İlim kendin bilmektir

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır

Okumaktan murat ne
Kişi Hak’kı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru emektir

Dört kitabın ma’nisi
Bellidir bir elifte
Sen elifi bilmezsin
Bu nice okumaktır

Yiğirmi dokuz hece
Okursun uçtan uca
Sen elif dersin hoca
Ma’nisi ne demektir

Yunus Emre der hoca
Gerekse bin var hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir

Yunus Emre

13 yorum “İlim kendin bilmektir”

  1. bir gönüle girmek
    en zoru olsa gerek
    hadi girdin diyelim,
    daha zoru orda kalmak.

           M.Çakır
    
  2. İlim ilim bilmektir
    İlim kendin bilmektir
    Sen kendini bilmezsin
    Ya nice okumaktır

    Mevlana deyince her sözü bin anlam ifade ediyor.

  3. Evet sevgili statik hiçte kolay değil gönüllere girmek. Herşeyden önce gönülllere girebilmek için de, tüm iyi ve kötü yanlarıyla insanları kabullenmek ve sevebilmek gerekiyor. Burada bizimle paylaşmış olduğunuz yunus emrenin bu güzel kelimelerinin içindeki anlamı o kadar derin ki…

  4. Karışmış sanırım, Mevlana mı, Yunus Emre mi?

  5. Evet haklısın sonsuz misafirin yorumunu okuyunca direkt bende yanıldım:)))

  6. Çocuğun birine her türlü ilmi öğretmişler, hatta fal ilmini bile. Çocuk o kadar ilerlemiş ki bu ilimlerde, her şeyi biliyormuş. Bir gün bunu imtihan etmeye karar vermişler.
    Öğretmeni avucunun içine bir yüzük koymuş, elini kapatmış, çocuğa sormuş.
    -Elimde ne var?
    Fal ilmini bile yutan ve her şeyi bilen çocuk,
    -Yuvarlak, içi boş, sarı bir şey var elinizde efendim. Demiş…
    Öğretmenler, öğrencilerinden gayet memnun bir şekilde;
    Sormuşlar.
    -Bu nedir?
    Çocuk biraz düşünmüş ve..
    -KALBUR EFENDİM. Demiş…

    İlimle,hatta fal ilmiyle, gözle göremediği bir şeyin ne olduğunu bilen çocuk, idrakini kullanması gerektiğinde kalburun avuç içine sığamayacağını düşünemiyor.
    Bugün ki yobazlar, beyni yıkanmışlar gibi.

    Yunus, bunlar için devreye giriyor.

    “çün okudun bilmezsin
    Ha bir kuru emekdir”

    kuru bir emektir, ahmaklıktır.
    İşte bu sebeple, insanların binlerce ilim öğrendikleri halde, o ilimlerin, idrak noktasındaki eksikliklerini görmedikleri sürece, kuru bir ahmaklık olduğunu, yunus taa o tarihlerde görmüş.
    Hiç kimse; İntikal- idrak ve reaksiyondan mahrum kalmasın.

    Şiir, Yunus Emre diye geçer, Mevlana ile ilgisi yoktur.

  7. bir gönüle girmek
    en zoru olsa gerek
    hadi girdin diyelim,
    daha zoru orda kalmak.

    M.Çakır

    Sevgili statik, gönüle girmek neden zor olsun ki? Gönüle girmek te orda kalmak ta zor olmamalı. Hatta gönüle girmek için hiç çaba sarfetmeye gerek yok diye düşünürüm ben. Bir güleryüz, kasmadan konuşmak, yargılama yapmadan bakmak .. Galiba hayatı biz bozuyoruz. Sen M. Çakır’a selam söyle “gönüle girmekte orda kalmakta zor değil” Keyfine baksın ;))

  8. Sormuşlar “çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?” demişler. Elbette çok gezen bilir demiş. O yüzden gezgin olup düşmüş yollara. Size hikayelerini anlatıp durmakta. Bir bilgiyi yaşamadıktan sonra “ha bir kuru emektir”. Yaşamak, gezmek, görmek şart olmuş.

    Bir gün boğazdan karşıya geçerken vapurla, bir turistin kitap okuduğunu gördüm. Yaklaşıp yanına, “What are you reading?” dedim. “I read the history of Istanbul.” dedi. “Yuuh” dedim. Anlamadı tabii. İstanbul boğazından geçerken İstanbul’un tarihini okumak yerine, baksana etrafına be adam. Zaten tarihin içindesin, birde kitaptan okumaya çalışıyorsun.

  9. menakibul arifin´den;
    sultan veled babasinin(celaleddin-i rumi)mesneviye Qur´an deyisinden dertlenenlere karsilik diyor ki;
    siz yanlis anlamissinz o sözü..babam o sözle Qur´an´in tefsiri oldugunu anlatiyor..
    sultan veled böyle dedigini babasina nakledince o da öfkelenerek;
    “ey köpek!
    nicin Qur´an olmasin?
    ey esek!
    nicin Qur´an olmasin?
    ey kahpenin kardesi!
    nicin Qur´an olmasin?
    (s.490)
    öz ogluna kahpenin kardesi diyor ya baba..bu da ilginc..
    tabi bu sözde de bir hikmet bulacaktir mürit..
    ya bu nice okumaktir/anlamaktir ?
    yüceltilen malum sahsiyetlerin din algimiza yükledikleri tahrifatla doldurulmus olabiliriz..
    hicbirimiz bundan muaf degiliz..
    biz bize ögretilenleri Qur´an´la sinamakla mükellefiz..
    Qur´an´in emirlerine uymakla mükellef olan insan,
    tasavvuf´un(atalar kültü)emirlerine uymakla mükellef olmadigini ne zaman düsünecek?

  10. “”Sevgili statik, gönüle girmek neden zor olsun ki? Gönüle girmek te orda kalmak ta zor olmamalı. Hatta gönüle girmek için hiç çaba sarfetmeye gerek yok diye düşünürüm ben. Bir güleryüz, kasmadan konuşmak, yargılama yapmadan bakmak .. Galiba hayatı biz bozuyoruz. Sen M. Çakır’a selam söyle “gönüle girmekte orda kalmakta zor değil” Keyfine baksın ;))””
    Kaç kişi kaç kişinin gönlünde sevgili canu?
    Hayat boyu, yüzlerce kişi gönlüne girmiştir ama, kaçı şu anda orda duruyor? önemli olan orda kalabilmek. Tabiki hayatı biz bozuyoruz, bende öyle demek istedim zaten.
    M.Çakır çok haklı, bu yüzden de keyfine bakacak durumda değil;))

  11. Ben dervişim diyene, bir ün edesim gelir
    Seğirdüben sesine, varıp yetesim gelir

    Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
    Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir

    Altında gayya vardır, içi nar ile pürdür
    Varuben ol gölgede, biraz yatasım gelir

    Oda gölgedir deyu, ta’n eylemen hocalar
    Hatırınız hoş olsun, biraz yanasım gelir

    Ben günahımca yanam, rahmet suyunda yunam
    İki kanat takınam, biraz uçasım gelir

    Andan Cennete varam, Cennette huriler görem
    Huri gılmanı, bir bir koşasım gelir

    Derviş Yunus bu sözü, eğri büğrü söyleme
    Seni sigaya çeken bir Molla kasım gelir

                             Yunus Emre
    

    Yûnus Emre’nin üç bin şiiri, divanında yazılıdır.

    Ölümünden sonra Molla Kasım adlı bir softa bu divanı ele geçirir. Bir dere kenarında şiirleri okumaya başlar. Her okuduğu şiiri yırtıp dereye atmaktadır. Çünkü Molla Kasım’a göre Yûnus’un şiirleri şeriata uygun değildir. Molla, bu şekilde iki bin şiiri imha etmiştir ki, şu beyitle karşılaşır:

    ‘Derviş Yûnus bu sözü eğri büğrü söyleme
    Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir’

    Bu beyti gören Molla, Yûnusun Hak dostu olduğuna kâni olur. Şiirleri imha etmekten vazgeçer.

    Günümüzün Molla Kasımları, yırtmaya devam etse de;
    sadece beyhude bir çırpınış olarak kalır..

  12. kırpılmış bu da;

    “eri hak bilmez isen abes yere yelmektir;”

    link to radikal.com.tr

    kırpık;

    Okudum bildim deme,
    Çok taat kıldım deme,
    Eri hak bilmez isen,
    Abes yere yelmektir.

    (ki anlamı açıktır, kişi haktır ya da insan tanrıdır diyor açıkça;)

  13. Okumaktan murat ne
    Kişi Hak’kı bilmektir
    Çün okudun bilmezsin
    Ha bir kuru emektir

    5 yıl önce yazdıklarımın arkasındayım (nick farklı da olsa)

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.