Evet,insan mükemmel bir varlık mıdır?
Beş duyu organı aracılığıyla çevresini algılayıp hisseden, onunla diyaloğa giren, majör anotomik yapısı ve mekaniğinden tutun da ,hücre ve hücre altı düzeyde binlerce enzimin ve aracı molekülün devriye gezdiği mikro süreçleriyle birlikte,insan..mükemmel varlık mıdır?
Mükemmel ise bu nasıl bir mükemmelliktir ve nereden gelir, nelerden kaynaklanır.Ya da hangi özelliklerinden dolayı mükemmel olduğunu düşünülür veya farzedilir?
Ve tabiki,eğer mükemmel değilse, (ya da öyle düşünüyorsak),onun da nedenleri nelerdir?
Saygılar..
Su akar..
“Beş duyu organı aracılığıyla çevresini algılayıp hisseden, onunla diyaloğa giren, majör anotomik yapısı ve mekaniğinden tutun da ,hücre ve hücre altı düzeyde binlerce enzimin ve aracı molekülün devriye gezdiği mikro süreçleriyle birlikte,insan..mükemmel varlık mıdır?”
Bu kavramlar canli varliklarlar arasinda sadece insana mi ozgu? Bildigim kadariyla ‘hayir’.
Ama “insan mukemmel bir varlik midir” sorusuna gelince burada ancak kiyaslama yapabiliriz: Insanin diger canli varliklardan ustunlugu, uretim surecine dahil olmasindandir. Ancak anladigim kadariyla sormak istediginiz bu degil..
Bana gore mukemmel degil,
1) Ucma yetisi yok,
2) Suda bi balik gibi yasayamaz,
3) Bi ari gibi bal yapamaz
…
Bunlardan da ziyade evren’in yok olusunun hizlanmasina sebebiyet veren bi varlik mukemmel olamaz.
vücudumuzun mevcut yapısına baktığımızda, bundan daha da mükemmel olabileceğini düşünebiliyorsak, “insan mükemmel bir varlık değildir” sonucunu çıkarabiliriz.
Madem İnsan en üstün varlık değildir yaratılmış hangi canlı İnsandan üstündür, karşılaştırmalı yazılması gerekmezmi…
Ne der topiği açan ve yorum gönderen forumdaşlar.
Buyrun.
Su akar..
Yalniz soru “Insan en ustun varlik midir?” degil; “Insan mukemmel bir varlik midir?”.
Madem öyle “İnsan mükemmel varlık” neden değildir…
Gel böyle.
“mükemmel” nedir ?
güzel soru..ama bu soruyu öncelikle, insanın ne “mükemmel” bir canlı olduğunu sık sık vurgulayanların cevaplaması gerekir sanırım.
Kimse cevap vermeye yanaşmamış, soru sormuş. Geleneği bozup ben cevap vereyim.
İnsan ne mükemmel bir varlıktır, ne de varlıkların en üstünüdür. Bu insanın kendini önemsemesinden başka bir şey değildir.
xenix
Tamam o zaman “İNSAN” dan daha mükemmel,daha üstün hangi varlık yaratılmıştır veya vardır…
Madem İnsan, ne mükemmeldir, ne varlıkların en üstünüdür.
Varlıkların, canlıların eşit olabileceğine dair veya birbirinden daha önemli olmayacağına bir olasılık gelmiyor mu aklınıza?
İlla üstünlük mü olmalı?
Ama tabii normaldir böyle düşünmeniz, bu da kendini önemsemenin başka bir göstergesi.
xenix
Varlıklar (canlılar) Eşit olabilir fakat mesuliyet açısından ve İnsanın düşünüp te,düşündüklerini uygulaması açısından (İRADE,BİLİNÇ) farkı yokmu acaba…
Sayın xenix.
o zaman,bizden daha zeki ve bilge dünya dışı yaşam formları olamaz..mı yani?
İnsan..üç-dört metreden aşağı bıraksanız ciddi yaralanır, hatta bazen ölebilir..Oksijensizliğe tahammülü sadece bir kaç dakika ile sınırlıdır, bu süre aşılırsa beyin dokusu geri dönüşümsüz olarak fonksiyon dışı kalır..Doku hasarı olduğunda hücresel düzeyde bir tamirat devreye girer, ancak bu tamir pek çok hayati dokuda orjinal bir tamir olmayıp, bir tür yama mekanizması ile işler.Kalp kası hücresi ölürse mesela,başka türde bir hücre ile ölen hücrenin yeri doldurulur ve doku bütünlüğü korunur.Ancak ölenin yerini doldurmak için gelen, orjinal bir kalp kası hücresi değildir.Ya da beyin hücresi,cildimiz, onlarda böyledir..(yara izlerimiz bundandır)..
Doğumundan sonra bir kaç sene boyunca sıkı ebeveyn desteği görmez ise hayatta kalması mümkün değildir..kendi haline bırakılan bir yeni doğan en fazla bir kaç gün yaşayabilir..Kendisini tehdit edebilecek yırtıcılarla kıyaslandığında aslanın önündeki yavru kuzu kadar bile değildir..kas gücü,koşu hızı, zıplama ve atlama limitleri oldukça sınırlıdır..Diğer memelirle kıyaslandığında ise çok daha narindir ve kolayca hastalanabilir..ısı değişikliklerine çok daha duyarlıdır, doğal bağışıklık sistemi nispeten daha zayıftır..İşitme ve duyma yetileri pek çok türe göre oldukça dar limitlerde işlevsellik gösterir..
Ama insan alet YAPABİLEN (kullanabilen değil, YAPABİLEN) tek canlıdır,ve bu onu diğerlerine kendisini yakalayabilmelerini imkansız kılacak olçüde üstün yapar..(Alet yapabilmek çok üst düzey bir zihinsel yetidir.Alet denen şey, ihtiyaç ile fayda arasındaki çelişkinin,kendisi üzerinden çözümlendiği nesnedir ki, bu çelişkiye ait çözümün somutlaştırılması için,son derece komplike kortikal (beyin kabuğu) fonksiyonları ve buna uygun merkezi ve periferik sinir sistemi uzantıları gereklidir. İşte zaten de budur,insanı her türlü fiziki ve biyolojik yetersizliklerine rağmen doğaya egemen kılan)
Onun içind demiştir ki bir büyük düşünür, “tarih boyunca insanın ne yaptığı değil, onu “NE İLE” yaptığıdır önemli olan”
Mükemmelin tanımını yapmak ama,yine de mümkün müdür? Ya da bu genel tablo insanı mükemmel olarak tanımlamaya yeter mi? Mesela tüm bunların üzerine bir de uçabiliyor olsaydı insan? Daha mükemmel olmaz mıydı yani?
Bu arada..istedikleri yerde “yaratılanların en şeferlisi ve mükemmeli” diye lafa girenlere de sorularım var tabi ki..
Ne yapalım şimdi, zeki uzaylı hikayesi baştan sona safsata mıdır bu anlamda, ya da böyle mi kabul etmek lazımdır? Millet o kadar para pul döküyor bu yolda, SETİ projesi, falan filan, israf mıdır yani?.Ya da..dünya dışı zeki bir medeniyet ile bir gün tanışırsak eğer, bizden daha az şerefli oldukları mıdır onlara söylememiz gereken? Yani bu şerefsiz uzaylı demeye kadar gidiyor da, gülmemek elde değil..:-)
Var olduğu her yere yok oluşu beraberinde getiren yaratıklardır.
İhtiyacı yokken öldüren tek canlıdır.iletişim kurma yeteneği en üstün canlı olmasına rağmen birbirinden kopuk yaşayan canlıdır.Kendi türünü en çok yok eden canlıdır.en ihtiraslı,en doyumsuz canlıdır.Ekolojik dengeyi bozan tek canlıdır.Asla yetinmeyen zevk için tüketen,yok eden tek canlıdır.
Öyle garip yaratıklardır işte.Kendi nankörlüklerini unutup
Kediye nankör diye kızabilecek kadar da yüzsüzlerdir:)
Köpeğe önce sadık sıfatını yakıştırıp sonrasında aptal muamelesi yapanlar olmuştur:)
Kuşlarla beyni küçük diye dalga geçenler kafataslarının içinde taşıdığı beynin sahip olduğu hücrelerin yüzde kaçını kullanabildiğinden habersizdir.Balıklarla kısa süreli hafızaya sahip oldukları için dalga geçenler neleri unuttuklarını görmezden gelirler.
Bu böyle uzar gider.Dünyadaki en lüzumsuz en kibirli en faydasız canlıdır.
^^İnsan vücudu bir kanserli hücrenin diğer hücreleride hasta etmesini engelleyemeyecek kadar acizdir (kendi kendine) ve şu devirde ortalama 70 yıl ömrü vardır.Bence mükemmel daha zor bir kelimedir bence kolay kolay kullanılması gereken tehlikeli bir kelimedir.Diğer canlılardan düşünebilmek gibi bir artısı vardır insanın ama diğer canlıların düşünemediğide kanıtlanamamıştır en nihayetinde(farklı bir espirisi var bunun).Bence diğer canlılar biz insanlara bakınca şaşkınlık içindedir:)çünkü şu dünyada en doğal olmayan şey biziz ve kanserli hücre gibi doğal olmayışımızı dünyaya sıçratmakta üstümüze yok:):)
Var olan varlıkların içinde (canlı ve yaratılmış) İnsan dan daha mükemmeli varmı…
Veyahut bu mükemmelliği aşacak hangi canlı türüdür…
Tek bir örnek…
Ve; bu kıstası yapabilen “mükemmel veya değil” İnsan dan başka hangi canlı türüdür.
Hadi bir kaç örnek te olabilir.
^^Düşünebilme yeteneğini dile getirmiştim..ama insanların düşünerek yaptığı bir çok yanlışın yanında hayvanların içgüdüleriyle sergilendiği mükemmel durumlar var:)..söyleyin insanoğlunu bu kadar mükemmel yapan nedir ki sizce?Evet sahip olduğumuz en büyük yetenek düşünmek ve düşündüğümüzü aktarabilmek ve buna rağmen beceriksizliğimiz diz boyu.. bunun dışında diğer canlılarda olup insaoğlunda olmayan insanoğlunda olup diğer canlılarda olmayan yetenekler sıralanabilir..Biz birçok yeteneğe sahip ama acizliğe yeniğiz çoğu zaman başarılarmızın altında bile bir eziklik yatar (bu bizim suçumuzmu tartışılır)
İnsanoğlunun mükemmelliğine inanmak bir egomuzun yeni çorbası..
Bu çorbanın içinde şu anda klavvesini tuşladığımız bilgisayar da
var…
Hayvanlar iç güdüleri ile çorap yapabilirler mi acaba.
zeki uzaylıya şerefli diyecek miyiz demeyecek miyiz şimdi?:-)
Bütün canlı varlıkların farklılıkları vardır, bu da onları çeşitli koşullara mükemmel kılar. Ama bir birinden daha mükemmel olduğu anlamına gelmez. Aynı ortamda aynı şartlar altında hangisi mükemmel karşılaştırabilir.
Mesela su içinde yaşama konusunda balıklar sizden daha mükemmeldir sayın aron. Veya duyma konusunda köpekler ve yarasalar sizden daha mükemmeldir. Düşünme konusunda insan daha mükemmeldir. Ama karınca yeme konusunda, karınca yiyen daha mükemmeldir. vs vs vs…
Hayvanlar çorap yapamaz ama insanlarda bal yapamaz, elma armut yapamaz…
xenix
^^Sevgili Aron,
Çok yanlış açılardan bakıyoruz duruma..Tekrar ediyorum düşünebilme yeteneği demiştim bu yeteneği küçültmemiş yüceltmiştim.Bilgisayar diyorsunuz ona bakarsanız nükleer silahlarda var ama düşünebilme yeteneği kullanış amacı ve dolayısıyla sonucu keşke düşünemeseydik bile dedirtiyor bu da ayrı bir konu..Ben mükemmellikte birçok şey aradığım gibi güzellik ve iyilikte ararım (ama yine boşuna eleştirme diye baştan söyleyeyeyim mükemmelliğin göreceli olduğunu düşünüyorum tıpkı düşünebilme yeteneğini en büyük avantaj saydığım gibi)Hayvanlar düşünmeye gerek duymadan doğal dengeyi koruyorlar o bana yeter kendime çorap örerim ben:):)
Değerli roc,
İnsan düşünebilme yeteneği ile İnsanı kamil olabiliyor artı yine düşünebilme yeteneği ile canlılar arasında ki mükemmellik vasfını yitirebiliyor,bu itibarla Tabiat ta olan doğal dengeye katkısı var diye (doğal dengeyi bozan da İnsan) öbür canlıların İnsan ın üstlendiği artısı ve eksisi ile sorumluluk (İmtihan) bilincine erişemez,dolayısı ile keşke düşünemeseydik dedirtecek olaylara sebebiyet versede düzeltecek olanda yine İnsan dır,bak hayvanlar çorap öremiyor bunu bile sen üstlenmeye hazırsın,demek
ki mahlukat arasında eşrefi mahlukat olma durumu ister,istemez İnsanın,ezcümle Yunus un dediği gibi Yaratılanı severiz- Yaratan
dan ötürü kavrandımı, olay hem anlaşılır,hem çözülür…
Durum bu.
Aron, gözünü seveyim biraz itinalı yaz ya..Cümle nerde başlıyor nerde bitiyor ,nereye gidiyor anlamıyorum ki, ezcümle oradan Yunus’un dediğini neye bağlamışsın anlayabileyim..
Evet,düşünür, muhakemede bulunur insan.Ama onu diğer memeli türlerinden farklı kılan asıl şey ALET yapabilmesidir.Alet yapabilen kazanır,hükmeder.Kazandıktan sonra talana yağmaya girişir mi,köleleştirir mi,gaddarlıkda bulunur mu,tüm bunlar madalyonun diğer yüzüne ait sorulardır, ama alet yapan KAZANIR ve hükmeder.İnsanın uzunca bir süredir yaptığı da budur.
Ve olası bir biyolojik yıkımı (tehlikeli bir virus saldırısı gibi), ya da zamanında müdehale edilip geri döndürülemeyecek başka mikro süreçleri (kimyasal zehirlenme, atmosferimizin bileşiminin değişmesi vs gibi) bir kenara bırakırsak, bu hükümranlık da devam edecek gibi görünüyor.
Ne zamanki, birlikte yaşadığımız türlerden birinin elinde, “kendi yaptığı” bir gazoz açacağı ya da kelpeten görürüz, işte o zaman endişelenme zamanı gelmiştir:-)
İNSAN mükemmel midir bilmem..Ama şu an için evrim basamağının en sonundaki halkadır:-)
^^Soruyu hatırlatmakta fayda var sanırım “insan mükemmel bir varlıkmıdır?” yani mükemmelliğe bakış açısına göre yanıtlar değişebilir.ama soru şu değil ki “varolan canlılar arasında en mükemmeli kimdir?” (Aron bunu yanıtlıyor sanırım)hatta 2. si bile olsa o bile görecelidir:)
İnsan mükemmel falan değildir asla da olamaz. Çünkü mükemmel olmak tam olmak bütünlenmek demektir. Bütünlenince insan olmaktan çıkar başka bişey oluruz. Belki şey de olmayız . Sadece OL uruz .
Ama insan hangi çevrede , koşullarda vs. dünyaya gelmişse o koşullarda gelişim aşamalarından geçer. Evrimleşir bazan evrimleşemez olduğu yerde sayar. Ama her durumda ilerlesede olduğu yerde saysada hatta geriye düşsede insandır. Haa ne zaman geriye düşer? Bence kendini mükemmel bellediğinde :))
insan
ölmüs bedende bir kac gün icinde kurtlarin olusmasina
nemli yerde bir kac gün icersinde küfün olusmasina
bu bakterili yerde kurtlarin olusmasina sahitlik ediyorsa ki bu
söylenenler her insanin gördügü ve bildigi APACIK,MUHKEM,
tartisma götürmez AYETlerdendir..
bunca seye sahitlik ettikten sonra bir insanin AKIL yürütüp söyle bir soru sormasi gercekten de cok mu yersiz olur:
eger bir kac gün icerisinde hayat evrilerek bu denli dönüsüyorsa acaba bir kac gün degil de
bir kac milyon yil beklesek
neler olur
neler olurdu
neler..
evet bodan arkadasin cok dogru ifade ettigi gibi
“insan ne zaman geriye düser?
kendini mükemmel belledigi zaman”
insan asil o zaman kendini herseyin üstünde saymis kendini yeterli görüp büyüklenmis olur?
insanoglu asil o zaman
-onlari topraktan yarattin beni ise atesten yarattin- diyen iblis´in kibirli izinden gitmis olur?
halbu ki bize Vahyin önerdigi sey
APACIK isaretleri görüp
AKIL yolu ile degerlendirerek
Allah´in gücünü hakkiyla taktir eden
Ibrahim´in arastirmaci sorgulayici izinden gitmek degil mi?
slm.
Bütün yorumları okuyamadım ama yine de bir giriş yapayım;
Yine dini bir açıklama getireceğim çünkü İslamda bunların açıklaması fazlasıyla var, ve benzer açıklamaları başka yerde bulamıyoruz malesef;
İslama göre insan ‘eşref-i mahlukattır’ yani yaratılmışların en şereflisidir. Yaradılış olarak, fizyolojik olarak, insan mükemmeldir, evet. Neden? ;
Kendinizi Tanrı yerine koyun! İnsan vücudunda beğenmediğiniz, yani insanın şu organı şöyle olmalıydı, şurası şöyle olsa daha güzel olurdu diyebileceğiniz bir yer var mı? Ben bunu daha önce de düşünmüştüm ama bulamamıştım, siz bulabilir misiniz bilmiyorum!..
İnsan mükemmeldir evet ama bu fizik olarak Evrenin en üstünüdür anlamında değildir! Fizik olarak insan oldukça acizdir, güçsüzdür. İnsanın üstünlüğü hem yaradılışındaki güzellikten, hem de düşünme ve akıl özelliğinden dolayıdır. Hayvanlardan üstünlüğü budur. Yoksa insan da bir hayvandır! İnsana ‘hayvan-ı natık’ yani konuşan, düşünen hayvan denir’
Hayvan demek canlı, metabolizması olan yaratık demektir zaten. İnsan da konuşan, aklı olan, düşünen hayvan oluyor. Ama kendisinden daha güçlü hayvanlar olmasına rağmen, ve Doğanın gücüne rağmen İnsan bütün doğayı ve hayvanları aklıyla kontrol edebiliyor ve onlara üstünlük sağlayabiliyor, demekki akıl ve düşünmek İnsana büyük bir üstünlük veriyor. Ayrıca insanda kalp, ruh ve gönül vardır. Hayvanlarda bunlar yoktur. Hayvanda da acıma, merhamet duygusu, sevme duygusu içgüdüsel olarak vardır ama insandaki kadar gelişmiş değildir.
İnsan vücudunun mükemmelliği konusunda yazılmış sayısız yazı vardır. Bulabilirsem asarım buraya. Ayrıca İnsan uçamaz belki ama bir yerden uzak bir yere bir anda gidebilir! Buna tasavvufta tayy-i mekan denir. Yani mekan değiştirme. Işınlanma gibi bir şey. Düşünce gücüyle buna benzer bir çok şeyler yapılabilir..
Uzaylılara gelince Evrende İnsandan daha üstün bir yaratık olduğunu sanmıyorum. Teknoloji ve fizyoloji olarak üstün olabilir, ancak bu İnsandan daha üstün yaratıldığını göstermez. Yaradılış, güzellik olarak da üstün değildir, bunu şimdiye kadarki bilinen uzaylıların tipine bakarak da anlayabiliriz.
link to geocities.com
Aron, gözünü seveyim
gamaro tarafından Pzt, 02/11/2009 – 09:42 tarihinde gönderildi.
Aron, gözünü seveyim biraz itinalı yaz ya..Cümle nerde başlıyor nerde bitiyor ,nereye gidiyor anlamıyorum ki, ezcümle oradan Yunus’un dediğini neye bağlamışsın anlayabileyim..
Gamaro,
Anlıyamadığını (kavrama,algı) görüyorum yazdıklarından ve ikide bir bu tür çıkışı neden yaptığını tahmin ediyorum,dolayısı ile sen tali konuların adamısın anca teferruatlarla o’da kapasiten ölçüsünde yazarsın bak dalgana.
^^ H1N1 virüsüne yenik düşen bir bedenden söz ediyoruz..Bana göre mükemmellik denmesede varolan canlılardan daha fazla özellikleri var evet ama mükemmellik ayrı bir durum..
bu virüse çare bulacak olanda “O” beden..
Mükemmellik kavramını “DÜŞÜNEBİLEN” de “O” beden..
Ve; gerçekten “MÜKEMMELLİK” kavramı bu Dünyada ne ifade ediyor, bu kavramın özelliklerini nasıl keşfederiz ve kim keşfedipte kriter koyar..
“O” beden galiba.
Insan vücudunun mükemmelliği üzerine yazılar yazılması işin sadece ironik tarafıdır..
Tıpkı annelik meslesi gibi.Doğada bazı türlerin anneleri, yavrusu için sayısız zorluğa katlanıp, yeri geldiğinde kendisini onun hayatta kalabilmesi için feda ederler.Ama buradan çıkıp annelik üzerine ilahi ve evrensel atıflarda bulumaya kalkarsanız yanılırsınız.Çünkü annelik yapmayan pek çok tür olduğu gibi, yavrusunu bizzat kendisi gaddarca öldüren ya da ölüme terkeden türler de vardır.
Insan fizyolojisi pek çok açıdan kusurludur..Ben kısaca bir kaç örnek vereyim;
Hasarlanan pek çok doku orjinal olarak tamir edilmez.(kalp kası hücresi, kas hücresi, beyin hücresi, cildimiz vs.)Bu dokularda hücre yıkımı olduğu zaman, ölenlerin yeri daha vasıfsız hücrelerle doldurulur.Bu anlamda tamirat orjinal olmaktan çok mekanik bir yama tarzındadır ve tek yaptığı doku bütünlüğünün korunmasıdır.Örneğin kalp kası hücreleriniz ölürse, onun yerini dolduranlar kasılma ve gevşeme özelliğine sahip olmayan başka grup hücrelerden oluşur.(Bunu, streç bir kumaş üzerindeki deliğin normal bir kumaşla yamalanması gibi düşünebilirsiniz)Ve bundan dolayıdır ki, kalp kasının önemli bir kısmı zedelenirse, zaman içinde kalp yetmezliğine gidersiniz.
Bu durum beyinde de ciltte de böyledir.Tamirat orjinali geri getirmez.
İnsan immün sistemi,kanserleşen bir hücreyi belli ölçülerde tanır ve ona karşı saldırıya geçer.Ancak kanser yayılımını durduracak ya da hatalı hücreleri daha başından elemine edecek güce hiçbir zaman sahip değildir.(Zaten normal bir hücrenin bir şekilde mutasyona uğrayıp kanserleşmesi kendi başına önemli bir aksaklıktır)
Vücutta bazı sistemler başka bazı sistemlerce ve karşılıklı kontrol edilirler.Herşey yolundayken bu mükemmel gibi görünebilir.Ancak bir yerde bir sorun patlak verdiğinde onu düzeltmek için devreye giren mekanizmalar, bırakın durumu düzeltmeyi, tersine ölümcül şekilde kötüleştirebilirler. Örneğin böbreğe giden atardamar üzerinden kan basıncımızı kontrol eden bir sistem vardır.Genel verileri toplar ve genel müdahalelerde bulunur.Ama lokal bir sorun çıktığında bunu yorumlayamaz.(Mesela böbrek damarının kendisi üzerinde bir daralma olursa, bunun sadece orada olduğunu anlayamaz,tam tersine tüm kan basıncı sistemi üzerinde cereyan eden birşeyler olduğu zannına kapılır.Ve bundan dolayıdır ki sisteme yanlış müdehale eder,genel kan basıncını ani bir şekilde tehlikeli boyutlara yükseltecek olan mekanizmaları tetikler,işler daha da kötüye gider.
Bu örnekler uzatılabilir..Bu nedenle,Insan vücudunun mükemmelliği üzerine yazılar yazılmasının her zaman ironik tarafları bulunur..(Bu kadar tıbbi branş ve bu kadar tıbbi kitap neden vardır sanıyorsunuz,insan vücudunun mükemmelliğini vurgulamak için mi yani??)
Uzaylının yanında bizim daha güzel kalacağımız meselesi ise tam bir komedi..Güzel, çirkin ayrımı algı alışkanlıklarına göre belirlenir.Doğada güzel ya da çirkin yoktur, hiç olmamıştır.Uzaylı size ne kadar çirkin gelirse, onun da bizi o oranda çirkin ya da garip bulması ihtimali son derece yüksektir.
Mükemmellik filan yoktur, daha doğrusu mükemmel olandan bahsetmek pek yerinde kaçmaz.
Yapılabilecek tek şey, türlerin özelliklerini mukayese ederek, birbirlerine göre avantajlı ya da dezavantajlı oldukları hususları ortaya koymaktan ibarettir..Tıpkı otomobilleri değişik özelliklerine göre mukayese etmek gibi..Kimisinde güvenlik ön plandadır, çarpışmaya dirençlidir ancak hızlanması yavaştır, kimisi çok iyi kalkış yapabilir ancak yol tutuşunda problem vardır, kimisi en güvenli fren ve stabilizasyon sistemine sahiptir ancak maksimum hızı diğerlerine göre küçük kalır..(Ama hayatı boyunca gördüğü bildiği en iyi otomobil hacı murat olan için, tabi ki en mükemmel araba da odur.)
Hedef hayatta kalıp yeni jenerasyonlar üretebilmekse, yani genlerin geleceğe taşınması ise, o zaman çevre şartlarına uyum gösterme ve problem çözebilme gibi hususlar belirleyici olur ve insan bu anlamda şu an yarışı önde götüren atlet gibidir.
Bu durum onu ne mükemmel yapar, ne de kusursuz..O kazanandır sadece, ve önde olan..Dünyanın değişik evrelerinde de, kimi zaman su yırtıcıları kimin zaman dinazorlar milyonlarca yıl doğanın efendileri (galipleri) olarak yaşamışlardır, insanın sahneye çıkışı daha sonraya denk düşer.(neden acaba, orası da ayrı mesele zaten)
İnsan ne mükemmeldir, ne kusursuz..O kazanandır sadece ve şu an için önde olan..
^^”Ama hayatı boyunca gördüğü bildiği en iyi otomobil hacı murat olan için, tabi ki en mükemmel araba da odur”..
Tebrik ediyorum gamaro bu cümleyle duygularıma tercuman oldunuz:)
Bana göre her canlı grubu kendi içinde mükemmeldir.
İnsan evreni kendi için yaratıldığını sandığı sürece de bu kibirden ve kendini beğenmişlikten kurtulamayacak.
xenix
;sadece hipotolamus bölgesi fazla gelişmiş bir maymun türüdür.bu bölge kaseti olan bir kamera gibidir.diğer canlıların ise kaseti yoktur.bu ince fark bütün dini,siyasi zırvaları ortaya çıkardı..ayrıca henry maloine adlı adamı araştırınız.bellek ve yaşam üzerine ilginç bilgiler sunuyor.
1-Evrim Teorisi, geçmişte varolan türlerden sonradan gelen türlerin oluştuğunu söylemektedir.
2- Evrim Teorisi’nin yasaları ve matematiksel bir modeli varmıdır.
3- Evrim Teorisi, yılanların ve kurbağaların bir milyon yıl ömrü olsa, bu süre sonucunda hangi yeni türü (sonucu) elde edebileceğimizi söyleyebilirmi.
4- Mikroskobun geliştirilmesiyle cansız doğadan canlıların “kendiliğinden oluşum” yoluyla meydana gelemeyecekleri anlaşılmıştır.
5- Bu durumda;evrim Teorisi tamamen uydurma olmuyormu.
6- Kısaca;Evrim Teorisi, bilimsel kriterleri oluşturacak olan deney, gözlem, yasalar ve öngörü açısından gerekli kriterleri karşılayabilirmi.
7- Yukarda sorduklarıma “BİLİMSEL BİR VERİ,KANIT” varmı,teori veya yorum değil.
bu sorularınızı ciddiye bile almıyorum çünkü zeka seviyenize! ve harun yahya amcanınızın hayal gücüne dayanan zırvalar.
ozaman sizede yaratılışla açıklayabiliyormusun kardeşim demezler mi yorum olmaksızın:) bu yaratılışçıların komik olmayı istemedikleri halde bu kadar iyi başarabilmeleri ne kadar ironik.
Ben cevap vereyim elimden geldiğince. Elbet birileri okur.
1- Zaten soru değil.
2- Elbette vardır. Doğal Seleksiyon Yasası, Adaptasyon, Mutasyon, Genetik Sürüklenme, Kalıtım, (Bunların hepsi birer yasadır.) Ayrıca değişim (evrim) de kelime olarak bir yasadır. “Evrim teorisi” çok daha geniş bir açıklama modelidir.
3- Bir milyon yıl sonrasını söyleyemez belki ama, GDO (Geneteği değiştirme), çeşitleme, yeni cinsler üretme (köpek cinslerinden görebilirsiniz) veya sağlık alanında yeni ilaçlar ürettirme (bakterilerin veya virüslerin DNA ve RNA ları ile oynayarak)…
4- Soru değil.
5- Hayır olmuyor. Deney, gözleme dayalı. Hayal ürünü şeyler değil.
6- Karşılayan tek teori.
7- Var. Son 70 yılın bu konuda yazılmış tüm biyolojik makaleleri. (bilimsel dergilerde yayınlanmıştır hepsi) Bilimsel dergilerde yayınlanan 1 tane yaratılışcılık inancı var mı?
xenix
yalanci_zerre tarafından Çar, 09/12/2009 – 09:46 tarihinde gönderildi.
bu sorularınızı ciddiye bile almıyorum çünkü zeka seviyenize! ve harun yahya amcanınızın hayal gücüne dayanan zırvalar.
ozaman sizede yaratılışla açıklayabiliyormusun kardeşim demezler mi yorum olmaksızın:) bu yaratılışçıların komik olmayı istemedikleri halde bu kadar iyi başarabilmeleri ne kadar ironik.
İnsan çıkmaza girdimi aynı nakaratlara başlar! ne imiş harun yahya amcan, zeka seviyesi falan.
Sana tek bir soru;Mikroskobun geliştirilmesiyle cansız doğadan canlıların “kendiliğinden oluşum” yoluyla meydana gelemeyecekleri anlaşılmışmıdır,anlaşılmamışmıdır.
Ne yazarsın bilge yalancı zerre.
xenix cevap yazmış sorduklarıma.
Şimdi;
Soru-1;-Evrim Teorisi, geçmişte varolan türlerden sonradan gelen türlerin oluştuğunu söylemektedir.
Cevap,xenix;1- Zaten soru değil.
Soru-2;Evrim Teorisi’nin yasaları ve matematiksel bir modeli varmıdır.
Cevap,xenix;2- Elbette vardır. Doğal Seleksiyon Yasası, Adaptasyon, Mutasyon, Genetik Sürüklenme, Kalıtım, (Bunların hepsi birer yasadır.) Ayrıca değişim (evrim) de kelime olarak bir yasadır. “Evrim teorisi” çok daha geniş bir açıklama modelidir.
Soru-3;Evrim Teorisi, yılanların ve kurbağaların bir milyon yıl ömrü olsa, bu süre sonucunda hangi yeni türü (sonucu) elde edebileceğimizi söyleyebilirmi.
Cevap-xenix;3- Bir milyon yıl sonrasını söyleyemez belki ama, GDO (Geneteği değiştirme), çeşitleme, yeni cinsler üretme (köpek cinslerinden görebilirsiniz) veya sağlık alanında yeni ilaçlar ürettirme (bakterilerin veya virüslerin DNA ve RNA ları ile oynayarak)…
Soru-4;Mikroskobun geliştirilmesiyle cansız doğadan canlıların “kendiliğinden oluşum” yoluyla meydana gelemeyecekleri anlaşılmıştır.
Cevap-xenix;4- Soru değil.
Soru-5;Bu durumda;evrim Teorisi tamamen uydurma olmuyormu.
Cevap-xenix;5- Hayır olmuyor. Deney, gözleme dayalı. Hayal ürünü şeyler değil.
Soru-6;Kısaca;Evrim Teorisi, bilimsel kriterleri oluşturacak olan deney, gözlem, yasalar ve öngörü açısından gerekli kriterleri karşılayabilirmi.
Cevap-xenix;6- Karşılayan tek teori.
Soru-7;Yukarda sorduklarıma “BİLİMSEL BİR VERİ,KANIT” varmı,teori veya yorum değil.
Cevap-xenix;7- Var. Son 70 yılın bu konuda yazılmış tüm biyolojik makaleleri. (bilimsel dergilerde yayınlanmıştır hepsi) Bilimsel dergilerde yayınlanan 1 tane yaratılışcılık inancı var mı?
Bu işleri bilenlerin sağduyusuna bırakıyorum cevapları,ne kadar yüzeysel olduğunu (cevapların) erbebı anlar.
Sağlıcakla kal xenix.
mikroskop icat edildiğinde ancak sizin gibilerin görüş açısı açıldı…mikroskop evrimin mikro seviyede her an mikro saniyeler ışığında gerçekleştiğini ortaya koydu…siz hangi veriye dayanarak böyle bir sallama yapabiliyorsunuz merak ediyorum…siz hangi dünyada yaşıyorsunuz? hayal dünyanızla bilimi karıştırmayınız.
Alıntı.
J. A. Adam, Mathematics in Nature, Princeton University Press, 2003.
Şimdi; ikide bir Harun Yahya komleksi ile itham etmek ve kendini ilerici ilan etmek ancak bir bilimsele yakışır bu itibarla mikroskobun icat edilmesi ve basit bir anlatımla “pastörizasyon” demek kendiliğinden türeme teorisini çöpe atar,buradan hareketle yazılan şu yazı;.mikroskop evrimin mikro seviyede her an mikro saniyeler ışığında gerçekleştiğini ortaya koydu.. neyi kanıtlıyor veya şöyle soralım İnsan,maymun ilişkisini nasıl açıklar…
Aç,kapa,yalancı zerre, ve misafir…
Ne dersiniz.
yahu seninle ne tartışabilirim.ne kuantum fiziği biliyorsun ne kaos bilimi ne de biyoloji.yani hayal dünyalarıyla ilgilenmiyorum üzgünüm.eğer kabul ettirmek istiyorsan bir bilim-kurgu romanı yazarsın bende alır okurum.tamam mı güzel kardeşim şimdi eğreti bilimci ayaklarını bırakıp ,romana başla!
seninle teknik tartışma yapmam.
Doğa kanunu ve İnsan aldanması ve “ÖZGÜR İRADE”.
Kitap ile bilimsel makale arasında ki farkı iyi bilmek gerekir. Herkes kitap yazabilir ve satabilir. Kitap ticari bir metadır. Kitabın içinde ki bilginin doğruluğu yanlışlığı test edilmez, onaylanmaz, juriden geçmez, deneylenmez vs vs.
Bilimsel makale hakkında bir şey söylememe gerek yok heralde. Herkes biliyordur az çok ne olduğunu.
Bilmeyenler için link to journals.tubitak.gov.tr
xenix
ha pardon sen korkuyordun dimi neyse pas geç.
ınsan mukemmel bır varlımıdır ? soruların ve cevapların tamamını okumadım ama ınsan mukemmel bır varlıktır kaınattakı en sereflı varlıktır butun alem ınsana secde etmıstır nedenmı ınsanda akıl vardır ve sehvet vardır dıger varlıkların hıc bır tanesınde bu yoktur yanı ıkısı bır arada surada tatlı tatlı tartısabılıyorsak aklımıza borcluyuz hanı burada hıc hayvan yok neden aklı yoktur hayvanların hepımızın sevgılısı vardır dımı olmasada sevmısızdır muhakkak evlı olanlar vardısr sonucta onuda gectım hepımız dogduk buda sevhetımızın oldugunu gosterırı duyuları ıcraatlerı falan on pılana atıldıgında allahın yarattıgı hıc bır varlık kotu dııl hepsı mukemmeldır arastırma yapanlar bılır arastırmamak ıcınde sebebımız yoktur mazeretlere aldanırsanız nefsınıze yenık dusersınız sınegın bıle bır kanadında bır ınsanı oldurebılecek kadar zehır vardır dıger kanadında ıse onu fark etmıyecek kadar pan zehır vardır her varlık bır amac ugruna yaratılmıstır eger bunlar mukemmel dıılse buyrun mukemmel olanı sız yaratın daha bır tane hucre bıle yaratamadınız kı o kadar hucreden bu kadar varlıgı yaratan allahın yaratmıs oldugu varlıklara mukemmel varlıklara bu ne bıcım hayvan bu ne bıcım ınsan demekte ınsanı dınınden eder allaha sırk kosmaktan baska bır seyde dııldır yaratmak allaha mahsustur tesekkur ederım saygılar
eee mükemmellik nedir ki? öle bişi var mı ?
yani birinin mükemmel dediği şeyi diğeri sıradan bulamaz mı?
belki fizik olarak mükemmel olabilir yada doğmuştur, ama yaşadığı sürece mükemmelliği devam etmiş midir?
işin fiziki boyutu böyleyken, psikolojik durumu nedir? psikolojik olarak mükemmellik söz konusu mudur?
bu gün soru sorma günüm mü ne?
Tabi canım…insan mükemmeldir.
Ondandır:
Aslan gibi cesur
Kedi gibi çevik
Kartal gibi gören
Köpek gibi sadık
Bülbül gibi sesi olan
Kuş gibi özgür
Tilki gibi zeki
Fil gibi hafızalı
Tazı gibi hızlı
Civciv gibi şirin
Yarasa gibi yönünü bulan
…filan deriz.
Mükemmeldir insan.
Altı sene yüksekten kafası üstü çakılır…
Sekiz sene kadar kendi başına yiyemez…
On iki sene kadar başının çaresine bakamaz…
Öyle böyle değildir mükemmelliği…
…say say bitmez.
allh yaratığına göre her canlı mükemmeldir cnkü yüce yaratıcı kendi ruhunndan bzi yaratmıştır
mükemmel diye birşey yoktur,
düz bakış açısıyla bakarsak insan tabiki mükemmel degildir,
bazılarımız doğuştan sorunlu,hastalıklı doğuyoruz,engelli doğanlar var,orasında burasında kusur görüp estetik yaptıranlar var..
mükemmel diye düz,tek başına bir kavram yoktur,ama mükemmel bi denge vardır genel olarak..
mükemmel,
iyi olan, güzel olan, eksiksiz olan degildir.
mükemmel olan yaşamdaki dengedir,zıtlıkların birliğidir..
insan mükemmel midir? fizik yapı/fizik bedeni;
daha mükemmel olabilirdi tabi ve çok hatta çook çook sınırlı; ve sorunlu;iyileştirilebilir sanırım;
ama zihinsel tutum ile fizikselliğin dışlanması ya da takınılmaması;
mükemmellik nedir?
insan ya da insan bedeni; (bedene atfedilen şey-tür ya da insan olarak)
olduğu gibidir; olduğu gibi olması mükemmeldir ya da değildir;
eğer amaçlanan-istenen ve istenç buysa mükemmeldir; ya da sonuçtur; (tasarım-istenç buysa)
akıl mükemmel;
eğlence mükemmel;
bunları görmemek-gidermmeek mükemmel; başka bi mükemmelin içinde;
bu sözcüğü sevmedim mükemmel; söyledikçe uzadı ve anlamı değişti-anlamsızlaştı,
şurdan gidelim; temel mantık;
eğer bi şey iyileştirilebiliyorsa (daha iyileştirilebiliyorsa) mükemmel değildir; (henüz)
insan bedeni/fiziği/fizik yapısı iyileştirlebilir-daha iyileştirilebilir ya da sonsuz daha iyileştirilebilir; o halde mükemmel değildir;
sanırım insan fizik bedeniyle ve genetik yapısıyla oynamayı öğrenmeli ama belki de öncesinde zihinsel-düşünsel -zekasal bağlarını -bağlılıklaırnı ve yapılarını keşfetmeli ama yine de önemli değil; ama mükemmel olmayan bedense(fizik yapıysa) insan onu iyileştirmeyi ve değiştirmeyi öğrenmeli-bulmalı-keşfetmeli;
am sanırım akıl-zeka ve zihin mükemmelleştirilemez; evrensel fizik (ya da değil) yapılardır;
link to isiklidusler.blogspot.com.tr
mükemmel bir tost makinesi ne kadar mükemmel olabilir.
Arabası olan, kırmızı ayakkabı seven, bir zamanlar buralarda gezinen kişi mükemmeldir. 🙂