Her şeyin çözümü teoriler…

Kuantum mekaniği bize göstermiştir ki her sorunun çözümü aynı anda mümkün değildir. Buna en iyi örnek Heisenberg belirsizlik ilkesidir. Bu yasaya göre elektronların yerini ve momentumlarını aynı anda ölçmek mümkün değildir. Heisenberg ayrıca bu zerrelerin yerlerinin kesinlik kazanması durumunda, momentumlarının giderek daha belirsiz olduğunu bulmuştur. Momentumlarının belirli olduğu durumlarda ise yerleri belirsizlik kazanmaktadır.

Satranç oynayanlar bilir. Her konum için uygulanabilecek sabit ve mükemmel bir plan veya her konumda geçerli olacak güzel mucize bir hamle yoktur. Bunların yerine her konum için farklı plan ve farklı güzel hamleler vardır. Hayali konumlarla değil var olan sorunlarla ve konumla ilgilenirsiniz.

Durum böyleyken bütün sorunları çözdüklerini iddia eden teorisyenler nasıl mantar gibi çoğalmaktadır. Üstelik bu teorisyenler bulduklarını hafif çarpıtarak da olsa [e:bilimsel] ve teknolojik gelişmeleri kullandıklarını da biliyoruz. Önce hayali bir takım varsayımlar ve arkasından yine hayali çıkarsamalar.

Her şeyin çözümünün aynı anda mümkün olamayacağını, bir sistemin mükemmelleştikçe tutarsız olacağını, tutarlı oldukça da mükemmeliyetten uzak olduğunu Gödel’in ispatlamış olmasına rağmen neden bunu algılayamadıklarını merak ediyorum.

Özetle xenix

Xenix, eskiden çokça popüler olan Unix işletim sisteminin kişisel bilgisayarlarda kullanılan versiyonudur. Unix yapısı bakımından çok güçlü bir işletim sistemi olup ağ üzerinden çalışır. Büyük şirketler, askeri kurumlar, istihbarat kurumları, bankalar, üniversiteler gibi bir çok kurum ve kuruluş unix kullanmıştır. Unix dişidir. İşletim sistemlerinin kraliçesi ünvanı bile vardır. Xenix ise ağ üstünde çalışmayan sadece kişisel bilgisayarlarda çalışan versiyonudur.

Güçlü olmasının yanı sıra epey pahalı olan unix ve xenixin yerini kısa zamanda Ms-dos, Mac os, Windows, Linux gibi işletim sistemleri almıştır. Fakat fikir ve yapı olarak linux, xenixin devamıdır diyebiliriz.

Her neyse. 1996 yılında Türkiyede internet erişimi üniversitelerde veya onların aracılığı ile yeni yeni yaygınlaşmaya başlamışken mIRC gibi sohbet programlarına girerdim. İlk defa orada kullandım Xenix nikini. Ve gördüğünüz gibi hala kullanıyorum.

Bu başlık altında etiketlerde de imlediğim gibi kendimce yaşam, evren ve her şey hakkında sayıklayacağım diyebilirim. Bir nevi özetlemeden kesitler işte.

Bilimsel Düşünce Testi

Bir insanın bilimsel düşünüp düşünemediğini anlamak için bir test hazırlamak istiyorum. Bu testte işte bir takım sorular veya bir olay örgüsü olup yöneltilecek sorulara vereceği cevaplar aracılığı ile ne kadar bilimsel düşünebildiğini ölçmek amacıyla.

Bu başlık altında bana yardımcı olabilir misiniz? Ne sorulabilir, nasıl sorulabilir veya böyle bir test yapılamaz mı? Ölçütler nasıl belirlenmelidir nasıl değerlendirilmelidir.

Aklınıza ne gelirse işte…

Evrensel Dilbilgisi

Noam Chomsky dilbilimine ilgisi, genel olarak dili öğrenme sorunuydu. O dönemde yaygın düşünce çocukların dili yetişkinlerden taklit yolu ile öğrendikleri şeklindeydi. Oysa deneyler çocukların hiç işitmedikleri halde dilbilgisi açısından doğru cümleler kurabildiklerini gösterir.

Chomsky bunu açıklamak için doğuştan gelen bir “evrensel dilbilgisi” olması gerektiği görüşünü ortaya atar. O na göre her çocuk aslında beynine belli bir dilbilgisi kuralları döşenmiş olarak doğar. Chomskye göre, insana özgü bu doğuştan gelen evrensel dilbilgisi bütün insan dillerini yaratmaya yetecek kadar zengindir. Yani, bütün insan dilleri aynı evrensel yapıya dayanır.

Evrensel dilbilgisinin yapım kuralları özyinemelidir. Potansiyel olarak sonsuz uzunluktaki tümceleri açıklamanın tek yolu budur.

Özetle Chomsky: “Beyinde bir mantık programı olarak nitelendirilebilecek bir dil mekanizmasıyla doğduğumuz kanısındadır.”

Siz ne düşünürsünüz bu konu hakkında?

Alan Turing ve Eşcinsellik

Alan Turing, İngiliz matematikçi, kriptolog, bilgisayar bilimcisi. Hatta günümüz bilgisayar bilimlerinin kurucusu. Ortada henüz bilgisayarlar yokken bile yapay zekanın teorisini çıkaran adam. 2. Dünya Savaşında kırdığı Alman şifreleri ile belki binlerce kişinin hayatını kurtaran ve daha sonra savaş kahramanı ilan edilen adam.

Ölümüne yakın başına gelenleri bilmeyenleriniz vardır.

1952 yılında şantaja maruz kaldığı şikayetiyle polise başvurup eşcinsel olduğunu açıklayan Turing, eşcinsellik suçlamasından yargılanıp 1 sene boyunca kimyasal olarak hadım etme yöntemi olarak kullanılan östrojen iğnesi olmaya mahkûm edilmiştir. 1954 yılında potasyum siyanid zehirlenmesinden ölmüştür.

Ölümü, tedavinin baskısından dolayı intihar olabileceği gibi bir cinayet de olabilir. Her ikisi de acı gerçeği değiştirmez.

10 Eylül 2009 tarihinde, yani Alan Turing’in ölümünden 50 yıl sonra İngiliz başbakanı Gordon Brown ünlü matemetikçiye yapılanların korkunç olduğunu kabul etti. 2012 yılı da Alan Turing yılı olarak kabul edildi. Elbette yaşamının son yıllarında ona yapılan haksızlıkların hiç birini değiştirmeyecektir.

İçinizdeki “öteki düşmanlığını” bitirmediğiniz sürece Alan Turing’e uygulanan şiddetin bir parçası olmaya devam edeceksiniz.