Son zamanlarda okuduğum en anlamı yazılardan bir tanesini yazdı Yılmaz Özdil.
Hazır ortalık sakinledi…
Sakin sakin konuşalım.
*
59 yaşındaki YÖK Başkanı, koltuğa oturur oturmaz, ilk iş
ne yaptı biliyor musunuz?
*
Motosiklet aldı.
*
İçinde ukteymiş.
*
Çünkü, sağ-sol, ideoloji meselesi filan değildir aslında yaşananlar… “Gençliğini yaşayamamış insanlar” tarafından yönetiliyor Türkiye… Gençleri anlamama sebepleri bu.
*
Hani, üniversite yıllarından suratını hayal meyal hatırladığınız, varlığıyla yokluğu bir, hafızanızı zorlasanız bile ismini çıkaramadığınız tipler vardır ya… İşte onlar yönetiyor.
*
Elbette onlar da 20 yaşında, 25 yaşında oldular, ama, hiç genç olmadılar. Vazgeçtik kafelerde yan yana oturup laflamayı, fakülte kantininde bile kızlı-erkekli ortamlarda bulunmadılar.
*
Gençliğin adeta uzvudur mesela, gitar… Ne kadar uzak onlara… Plajda yakılan romantik bir ateşin etrafı, dağcılık kulübünün kurduğu kampın çadırı, amfide şamata, kampustaki şenlikte mırıldanan aşk şarkıları veya yılbaşı partisi, belki alt tarafı bi bira… Ne kadar uzak.
*
Dar çevrelerinin Çin Seddi gibi eşiklerine esir büyüdüler maalesef… Kanları kaynamıştır, istemişlerdir mutlaka. Aşamadılar. Aşanlara kızmaları ondan… Halbuki, hayatında bi kere olsun dağıtmadan, nasıl toparlanır insan? Hangi sınırdan bahsedebilirsin, özgürlüğü tatmadan?
*
İnanmazsanız, açın özgeçmişlerini… Hayat baharının en güzel dört senesi “şu üniversiteyi bitirdi” diye geçiştirilen, kupkuru üç kelimeyle özetlenmiştir. Anaları babaları, ilkokul dönemi, sonra zart diye atlar, siyaset sahnesindeki binlerce fotoğraf… Arası boştur! Üniversite yıllarına dair hatıra fotoğrafı olabilmesi için, hatıra olması lazım öncelikle… Yoktur.
*
Sorsalar bana, king bilmeyeni milletvekili bile yapmamak lazım… Ki, briçi kumar zannedip, spor olduğunu kavrayamadan mezun oldular. Zaten, spor ayakkabı giymeden emekli oldu çoğu… Apo’nun bile Bekaa’da kız militanlarla voleybol oynarken fotoğrafı var, bunların var mı? Güya kültür dersi veriyorlar bize, hangisinin halkoyunu oynarken fotoğrafı var? Tiyatro?
*
Mayo giymeden büyüdüler, mayo… Bülent Arınç, Beşir Atalay… Aileleriyle şezlongda güneşlenirken düşünebilir misiniz? Bırak düşünmeyi, Allah bilir, mahkemeye bile verebilirler beni… Bu kadar normal bir insan davranışı üzerinden kendilerini örnek verdiğim için.
*
(Bakın, peşin peşin söyleyeyim, mahkemeye verirseniz, Kürşad Tüzmen’i şahit gösteririm… Çünkü, mayo giymeyi anormallik kabul etmeyen Kürşad Tüzmen’e gidin sorun, yumurta fırlatan gençlerin heyecanını da anlıyordur, sahillerin AKP’ye neden oy vermediğini de.)
*
İyi yönetilen devlet, iyi yönetilen üniversite, iyi yönetilen gazete, iyi yönetilen banka, hepsini inceleyin… Hepsinin başında, gençliğinin hakkını vererek yaşamış yöneticiler görürsünüz.
*
En vahim gençlik hatası…
Gençliğini yaşamamaktır.
*
Türkiye’nin durumu vahimdir.
Vahim ötesidir!!!
Sorsalar bana, king bilmeyeni milletvekili bile yapmamak lazım…
Burada biraz abartmış artık.Ben king sevmem, futbolda sevmem.Ne olmuş yani.
Sevmemek için bilmek lazım değil mi?
:))))
sevmek ve bilmek diyalektik yürür birbirini öncelemeyebilir.
Yani bir kişi bilmediği bir şey için sevmiyorum diyebilir…
…:)
Sevmeden bilemez ,bilmeden sevemez,herkez bu sırra eremez.Bilmiyorum king,yöneticide olamıycaz demek:)
Lego da olur yahu…
…ya da langırt.
Dama olsun isterseniz…hatta şu üç taşlı olanından.
Burada King örneğine sıkıştırılan düşünce oyunda konuşanın geliştireceği atak ve o atağa karşı geliştireceğin savunmadır. Kozlar var, kuvvetli kağıtlar var…başa bela kağıtlar var…başa bela ya da minik kağıtları koz haline getirmek mümkün olabileceği gibi kuvvetli kağıtlar elinde patlayabilir.
Dama, satranç, monopoly keza öyle…hamlelere karşı savunma ya da karşı hamleler geliştirmektir aslolan.
Her gün bir fabrikada, bir genel merkezde, ulusal ya da uluslar arası arenalarda king/dama/monopoly oynanmaktadır.
Herkes sokağa elindekilerin en iyi olabileceği umudu ile evinden çıkar…
…ve buna çabalar.
Ve yine herkesler sabah sokağa bir başka herkesleri düzmek için çıkarlar.
İmamlar traşı kafamızda öğreniyorlar yahu…
…olay bu.
Lego olur, küçüklüğümde çok severdim,satranç ya da bilardoda olur,poker bile olur.