Cinler İstihbaratta Kullanılıyor mu?

Bu soruya bilimsel olarak yanıt vermemiz gerekirse bu kesinlikle Hayır! olacaktır. Ama nedense yıllardır hem KGB nin hem FBI veya CIA gibi örgütlerin -istihbarat yöntemi olarak- cinleri veya telepatik yöntemleri olmadı astral seyahat yapanları kullandığını duyarım.

Bu sadece bugünün şehir efsanesi değil. Görünen o ki Osmanlı zamanında da buna inananlar varmış. Hatta hala inananlar var desek yanılmamış oluruz. Belki çocuklukta anlatılan hikayelerden belki başka sebeplerden bilmiyorum ama insanlar bunlara inanma eğiliminde.

Hatta iş o kadar normalleşmiş ki bunu sadece askeri veya istihbarat örgütleri değil şirketler de sanayi casusluğu için yapmaya başlamış. Var mı sizin de böyle duyduğunuz hikayeler?

Varoluşun Forumsal Tipolojisi

Eline/Yüreğine Sağlıkçılar

Bu tipler uyan uymayan her başlığın altına yorum olarak “eline sağlık”, “yüreğine sağlık” bazen de ikisini birden “eline yüreğine sağlık” şeklinde tepkiler verirler. Sözüm ona yazı ekleyen kişiye destek, yüceltme, saygı, sevgi gösterirler. Neyse ki bu tipler burada fazla yok. Geneli kadın forumlarında veya facebook gibi sosyal ağlarda barınırlar.

Saygıcılar

Bu tip her yoruma “Sayın bilmemkim” diye başlar, bütün yorum boyunca hakaret edip, çömkürüp, nefret ve kin kusup ardından “saygılar” diye bitirir. Sorsanız kendisine saygıyı elden bırakmadığını söyleyecektir. Hatta saygı göstermeyi böyle bir şey sanır.

Zekaya Ortak Olanlar

Bu tipoloji foruma girer girmez, “oo burada çok zeki insanlar var” veya “çok güzel tartışılıyor, zeka dolu” şeklinde forumun zekasına ortak olurlar. Bunların geneli (hatta neredeyse tamamı) ilk tartışmada ve savunamayacakları bir duruma düştüklerinde “ben de sizi adam sanmıştım, otmuşsunuz ot” veya “burayı da zeki insanlarla dolu sanmıştım” falan şeklinde terk ederler.

Ahlakçılar – Dinciler

Bunları zaten biliyorsunuz. İnandığı dini tek din, ahlakını da tam sanıp geri kalan herkesi ya dinsiz ya dinini yanlış yaşayan ya da ahlaksız olarak görme eğilimindedirler. Ne zaman kendilerine sorulsa sen tam mısın diye eksik yanlarını söyleyemeseler de sahte bir alçak gönüllülükle kusursuz olan peygamberdir falan gibisinden kıvırırlar.

Sahte Bilimseller

Bu tipolojiyi tanımak en kolayıdır. Bilimsel terimler kullanarak hiç bir şey anlatmazlar. Ama anlattıklarını sanırlar ve karşılığında saygı beklerler. Hayatlarında bilimsel makale görmemiş her hangi bir bilimsel derginin her hangi bir sayısını veya her hangi bir sayfasını dahi okumamışlardır. Bilimi internet forumlarından ve gazetelerden takip ederler.

Kopyala/Yapıştırcılar

Bunların kendilerinin cümle kurabilme kabiliyeti yoktur. Bu yüzden gazete, başka forum sitelerinden yazı yapıştırırlar genelde. Kendileri düşünmek yerine başkalarının kendisi için düşünmesini isterler. Düşünce tembeli bir modeldir.

Atasözcü/Şiirci tipoloji

Bunlar da yorumlara genelde atasözü veya şairlerden dörtlüklerle cevap verirler. Genellikle kızdıklarında, söz ve şiir sayısında artışa rastlanır.

Aklıma şimdilik gelen tipolojiler bunlar. Varsa sizin de gözlemleriniz, ekleyiniz

Şartlanmışlıklar

Ebubekirin “şartlanmışlığın alasının bende olduğu” iftirası veya iddiasının üzerine bu başlığı açmayı ve varsa gerçekten bu şartlanmışlıklarımın neler olduğunu öğrenmeyi ve üstesinden gelmeyi uygun gördüm.

Şartlanma öğrenme yöntemlerinden biridir elbette. Daha önce de bazı başlıklarda belirtildiği gibi bir çok davranışımız şartlanma üzerine kuruludur. Ancak davranışlarımız aynı kalsa da şartlandığımız için değil bunu başka sebeplerle yaptığımız da olur.

Bu başlıkta birbirimizin şartlanmışlıklarını didikliyelim. Elbette kavga çıkabilir böyle hassas konularda. Fakat kavga da çıksa böyle konuların yine de kendimizi görmek adına faydalı olacağına inanıyorum.