Kent Şifacılarına hatırlatmalar

Sevgili kent şifacıları, Gurdjeff hocamızın da fevkalade ifade ettiği gibi, hapishaneden kaçmanın yollarını aklınızdan çıkarmayın.
Dinleyin, dinleyin dinleyin… Dinlemek yalnızca kulakla yapılmaz, bütünlüğünüzle yapılır, sizden önce hapishaneden kaçmış olanları dikkatle dinleyin (okuyun,seyredin, dokunun, koklayın, hissedin, boş boş seyredin) ve onları onurlandırın. Deneyimlerini bizimle paylaşmak, örnek olmak için dalganın sırtında yaptıkları sörfü onurlandırın. aloha

Sevgili gezgin şamanlar, burada sayfamızda paylaşılan her şey tüm evrene açıktır, istediğiniz her yerde paylaşabilir, kendi düşüncelerinizi ekleyebilir, bu güzel frekans yumağına kendi benzersiz varlığınızı birleştirebilirsiniz, bu hepimiz için sevinç demektir. aloha

*

Ho’oponopono kadim zamanlardan gelen bir Hawaii uygulamasıdır, anlamı; barış yapmak, anlaşma yapmaktır. (Mauinin bu konudaki masalını hatırlayanınız var mı?)
Sık sık uygulamanızı hatırlatmak için uygulamayı tekrar anlatıyorum:
başlangıç:
Ho’opono pono
Sorumluluğu %100 alıyorum
sıfır noktası lütfen beni arındır

devamı(mümkün olduğunca çok, içinden ya da sesli tekrar ediliyor):
seni seviyorum
özür dilerim
lütfen beni bağışla
teşekkür ederim

aloha

*

Bebekleri ve çocukları meleklerin koruduguna dair cok kesin halk deyisleri var, çocukluktan beri duyarım. Sizce neden büyükleri değıl de yalnizca cocuklari koruyorlar?

Bu soruya kendi cevabım şu: Duygusal ve mental konulardaki tepki repertuarları gibi, fiziksel bedenin dış etkilere karşı tepki repertuarları da 0-6 yaş arasında -minör enerji kalıpları- çocuğa yüklenir. Örneğin, terlersen üşütüp hasta olursun, düşersen yaralanırsın, ateş yakar ve yara olur, düşersen bi yerin yaralanır, bacağın kırılır, suyun altında nefes alamaz boğulursun vs vs…. çok zengin bir tepki programı var. Fakat şamanlar bunun da varlık alemindeki her şey gibi yararlı ancak keyfi programlar olduğunu bilirler. Dünyada çeşitli nedenlerle bu fiziki tepki repertuarını göstermeyen çok sayıda insan var, bazıları yogiler gibi bazıları da başka tekniklerle ya da kaza eseri bu tepki paket programcıklarından muaf olmuşlardır. İşte çocuklar küçük yaşlarda henüz bu repertuarın hepsine vakıf değiller ve sahip oldukları da keskinleşmiş durumda değil. Bu sebeple onları bu bilgisizlikleri(!), masumiyetleri (belki melek diye tanımlanan enerji frekansı budur) korumuş olur. Bilinçli bir durumdan ziyade kendiliğinden bir cahillik konumu 

*

Biraz dalga gecerek kullandigimiz sihirbazlarin abrakadabra sözcügunün Aramice aslının Avrah KaDabra oldugunu ve anlaminin “konustugum sirada yaratıyorum” olmasi sizi şaşirtır mi?

Teşekkür ederim.
Sihirli bir sözdür, bonkör davranın preshamanlar, sık sık her şey için teşekkür edin. Sebebini biliyorsunuz değil mi?
(mini sınavlar yapmıyorum sadece hatırlatıyorum)
Teşekkür, bize arapça dan gelen ve minnet ifade eden bir kelime. Ne için minnet duyuyoruz? TDK’ya göre “Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcuna”. Bunu somut ve soyut tüm alanlar tüm zamanlar ve mekanlar için genişletebilirsiniz.
Tükçe’de “sağol ve varol” sözcükleri kullanılagelmiştir. Anlamı zaten içinde :))) insanın ANAdili böyle bir şey. Buradan atalarımızın var olmaya ve sağ olmaya verdiği önemi anlayabiliriz. Bizler varlık alemine öylesine müteşekkirizdir ki -Dedem Korkut’un Deli Dumrul masalı ile öğreniriz ki – Ölüm’e/ eli tırpanlıya meydan okumuşuzdur 🙂 Çok derin bir mevzudur bu. Basit göçebe ırklardan beklenmeyecek derecede bilgelik dolu bir durum. Okumanızı ve düşünmenizi arzu ederim. aloha

Tepkisizlik ve Kemale Ermek

Kemale ermenin belirtisi tepkisizlik midir?

Tepkisizlik önerilen bi şey degil, başa gelen bi şeydir, ki aslinda o bile bilinen alisildik tepkileri vermiyor anlamina gelir, yoksa anlayisla ve şefkatle belli belirsiz bi gülümseme de tepkidir. Aslinda bu cümleyi “Kemale eren alisildik tepkileri vermez” diye revize edebilirsek muhtemelen daha çok içimize siner. Çünku duyuyoruz ki kemale ermis insanlarin bazi tepkileri bize delirmis intibai verirmiş! Örnegin biri öldugunde ah vah etmezmiş de dogdugunda kara yaslar bağlarmis, biz bunun ardindaki hikmeti nerden bilelim, ancak bi görücü bilir onu. Belki bu yüzden deli ile veliyi ayird etmek bile bizler icin bir gelisim göstergesidir kimbilir…

Tepki repertuari dogdugumuzdan itibaren, özellikle 0-6 yaş arasinda annemizden ve bize bakan yakinlarimizdan görerek ve bilmeden kopya ettigimiz bi şeydir. Belli kültürlerin belli ve birbirinden farkli tepkileri vardir, Eger bir toplumda alisildik tepkileri veremiyorsaniz ( ki bu kendiliginden olur, bi kararla ilgisi yoktur) o zaman muhtemelen size uyumsuz, sosyopat veya duygusuz vs gibi isimler verilebilir, henuz çocuksaniz doktorlara gotuurulebilir, tedaviler uygulanabilirsiniz. Ez cümle farkli tepkilerin yalnizca kemale ermekle ilgisi olmayabilecegi de aciktir fakat ilgi çekici degil midir yani allah aşkina, örnegin esegine ters binmis yasini basini almis bi adam dunyanin ortasi burasi diye gulup duruyorsa! :)))

Bol yagmurlu bir gecenin ardindan daha nötr ve güzel bir güne günaydin frekanslar