Evren tuhaf bir mühendistir: Bir yanda atom çekirdeğinin içinde parçacıkları olasılık zarlarıyla dans ettirir, öte yanda galaksileri görünmez kütleçekim ağlarıyla ağır ağır döndürür. Biz de arada kalmış meraklı canlılar olarak sorarız: Acaba tüm bu gösterinin tek bir kullanım kılavuzu var mı? Kuantum gravitasyon ve büyük birleşme arayışı, işte bu sorunun bilimsel, matematiksel ve biraz da şiirsel adıdır.
Bugünkü fizik iki büyük krallığa bölünmüş durumda. Kuantum mekaniği, çok küçüklerin yasalarını anlatır: elektronlar, fotonlar, kuarklar, belirsizlik, süperpozisyon, ölçüm problemi. Genel görelilik ise çok büyüklerin dilidir: gezegenler, yıldızlar, kara delikler, uzayzamanın bükülmesi. İkisi de kendi sahasında inanılmaz başarılıdır. Sorun şu ki, aynı masaya oturduklarında çatal bıçaklar havada uçuşur. Kuantum kuramı olasılık ister; genel görelilik geometrik süreklilik. Biri evreni titreşen ihtimaller olarak görür, diğeri bükülen bir kumaş gibi.