WILLIAM SAROYAN …İnsanlık Komedisi’ni kaleme almıştı. Öykünün kahramanı Marcus, hükümetin hiç de hoşuna gitmeyecek biçimde savaşlara inanmadığını,kendini kahraman gibi hissetmediğini söylüyor, kimseden nefret etmediğini ve aşırı yurtsever olmadığını özellikle belirtiyordu, ” Keşke asker olmasaydım keşke savaş olmasaydı.” diyordu… Çocukluğu, oturdukları göçmen mahallesine Anadolu’dan gelenlerin anlattıkları hikayelerini dinleyerek geçmişti. Yürek burkan öykülerini… Bunu yapan Türklere çok lanet okumuş, sonra bir gün birini diğerinden soyutlamanın yanlış olduğuna karar vermişti. 1915 yılında dünyayı kuşatan belanın sebeplerinden biri olarak gösterdiği Ermeni genareli Antranik’le ilgili yazdığı hikayede şöyle söylüyordu: ” Onu bunu namussuz diye diğerinden ayırmak hakça değil. Ermeni nasıl acı çekerse Türk de çeker. Bilemezdim şu Türk dediğimiz insanın zorlandığı yola sapan, kendi halinde biçare olduğunu. Ondan nefret etmenin aynı hamurdan çıkma Ermeni’den nefret etmek anlamına geldiğini.” … Asıl suçlular Türkler Ermenileri, Ermeniler Türkleri öldürüken cephe gerisinde, hatta yakılıp yıkılan yerlerden çok uzaklarda hayatlarını devam ettirmişlerdi. Aslına bakılırsa dünyada milliyet denen şeyin hükmü giderek azalıyordu. Güçlerini hayatın değil ölümün emrine verenlerin hepsi kafayı üşütmüştü. Bir insanın ölümünü askeri bir harekatın başarısına ya da başarısızlığına etki eden bir unsur görmek büyük ahmaklıktı… Öldürülenlerin aşık delikanlılar, karıları ve çocukları olan erkekler olduğunu söyleyip soruyordu Saroyan: ” Ne demek istiyorsunuz? Onlar da insan öyle değil mi? Eğer onlar bir isim yakıştırılıp öldürülüyorsa bana da bir isim takın.” Artık uluslar demeyi bırakıp insanlar denilmeliydi. İnsanların bütün sorunları çözülmüş sıra öldürmeye mi gelmişti? Hepimiz bu dünya da ikamet etmiyor muyduk? Bütün kavgalar insanların haklı olma arzusundan ve çabasından çıkıyordu. İnsanlığın mikrobu şu lanet olası egoydu. Bayalığın her türlüsüne karşı olduğunu söyleyen Saroyan dürüst budalaları, sahtekar dahilere tercih ediyordu…
PERİHAN ÖZCAN
Ekleyen:: iç-mihrak