Kadın yöneticiler, klasik tabiriyle çalışması zor insanlardır. Bir kadın olarak kadın yöneticilerle hep sorun yaşadım. Gözlemlediğim kadarıyla kadınlar da kadınlarla, erkekler de kadınlarla çalışmayı sevmiyorlar. Belki bu bende artık bir önyargıya dönüştü ancak üstüm kadın olduğunda ve elbet bir talebim varsa ayaklarım kendiliğinden geri gitmeye başlıyor. Meslektaşlarımla bu konuyu konuştuğumda hemen hepsi “yakınlık kur, yalakalık yap” tarzında önerilerde bulunuyor. Yöneticim kadın olmasa da tampon görevinde bulunan müdüre yakın olan aracı konumundaki bir kadın yöneticisi olan bendenize önerileriniz nelerdir? Taktiklerinizi, önerilerinizi; olmadı çözüme kavuşmuş hikayelerinizi bekliyorum.
Kadınlar binlerce yıldır kendilerine ait olmayan bir zihin türüyle yaşamaya zorlandı. Ve şimdi erkek zihniyle düşünmeye çalışıyorlar. Kendilerine ait olmayan bu donanıma çok yabancılar.
xenix: Takiplerim
Kadınlara her alanda baskı uygulanıyor içinde yaşadıkları toplum fazlasıyla cinsiyetçi bir toplum. Bunun ne demek olduğunu bir kadın olmadan anlamak mümkün değil ancak şöyle bir yöntemle birazcık hissedebiliriz —> içinizdeki kadına sorarak. Kadın zaten kadınlığını yaşayamıyor bu hiçde küçümsenmeyecek derece çatışan iç dinamiklerle yaşamak zorunda kalmak demek. Peki zaten hakkı olanı nasıl elde edecek? Erkekleşerek. Oraya nasıl itildiğini biliyor kadın. Dünya erkeğin narsizmiyle dönüyor. Bu son derece adaletsiz bir durum zaten. Bu nedenlerle çoğu durumlarda kadına hak veriyorum ben. Bir kadın gördüğünde ona SAHİP olmayı düşünmöeyen bir erkek biliyormusunuz. Yani o bir meta gibi görüldüğünü biliyor. Şimdi ben bana yapılandan şikayetçi olacağım ama ona yapılan-lar karşısında da duyarsız olacağım, neden çünkü o bir kadın! Not: Bu yazıdaki mantık tam anlamıyla bir duruş olamamıştır.
Başlık hiç hoş değil, bence değiştirilmeli. Direkt küçümseme, aşağılama vurgusu yapılıyor.
xenix yanıtım sana..kendime ait bir zihinle yaşadım.kendi zihnimle düşündüm..kendi konumda da donanımım iyiydi.19 yıl kesintisiz idarecilik yaptım..ve ne erkek,ne kadın çalışanlarımla sorun yaşamadım.aksine az çaılanları tam çalıştırdım.. sevgi ve hakettikleri ödülleri verdim,saygı ,sevgi ve iş güçü olarak geri aldım.çalışmak istemeyen istisnalara ,onore ederek yol verdim.
Aslında söylediğim kadınlar için kötü bir şey değil ama öyle algılanabilir ilk okunduğunda. Bu ayrıntı başka bir tartışma konusu ve bu başlıkta ned e bir yararı olacağını sanmıyorum.
ned’e tavsiyem, bu yönetici kadının duygusal zayıflıklarını bul ve ona göre strateji geliştir.
xenix: Takiplerim
Acizane tavsiyem; İsyan çıkartıp, kadın yöneticiyi alaşağı edip, yerine bir erkek memur(bakın yönetici demedim) getirilmesini sağlamaktır.. 🙂
Bu yaratılan dünya ,erkeksi ise, buna kadın ve erkek birlikte karar vermişlerdir. Çünkü milyon yıldır birlikte yaşamaktadır bu iki cins ve inşa ettikleri toplumsal yapıda bu birlikteliğin bilinçli ürünüdür doğal olarak. Bu yapı hoş değilse eğer,birlikte değiştirmek zorundalar.
Bana pek öyle gelmiyor farabi. Anaerkilden, ataerkil yapıya geçiş var. Bu hiç demokrasiyle veya birlikte karar vermekle oluştuğunu sanmıyorum.
link to sonsuz.us
link to sonsuz.us
link to sonsuz.us
Şunları bulabildim ama, asıl tartıştığımız bir başlık vardı bu konuyu onu bulamadım. Bulunca eklerim.
xenix: Takiplerim
Birlikte karar vermeden kasıt, tarihin bir devrinde bir araya gelip anlaşma değil elbet, ortak kabullenilmişlik. Erkeğin yine tarihin bir devrinde zorla birdenbire, kadını esir altına alma girişimi olmuş olamaz.
Anaerkil topluluklar olsada çok azdır muhtemelen bu konuda bir şey diyemem, ama konu tam olarak bu da değil zaten. Ben toplumsal yapının ,anaerkil veya ataerkil fraketmez, ortak oluşturulduğunu ,yani erkek ve kadını keskin bir çizgiyle ayırarak bir taraf aleyhine yargılama yapamayacağımızı söylüyorum. Erkek egemenliği, erkeklerinde ötesinde bir yapı.
Kadınlık bir öğretidir.
Adamlık keza.
🙂
Çehrenize benzer öğretiler silsilesi ile adına “kadın” dediğiniz bir ucube yaratacaksınız sonra da çıkıp şikayet edeceksiniz.
Öyle midir?
E öyle.
Yazar kadının karşısına erkeği koymakta…Biri öğreti diğeri cinsiyet.
Kadının bugün bu başlık ve benzerlerine konu oluyor ise bunda en büyük etken adam olamamış erkekler ve bu adam olamamış erkeklerin adamdan sayılmasıdır.
Adamlıktan gram nasiplenmemişler baba olmuyorlar mı kardeşim…
…baba deyip geçme, 18 sene boyunca üzerinde söz sahibi bir yönetici işte. Seni çekiyor, çeviriyor.
Böyle birinin tornasından çıkıyorsun.
Şunun şurasında toplasan belki de on senedir okullarda dayak tepki görüyor.
Öğretmeninden dayak yememiş olan var mı aranızda?
Boktan kişilikler boktan kişilerin ürünleridir…
En başta, yönetici vasfından önce “kadın” olarak görülmesinden zor. Huysuz, anlaşması zor, kaprisli bir yöneticim var demiyorsun sende zaten “kadın yönetici” ile çalışması zor diyorsun. İnsanların kişiliklerini karakter farklılıklarını bir kenara atıp meseleyi yöneticinin “kadın” olmasına bağlıyorsun. Bunun için zor.
İş dünyasında kaç tane kadın CEO var? Niye, kadınların akılsız, beceriksiz, az eğitimli, yetersiz olmasından mı? İş dünyasının erkek egemen olmasından. Bir kadının yönetici olması için herhangi bir erkek rakibinden çok daha iyi olması gerektiği için zor. Kariyer yapabilmek için, bir erkeğe nazaran çok daha fazla çabalaması gerektiği için zor. İşten çıkarılacak iki yöneticiden biri kadın diğeri erkek olsa, kadın işten çıkarılır. Kadın çalışmasa da kocası/babası bakar ona, ama her zaman erkeğin getireceği parayı bekleyen başka insanlar vardır mantığı yüzünden zordur kadının bulunduğu yerde kalması.
Bütün çabalarına rağmen, geldiği makamlara, “kadınlığı – güzelliği” nedeniyle gelmiş olabileceği imalarına karşı durabilmesi için işini aynı pozisyondaki bir erkekten çok daha iyi yapmak zorunda hissettiği sürekli işiyle ilgili kendini ispat çabasında olduğu için zor.
Erkek çalışanlarının egosunu incitmeden onlara emir verme hassasiyetini yoğun iş temposunda her zaman yakalayamayacağı için zor.
Kadın çalışanların dedikodusuna, çekememesine katlanması, yöneticiliğini kabullenmemiş bir ekiple iş yaratıp üst düzey yöneticilerine sunması gerçekten zor olduğu için zor.
Ne kadar iyi olursa olsun, en küçük kaprisinde ya da huysuzluğunda “menapoz” – “evde kalmış” – “yeteri kadar sevişmiyor” imalarının arkasından yapıldığını bildiği için zor.
Yardımcım bir bayan. Üstelik benimle aynı mesleki ünvana sahip ve benden sadece 2 yaş küçük. Onun gözünde “aynı” olduğumuzu biliyorum, oysa ben 16 yaşında başladım çalışmaya, o 22 de. Yaşayarak öğrendiğim şeyleri sadece kapris saydığını, fazla detaycı olduğumu, bazen işleri bile bile zorlaştırdığımı düşündüğünü, sürekli ona verdiğim işler için angarya dediğini de biliyorum. Buna rağmen onun motivasyonunu bozmadan, istediğim detayda ve netlikte ondan iş almaya çalışmam, onun yaptığı hatalardan kendi üst yöneticilerime karşı sorumlu olmam, öğrensin diye hata yapmasına göz yummak benim içinde oldukça zor.
Tek taraflı değil hiç bir şey. Kişiselleştirmek yerine genelleştir, elinden gelenin en iyisini yap. Ve lütfen şu “kadın yönetici” ön yargısından bir an önce kurtul 🙂
Ned’in yazısında kadın-erkek çatışması yok.
Daha ziyade kadının kadına olan haseti sözkonusu gibi geldi. Derinlerde erkek egemen dünyanın yarattığı kaos vardır elbet… Fakat konumuz bu değil galiba…
Duygusal davranmayın. Onunla ilgili konularınızı kesin ve net bir şekilde dile getirin. Planlamaktan kaçının ve olayların spontane gelişmesini sağlayın. Bu kişiye bir rakip değil bir dost olduğunuzu hissettirin.
Ben aksine, üstüm veya astım bir bayan olduğu zaman daha iyi anlaşarak, daha verimli çalışıyorum.
Her iki cinsten de yöneticilerim oldu. Egosu yüksek olanlar rahatsız edici tipler. Hola’nın da dediği gibi “Boktan kişilikler”… Bu tipler tam da bu özellikleri itibariyle kolayca tavlanabilirler. Egosunu okşamak yetebilir. Ben yapabildim mi henüz? Hayır. Daha o kadar kıvrılamadım 🙂
Oikos’un dediği gibi kadın-erkek çatışması peşinde değilim. Yöneticim kadın olduğu için onu vurguladım. Erkek veya kadın yöneticiniz zor bir tipse onunla mücadele yöntemleriniz var mı? Stratejiniz, taktikleriniz? Ve başınızdan geçen örnekler neler?
Niyekine canım, yapmayın şimdi allah aşkına. Çünkü şu: çirkin komik figürlü birisini gördüğümde (kadın erkek farketmez) yav kim nasıl sevişir bununla diye bi düşünce geçiyo niyeyse aklımdan ve bazen olmadık yerde kendimi kikirik gülmekten alıkoyamıyorum. Gerçi sonra niye güldüğümü sorduklarında birşey uydurmak zorunda kalıyorum ama olaya bir de böyle bakmak lazım, herşey yönetici çalışandan ibaret değil bence.
bağlantıyı kuramadım, ama ilginç bir bakış açınız var 🙂 lütfen daha çok yazın
İş dünyasında işte bunun için çok az kadın CEO var, bunda anlaşılmayacak ne var? Geçenlerde misal, söylemesi ayıp migros kasa önündeyim, aaa bi baktım benim kasada acayip bişey hani insan düşünüyo tabi ulan kim alcak da seni sonra bi de wild enstantaneler filan derken yav işte höynk diye gülüyo insan napiim, ama money kartınız varmı diye sorunca kikirik modda cevap verme durumları oluyo tabi o zaman da bozuluyolar… Ama diğer kasadaki ayrı alem, sen git herbiri 1,5 litrelik 6’lı su kolisini sepetten alıp şu kaydıraklı şeyin üstüne koyarken tribe gir yani olacak şey değil… ne gerek var dedim içimden öyle cool bir havaya bürün filan sonra normalde iki elle alıp efendi gibi taşıyacağın koliyi iki parmakla kavramalar, aman bak bu da neki ne güzel kaldırıyorum modlarında havada bir süre bekletmeler filan, düşmüyor amaaaannn. Öyle işte, hepsi kadın hepsi kasada çalışıyor tesadüf olabilir mi sizce dikkatinizi çekerim?
İnsanları pazar tezgahındaki domates gibi değerlendirdiğinizden, onların cinsel hayatlarını merak ettiğinizden bahsediyorsunuz, konu başlığı Kadın Yönetici, bağlantıyı kuramayınca, bunda anlaşılmayacak ne var diyorsunuz, evet gerçekten zormuş, ama kadın erkek fark etmez, benim anlayış kıtlığımdan da olabilir tabi ama sizin istediğiniz bağlantıyı kurabilecek CEO olabileceğine ihtimal vermiyorum (:
Son derece mesnetsiz bir iddia olmuş, kimseyi domates gibi görmüyorum ayrıca kimsenin cinsel hayatını da merak etmiyorum, hatta gerçekten güzel ve alımlı birilerini gördüğümde utangaç olurum, komik olan şey başka siz anlamamışsınız daha nası anlatayım bilemiyorum CEO olmadığınıza şaşırmamak lazım bu durumda.
boşver bırak dağınık kalsın, anlatma, anlamayayım, Çanakkaleye yerleşip domates toplayayım 🙂
Tipik kadın işte. Önce başkasını domateslik yapmakla suçlar sonra kendisi domates toplamaya gider. Bir de türban takanları var bunların, onlar ayrı piyango. Yönetici olduğunu düşünsenize, muhatap bile almam, gerçekleri kabul edelim masal anlatmayalım birbirimize:)))
Başkasını domateslikle suçlamadım, Sn. Piknik’in insanlara bakış açısı, benim domates seçmemi getirdi aklıma, domateslerin başına gidiyorum, bu deforme olmuş, bu ezilmiş, bu GDOlu olabilir, falan diyorum, o da insanlara bakıp, bunu kim alır, kim bununla sevişir gibi şeyler düşünüyor, bunu da Ned’in kadın yöneticisiyle uyumlu çalışabilmenin yolunu aradığı bir başlıkta yazıyor. Benim domates seçmeme benzer bakış açısının konuyla ilgisini hala anlamış değilim aslında yine de bu konuya devam etmenin gereksizliğini düşündüğümden anlaşmasak da olur kararına vardım, CEO olmama şaşırmasın zaten öyle bir niyetim yok Çanakkalede domates toplamak istiyorum -ilgililer iş başvurum olarak değerlendirsin lütfen :)-
Umarım piyango size çıkar :)))
Sayın Köyün Delisi, bence siz bu kafayla bol bol Woody Allen filmi izleyin, benim mesajıma verdiğiniz tepkiye bakarsak her Woody Allen filminde yeni bir sebze meyve toplama işine girip belki zamanla CEO bile olursunuz, zihniniz sütten çıkma ak kaşık gibi durduğuna göre. Lafontenden masallara devam.
schopenhauer dan birkaç söz belki yardımcı olur sana ned:)
*İnsanlarla uğraşırken üstünlük kazanmanın tek yolu onlardan bağımsız olduğunuzu göstermektir
*Önemsememek önemsenmeyi getirir
*Kibar ve dostça davranarak insanları esnek ve itaatkar yapabilirsiniz: bu yüzden sıcaklık balmumu için neyse kibarlık da insan doğası için odur
Stavrogin inanırsa, inandığına inanmaz
inanmazsa, inanmadığına inanmaz
Dostoyevski, Cinler
Domatesi seçiyorsunuz orada anlaştık. Ama insan da domates gibidir ve bir kadın için en büyük domates de bir erkektir. Kadınlar böyle komik yaratıklardır işte, almayayım yan cebime koy:) Onlar erkeği de aynı domates seçer gibi seçerler, hemde ne seçiş, didiklerler, hem hayal kurup hem laf taşırlar, dedikodunun kralını yaparlar.Evet, en çok kadınlar kendilerini kandırırlar. Neymiş? Ben hiç öyle şeyler düşünmüyorum:))))
Error!
birşey kaçırdım ama anlamadım valla
Tamamı tıkla kurtul:))
browserden olabilir ama tıklayacak bişi görünmüyor, nihayet kısmına alındım hep biliyordum :))
Hiç bir şey kaçırmadın Köyün Delisi… Ne tahmin ettiysen, içinden hangi moronla muhattabım dediysen, doğru dedin. Hatta az yukarıda sorguladığın gibi, abuk ve traji-komik yurdum insanıyla karşılaştın. Çirkini ayrıştıran ve onun geleceği için endişe eden! vicdan sahibi, komiklik, estetik, CEO uzmanı bu ulu kritisyenle ve onun birçok nikiyle aynı anda muhattap oldun.
Endişe edecek bi durum yok…
Henüz erkekleşmemiş bir kadınsa duygularına oyna. Feminizm amacından sapmış noktada şu an. Kaybedilmiş hakları geri alabilmek için erkek hegomonyasına başkaldıran kadınlar, bunu yapabilmek için gerekli gücü elde edebilmek adına erkekleşiyor. Eğer o da böyleyse geçmiş olsun diyorum. 🙂