzigi Mozart yapmis. Basuclarinda her gun 2 saat Mozart dinletilen bebeklerin daha zeki olduklari, ineklere daha iyi sut vermesi icin Mozart dinletildigi… Japonya’da bir bira fabrikasinin bira mayasi olusurken Mozart caldirdigini ve o biranin daha pahali satildigini…
Mozart, bir dâhi…Coguna gore klasik muzigin en iyilerinin en iyisi…
Daha 3 yasinda piyano calmaya baslayan, 7 yasinda ilk bestelerini aristokrasiye dinleten olaganustu ve olagandisi bir muzik adami… Sol eli muhtesem.Yasami, heyecan, nukte ve muziplikle kucaklamis. -alıntı-
Burada dikkat çekici olan Mozart ile Rock müziğinin tezat etkileri. Alıntının içeriğinden ve tespitin gerçekliğinden emin değilim; fakat sonuçlar gerçekten böyleyse, Mozart’ın, hayatı yani düzeni (Tonali) desteklediğini, rock müziğinin ise bunun karşıtı olarak yıkıcı bir etkisinin olduğunu ve belki kaotik yapıda olduğunu düşünebiliriz. Her zaman bildiğimiz düzen-anarşi dualitesi. Bunların ikisi de kesinkes gerekli, birbirlerinin ayrılmaz parçası, artık bunu iyi biliyoruz sanırım 🙂
İşin ilginci, kişisel anlamda bu iki müziği de severim ancak uzun süre dinleyemem; çünkü başımı ağrıtır! Aynı şekilde Bach da bikaç saati geçtikten sonra içimi bayıltır (İlk ikisinden farklıdır bunun etkisi). Nerdeyse hiç bi şekilde zamana bağlı olmaksızın bedenimin menfi etki vermediği müzik Vivaldi olmuştur (Başka bazıları da var tabi) Keşke bu deneyi bir de Vivaldi ile yapsalar diye düşündüm. Bu konularla ilgili okuyucularımız olursa kendilerinden bu deneyi yapmaları hususunda yardım rica edeceğim.
Sesler ve kokular konusu hala çok derin bilinmezlerle dolu.